Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Erdoğan’a #SensinTaliban tepkisi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Taliban açıklamasına tepkiler çığ gibi büyüyor. Sosyal medyada açılan #SensinTaliban etiketiyle 30 binin üzerinde mesaj atıldı. Taliban’ın kadınları kırbaçlaması, hırsızlık yapanların ellerinin kesilmesi fotoğrafları paylaşıldı. Erdoğan’ın Afganistan’da İslâmi gruplardan Hizb-i İslâmî lideri Gulbeddin Hikmetyar’ın dizinin dibindeki fotoğrafı da dolaşıma sokuldu.

BOLD ANALİZ – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan Kabil Havalimanı’nı işletmek için Taliban ile anlaşabileceklerini söyledi. Erdoğan, “Taliban’ın bu görüşmeleri Türkiye’yle çok daha rahat yapması lazım, çünkü Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok” ifadeleri kullandı.

Erdoğan’ın açıklamaları üzerine Türkiye’de internet arama motorlarına en çok yazılan kelime Taliban oldu. Peki Taliban nedir?

PEŞTUNLARDAN OLUŞAN SÜNNİ İSLAMİ GRUP

Arapça bir kelime olan Taliban, öğrenciler anlamına geliyor. Afganistan’ın en kalabalık etnik grubu Peştunlardan oluşan Sünni İslami grup kendilerini Afganistan İslam Emirliği olarak tanımlıyor. Sovyetler Birliği’ne karşı Afganistan’da verdiği mücadeleyle adını dünyaya duyuran Taliban, 1989’da Rusya’nın Afganistan’dan geri çekilmesinden sonra 1996’da Afganistan’ın hükûmet merkezi Kâbil’in kontrolünü ele geçirdi.

USAME BİN LADİN VE TALİBAN

Pakistan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden finansal yardım alan Taliban, Afganistan’ın Kuzey kısmını tamamen kontrol altına aldı. ABD’deki ikiz kulelere yönelik 11 Eylül 2001 saldırılarıyla Taliban’ın kaderi de değişti. ABD, 11 Eylül saldırısından sorumlu tuttuğu Usame bin Ladin’i Taliban’ın koruduğunu gerekçe göstererek Taliban’ı iktidardan uzaklaştırdı. 2004 yılında Taliban yeniden organize olarak ABD ve Müttefiklerine karşı direnişe geçti.

ŞERİATA DAYALI ANAYASAL SİSTEM

Afganistan’da Taliban’ın iktidarda olduğu 1996-2001 yılları arasında özgürlükler kısıtlandı, okullar kapatıldı. Şeriata dayalı anayasal sistem yürürlüğe girdi. Şeriatın gündelik hayatta uygulandığını takip etmek için Emr-i bil Maruf (iyiliği emretme) Bakanlığı oluşturuldu.

KIZ ÇOCUKLARININ OKULA GİTMESİ YASAK

Hayatın her alanından soyutlanan kadınların çalışması, kız çocuklarının okula gitmesi ve eğitim alması tamamen yasaklandı. Kadınlara peçe zorunluluğu erkeklere ise takke ve sakal mecburiyeti getirildi. Sakalını kesenler için 6 aydan başlamak üzere hapis cezası verildi. Yüzü görülen kadınlar kırbaçlandı.

ERKEKLERE 5 VAKİT NAMAZ KILMA MECBURİYETİ

Taliban yönetiminde, Afganistan Televizyonu’nun yayını durduruldu. Fotoğraf dahil her türlü görsel yayın ve müzik yasaklandı. Erkeklere, evine en yakın camide 5 vakit namaz kılma mecburiyeti getirildi. Emri bil Maruf görevlileri camilerde yoklama aldı. Mazeretsiz camiye gitmeyenlere ağır yaptırım uygulandı.

FESAT İŞLEYENLER İDAM EDİLİYOR

Namaz surelerini bilmeyenler kırbaçlandı. Bütün okullar medreseye dönüştürüldü. Ders kitaplarındaki görseller yok edildi. ‘Medreselerde’ 3’üncü sınıftan itibaren tüm öğrencilere en az 3 metre olmak üzere sarık sarma mecburiyeti getirildi. Ele geçirilen tüm bilgisayarlar TV kabul edilerek kırıldı. ‘İslam devletine karşı gelenler’ hain ilan edilerek doğrudan idam edildi. Özellikle farklı mücahit gruplara mensup kişiler, yakalandıklarında şer ve fesat hükmü ile idam edildi.

CUMA NAMAZLARI SONRASI EL KESME

Çok sayıda kişinin çeşitli sebeplerle eli kesildi. İdamların ve el kesmelerin birçoğu cuma namazlarından sonra gerçekleştirildi ve halka izlettirildi. Kesilen eller, şehrin merkezinde sergilendi. Resmi kurumlarda Peştu dili mecbur edildi. Toplu taşıma araçlarındaki aynalar, kadınlara bakılabileceği gerekçesiyle kaldırıldı.

