Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Orgeneral Ümit Dündar emekli edildi: Kara Kuvvetleri Komutanı Musa Aysever oldu

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Yüksek Askeri Şura toplantısı sonuçlandı. Karar Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar yaş haddinden emekliye ayrılırken, yerine 1. Ordu Komutanı Musa Avsever getirildi. Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanlarının görev süreleri bir yıl uzatıldı.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Sarayında Erdoğan başkanlığında yapılan ve 2 saat süren Yüksek Askeri Şura toplantısında alınan kararlar Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın tarafından açıklandı.

Sözcü Kalın, Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar’ın yaş haddinden emekli edildiğini, yerine 1.Ordu Komutanı Musa Avsever’in getirildiğini açıkladı.

Kalın’ın açıklamasına göre YAŞ’ta alınan diğer kararlar şöyle:

Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar yaş haddinden emekli edildi. Yerine ise 1.Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever getirildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz’ün görev süreleri bir yıl daha uzatıldı.

30 GENERAL VE AMİRAL EMEKLİYE SEVKEDİLDİ

44 general ve amiralin görev süreli 1 yıl, 320 albayın görev süreleri ise 2 yıl uzatıldı. 1 general yaş haddi nedeniyle. 29 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildi. Emekliye sevk edilenler arasında cübbe ve sarıklı görüntüleri basına yansıyan Tuğamiral Mehmet Sarı’nın da olduğu belirtildi. YAŞ kararıyla 240 olan general ve amiral sayısının 30 Ağustos 2021 tarihi itibariyle 266 olacağı açıklandı.

SELÇUK BAYRAKTAROĞLU ORGENERAL OLDU

30 Ağustos’tan geçerli olmak üzere, Genelkurmay 2. Başkanı Korgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Ege Ordu Komutanı Korgeneral Ali Sivri orgeneralliğe, Kara Kuvvetleri Komutanlığından Tümgeneral Levent Ergün ve Metin Tokel korgeneralliğe, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından tümamiral Kadir Yıldız koramiralliğe, Hava Kuvvetleri komutanlığından Tümgeneral Rafet Dalkıran korgeneralliğe terfi ettirildi.

Kara Kuvvetleri Komutanlığından tuğgeneraller İlkay Altındağ, Sebahattin Kılınç, Gültekin Yaralı, Rafet Kılıç, Fedai Ünsal, Tuncay Altuğ, Rasim Yaldız ve Aydın Cihan Uzun tümgeneralliğe, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından Tuğamiral Yalçın Payal ve Hasan Özyurt tümamiralliğe, Hava Kuvvetleri Komutanlığından Tuğgeneral Orhan Gürdal tümgeneralliğe terfi etti.

Kara Kuvvetleri Komutanlığına atanan Musa Avsever.

KARA KUVVETLERİ KOMUTANI MUSA AVSEVER KİMDİR?

Musa Avsever 7 Kasım 1957 tarihinde Konya’nın Halkapınar ilçesine bağlı Nernek köyünde doğdu. 1. Ordu Komutanı olarak görev yapmakta. 2003’te tuğgeneral, 2007’de tümgeneral, 2012’de korgeneral rütbesine terfi etti. 15 Temmuz sonrasında 28 Temmuz 2016 tarihinde yapılan YAŞ toplantısında orgeneralliğe terfi etti ve Ümit Dündar’ın yerine 1. Ordu Komutanlığına getirildi.

Erdoğan yönetemeyince darbe söylemini piyasaya sürüyor

Gündem

Dünkü Erdoğan’dan bugünkü Erdoğan uyarısı: Sakın ha! Destek vermeyin

AKP’nin kurulduğu yıl Erdoğan seçmene partisi için, “Adaletle yürüdüğü sürece destek verin” çağrısı yaptı. Bugün Erdoğan ve kurduğu rejim yurt içi ve dışında yargılanıyor.

BOLD – 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL’in ardından Türkiye’de hukuk Erdoğan rejimi eliyle askıya alındı. Erdoğan ve AKP’nin, arkasına aldığı kamuoyu desteğiyle Gülen Hareketi mensuplarına yönelik başlattığı cadı avı kısa sürede meyvesini verdi. Ülkede artan, baskı, işkence olayları, zorla alıkoyma vakaları artık gizlenemez hale geldi. Aradan geçen 5 yılda kötü muamele ve işkenceler hem yurt içinde hem de yurt dışında yargı konusu oldu. Afyon emniyetinde polislerin tecavüzüne uğrayan bir kadının şikayeti üzeri açılan davada 6 polis cezalandırıldı.

