Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Erdoğan’ın Rojava’da Kürt Katliamı politikası Çözüm Süreci’ni bitirdi

Kürt siyasetinin önemli isimlerinden DBP Başkanı Keskin Bayındır, Erdoğan’ın Rojava’ya yönelik soykırım politikası boşa düşünce Çözüm Süreci’nin bittiğini açıkladı. Erdoğan’ın Kürt politikasındaki yumuşamaya dikkat çekti.

BOLD – Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Abdullah Öcalan ile AKP iktidarı arasında yürütülen Çözüm Süreci’nin AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından sonlandırılmasının üzerinden 7 yıl geçtiğine dikkat çeken Mezopotamya Ajansı’na konuştu. Haberde, sürecin sonlandırılmasının ardından 24 Temmuz 2015’te devreye konulan savaş konseptinin yıl dönümü yaklaşırken 9 Temmuz’da Diyarbakır’a giden Erdoğan’ın daha önce “Buzdolabına kaldırdık” dediği Çözüm Süreci için bu kez “Sonlandıran biz olmadık” dediğine dikkat çekildi.

SÜRECİ KİM BİTİRDİ?

Dolmabahçe Mutabakatı için “Doğru bulmuyorum” diyen Erdoğan’ın Diyarbakır’da söylem değiştirmesini DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır yorumladı. “Süreci kim bitirdi” sorusuna cevap veren Bayındır, şu değerlendirmelerde bulundu:

  • Öyle anlaşılıyor ki Erdoğan’ın özellikle Kürt halkına çözüm sürecinin nasıl bittiğine ilişkin yeniden iktidar olabilmek, olası bir seçimde Kürt halkının desteğini alabilmek için farklı manipülasyonlar yaparak, tekrardan çözüm sürecini gündeme koydu.
  • Geriye dönüp bakarsak, çözüm sürecinin AKP’nin başında bulunduğu Erdoğan tarafından bitirildiği görülecektir.
  • Bu konuda en kritik dönem, 2014 yılı olarak ifade edilebilir.
  • DAİŞ’in, El Nusra’nın, ÖSO’nun, bir bütün olarak paramiliter çetelerin bir bütünen Rojava’ya yönelik, Kürt halkına, Kürtlerin bulunduğu yaşam alanlarına yönelik topyekûn bir soykırım saldırısını destekleyen ve bu konuda IŞİD’i hem Esed’in iktidarının devrilmesinde bir araç olarak kullanmak isteyen AKP iktidarı ve Erdoğan, Rojava topraklarında Kürtlerin olası statüsünün önüne geçebilmek için Kürtlere Rojava’da bir soykırım politikasını dayattı.
  • Üzerinde kendini konumlandırdığı politika, Rojava’da Kürtlere yönelik bir soykırım politikasıydı.
  • Öcalan’ın bu konudaki duruşu ve Kürtlerin “Kobanê düştü düşecek” söyleminden sonra Kobanê ve Rojava’ya sahip çıkmasıyla, Erdoğan’ın Rojava’ya yönelik soykırım politikası ciddi anlamda boşa düştü.
  • 2014’ün özellikle ikinci yarısından sonra çözüm süreci devam ediyormuş gibi görünüp aslında Rojava’da Kürtlere uygulanan soykırım politikasına karşı Kuzey Kürtlerinin desteğini tamamıyla kesmek, yani refleksiz ve tepkisiz bırakmak gibi bir hedefi güden bir AKP ve Erdoğan gerçeği söz konusuydu.
  • Rojava ve Suriye topraklarından geri dönen Erdoğan, artık bu süreci yürütemeyeceğini net bir şekilde ortaya koydu.
  • Nitekim hemen akabinde 6-8 Ekim Kobanê eylemleri, Kürtleri bir bütün olarak soykırım kıskacına alan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarının alınması çözüm sürecinin kimin tarafından bitirildiğinin en net şekilde politik olarak ifadesiydi.
  • İşte 28 Şubat 2015 Dolmabahçe Mutabakatı’ndan hemen sonra ‘Benim bilgim yok’ diyen Erdoğan’ın, akabinde Kürt sorunu ve Öcalan’a yönelik 5 Nisan 2015’te ağırlaştırılmış tecrit uygulamasını devreye koydu.
  • Bu tecridin bugüne kadar devam etmesi, sürecin Erdoğan ve AKP tarafından bitirildiğinin en açık ifadesidir.