TALİBAN’A PARTİ KURMA ÇAĞRISI

ABD kuvvetleri Taliban lideri Molla Ömer’i düzenlenen bir saldırıda öldürdü. Örgütün bir sonraki lideri de düzenlenen operasyonda öldü. Örgüt halen ülke topraklarının yüzde 40’ına yakınını kontrol ediyor. Afganlar örgütten siyasi partiye dönüşerek seçimlere girmesini talep ediyor. Ancak Taliban kısa vadede parti kurmak istemiyor.

Analiz

Erdoğan’dan TL’ye tokat dolara can suyu

Her fırsatta ‘yerli ve millilikten’ bahseden AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları Türk Lirasını pula çeviriyor. Dün 8,28 TL’ye kadar gerileyen dolar Erdoğan’ın dün akşamki açıklamalarının ardından güne hızlı başladı. Dolar 8,60 lira, Euro ise 10,15 liranın eşiğine kadar yükseldi.

BOLD ANALİZ – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dolar ne zaman düşmeye başlasa devreye giriyor. Her seferinde televizyon ekranlarında Merkez Bankası’na faiz indir talimatı veren Erdoğan, Türk Lirası’nı değer kazanmasını engelliyor. Merkez Bankası’nın 12 Ağustos’ta faiz indirmesi halinde dolardaki yukarı yönlü hareketlilik daha da artacak.

TÜRK LİRASINDAKİ DEĞER KAYBI ERDOĞAN’IN ESERİ

Erdoğan’ın döviz karşısında Türk Lirasını savunmasız hale getiren demeçleri yerli para birimindeki oynaklığı arttırıyor. 1 Haziran 2021 tarihinde TRT’de yaptığı “Merkez Bankası Başkanı ile konuştum. Temmuz ve Ağustosta faizler düşecek” açıklaması sonrası dolar değer kazandı. 8,40 lira seviyelerinden 8,80 lira seviyelerine yükseldi. Bunun ardından Türk Lirası 25 Haziran’a kadar dolar karşısında en çok değer kaybeden para birimi oldu. TL’nin dolar karşısındaki kaybı yüzde 25’e vardı.

DOLAR DÜŞERKEN ERDOĞAN DEVREYE GİRDİ

25 Haziran’dan 3 Ağustos’a kadar yaklaşık 5 haftalık dönemde ise Türk Lirası dolara karşı yüzde 6.3 değer kazandı. Gelişmekte olan ülke para birimlerine göre sadece Türk Lirası dolara karşı güçlendi. 4 Ağustos 2021 tarihinde ATV ekranlarına çıkan Erdoğan, Merkez Bankası ve Türkiye İstatistik Kurumu’na enflasyon ve faizi indirin mesajı verdi.

AÇIKLAMADAN SONRA TL’DEKİ DEĞER KAYBI YÜZDE 2’YE DAYANDI

Erdoğan, “Buradan ben de herhalde sinyalimi belli yerlere vermiş oluyorum. Ağustos ile birlikte enflasyonda düşüşü göreceğiz. Bundan böyle enflasyonun daha yukarı çıkması mümkün değil, zira faiz oranlarında da düşüşe geçiyoruz. Yüksek faiz yok. Çünkü yüksek faiz bize yüksek enflasyonu getirecektir.” ifadelerini kullandı. Döviz kurunu sıçratan bu açıklamadan sonra Türk Lirasındaki artış tersine döndü. Türkiye’nin yerli ve milli parası yüzde 6.3’lik değer kazanımının ardından bu kez yüzde 1.9 değer kaybetti.

2001 KRİZİNDE BİLE BÖYLE OLMADI

Erdoğan’ın Türk Lirasına attığı tokatlar yüzünden borsadaki yabancı yatırımcı oranı yüzde 72.5 düzeyinden yüzde 42.5’in altına geriledi. 2001 krizinde bile yüzde 48’in altına inmemişti. Türk Lirasındaki oynaklık yüzünden yabancı yatırımcı Türkiye’nin parasına yatırım yapmaktan  kaçtı. Devlet iç borçlanma senetlerindeki yabancı sahiplik oranı yüzde 25 düzeyinden yüzde 5’in altına indi.

DOLARDAKİ ERDOĞAN GRAFİĞİ

1 Haziran 2021 TRT yayını öncesi                     sonrası

8,53                           8,80

4 Ağustos 2021 ATV yayını öncesi                    sonrası

8,28                           8,57

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan’ın papatya falı: Tamam mı devam mı?

Erdoğan’ın  2018 Genel Seçimleri öncesi, “Halkımız tamam derse kenara çekiliriz” sözlerinin ardından başlayan tartışma bugün hala sürüyor. Sosyal medyada başlayan tartışmada Erdoğan’ın yönetemediğini düşünenler T A M A M derken, AKP  destekçileri ise D E V A M diyerek  Erdoğan’ın görevinin başında kalmasını istedi.

BOLD – Erdoğan 2018 Genel Seçimleri öncesi ne zaman siyaseti bırakacağına ilişkin yaptığı bir konuşmada “Halkımız tamam derse o zaman kenara çekiliriz” demişti

15 Temmuz sonrası yaşanan hukuksuzluklar, hayat pahalılığı ve işsizliğin belini büktüğü halka Erdoğan’ın açıklamalarını fırsat bilerek sosyal medyada T A M A M kampanyası başlattı. Erdoğan’ın kenara çekilmesi için muhalifler tarafından başlatılan kampanyaya 2 milyondan fazla paylaşım yapıldı.

