Connect with us

BOLD ÖZEL

Resmi Gazete arsa satış ofisine döndü

Türkiye ekonomisini krize sokan AKP Hükumeti, Resmi Gazete’yi satış ofisine çevirdi. Belediyeler, valilikler ve kamu kurumları Resmi Gazete üzerinden arsa ve gayrimenkul gibi taşınmazları satıyor. Bugün Resmi Gazetede 6 ilan yer alıyor.

BOLD ÖZEL – Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarını harcayan AKP Hükumeti, kamunun elindeki değerli arazileri son sürat satıyor. Her gün Resmi Gazetede satış ilanları yer alıyor. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na verilen satış yetkisinin yanı sıra parası biten belediyeler de Resmi Gazeteden satış yapıyor.

SİVAS BELEDİYESİNDEN 10 DAKİKADA BİR İHALE

Resmi Gazetede bugün yayımlanan satış duyurularında AKP’li Sivas Belediye Başkanlığından 6 ayrı arsanın ihalesi yer alıyor. Kapalı Teklif ve Artırma usulü ile ayrı ayrı satılacak arsaların ihalesi 24 Ağustos 2021 Salı günü saat 16:00’da başlamak üzere her 10 dakikada bir yapılacak. Katılımcılar ihale şartnamesi için 500 lira ödeyecek. Satışlardan belediye en az 34 milyon 263 bin lira gelir hedefliyor.

ANTALYA VALİLİĞİ ÇALILIK SATIYOR

Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlanan başka bir ilana göre Antalya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ilanında ise çalılık tepe satışı bile yer alıyor. 8 ayrı ihale ilanı veren Antalya Valiliği, Kumluca ve Kaş ilçelerinden yapılacak satışlardan 11 milyon 510 bin lira gelir bekliyor.

ELAZIĞ BELEDİYESİ 11 ARSAYI İHALEYE ÇIKARDI

AKP’li belediye başkanının yönettiği Elazığ Belediyesi de Sürsürü Cumhuriyet mahallesini toptan satışa çıkardı. 11 arsayı ihaleye çıkaran Elazığ Belediyesi, ihaleler için katılımcılardan 416 bin liralık teminat bedeli istiyor. Belediye toplam 11 arsa için belirlediği muhammen bedel 65 milyon 679 bin lira.

BORÇ BATAĞINDAKİ KONYA’DAN 20 MİLYON LİRALIK SATIŞ

Borç batağındaki Konya Büyükşehir Belediyesi ise 5 milyon 600 bin liralık bir arsayı ayrı, 13 milyon 500 bin liralık arsayı ise ayrı ayrı satış ilanına koydu.

Van Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğü de İpekyolu ilçesinde 11 milyon 275 bin liraya arsa satışın duyurdu.

BOLD ÖZEL

İki kez beyin ameliyatı geçiren hasta tutuklu Abdullah Aslan’ın hastalığı yeniden nüksetti

Beynindeki tümör nedeniyle daha önce iki kez ameliyat olan din kültürü öğretmeni Abdullah Aslan’ın hastalığı yeniden nüksetti. Uzun yıllardır epilepsi hastası da olan Aslan, 54 aydır hapiste yaşam mücadelesi veriyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Aralık 2017 yılından bu yana tutuklu olan din kültürü öğretmeni Abdullah Aslan’ın beynindeki tümör yeniden nüksetti. Acil ameliyat olması gereken Aslan, cezaevinde kontrole bile götürülmüyor.

Uzun yıllardır sara hastası olan Abdullah Aslan, beyninde oluşan tümör nedeniyle 2007’de ameliyat edildi. Hastalığı yeniden nüksedince 2017’de İzmir’de tekrar ameliyat edilen Aslan, ameliyattan 3 gün sonra kız kardeşinin evinde gözaltına alındı.

“AMELİYATTAN 3 GÜN SONRA GÖZALTINA ALINDIM”

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında yargılanan Aslan, kapatılan bir kolejde çalıştığı için, Bank Asya hesap hareketleri, Afyon’daki kaplıca oteli Korel’e gittiği, gaybubet evi olduğu iddia edilen ablasının evinde gözaltına alındığı için 10 yıl 15 ay hapis cezasına çarptırıldı.

27 Mart 2019’daki ifadesinde tahliyesini ve beraatini talep eden Aslan, “Beynimde oluşan tümör dolayısıyla ameliyat oldum. Tutuklu bulunmam sağlığımı etkilemektedir. Gözaltına alınmadan 3 gün önce ameliyat olmuştum. Tamamlayıcı tedavilerim yapılmamıştır. Uzun süre geçtiğinden kemoterapi uygulanamayacağı ve yeniden ameliyat olmam gerektiği doktor tarafından söylenmiştir. Cezaevi şartlarında sağlığıma kavuşmam mümkün değildir, cezaevi şartlarında iyileşmemi imkansız kılmaktadır.” dedi.