Politika

Selin vurduğu Rize’de çay molası

Malatya’da eve ekmek götüremediğini söyleyen şoför esnafına ‘Al bu keyif çayını iç’ diyen Erdoğan, sel felaketinin vurduğu Rize’de vatandaşa yine çay fırlattı. Erdoğan’ı dinlemeye gelen kalabalığın isteksiz tavrı ise dikkatlerden kaçmadı.

BOLD – Partisinin geçen Ekim ayındaki Malatya İl Kongresine katılan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konvoyu minibüs ve servis şoförleri tarafından durduruldu. Deprem ve pandemi sonrası işleri azalan esnaf Erdoğan’dan kredi müjdesi istedi.

AL KEYİF ÇAYI İÇ

Erdoğan “Eve ekmek götüremiyoruz” diyen şoför esnafına “Bu bana biraz abartılı geldi be” diyerek cevap verdi. Erdoğan daha sonra, yanında getirdiği şoförlere uzatarak “Al bu keyif çayını iç” dedi.

ERDOĞAN RİZE’DE DE ÇAY DAĞITTI

Erdoğan bugün de sekiz günde iki kere sel felaketi yaşanan, altı kişinin hayatını kaybettiği, iki kişinin de kaybolduğu Rize’ye gitti. Erdoğan’ın yaptığı ‘geçmiş olsun’ ziyaretinde çay dağıtmasına sosyal medyada tepki yağdı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba: “Bir Erdoğan klasiği! Rize’de sel yüzünden evi başına yıkılmış insanların başına çay fırlatıyor. Bu utanç görüntüleri sadece AKP Türkiyesi’nde olur.”

KEYİF ÇAYI MI?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun: “Sel afetinin yaralarını sarmak için Rize’ye gelen Sayın Erdoğan, yine yaraları sarmak adına Rizeli kardeşlerimize çay fırlatarak devletin tüm gücünü ziyadesiyle hissettirdi.(!) Yahu insaf! Vatandaşın evi, barkı, dükkanı sular altında kalmış. Ne çayı? Keyif çayı mı? Hem de Rize’de?”

SEL İÇİN GİTTİ ÇAY DAĞITTI

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya: “Erdoğan sel felaketi için gittiği Rize’de miting yapıp, vatandaşa çay dağıttı. Çayın memleketinde, sel felaketine uğrayan vatandaşa miting yapıp, çay dağıtmak nedir?”

ŞAKA DEĞİL

CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız: “Sel olmuş; birçok ev zarar görmüş ve halk maddi açıdan çökmüş durumda ama hala çay dağıtıyor! Şaka değil, gerçek…”

AFETZEDELERİN KAFASINA ÇAY ATMAK

İyi Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun tepkisin şöyle dile getirdi: “’Afetzedelerin kafasına çay atmak’. Başka bir şey yazmaya gerek var mı?”

TEK EKSİKLERİ ÇAYDI ZATEN

İyi Partili Lütfü Türkkan ise “Rize’de evi sel altında kalan vatandaşın tek eksiği de çaydı zaten. Allah razı olsun” ifadelerini kullandı

KİTLE PEK SEVİNMEDİ

Erdoğan’ın çay dağıttığı sırada kalabalığın büyük çoğunluğunun isteksiz tavrı dikkatlerden kaçmadı. Görüntüleri paylaşan gazeteci Can Dündar da, “Kitleler çok sevinmiş gibi gelmedi bana” diyerek özetledi durumu.

AKP dış politikası: Türk gençleri Afganistan’a Afgan gençler Türkiye’ye

 

Okumaya devam et

Politika

Saray’dan fon açıklaması: Beşinci kola müsaade etmeyiz

Türkiye’de bazı medya kuruluşlarının ABD’den fon aldığı iddialarını yakından takip ettiklerini açıklayan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan bazı medya kuruluşlarına yabancı ülkelerden fon sağlandığına dair haberlere ilişkin açıklama yaptı. Altun, merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan bir vakfın Türkiye’de bazı medya kuruluşlarını fonladığına dair iddiaları yakından takip ettiklerini belirtti.