TURKEY TRİBUNAL NASIL BİR MAHKEME

Erdoğan ve rejim unsurları geçen yıl Belçika’da kurulan ve üyeleri arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) eski yargıçları ile insan hakları alanında uzman profesörlerin bulunduğu Turkey Tribunal (Türkiye Tribünali) adlı halk mahkemesinde yargılanıyor.

Mahkemede, gözaltında bulunduğu sırada işkence ve kötü muameleye maruz kalanlar yaşadıklarını anlatıyor. Turkey Tribunal, uluslararası toplumu Erdoğan rejiminin yaptığı insan hakları ihlalleri ile ilgili bilgilendirmek ve farkındalık oluşturmak kurulan için bir insan hakları ve sivil bir mahkeme. Yasal olarak bağlayıcı bir mahkeme değil, ancak bu sivil mahkemenin kararlarının yüksek ahlaki otoriteye sahip olacağı ve içtihat oluşturacağı öngörülüyor.

AKP’NİN İLK YILLARI VE ERDOĞAN

AKP’nin ilk yıllarındaki Erdoğan ile şimdiki Erdoğan’ın adalet anlayışı arasındaki farkı gözler önüne seren bir video sosyal medyada dolaşıma girdi. 2001 yılında katıldığı bir televizyon programında seçmenden destek isteyen Erdoğan, “Adaletle yürüdüğü sürece, halkın hizmetinde olduğu sürece bize destek verin. İstikametten saptığımız zaman sakın ha! Bize destek vermeyin. Biz halkımızı liderlerin kulları olarak görmüyoruz. Futbol takımı tutar gibi siyasi parti tutamayız. Bu alışkanlıkları bırakmamız lazım” dedi.

AKP Hükumeti’nin yargılandığı Turkey Tribunal nedir?

Okumaya devam et

Gündem

Gazetecilere yine ceza yağdı

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında yargılanan 10 gazeteci hakkında açılan davada karar çıktı. 3 gazeteciye örgüt üyesi oldukları iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası, 2 gazeteciye örgüte yardım ettikleri gerekçesiyle 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi. 5 gazeteci ise beraat etti.

BOLD – KHK ile kapatılan Cihan Haber Ajansı ve Zaman gazetesinin Antalya bölgesinde görev yapan eski çalışanları ile yerel gazetecilerin örgüt üyeliği ve örgüte yardım suçlamalarıyla tutuksuz yargılandığı davada karar çıktı.

Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, gazeteciler Cihat Ünal, Ömer Özdemir ve Serhat Şeftali’nin “örgüt üyeliği” suçundan 6 yıl 3 ay; Olgun Matur ve Osman Yakut’un “örgüte üye olmamakla birlikte yardım” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapisle cezalandırılmalarına hükmetti.

Gazeteciler Ali Orhan, Hasan Yavaşlar, Özkan Mayda, Kenan Baş ve Onur Fazıl Soydal ise üzerlerine atılı tüm suçlamalardan beraat etti. Aynı dava kapsamında Antalya’da yargılanan bir başka gazeteci Tuncer Çetinkaya’nın tutuklu yargılandığı için dosyası ayrılmış, 7,5 yıl hapis cezasına çarptırılarak 2018 yılında adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.

MAHKEME 5 YIL SÜRDÜ

Jailed Journos.com’un haberine göre 15 Temmuz’dan sonra Antalya’da çalışan Zaman gazetesi, Cihan Haber Ajansı, bazı yerel gazete ve internet siteleri çalışanlarına operasyon düzenlenerek 19 kişi Gülen Hareketi’nin medya yapılanması iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Zaman Gazetesi’nin eski Antalya Bölge Temsilcisi Tuncer Çetinkaya, Cihan Haber Ajansı’nın muhabirleri Ömer Özdemir, Cihat Ünal, Özkan Mayda; Cihan Haber Ajansı ile birlikte Zaman Gazetesi’nin muhabiri Kenan Baş, Zaman Gazetesi muhabiri Osman Yakut, “Bizim Antalya” internet haber sitesinin sahibi ve yazarı Olgun Matur, Cihan Haber Ajansı’nın Antalya Bölge Temsilcisi Serhat Şeftali tutuklandı. 8 gazeteci, Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde konuldu.

