Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Ayasofya ve Kariye, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nden çıkarılabilir

Dışişleri Bakanlığı, UNESCO’nun camiye dönüştürülen Ayasofya ve Kariye Camii ile ilgili rapor talebine ‘Yapılar Türkiye’nin mülküdür’ diyerek ret yanıtını verdi. AKP yönetiminin bu tavrı nedeniyle UNESCO her 2 yapıyı da “Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi”ne veya tamamen Dünya Mirası listesinden çıkarabilir.

BOLD – Dışişleri Bakanlığı, Ayasofya ve Kariye camilerine ilişkin Türkiye’den rapor isteyen Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Komitesi’ne ret yanıtı verdi. Bakanlık, komitenin talebinin “taraflı ve siyasi saiklerle kaleme alındığını” savundu.

Türkiye, 1985 yılından beri Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Ayasofya’yı ve hemen ardından Kariye’yi geçen yıl camiye çevirmişti. Her iki kültürel varlık da camiye çevirme kararı öncesinde müze statüsündeydi.

UNESCO, TÜRKİYE’DEN RAPOR İSTEDİ

Dünya Mirası Komitesi, Çin’de düzenlenen Genişletilmiş 44. Oturumu sırasında, yapılan bu değişikliklere ilişkin Türkiye’den 1 Şubat 2022’ye kadar bir rapor sunmasını istemişti.

Ayasofya’nın camiye çevrilmesinin etkileri konusunda “derin endişe” duyduğunu belirten Komite, Türkiye’nin Ayasofya ve Kariye müzelerinin statüsünü değiştirme niyeti hakkında Komite’ye bilgi vermemesi ve diyalog kurmamasından derin üzüntü duyduğunu da ifade etti.

Ayasofya Müzesi camiye çevrildikten sonra ilk cuma namazı 24 Temmuz 2020’de kılındı.

ÜSTÜN EVRENSEL DEĞER UYARISI

Çin’de düzenlenen yıllık toplantısında Dünya Mirası listesini gözden geçiren Komite, Ayasofya ve Kariye’deki değişikliklerin, bu varlıkların Üstün Evrensel Değeri üzerinde potansiyel etkileri olabileceği uyarısı yaparak Türkiye’yi bu varlıklar üzerinde önemli değişiklikler yapmadan önce uluslararası diyalog ve işbirliğine çağırdı.

DIŞİŞLERİ, RAPOR TALİBİNE RET YANITI VERDİ

Cumartesi günü Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada ise, Ayasofya ve Kariye camilerinin hangi amaçla kullanılacağı konusunun “Türkiye’nin egemenlik haklarıyla ilgili” olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye, mevcut uygulamalar, sahadaki durum ve Danışma Misyonu raporlarıyla uyumsuz; önyargılı, taraflı ve siyasi saiklerle kaleme alındığı anlaşılan UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin İstanbul’un tarihi alanlarına yönelik kararının konuyla ilgili maddelerini reddetmektedir”

Açıklamada “Ayasofya ve Kariye, Türkiye Cumhuriyeti’nin mülküdür ve tarihi, kültürel ve dini değerler bakımından titizlikle korunmaktadır” denildi.

Ayrıca “Her iki anıtsal yapıda devam etmekte olan restorasyon ve diğer düzenlemeler UNESCO standartları bakımından olumsuz bir etki yaratmamakta, bilakis 2019, 2020 ve 2021’de düzenlenen UNESCO misyonlarında görüldüğü üzere, Ayasofya ve Kariye’nin orijinalliğinin ve bütünlüğünün korunmasını amaçlamaktadır” ifadelerine yer verildi.

ÜSTÜN EVRENSEL DEĞER ÖLÇÜTÜ KARŞILANMAZSA NE OLUR?

Doğal ya da kültürel bir varlığın Dünya Mirası listesine alınabilmesi için Üstün Evrensel Değer ölçütünü karşılaması gerekiyor.

Komite’nin, bu niteliğinin korunmadığını düşündüğü varlıkları “Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi”ne alma, hatta tamamen Dünya Mirası listesinden çıkarma yetkisi bulunuyor.