“İLAHİYATÇIYIM, KURAN’A HADİSE  TERS BİR HAREKETİM OLMADI”

Yargıtay 1 yıl sonra Abdullah Aslan’a verilen ceza kararını bozdu. Tekrar yargılanan Aslan, 2 Ocak 2020’de Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde verdiği ifadede “Hayatımın hiçbir döneminde terörle bağlantım olmadı… Ben ilahiyatçıyım, Kuran’a, hadise ters bir hareketim olmamıştır. Eğer olmuşsa da özür diliyorum. Epilepsi hastasıyım. Her an nöbet geçirme riskim vardır. Hapishanede de bu sıkıntı ile yaşıyorum. Dolayısıyla hem hastalığım, hem de çoluk çocuğumun sıkıntıları göz önüne alınarak tahliyemi talep ediyorum.” diye kendini savundu.

İzmir Şakran, Afyon E Tipi cezaevlerinden sonra şu anda Afyon Bolvadin Cezaevinde tutuklu olan Aslan, hapse girdiğinden bu yana hastalığını mahkemelerde defalarca kez dile getirdi. Cezaevinde yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. Hiçbir şekilde dikkate alınmadı. Beynindeki tümör üçüncü kez nükseden Aslan, hapiste tedavi edilmeyi bekliyor.

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Karabük’teki 14 kız öğrencinin gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı

Geçen hafta perşembe gününden beri Karabük’te gözaltında tutulan 14 kız öğrencinin gözaltı süresi uzatıldı. Dört gündür mülakat adı altında sorgulanan öğrencilerden bazılarının yaşadıkları aşırı stres, gerginlik ve maruz kaldıkları baskı nedeniyle acile götürüldüğü öğrenildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Karabük Terörle Mücadele Şubesi tarafından 12 Mayıs 2022’de gözaltına alınan 14 kız öğrencinin gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı. Bold Medya’nın ulaştığı bilgiye göre kız öğrencilerden bazıları yaşadıkları aşırı stres, gerginlik ve maruz kaldıkları baskı nedeniyle acile götürüldü.

“BİRLİKTE NAMAZ KILIYOR MUSUNUZ?”

Dün itibariyle durumlarının iyi olduğu belirtilen öğrencilerin ifadeleri alınmaya bugün de devam edilecek. “Biz sizin neci olduğunuzu biliyoruz” diye itham edilen öğrenciler, üniversite okumak için tuttukları evin ‘örgüt evi’ olup olmadığına dair sorgulanıyor. Gözaltındaki öğrencilere 4 gündür neden aynı evde kaldıkları, nasıl tanıştıkları, birlikte namaz kılıp kılmadıkları, birlikte dua edip etmedikleri soruluyor.

SOSYAL MEDYADA GÜNDEME GELİNCE İYİ DAVRANIYORLAR

Öğrencileri ziyarete giden bir avukatın verdiği bilgiye göre Karabük Üniversitesi’nde okuyan kızlar 22-23 yaşlarında. Öğrencilerin hiçbir şeyden haberi olmayan; sessiz, sakin gencecik kızlar olduğunu söyleyen avukat, “Sanki ilk kez dışarı çıkıyormuş gibiydiler. Bazı öğrencilerin midesinde problem olmuş. Aşırı stres, gerginlik, baskı ortamı nedeniyle acile götürmüşler. Kaldıkları öğrenci evinin örgüt evi olduğunu anlamaya yönelik sorular sorulmuş. İnsani koşullar yok. Duş ihtiyacı olanlar var, alamamışlar. Fiziki takip yapılmış.” dedi.

Avukat, 14 öğrencinin gözaltında olduğu sosyal medyada gündeme geldikten sonra polislerin öğrencilere iyi davrandığını, yemekleri ve özel ihtiyaçlarıyla ilgilendiklerini de belirtti.

Karabük’te 14 kız öğrenci gözaltına alındı

 

Karabük’te kız öğrencilere mülakat adı altında hukuksuz sorgu yapılıyor

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

1,5 yaşındaki Enes annesiyle birlikte hapse girdi: Babası Avrupalı parlamenterlere mektup yazdı

1,5 yaşındaki oğlu Enes’le üç gündür Edirne Cezaevinde tutuklu olan ev hanımı Hatice Soyer’in eşi Çetin Soyer yaşadıklarını Bold Medya’ya anlattı. Avrupalı parlamenterlere bir mektup gönderen Soyer, “Afgan ve Suriyeliler geri itildiğinde çay-kahve ikram ediyorlar, biz geri itildiğimizde ise hapse gönderiyorlar.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Geçen hafta cuma günü üç çocuğuyla birlikte Yunanistan sınırından Türkiye’ye geri itilen ve 1,5 yaşındaki oğlu Enes ile birlikte tutuklanıp Edirne Cezaevine konulan ev hanımı Hatice Soyer’in eşi Çetin Soyer, Avrupalı parlamenterlere mektup gönderdi.

