Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Erdoğan’ın Gülenistlere yaptığının Cumhuriyet tarihinde eşi yok

Erdoğan’ın Gülen Hareketi mensuplarını yaptığını Cumhuriyet tarihinde hiçbir dindar gruba yapmadığını söyleyen gazeteci Ruşen Çakır, “Erdoğan kazanır gibi oldu ama beşinci yıl dönümünün ne kadar sönük geçtiğini gördük; Allah’ın lütfunu çok kısa bir süre içerisinde tüketmiş, gördük” dedi.

BOLD – 15 Temmuz darbe girişiminin beşinci yıldönümü izlenimlerini Medyascope’taki yayında değerlendiren Ruşen Çakır çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Gülen Hareketinin bürokrasi ve sivil iki ayağı olduğunu söyleyen Çakır, 15 Temmuz sonrası hareketin tüm yönleriyle Erdoğan tarafından hedef alındığını hatırlattı.

Yaşananları “Kıyım” olarak adlandıran Çakır, “Dershanelerin kapatılmasıyla başlamıştı. Darbe teşebbüsünün ardından tüm yapılara, yani Bank Asya’da parası olandan çocuğunu okullara yollayana, okullardan mezun olana, bir cemaate ya da bu gruba himmet adı altında para verene kadar, kimin izini sürebildilerse ya tutukladılar hapse attılar ya işlerinden attılar” dedi.

GİDERKEN BOĞULANLAR

Erdoğan’ın baskısından kaçanların bazılarının kaçış yollarında hayatını kaybettiğini anlatan Çakır, “Binlerce kişi… Bazıları kaçtı, kaçmaya çalışıp yollarda hayatlarını kaybedenler de oldu. Aileler… Meriç Nehri’nde ya da Ege’de boğulanlar, hayatını kaybedenler oldu. Çok ciddi mağduriyetler yaşandı ve sonuçta çok acı bir tabloyla karşı karşıya kaldık” ifadelerini kullandı.

‘ERDOĞAN ÇOK ACIMASIZ DAVRANDI’

Erdoğan’ın Gülenistlere karşı acımasızlaştığının altını çizen Çakır, “Türkiye’de demokrasiyi değil, kendi iktidarını korumanın aracı yaptı. Tamamen kendisi için yaptı bunu ve bunu yaparken çok acımasız davrandı; belki acımasız olmanın dışında bir seçenek yoktu önünde ve bu sayede otoriterliğini iyice güçlendirerek binlerce insanın mağduriyetlerini katladı” dedi.

Gülen Hareketi mensuplarının süreçte çok yıprandığını dile getiren Çakır: “Yılgınlığa kapılan, burada yaşadığı mağduriyetlerden dolayı, ‘Nereden girdin bu işlere?’ deyip Fethullahçılık’tan soğuyanlar oldu. Hatta bazıları işbirlikçi oldu, itirafçı oldu; ama önemli bir kısmı buradan kin ve nefret biriktirdi. Belki de olmadığı kadar radikalleşti. Bunların bir kısmı cezaevinde; yarın öbür gün çıkacaklar. Bu kişilerin çocukları, akrabaları içerisinde çok sayıda kişinin radikalleştiğini düşünüyorum. Birtakım işaretleri de var. Bazıları da –bu apayrı bir nokta–, bazıları da tam anlamıyla bir hiçliği tercih ediyor. Bu doğrudan mağdur edilenlerden olabilir, onların yakınlarından… Bu öyle bir hiçlik ki, artık bir cemaatten, İslâmcılık’tan ve hatta İslâm’dan ve dinden soğumaya varıyor. Çok örnek anlatılıyor. Sağda solda çok karşıma çıkıyor. Geçen, Ayşe Çavdar ‘Adını Koyalım’da, Avrupa’daki Cemaatçi-Fethullahçı ailelerin çocuklarında bu eğilimlerin çok yüksek olduğu yolunda birtakım gözlemleri ya da duyduklarını aktardı” diye konuştu.