LIVERPOOL KENTİ LİSTEDEN ÇIKARILDI

Son olarak İngiltere’nin Liverpool kenti, yeni inşa edilen modern binaların kentin özgünlüğünü ve bütünlüğünü bozduğu gerekçesiyle listeden çıkarılmıştı.

Dünya Mirası listesinde yer alan doğal ve kültürel varlıklar, ev sahipliği yapan ülkelere prestij ve turizm geliri sağlıyor.

2020 YILINDA CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜLER

Bakanlar Kurulu kararıyla 1934 yılında müzeye dönüştürülen Ayasofya, Danıştay 10’uncu Dairesi’nin söz konusu kararı iptal etmesinin ardından 24 Temmuz 2020’de ibadete açılmıştı.

Türkiye’nin Ayasofya’yı Müslümanlar için ibadete açma kararı dünyadan tepkilere yol açmıştı. UNESCO, 1985 yılından bu yana Dünya Kültür Mirası listesinde bulunan Ayasofya’nın statüsünü gözden geçireceklerini açıklamıştı.

Kariye Camii

6’ncı yüzyıldan günümüze iyi korunmuş bir şekilde gelen Kariye de, 1945 yılındaki Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürülmüş, Danıştay 10’uncu Dairesi’nin 11 Kasım 2019 tarihli kararı kapsamında söz konusu Bakanlar Kurulu kararı iptal edilmişti. Resmi Gazete’de 21 Ağustos 2020’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Kariye Müzesi’nin Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilerek ibadete açılmasına karar verilmişti.

‘Kimsenin malında gözümüz yok’ diyen Erdoğan dünyayı ikna edemiyor

Dünya

MİT’in Kenya’da kaçırarak zorla Türkiye’ye getirdiği Selahattin Gülen BM’nin gündeminde

BM Zorla veya Gönülsüz Kaybetmeler Çalışma Grubu MİT’in 3 Mayıs’ta Kenya’dan kaçırdığı öğretmen Selahaddin Gülen için 27 Eylül’de toplanma kararı aldı. Kemal Gülen, bir ay gözaltında tutulan, avukatlarıyla görüştürülmeyen kardeşine işkence, kötü muamele ve baskı altında ifade imzalatıldığı söyledi.

BOLD – AKP’ye yakın medya organlarını ve sosyal medya trolleri, geçen Mayıs ayında MİT’in Kenya’da büyük bir operasyona imza attığını duyurdu. Duyurulan olayın, öğretmen Selahattin Gülen’in Fethullah Gülen ile aynı soyadını taşıdığı için zorla kaçırılarak Türkiye’ye getirilmesi olduğu ortaya çıktı.

İŞKENCE ALTINDA İFADESİ ALINDI

Zorla kaçırılan kardeşi Selahattin Gülen’le ilgili sosyal medya hesabından açıklama yapan Gazeteci Kemal Gülen, kardeşine işkence, kötü muamele ve baskı altında ifadeler imzalatıldığı duyumunu aldıklarını söyledi. Gülen, hukuka, usule, kanuna ve vicdana aykırı bir şekilde alınan ifadelerin masum insanları karalamak için kullanılacağı endişesi taşıdığının altını çizdi.

Kardeşinin 31 Mayıs tarihinde Ankara Emniyeti’nde olduğunu öğrendiklerini söyleyen Kemal Gülen, “5 gün terörle mücadelede gözaltında kaldı ve bugün tutuklanarak cezaevine konuldu. Üzgünüz. Siyasetin arka bahçesi gibi davranan bazı gazeteciler ve devletin resmi ajansı başta olmak üzere birçok medya organı iki gün boyunca yalan beyanlar üzerinden haberler yaptılar, sıradan bir öğretmeni ülkenin en önemli gündemi gibi göstermeye çalıştılar. Maatteessüf medya baskısına boyun eğen adli makamlar da zalim siyasetçileri ve malum gazetecileri sevindirdiler milyonlarca masumu üzdüler” dedi.