Gazeteciler hakkında iddianame, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından, 22 Mart 2017 tarihinde tamamlandı. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte Tuncer Çetinkaya hariç diğer gazeteciler tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

YAZILAR SUÇ SAYILDI

İddianamede, gazetecilerin; Zaman ce Cihan Haber Ajansı’nda kaydının olduğu ve örgüt adına basın yayın faaliyeti yürüttüğü iddia edildi. Kapatılan Cihan Haber Ajansı ve Zaman Gazetesi’nin muhabiri Kenan Baş’ın, 2000 ve 2005 yılları arasında uluslararası haber ajansı Reuters’te çalışmış olması da kendisi hakkında, iddianameye eklenen bilgilerden biriydi.

İddianamede sadece “Bizim Antalya” internet haber sitesinin sahibi ve yazarı Olgun Matur ve kapatılan Zaman Gazetesi’nin eski Antalya Bölge Temsilcisi Tuncer Çetinkaya hakkındaki suçlamalar, yayımlanan köşe yazısı ve haberlerle delillendirildi!

Matur’un, “Bizim Antalya” adlı internet haber sitesinde Mart 2014, Kasım 2015 ve Nisan 2016 tarihlerinde yayımlanan yazılarına tam metin olarak yer verildi. Matur’un, Gülen Hareketi lehine yazılar yazdığı ve haberler yayınladığı iddia edildi. Çetinkaya’nın ise “Bizim Antalya” internet haber sitesinde haberler ve yazılar yazdığı belirtildi.

ÇETİNKAYA’YA 7,6 YIL HAPİS CEZASI

2018 yılında tutuklu yargılanan gazeteci Tuncer Çetinkaya’ya 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Çetinkaya sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrolle tahliye edildi.

Bugün Antalya’da görülen davada savcı, bir önceki duruşmada yaptığı mütalaasını tekrar ederek tutuksuz yargılanan gazeteciler Olgun Matur, Özkan Mayda, Osman Yakut, Cihat Ünal, Kenan Baş, Ömer Özdemir ve Serhat Şeftali’nin örgüt üyeliği suçundan cezalandırılmalarını; Ali Orhan ve Hasan Yavaşlar’ın ise beraatlarını talep etti.

“DÜNYADA TUTUKLANAN TEK SPOR MUHABİRİYİM”

Savcının mütaalasına karşı son savunmasını yapan gazeteciler şunları söyledi:

Eski Cihan muhabiri Özkan Mayda, “Dünyada yargılanan ve tutuklanan tek spor muhabiriyim. Benimle aynı şekilde spor muhabirliği yapan ve aynı şirkette çalışan birçok insan yorumcu veya müdür olarak farklı kanallarda çalışmaya devam ediyor” dedi.

“HABERLERİME ÖDÜLLER VERİLDİ”

Eski Cihan çalışanı Cihat Ünal, “Yaklaşık 15 yıldır gazetecilik yapıyorum. Yaptığım haberlerden dolayı ödüller aldım. Yaptığım telefon görüşmeleri suçlama konusu yapılıyor. Ben muhabirim ve kaynaklarımla telefonda görüşüyorum. Tüm gazeteciler de bunu yapıyor.” dedi.

Eski Zaman çalışanı Ömer Özdemir, “2012 yılında Zaman gazetesinde çalıştım ve bir yıl sonra askere gittim. Ondan sonra da cemaatle ilişkili hiçbir kurumu ile ilişkim olmadı. Beraatimi talep ediyorum.” dedi.

“BU BİR SİYASİ DAVADIR”

“Bizim Antalya” haber sitesinin sahibi Olgun Matur, “Hiçbir somut delil olmadığı halde 4 köşe yazım gerekçe gösterilerek cezalandırılmam isteniyor. Bizim yanımızda 50’ye yakın kişi çalıştı, kimse hakkında dava açılmadı. Bu dava siyasi bir davadır. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

Zaman Antalya Bölge Temsilcisi Serhat Şeftali’nin avukatı Halil Istıl, “Müvekkilimin örgütle herhangi bir bağlantısı yoktur. Gazetecilik faaliyeti dışında örgütsel sayılabilecek herhangi bir faaliyette bulunmamıştır. Beraatını talep ediyoruz” dedi.

