Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Türkiye’nin gündemi: Zorba nasıl olunur?

Netflix’in, diktatörlüğe yükselmenin el kitabı üzerinden hazırladığı belgesel Türkiye’de gündeme oturdu. Belgeselde Adolf Hitler, Saddam Hüseyin, İdi Amin, Josef Stalin, Muammer Kaddafi, Kuzey Kore’deki Kim Ailesi işleniyor. Tarihi belgesele göre bütün zorbaların ortak yol haritası bulunuyor: Kendisine yönelik sahte suikastlar, toplumun bir kesimini düşman ilan etme, rakiplerini bastırma, sanatçıları yanına alarak meşruiyet kazanma, korku rejimi kurma, gerçekleri manipüle etme, ülkedeki medyaya ve şirketlere el koyma…

BOLD ANALİZ – Adolf Hitler ile başlayan belgeselde toplumları kontrol edip kan ve gözyaşına sebep olan diktatörlerin başvurduğu ortak yöntemler anlatılıyor. Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan’ın köşesine taşıdığı, Mahfi Eğilmez’in izlenmesini önerdiği, Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Cem Toker’in şiddetle tavsiye ettiği diktatörlüğün yol haritası belgeselindeki detayları BOLD masaya yatırdı.

HİTLER’İN GÜCÜ ELE GEÇİRDİĞİ REİCHSTAG YANGINI

Alman parlamentosunun toplandığı Reichstag binasında 27 Şubat 1933 akşamı çıkan yangın Hitler’in diktatöryal güce kavuşmasını sağladı. Hitler ülkede düzeni sağlamak adına 24 Mart 1933’te Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg’a bir dizi kararname imzalatarak Almanya’daki Komünistleri ve Yahudilere dönük kitlesel gözaltı ve cezaevi süreçlerini başlattı. Yıllar sonra yangının Nazilerin paramiliter SA birimi tarafından çıkarıldığı ortaya çıktı.

DAMATLARINI ÖLDÜREN SADDAM HÜSEYİN

Irak’ta Saddam Hüseyin devleti yıllarca kendi aşiretinden yakın akrabalarıyla yönetti. Saddam’a bağlı gizli polis teşkilatı kendi soyundan gelen insanlardan oluşurdu. Baasçılar aynı zamanda Irak’ın petrol şirketlerinin de yöneticileriydi. Saddam, kendi otoritesini sarsıldığını hissettiğinde iki kızının kocasını da öldürttü. Damatların cenazeleri Bağdat sokaklarında dolaştırıldı.

İDİ AMİN ASYALILARI KOVDU, MALLARINI UGANDALILARA VERDİ

Uganda’nın acımasız dikdatörü İdi Amin Uganda’daki Hindistan ve Pakistanlıları bir gece düşman ilan etti. Asyalılar nesillerdir yaşadıkları Uganda’dan mallarını bırakarak ülkelerine dönmek zorunda kaldı. İdi Amin, Hindistan ve Pakistanlılar gidince onlardan kalan işyerlerini Ugandalılara hediye etti. Halk buna çok sevindi ancak Ugandalılar ticareti bilmediği için ekonomi battı.

BASINI KENDİ GERÇEKLERİ İÇİN KULLANAN STALİN

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği liderlerinden Stalin de zorbalığın yol haritasını kullandı. Rusya’daki medyanın tamamını kontrol altına alan Stalin, uluslar arası basın kuruluşlarını da kendi yöntemiyle susturdu. Stalin, ‘Kullanışlı salaklar’ adını verdiği yabancı gazetecilerin çapkınlığını ve para zaafını kullandı. New York Times’in Moskova temsilcisi Duranty’i Kremlin Saray’ında ağırladı. Gazeteci Duranty, Ukrayna’da milyonlarca kişinin öldüğü kıtlığı görmesine rağmen tam tersi yönde haberler yaptı.

KADDAFİ’NİN ÇILGIN PROJELERİNİ KISKANAN ÜLKELER

Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi ise diktatörlüğünü kurarken çılgın projeler açıkladı. Libya’daki susuzluğu bitirmek için yeraltı suyunu devasa borularla ülkenin her yerine ulaştıracağını duyurdu. 30 yıl sürecek projeyi duyan Libya halkı diğer ülkelerin kendilerini kıskandığını düşündü. Kaddafi’nin zorbalığının genç nesillere aktarılması için ayrıca kendisinin yazdığı Yeşil Kitap okullarda okutuldu. Kendi tarihini kendisi yazdı.

KUZEY KORELİ KİM’İN, NBA YILDIZIYLA MEŞRULUK FOTOĞRAFI

Diktatörlüğün hanedanlığa dönüştüğü Kuzey Kore ise tamamen kapalı bir ülke olarak yönetiliyor. Dedesi ve babasından sonra tahta geçen Kim Jong-un, Kore’deki kitleleri yabancı düşmanlığıyla kontrol ediyor. Nükleer silah denemeleriyle Korelileri kendine bağlı tutuyor. En ufak muhalif bir ses anında öldürülerek susturuluyor. Uluslar arası meşruiyet için ise NBA yıldızı Dennis Robben ile fotoğraflar veriyor.