BM’NİN GÜNDEMİNDE

Selahaddin Gülen’in Kenya’da zorla kaçırılması Birleşmiş Milletlerin (BM) gündemine geldi. BM Zorla veya Gönülsüz Kaybetmeler Çalışma Grubu, Selahattin Gülen’in kaçırılmasını görüşecek

Online yapılacak toplantının duyurusu şu şekilde: “Çalışma Grubunun 125. oturumu sırasında 27 Eylül 2021’de Cenevre saatiyle 16.00’da sizinle Online toplantıda görüşmekten memnuniyet duyacaktır.”

45 dakika olarak planlanan toplantıya başvuru sahibi Mehmet Kılıç’ın yanı sıra Selahattin Gülen’in avukatı, eşi ve kardeşi de katılacak.

Çeşitli ülkelerden gelecek komite üyeleri isim listesi ise şöyle:
1- Tae-Ung ​​Baik (Başkan) G.Kore
2- Henrikas Mickevičius (Başkan Yardımcısı) Litvanya
3- Aua Balde (Üye) Gine-Bissau
4- Gabriella Citroni (Üye) İtalya
5- Luciano A. Hazan (Üye) Arjantin

 

Kemal Gülen: Kardeşime işkence altında ifadeler imzalatıldı

Okumaya devam et

Dünya

AKP Hükumeti’nin yargılandığı Turkey Tribunal nedir?

Geçen yıl Belçika’da kurulan ve üyeleri arasında AİHM’nin eski yargıçları ile insan hakları alanında uzman profesörlerin bulunduğu Turkey Tribunal, Erdoğan rejiminin hukuksuzluklarını yargılayan bir halk mahkemesi…

BOLD – AKP hükümetinin yargılandığı Turkey Tribunal dün sabah Cenevre’de başladı. 4 gün sürecek olan yargılama canlı olarak Turkey Tribunal internet sitesinden ve Turkey Tribunal YouTube kanalından İngilizce veya Türkçe olarak takip edilebiliyor. Geçen yıl Belçika’da kurulan Turkey Tribunal nedir?

SİVİL BİR MAHKEME

Turkey Tribunal, uluslararası toplumu Erdoğan rejiminin yaptığı insan hakları ihlalleri ile ilgili bilgilendirmek ve farkındalık oluşturmak kurulan için bir insan hakları ve sivil bir mahkeme. Yasal olarak bağlayıcı bir mahkeme değil, ancak bu sivil mahkemenin kararlarının yüksek ahlaki otoriteye sahip olacağı ve içtihat oluşturacağı öngörülüyor.

Mahkemeye dair tüm belgeler, tanıklıklar ve hakimlerin kararları, dijital iletişim araçları aracılığıyla tam şeffaflık içinde yayınlanacak. Mahkeme böylece uluslararası toplumu Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri ile ilgili bilgilendirmek ve bilinçlendirmek istiyor.

Sivil mahkeme Prof. Dr. Johan Vande Lanotte tarafından organize ediliyor. Ghent Üniversitesi’nde profesör olan Lanotte, dört farklı dönemde Belçika’da federal hükümetlerde Başbakan Yardımcılığı yaptı ve 2006 yılında Kral II. Albert tarafından Devlet Bakanı olarak atandı.

ERDOĞAN’IN YARGILAYAN SİVİL MAHKEMENİN ÜYELERİ KİM? 

Turkey Tribunal Mahkemesi Başkanı Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, 1976-98 yılları arasında Université de Louvain la Neuve’de çalıştı. 1998-2012 yılları arasında Strazburg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yargıç ve daha sonra başkan yardımcılığı görevlerini yürüttü. 2012-2016 arasında BM Kosova İnsan Hakları Danışma Paneli Üyesi olan Tulkens, 2013-2018 arasında AB Temel Haklar Ajansı Bilim Kurulu Üyesi ve 2016-2017 yıllarında “Monsanto Tribunal Mahkemesi» başkanı olarak görev yaptı.

1976-1998 yılları arasında Pretoria Üniversitesi’nde İnsan Hakları Merkezi profesörü ve kurucu direktörü olarak görev yapan Dr. Johann van der Westhuizen, 1999-2004 yılları arasında Güney Afrika Yüksek Mahkemesi Transvaal Şubesinde yargıç olarak çalıştı.  Dr. Johann van der Westhuizen 2004-2016 arısında Güney Afrika Anayasa Mahkemesi eski Hakimi olarak görev yaptı.