3 gazetecinin avukatı Münip Ermiş, “Bu aceleye getirilmiş bir dava. Zaman yöneticilerinin yargılandığı 1 dava yok. Bu dava açıldığında hukuksal olarak kime sirayet edeceği kestirilemedi. Gazeteciler beraat ettirilmeli.” dedi.

Kararını açıklayan Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, gazeteciler Cihat Ünal, Ömer Özdemir ve Serhat Şeftali’nin “örgüt üyeliği” suçundan 6 yıl 3 ay; Olgun Matur ve Osman Yakut’un “örgüte üye olmamakla birlikte yardım” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapisle cezalandırılmalarına hükmetti.

Gazeteciler Ali Orhan, Hasan Yavaşlar, Özkan Mayda, Kenan Baş ve Onur Fazıl Soydal ise üzerlerine atılı tüm suçlamalardan beraat etti.

Okumaya devam et

Gündem

Philippe Leruth: Türkiye AİHS’nin 10. maddesini 140 kez ihlal etti

Turkey Tribunal oturumuna katılan Belçikalı gazeteci Philippe Leruth, Türkiye’de gazetecilerin karşılaştığı en büyük sorunun devlet baskısı olduğunu, 15 Temmuz’dan sonra gazetecilere şiddet uygulandığını söyledi. Leruth Türkiye’nin AİHS’ni de birçok kez ihlal ettiğini açıkladı.

BOLD – Cenevre’de dün başlayan Türkiye’deki işkence olaylarının yargılandığı Turkey Tribunal Mahkemesi bugün de devam ediyor. Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından kaçırılan avukat-akademisyen Mustafa Özben’in sabahki konuşmasından sonra öğleden sonraki oturum Belçikalı gazeteci Philippe Leruth’un “Türkiye’de Basın Özgürlüğü” sunumuyla başladı.

Konuşmasına hazırladığı raporun ve kendisinin Türkiye karşıtı olmadığını vurgulayarak başlayan Leruth, Türkiye’nin çok önemli bir ülke olduğunu, gerçek anlamda demokratik bir rejimi hak ettiğini ve birçok Türk’e ve Türk gazetecisine büyük bir hayranlık duyduğunu belirtti.

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DÜZENLİ BİR ŞEKİLDE İHLAL EDİLDİ”

Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün git gide kötüleştiğini anlatan Leruth, “Türkiye’de basın özgürlüğü modern Cumhuriyet kurulduğundan bu yana düzenli bir şekilde ihlal edildi. 15 Temmuz’dan sonra bu durum daha da güçlendi. Askeri diktatörlük dönemlerinde bu özgürlük özellikle sınırlandırılmıştır. Ermeni ve Kürtlerle ilgili sorunları ele almak Türk gazeteciler açısından hep hassas konular olmuştur” dedi. Leruth, Türkiye’nin bugüne kadar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesini 140 kez ihlal ettiğini de ifade etti.

Türkiye’de gazetecilerin karşılaştığı en büyük sorunun devlet baskısı olduğunu söyleyen Leruth, 15 Temmuz’dan sonra gazetecilere şiddet uygulandığını da belirtti. Tanınmış gazetecilerin durumunu bildiklerini anlatan Belçikalı gazeteci, Ankara dışındaki diğer gazetecilerin seslerini duymadıklarını, durumlarını bilmediklerini de ifade etti.

PHILIPPE LERUTH KİMDİR? NEDEN BÖYLE BİR RAPOR HAZIRLADI?

40 yıldan fazladır Belçika’da gazetecilik yapan Philippe Leruth, 25 yıldır gazetecilerin hakları konusunda araştırmalar yapıyor. 10 yıl Belçika Gazeteciler Derneği’nin başkanlığını yapan Leruth, Avrupa Gazeteciler Federasyonu’nun Başkan Yardımcılığı ile üç yıl ise Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun Başkanlığı’nı üstlendi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Türkiye Gazeteciler Derneği, her iki örgütün üyeleri arasında bulunuyor.

Raporu analiz etmek için iki soru üzerinde durduklarını belirten Leruth, “Türkiye şu anda yeterli derecede basın ve ifade özgürlüğünün garanti edildiği bir ülke olarak görülebilir mi? Türk hükumeti tarafından alınmış olan kararlar hala bu darbe girişimine yönelik bir tepki olarak görülebilir mi yoksa bunların hükumeti eleştiren seslerin bastırmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirilmesi gerekir mi?” diye sordu.

Okumaya devam et

Popular

Shares