KİMSEYE YAPILMADI

Yapışanları Cumhuriyet tarihinin en büyük sivil operasyonu olarak tanımlayan Ruşen Çakır, “Türkiye’deki İslamcı anlatı, hepsinin, tüm cemaatlerin –Fethullahçılar dahil, Millî Görüşçüler, en radikalinden en ılımlısına kadar– anlatıları şudur: ‘Tek parti dönemi ülkeyi dinsizleştirdi ya da dindarlara baskı uyguladı, şapka devrimi vs.’ ile onu astı bunu yasakladı vs. yaptı, ama çok partili hayata geçildiği andan itibaren dindarlar kendilerini toparladılar ve bir tür rövanş yaşanıyor, yaşandı diyelim. Buraya kadar tamam; ama Erdoğan-Gülen savaşı işin hiç de böyle olmadığını gösterdi ve bütün bu anlatıyı yerle bir etti. Şu anda Erdoğan’ın Fethullahçılar’a yaptığını, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde laiklik iddialı hiçbir kimse dindar iddialı hiç kimseye, gruplara yapmadı. Benim bildiğim kadarıyla yok” şeklinde konuştu.

BÜYÜK KIRILMA

Dindar camiadaki tarih anlatısına da dikkat çeken Çakır, “Böyle kitaplar vardır cilt cilt, Türkiye tarihi kitapları. Mesela Sadık Albayrak yazmıştır, Hasan Hüseyin Ceylan yazmıştı. Oralarda, hani ‘Tek parti döneminin dindarlara zulmü’ diye tarif edilen birtakım olaylar vardır, anlatılar vardır. Onların hepsini toplayın, çarpın, bu olay çıkmaz. Bu çok büyük bir kırılma aslında” dedi.

KAZANIR GİBİ OLDU AMA…

15 Temmuz sonrasında Erdoğan’ın kazanır gibi olduğunu söyleyen Çakır, “Ama şimdi bakıldığı zaman, beşinci yıldönümünün ne kadar sönük geçtiğini gördük; Allah’ın lûtfunu çok kısa bir süre içerisinde tüketmiş, bunu gördük. Fethullahçılar’ın Erdoğan’ın zayıflamasından çok heyecanlandıklarını ve yurt dışında tekrar gaza geldiklerini görüyorum ama onların da Türkiye’de artık çok fazla etkili olacağını sanmıyorum” dedi.

YANLIŞTAN DÖNMEYİ DÜŞÜNMEDİ

Sözlerinin sonunda Erdoğan sonrasına değinen Çakır, “Biraz karışık olduğunun farkındayım; ama sonuç olarak baktığımız zaman, bu fatura esas olarak birinci derecede sorumlu olmayan insanlara kesildi. Çok büyük bir yanlıştı. Bu yanlışa bilerek dahil oldu AKP iktidarı ve Erdoğan. Buradan dönmeyi hiç düşünmediler. Dönmeyi isteseler de bu saatten sonra dönebilecek halleri yok. AKP iktidarının, Erdoğan iktidarının gitmesinden sonra bunlar telâfi edilebilir mi? Sanmıyorum. Artık çok büyük travmalar yaşayan binlerce insan ve onların yakınları, onların çocukları, torunları Türkiye toplumuna karışacak ve kendi başlarının çaresine bakmaya çalışacaklar” yorumunda bulundu.

6 aylık hamile tutuklu Arzu Nur Özkan: Her gün acile gidiyorum, tansiyonum 20!

Gündem

Başkan defalarca uyarmıştı: Alevlerin ulaştığı Kemerköy Termik Santrali yanıyor

Muğla’nın Milas İlçesi Belediye Başkanı Muhammet Tokat’ın dün defalarca uyardığı termik santral alevlere teslim oldu. Tokat, sosyal medyada yaptığı yayında alevlerle santralin aynı kareye girdiğini hatırlatmış ve havadan müdahale edilmesi konusunda ısrar etmişti.

BOLD – Türkiye’yi sarsan yangınlar belirli noktalarda hala kontrol altına alınamadı. Alevler Milas’ta bulunan Kemerköy Termik Santrali’ne ulaştı. Santral çalışanlarından gelen bilgiye göre santrale kömür taşıyan bant sistemi yanmaya başladı. Santral boşaltıldı.

Sosyal medyaya yansıyan bir görüntüde yanan terminalin yakınındaki bir vatandaşın, “Maalesef Kemerköy’ü kaybettik” dediği duyuluyor.

BAŞKAN DEFALARCA UYARDI

Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat dün öğlen saatlerinde, “Uyarılarımızın, haykırışlarımızın ne denli haklı olduğunu ciğerimiz yanarak, korkuyla izliyoruz. Bunu söylemek istemezdim ama termik santralle ateş ilk defa yüz yüze geldi. Uyarılarımıza kulak asılmamasının sonucunu içimiz kan ağlayarak izliyoruz” ifadelerini kullandı.