Karşı kampanya başlatan AKP’li hesaplar, D E V A M etiketiyle Erdoğan’ın görevinin başında kalmasını istedi.

3 yıl sonra sosyal medya yeniden T A M A M ve D E V A M ‘cıların kapışmasına sahne oluyor.

3 ÖNCEKİNDEN BETER

Geçen süre içerisinde hukuksuzluk, hayat pahalılığı ve işsizliğin yanı sıra bir türlü önlenemeyen kadın cinayetleri, AKP’li bakan ve siyasilerin karıştıkları yolsuzluklar, mafyatik ilişkiler de ortalığa saçıldı. Özellikler Sedat Peker’in ifşaları geniş kitlelerce kabul gördü.

Deprem, sel, pandemi ve yangınlar karşısındaki başarısız kriz yönetimi de bardağı taşıran son damla oldu. T A M A M’cılar sosyal medyada yine Erdoğan’ın kenara çekilmesi için kampanya başlattı.

Şuana kadar yarım milyon paylaşımın yapıldığı etiket sosyal medyanın gündemine oturdu. AKP destekçileri de yine 3 yıl önce olduğu gibi D E V A M diyerek Erdoğan’a destek verdi.

Orgeneral Ümit Dündar emekli edildi: Kara Kuvvetleri Komutanı Musa Aysever oldu

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan yönetemeyince darbe söylemini piyasaya sürüyor

Türkiye’nin çok sayıda noktasında çıkan orman yangınları, Afgan göçmenler ve Kürtlere yönelik ırkçı saldırılar AKP iktidarının ülkeyi yönetemediğini bir kez daha gösterdi. Orman yangının THK’nın uçakları olmasına rağmen söndürülememesi, Erdoğan’ın evi yanan vatandaşlara çay fırlatması iktidara olan öfkeyi artırdı. İtibarı düşen ve çaresiz görünen Erdoğan, medyası aracılığıyla yeniden darbe söylentisini yaydı.

BOLD ANALİZ – Muğla, Marmaris ve Antalya gibi kıyı bölgelerinde çıkan orman yangınları büyük bir ihmalle söndürülemedi. Türk Hava Kurumu’nun uçakları olmasına rağmen atıl şekilde depolarda bekletildiği ortaya çıktı.

Yangınların büyüyerek söndürülemeyecek noktaya ulaşmasının ardından oklar AKP iktidarına çevrildi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Envanterimizde yangın söndürme uçağı yok” açıklaması yaptı. Erdoğan da “THK’nın elinde kullanılabilecek uçak yok” dedi ancak THK’nın uçaklarının atıl vaziyette depolarda olduğu ortaya çıktı. Bunlar yaşanırken Türkiye, Avrupa’dan yangın söndürme uçağı istemek zorunda kaldı. İspanya ve Hırvatistan’dan gelen yangın uçaklarının THK’nınkilerle benzer özelliklere sahip olduğu ortaya çıktı.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken 31 Temmuz’da yangının çıktığı Marmaris’i ziyaret eden Erdoğan, düzenlediği miting sırasında ve yoldan geçenlere çay  fırlattı. Erdoğan’ın evi yanan insanlara çay fırlatması iktidarı olan öfkeyi daha da artırdı. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle Türkiye’yi tek adam olarak yöneten Erdoğan’ın artık ülkeye idare edemediği kamuoyunda ve halk arasında dile getirilmeye başlandı.

DARBE AKP İÇİN TILSIMLI BİR SÖZCÜK

İşte tam bugünlerde kısa süre önce TRT yönetimine atanan Troliçe lakaplı Hilal Kaplan, Sabah’taki köşesinde “Biz hazırız” diyerek darbe hazırlığı iddiasında bulundu. 15 Temmuz’u “Allah’ın bir lütfu” olarak gören Erdoğan ve AKP iktidarı için darbe hazırlığı iddiası adeta kurtarıcı tılsımlı bir sözcük. Benzer bir iddia Montrö Sözleşmesiyle ilgili bildiri yayınlanması sırasında gündeme geldi. 104 emekli amiralin Montrö sözleşmesinin tartışılmasına karşı olduklarını açıklaması darbe tartışmasına dönüştürüldü.

TABANI BİRLEŞTİRİP YÖNETİM KRİZİNİN ÜZERİNİ ÖRTÜYOR

Darbe iddiasında bulunulduğunda AKP tabanı Erdoğan’ın etrafında birleşiyor. AKP tabanında Erdoğan’a ve iktidarına yönelik eleştiriler susturulmuş oluyor.  Bu durumu iyi bilen Erdoğan ve AKP, darbe söylemiyle orman yangını olayında olduğu gibi ihmallerinin ve yönetim krizinin üzerini örtüyor.

‘İkinci 15 Temmuz’ geliyor: Troliçe Hilal Kaplan sinyali verdi

Okumaya devam et

Popular

Shares