Analiz

Erdoğan’dan TL’ye tokat dolara can suyu

Her fırsatta ‘yerli ve millilikten’ bahseden AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları Türk Lirasını pula çeviriyor. Dün 8,28 TL’ye kadar gerileyen dolar Erdoğan’ın dün akşamki açıklamalarının ardından güne hızlı başladı. Dolar 8,60 lira, Euro ise 10,15 liranın eşiğine kadar yükseldi.

BOLD ANALİZ – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dolar ne zaman düşmeye başlasa devreye giriyor. Her seferinde televizyon ekranlarında Merkez Bankası’na faiz indir talimatı veren Erdoğan, Türk Lirası’nı değer kazanmasını engelliyor. Merkez Bankası’nın 12 Ağustos’ta faiz indirmesi halinde dolardaki yukarı yönlü hareketlilik daha da artacak.

TÜRK LİRASINDAKİ DEĞER KAYBI ERDOĞAN’IN ESERİ

Erdoğan’ın döviz karşısında Türk Lirasını savunmasız hale getiren demeçleri yerli para birimindeki oynaklığı arttırıyor. 1 Haziran 2021 tarihinde TRT’de yaptığı “Merkez Bankası Başkanı ile konuştum. Temmuz ve Ağustosta faizler düşecek” açıklaması sonrası dolar değer kazandı. 8,40 lira seviyelerinden 8,80 lira seviyelerine yükseldi. Bunun ardından Türk Lirası 25 Haziran’a kadar dolar karşısında en çok değer kaybeden para birimi oldu. TL’nin dolar karşısındaki kaybı yüzde 25’e vardı.

DOLAR DÜŞERKEN ERDOĞAN DEVREYE GİRDİ

25 Haziran’dan 3 Ağustos’a kadar yaklaşık 5 haftalık dönemde ise Türk Lirası dolara karşı yüzde 6.3 değer kazandı. Gelişmekte olan ülke para birimlerine göre sadece Türk Lirası dolara karşı güçlendi. 4 Ağustos 2021 tarihinde ATV ekranlarına çıkan Erdoğan, Merkez Bankası ve Türkiye İstatistik Kurumu’na enflasyon ve faizi indirin mesajı verdi.

AÇIKLAMADAN SONRA TL’DEKİ DEĞER KAYBI YÜZDE 2’YE DAYANDI

Erdoğan, “Buradan ben de herhalde sinyalimi belli yerlere vermiş oluyorum. Ağustos ile birlikte enflasyonda düşüşü göreceğiz. Bundan böyle enflasyonun daha yukarı çıkması mümkün değil, zira faiz oranlarında da düşüşe geçiyoruz. Yüksek faiz yok. Çünkü yüksek faiz bize yüksek enflasyonu getirecektir.” ifadelerini kullandı. Döviz kurunu sıçratan bu açıklamadan sonra Türk Lirasındaki artış tersine döndü. Türkiye’nin yerli ve milli parası yüzde 6.3’lik değer kazanımının ardından bu kez yüzde 1.9 değer kaybetti.

2001 KRİZİNDE BİLE BÖYLE OLMADI

Erdoğan’ın Türk Lirasına attığı tokatlar yüzünden borsadaki yabancı yatırımcı oranı yüzde 72.5 düzeyinden yüzde 42.5’in altına geriledi. 2001 krizinde bile yüzde 48’in altına inmemişti. Türk Lirasındaki oynaklık yüzünden yabancı yatırımcı Türkiye’nin parasına yatırım yapmaktan  kaçtı. Devlet iç borçlanma senetlerindeki yabancı sahiplik oranı yüzde 25 düzeyinden yüzde 5’in altına indi.

DOLARDAKİ ERDOĞAN GRAFİĞİ

1 Haziran 2021 TRT yayını öncesi                     sonrası

8,53                           8,80

4 Ağustos 2021 ATV yayını öncesi                    sonrası

8,28                           8,57

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan’ın papatya falı: Tamam mı devam mı?

Erdoğan’ın  2018 Genel Seçimleri öncesi, “Halkımız tamam derse kenara çekiliriz” sözlerinin ardından başlayan tartışma bugün hala sürüyor. Sosyal medyada başlayan tartışmada Erdoğan’ın yönetemediğini düşünenler T A M A M derken, AKP  destekçileri ise D E V A M diyerek  Erdoğan’ın görevinin başında kalmasını istedi.

BOLD – Erdoğan 2018 Genel Seçimleri öncesi ne zaman siyaseti bırakacağına ilişkin yaptığı bir konuşmada “Halkımız tamam derse o zaman kenara çekiliriz” demişti

15 Temmuz sonrası yaşanan hukuksuzluklar, hayat pahalılığı ve işsizliğin belini büktüğü halka Erdoğan’ın açıklamalarını fırsat bilerek sosyal medyada T A M A M kampanyası başlattı. Erdoğan’ın kenara çekilmesi için muhalifler tarafından başlatılan kampanyaya 2 milyondan fazla paylaşım yapıldı.