Halihazırda Robert F. Kennedy İnsan Hakları Uluslararası Savunuculuk ve Dava Takibi Başkan Yardımcısı olan Angelita Baeyens, 2012’den beri Georgetown Üniversitesi Hukuk Merkezi’nde Yardımcı Hukuk Profesörü olarak görev yapıyor. 2012-2014 yılları arasında BM Siyasi İşler Bakanlığı Siyasi İşler Sorumlusu olan Baeyens, 2006-2012 Inter-American İnsan Hakları Komisyonu’nda hukuk görevlisi olarak çalıştı.

Prof. Em. Dr. Giorgio Malinverni, halen Avrupa Konseyi İdare Mahkemesi Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. 1965 yılında Cenevre’deki Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü’nde doktora yapan Malinverni’ye, 2011 yılında Zürih Üniversitesi tarafından fahri doktor unvanı verildi. 1974-1980 yılları arasında Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde profesör olarak çalışan Malinverni, 1990-2006 yılları arasında da Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu’nda (Venedik Komisyonu) görev yaptı. Malinverni 2007-2011 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi (Strazburg) olarak çalıştı.

Prof. Dr. Ledi Bianku, halen Strazburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Siyasal Bilgiler Enstitüsü’nde görev yapıyor. 2008-2019 yılları arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi olan Bianku, 2006-2008 yılları arasında Venedik Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu Üyesi olarak çalıştı. Bianku, Arnavutluk Sulh Hakimi Yüksek Okulu ve Tiran Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde (Arnavutluk) insan hakları, AB hukuku ve uluslararası kamu hukuku dersleri verdi.

Uluslararası arabuluculuk ve uluslararası anlaşma prosedürleri ile ilgilenen uluslararası insan hakları hukuku uzmanı olan, 2000-2002 yılları arasında New South Wales Üniversitesi Avustralya İnsan Hakları Merkezi Direktörü olarak görev yapan Dr. John Pace, şu anda ise Diplomasi Eğitim Programı Direktörü olarak çalışıyor. 2004-2006 yılları arasında BM Irak Yardım Misyonu İnsan Hakları Ofisi Şefi olan Pace, 1978-1991 ve 1993-1994 yılları arasında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri olarak çalıştı. Pace, 1978-1988 çeşitli ülkelerdeki soruşturma görevlerini içeren Özel Prosedürler Başkanı olarak görev yaptı.

Erdoğan rejimini yargılayan Turkey Tribunal hakimleri kimler?

MİT’in kaçırdığı avukat Mustafa Özben: Sürekli elektroşok verdiler, kaba dayak attılar ve bir seks aletiyle tehdit ettiler

Erdoğan yargılanıyor: Gökhan’a 6 gün boyunca işkence yapıldı, ajanlık teklif edildi

Erdoğan rejimi yargılanıyor: Ankara’daki spor salonu Guantanamo gibiydi

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan rejimini yargılayan Turkey Tribunal hakimleri kimler?

Çeşitli uluslararası organlar ve mahkemelerin çok keskin terimlerle onayladığı Erdoğan rejiminin insan hakları ihlallerini bu kez Cenevre’de alanında uzman yargıçlar ve hukukçular yargılıyor. İşte insan hakları ihlallerinde sınır tanımayan Erdoğan rejimini yargılayan Turkey Tribunal hakimleri…   

BOLD – Uluslararası toplumu Erdoğan rejiminin yaptığı insan hakları ihlalleri ile ilgili bilgilendirmek ve farkındalık oluşturmak için Cenevre’de başlayan Turkey Tribunal Mahkemesi devam ediyor. Alanında uzman gönüllü yargıçlardan oluşan mahkeme, Erdoğan rejiminin mağdurlarını dinliyor. Turkey Tribunal’e katılan ve bunun karşılığında herhangi bir ücret talep etmeyerek gönüllü olarak yargılamaları gerçekleştiren hakimlerin özgeçmişleri ve hukuk kariyerleri şöyle:

BAŞKAN TULKENS AİHM BAŞKAN YARDIMCILIĞI YAPTI

Turkey Tribunal Mahkemesi Başkanı Prof. Em. Dr. Françoise Barones Tulkens, 1976-98 yılları arasında Université de Louvain la Neuve’de çalıştı. 1998-2012 yılları arasında Strazburg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yargıç ve daha sonra başkan yardımcılığı görevlerini yürüttü. 2012-2016 arasında BM Kosova İnsan Hakları Danışma Paneli Üyesi olan Tulkens, 2013-2018 arasında AB Temel Haklar Ajansı Bilim Kurulu Üyesi ve 2016-2017 yıllarında “Monsanto Tribunal Mahkemesi» başkanı olarak görev yaptı.