Dün akşam saatlerinde alevlerin santrale çok yaklaştığını söyleyen Tokat, havadan müdahale için acil çağrı yaptı: “Durum çok ciddi. Termik santralin dibine geldi alevler. Varsa imkan derhal gece görüşü olan uçak ya da helikopter bölgeye yönlendirilsin.”

Termik santrale ramak kaldı: Havadan müdahale hala muamma

Okumaya devam et

Gündem

Dedeoğulları ailesinden 7 kişiyi katleden Mehmet Altun yakalandı

Konya’da, Kürt Dedeoğulları ailesinden 7 kişiyi katleden ve ailenin yaşadığı evi ateşe veren Mehmet Altun (33) Bozkır ilçesindeki dağlık arazide yakalandı.

BOLD – Konya’nın Meram ilçesi Hasanköy Mahallesi Özşahin Sokak’ta oturan Yaşar Dedeoğulları’nın (65) evine gelen, Mehmet Altun, bahçede aile fertleriyle bir süre konuştuktan sonra poşetten çıkardığı tabancayla ateş etti.

Saldırıda Yaşar Dedeoğulları, eşi İpek Dedeoğulları (62), çocukları Serap Dedeoğulları (36), Serpil Dedeoğulları (32), Sibel Dedeoğulları (30), Metin Dedeoğulları (45) ve Barış Dedeoğulları (35) yaşamını yitirdi.

Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Mehmet Altun’un yerde yatan yaralılara tekrar ateş açtığı ve saldırının ardından evi yakmaya çalıştığı görüldü

BOZKIR İLÇESİNDE YAKALANDI

Mehmet Altun, kiraladığı aracı, kaçtığı kent merkezinden 140 kilometre uzaklıktaki Toros Dağları’nın eteğinde bulunan Bozkır ilçesine bıraktı. Dağlık alanda Cinayet Büro Amirliği ve özel harekat ekipleri ile Jandarma Suç Araştırma Timi’nin (JASAT) katıldığı arama çalışmalarının 5’inci gününde Mehmet Altun saklandığı yerde yakalandı. Altun’u gözaltına alan ekipler, şüpheliyi emniyete götürdü.

AİLEYE IRKÇI SALDIRI

30 Temmuz’da katledilen Dedeoğlulları ailesi daha önce ırkçı saldırıya maruz kalmıştı. Yeni bir saldırı ihtimaline karşı aile evlerine güvenlik kamerası taktırdı. Ailenin emniyetten talep ettiği koruma ise verilmeyerek katliama davetiye çıkarıldı.

Konya’daki katliamın sanığı 6 gündür kayıp: Profesyonel destek mi aldı?

Okumaya devam et

Gündem

Hayvanların canı için endişe eden genç ve insanların sıkıntılarına gülen AKP’li

Türkiye’nin cennet koylarını küle çeviren yangınla ilgili 2 video bugün çok tartışıldı. Videolardan ilki yaban hayvanının hayatı tehlikeye girince endişeden yerinde duramayan gencin görüntüsü. Diğer de yangın için sahaya inen ABB Başkanı Muhittin Böcek’in yaşanan sıkıntıları anlattığı sırada gülmeye başlayan AKP’li üye Serhat Demir.

BOLD – Türkiye’nin güney kesiminde çeşitli noktalarda devam eden orman yangınlarıyla ilgili bugün sosyal medyada dolaşıma giren 2 video çok konuşuldu.

Videolardan ilki yanan ormandan bir yaban hayvanını kurtarmaya çalışan bir gence ait. Yangının olduğu tarafa doğru giden bir tavşanın zarar görmesinden endişe eden gencin çırpınışları izleyenleri duygulandırdı. Tavşana yetişen genç daha sonra hayvanı alarak yangın bölgesinden uzaklaştı.

İsmi bilinmeyen gence sosyal medyada tebrik ve teşekkür yağdı.

Bir diğer çok tartışılan görüntü ise Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi Toplantısından. Antalya ve ilçelerindeki yangınları yerinde takip eden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in sahada yaşadıklarını anlattığı sırada AKP’li üye Serhat Demir gülmeye başladı.

Böcek, yangın bölgesindeki sıkıntıları anlatırken kendi grubuna dönerek gülmeye başlayan Demir’e sosyal medyada tepki yağdı. Sosyal medya kullanıcı vatandaşlar Demir’e “Komik olan nedir?” diye sordu.

Erdoğan’ın papatya falı: Tamam mı devam mı?

Okumaya devam et

Popular

Shares