Karşı kampanya başlatan AKP’li hesaplar, D E V A M etiketiyle Erdoğan’ın görevinin başında kalmasını istedi.

3 yıl sonra sosyal medya yeniden T A M A M ve D E V A M ‘cıların kapışmasına sahne oluyor.

3 ÖNCEKİNDEN BETER

Geçen süre içerisinde hukuksuzluk, hayat pahalılığı ve işsizliğin yanı sıra bir türlü önlenemeyen kadın cinayetleri, AKP’li bakan ve siyasilerin karıştıkları yolsuzluklar, mafyatik ilişkiler de ortalığa saçıldı. Özellikler Sedat Peker’in ifşaları geniş kitlelerce kabul gördü.

Deprem, sel, pandemi ve yangınlar karşısındaki başarısız kriz yönetimi de bardağı taşıran son damla oldu. T A M A M’cılar sosyal medyada yine Erdoğan’ın kenara çekilmesi için kampanya başlattı.

Şuana kadar yarım milyon paylaşımın yapıldığı etiket sosyal medyanın gündemine oturdu. AKP destekçileri de yine 3 yıl önce olduğu gibi D E V A M diyerek Erdoğan’a destek verdi.

Orgeneral Ümit Dündar emekli edildi: Kara Kuvvetleri Komutanı Musa Aysever oldu

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan yönetemeyince darbe söylemini piyasaya sürüyor

Türkiye’nin çok sayıda noktasında çıkan orman yangınları, Afgan göçmenler ve Kürtlere yönelik ırkçı saldırılar AKP iktidarının ülkeyi yönetemediğini bir kez daha gösterdi. Orman yangının THK’nın uçakları olmasına rağmen söndürülememesi, Erdoğan’ın evi yanan vatandaşlara çay fırlatması iktidara olan öfkeyi artırdı. İtibarı düşen ve çaresiz görünen Erdoğan, medyası aracılığıyla yeniden darbe söylentisini yaydı.

BOLD ANALİZ – Muğla, Marmaris ve Antalya gibi kıyı bölgelerinde çıkan orman yangınları büyük bir ihmalle söndürülemedi. Türk Hava Kurumu’nun uçakları olmasına rağmen atıl şekilde depolarda bekletildiği ortaya çıktı.

Yangınların büyüyerek söndürülemeyecek noktaya ulaşmasının ardından oklar AKP iktidarına çevrildi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Envanterimizde yangın söndürme uçağı yok” açıklaması yaptı. Erdoğan da “THK’nın elinde kullanılabilecek uçak yok” dedi ancak THK’nın uçaklarının atıl vaziyette depolarda olduğu ortaya çıktı. Bunlar yaşanırken Türkiye, Avrupa’dan yangın söndürme uçağı istemek zorunda kaldı. İspanya ve Hırvatistan’dan gelen yangın uçaklarının THK’nınkilerle benzer özelliklere sahip olduğu ortaya çıktı.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken 31 Temmuz’da yangının çıktığı Marmaris’i ziyaret eden Erdoğan, düzenlediği miting sırasında ve yoldan geçenlere çay  fırlattı. Erdoğan’ın evi yanan insanlara çay fırlatması iktidarı olan öfkeyi daha da artırdı. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle Türkiye’yi tek adam olarak yöneten Erdoğan’ın artık ülkeye idare edemediği kamuoyunda ve halk arasında dile getirilmeye başlandı.

DARBE AKP İÇİN TILSIMLI BİR SÖZCÜK

İşte tam bugünlerde kısa süre önce TRT yönetimine atanan Troliçe lakaplı Hilal Kaplan, Sabah’taki köşesinde “Biz hazırız” diyerek darbe hazırlığı iddiasında bulundu. 15 Temmuz’u “Allah’ın bir lütfu” olarak gören Erdoğan ve AKP iktidarı için darbe hazırlığı iddiası adeta kurtarıcı tılsımlı bir sözcük. Benzer bir iddia Montrö Sözleşmesiyle ilgili bildiri yayınlanması sırasında gündeme geldi. 104 emekli amiralin Montrö sözleşmesinin tartışılmasına karşı olduklarını açıklaması darbe tartışmasına dönüştürüldü.

TABANI BİRLEŞTİRİP YÖNETİM KRİZİNİN ÜZERİNİ ÖRTÜYOR

Darbe iddiasında bulunulduğunda AKP tabanı Erdoğan’ın etrafında birleşiyor. AKP tabanında Erdoğan’a ve iktidarına yönelik eleştiriler susturulmuş oluyor.  Bu durumu iyi bilen Erdoğan ve AKP, darbe söylemiyle orman yangını olayında olduğu gibi ihmallerinin ve yönetim krizinin üzerini örtüyor.

‘İkinci 15 Temmuz’ geliyor: Troliçe Hilal Kaplan sinyali verdi

Okumaya devam et

Popular

Shares