Türkiye Anayasası’nın haber alma ve verme özgürlüğünü güvence altına aldığını hatırlatan Altun, özgür basının, demokrasinin belkemiği olduğunu vurguladı. Medyanın, iç ve dış vesayet odakları tarafından ilgi duyulan bir alan olduğunu da bildiklerini aktaran Altun, şunları kaydetti:

  • Bazı yabancı liderlerin Türk siyasetini dizayn etme niyet ve gayretlerini açıkça ifade ettiği bir ortamda, hiçbir yabancı devlet ve kuruluşun medya sektörüne çeşitli fonlar sağlamasını söz konusu çıkar ve hedeflerden bağımsız yorumlayamayız.
  • Kimsenin şüphesi olmasın ki ne basın özgürlüğü ne de bir başka bahaneyle demokrasimizi kimsenin masasına meze yaptırmayız.
  • Yeni kisveler altında beşinci kol faaliyetlerine müsaade etmeyiz.
  • Yabancı devletlerin veya kuruluşların fonlarıyla ülkemizde faaliyet gösteren medya kuruluşlarına yönelik bir düzenleme ihtiyacı olduğu açıktır.
  • Bunun örneğini Amerika Birleşik Devletleri’nde görmemiz mümkündür.
  • Örneğin ABD’de yabancı devletler tarafından fonlanan medya kuruluşları, altı ayda bir ABD makamlarına çalışmaları hakkında detaylı bilgi vermek durumundadır.
  • Türkiye’de de benzer statüde faaliyet gösteren, doğrudan yabancı devletler tarafından fonlanan çeşitli medya kuruluşları bulunmaktadır.
  • Bunlarla ilgili kamu düzeninin korunması ve halkımızın doğru haber hakkının teminat altına alınması amacıyla, ihtiyacımız olan düzenlemeleri en kısa sürede tamamlayacağız.

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’a hakaret davaları katlandı: 3 yılda 29 bin kişiye dava

Başkanlık sistemine geçilmesiyle Cumhurbaşkanı’na hakaret davalarındaki artış dikkat çekti. 2018, 2019 ve 2020 yıllarında 29 bin 089 kişiye AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiası ile dava açıldı.  Yargılananların 290’ı ise 18 yaşın altında bulunuyor.

BOLD – Adalet Bakanlığının 2020 yılı Adli İstatistikleri, Cumhurbaşkanına hakaret suçlarındaki artışı gösterdi. Başkanlık sistemine geçişin yapıldığı 2018 yılında 6 bin 326 dava açılırken bu sayı 2019 sonunda 13 bin 990’a yükseldi. 2020’de 8 bin 695 dava açıldı.

Sözcü’nün haberine göre AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiası ile son 3 yılda, 29 bin 089 kişiye dava açıldı.Adalet Bakanlığı’nın 2020 yılına ilişkin Adli İstatistikleri’ne göre, 2020’de Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile 152’si yabancı uyruklu 9 bin 773 kişi hakim karşısına çıktı. Bu kişilerden 84’ü 12-15, 206’sı da 15-18 yaş grubunda olmak üzere 290’ı çocuklardan oluşuyor. 18 yaş üzerinde ise 8 bin 235’i erkek, bin 96’sı kadın olmak üzere 9 bin 331 kişi yargılandı.

Dava açılanların 3 bin 655’i mahkumiyetle cezalandırılırken bin 519 kişi beraat etti. 3 bin 736 kişi hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Bin 13 kişi hakkında yetkisizlik, görevsizlik, 706 kişi hakkında ise davanın düşmesi, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi kararları verildi.

HER 3 DAVADAN BİRİNDE MAHKUMİYET

Açılan davaların yüzde 34.4’ü mahkumiyet, yüzde 35.1’i hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlandı. Beraat edenlerin oranı 14.3’te kaldı. Başkanlık sistemine geçilen 2018 yılında 6 bin 326 dava açılırken bu sayı 2019 sonunda 13 bin 990’a yükseldi. 2020’de 8 bin 695 dava açıldı.

Erdoğan’ın Gülenistlere yaptığının Cumhuriyet tarihinde eşi yok

Okumaya devam et

Popular

Shares