VAN DER WESTHUIZEN GÜNEY AFRİKA ANAYASA MAHKEMESİ ESKİ HAKİMİ

1976-1998 yılları arasında Pretoria Üniversitesi’nde İnsan Hakları Merkezi profesörü ve kurucu direktörü olarak görev yapan Dr. Johann van der Westhuizen, 1999-2004 yılları arasında Güney Afrika Yüksek Mahkemesi Transvaal Şubesinde yargıç olarak çalıştı.  Dr. Johann van der Westhuizen 2004-2016 arısında Güney Afrika Anayasa Mahkemesi eski Hakimi olarak görev yaptı.

BAEYENS, İNSAN HAKLARI KONUSUNDA UZMAN

Halihazırda Robert F. Kennedy İnsan Hakları Uluslararası Savunuculuk ve Dava Takibi Başkan Yardımcısı olan Angelita Baeyens, 2012’den beri Georgetown Üniversitesi Hukuk Merkezi’nde Yardımcı Hukuk Profesörü olarak görev yapıyor. 2012-2014 yılları arasında BM Siyasi İşler Bakanlığı Siyasi İşler Sorumlusu olan Baeyens, 2006-2012 Inter-American İnsan Hakları Komisyonu’nda hukuk görevlisi olarak çalıştı.

MALINVERNİ, AVRUPA KONSEYİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKAN YARDIMCISI

Prof. Em. Dr. Giorgio Malinverni, halen Avrupa Konseyi İdare Mahkemesi Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. 1965 yılında Cenevre’deki Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü’nde doktora yapan Malinverni’ye, 2011 yılında Zürih Üniversitesi tarafından fahri doktor unvanı verildi. 1974-1980 yılları arasında Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde profesör olarak çalışan Malinverni, 1990-2006 yılları arasında da Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu’nda (Venedik Komisyonu) görev yaptı. Malinverni 2007-2011 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi (Strazburg) olarak çalıştı.

BİANKU, AİHM VE VENEDİK KOMİSYONU ÜYESİ

Prof. Dr. Ledi Bianku, halen Strazburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Siyasal Bilgiler Enstitüsü’nde görev yapıyor. 2008-2019 yılları arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi olan Bianku, 2006-2008 yılları arasında Venedik Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu Üyesi olarak çalıştı. Bianku, Arnavutluk Sulh Hakimi Yüksek Okulu ve Tiran Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde (Arnavutluk) insan hakları, AB hukuku ve uluslararası kamu hukuku dersleri verdi.

PACE, BM İNSAN HAKLARI KOMİSYONU SEKRETERİ OLARAK ÇALIŞTI

Uluslararası arabuluculuk ve uluslararası anlaşma prosedürleri ile ilgilenen uluslararası insan hakları hukuku uzmanı olan, 2000-2002 yılları arasında New South Wales Üniversitesi Avustralya İnsan Hakları Merkezi Direktörü olarak görev yapan Dr. John Pace, şu anda ise Diplomasi Eğitim Programı Direktörü olarak çalışıyor. 2004-2006 yılları arasında BM Irak Yardım Misyonu İnsan Hakları Ofisi Şefi olan Pace, 1978-1991 ve 1993-1994 yılları arasında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri olarak çalıştı. Pace, 1978-1988 çeşitli ülkelerdeki soruşturma görevlerini içeren Özel Prosedürler Başkanı olarak görev yaptı.

Erdoğan rejimi yargılanıyor: MİT’in kaçırdığı bir isim ilk kez dünya kamuoyuna yaşadıklarını anlatıyor

Okumaya devam et

Popular

Shares