Yaşadıkları korkunç olayı anlatan Soyer, “Adil olmayan yargı, toplumdan dışlanma, KHK’lılara yönelik nefret söylemi bizi nefessiz bıraktı. Hiç olmazsa özgür bir birey olmak için çıktığım yolculukta, onur kırıcı ve yasa dışı pushback(geri itme) olayına maruz kaldım. Bizimle aynı botta olan Türk vatandaşlarının hepsinin durumu aynı. Türk jandarması, Afgan ve Suriyeliler geri itildiğinde çay ve kahve ikram ediyor, biz geri itildiğimizde hapse gönderiyorlar.” dedi.

KHK’lı fen bilgisi öğretmeni Çetin Soyer, Bitlis E Tipi Cezaevinde 37 ay hapis yattıktan sonra eşi Hatice Soyer ve 1,5, 5, 9 yaşındaki üç çocuğuyla birlikte Türkiye’yi terk etmeye karar verdi. 13 Mayıs 2022 cuma sabahı Meriç Nehri’nden Yunanistan’a geçmeye çalıştılar.

BOTLARINI DELİP BATIRDILAR

Ancak daha karşı kıyıya varmadan kendilerini karşılayan başka bir bot, 12 kişinin bulunduğu botlarını kesici bir aletle batırdı. Canlarını zor kurtardılar. Çocuklar boğulma tehlikesi atlattılar. Tekrar Türkiye’ye ayak basan Soyer ailesini jandarma gözaltına aldı. Baba Çetin Soyer ve iki çocuk serbest bırakılırken, anne Hatice Soyer, sütten kesilmemiş bebeği Enes ile birlikte Edirne Cezaevine konuldu.

Enes

“BOTTA 3 KADIN, 5 ÇOCUK, 7 ERKEK VARDI”

Bold Medya’ya konuşan Çetin Soyer, bindikleri botta üç kadın, 7 erkek ve 5 erkek çocuğunun olduğunu, kıyıdan 3 metre açıldıktan sonra karşılarına başka bir bot çıktığını söyledi. Soyer olay anını şöyle anlattı:

“Bota bindik, üç metre gittik. Başka bir bot karşımıza çıktı. Yunan askerli direkt yüzümüze ışığı tuttular, silahları doğrulttular. Yüzleri maskeliydi ama üniformalıydılar. İngilizce konuştular. Türk olduğumuzu söyledik. Türkçe konuşmamızı istediler. Bize yardım edeceklerini söylediler. Benim iki küçük çocuğu yanlarına aldılar, bir iki kişi de geçti. Sonra telsizle bir yerleri aradılar. Sonra telefonlarımızı, kimliklerimizi, üzerimizdeki parayı aldılar. Bir iki kişiyi dövdüler. Bizim botu biraz Türkiye sınırına yanaştırdılar.”

“BOTUMUZU BIÇAKLA KESİP BATIRDILAR”

Bıçakla kestiler. Bot o anda battı, boğazımıza kadar sudaydık hepimiz. Hemen çocukları kıyıya çektik. Benim ortanca çocuğu bulamadım, baktım botla aşağı doğru nehirde gidiyor, onu da çektik aldık. Orada sabah olmasını bekledik. Çocuklar donmak üzereydi. Sonra Türk askeri geldi. Herkes gözaltına alındı. Üç kadın tutuklandı.”

Eşi Hatice Soyer’in mahkemesinin Bitlis’te yerel mahkemede devam ettiğini ifade eden Soyer, “Eşime daha önce 6 yıl 3 ay ceza aldı. İstinaf bir yıl sonra kararı bozdu, yerel mahkemeye geri gönderdi. Yargılaması devam ediyor. Şu anda cezası yok. 26 Mayıs’ta Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi var. Edirne’deki hakim, bana ‘Seni tutuklayacağız’ dedi. Tamam takdir sizindir, dedim. Sonra vazgeçti herhalde. Sonra eşim girdi. Ona da ‘Sen hiç içeride kalmadığın için seni tutuklayacağız’ demiş.” diye konuştu.

DELİL, TERMAL OTELDE 2 GÜN KALMAK

Eşinin dosyasında Yargıtay’ın ‘suç’ saydığı ne Bank Asya hesabı ne ByLock programının olmadığını söyleyen Çetin Soyer, ev hanımı bir kadının hangi delillerle yargılandığını ise şöyle açıkladı:

“2010 yılında  kapatılan eğitim kurumlarında 5 ay sigortasının olması, biz daha evlenmeden önce ailesiyle birlikte Kızılcahamam’daki Asya Termal’de iki gün kalması. Bir de iki tanık var. Onlar da mahkemeye geldi, tanımadıklarını söyledi. Bir tanık eşimi bir kere görmüş, onu söyledi. Bu yüzden sıkıntı yaşıyoruz. Başka Bank Asya hesabı yok, ByLock yok.”

ALMAN, BELÇİKALI VE HOLLANDALI PARLAMENTERLERE MEKTUP

Çetin Soyer tüm bu yaşadıklarını Avrupalı parlamenterlere mektup yazarak anlattı. Belçikalı Maria Arena, Alman Erik Marquart, ve Hollandalı Tineke Strik’e ithafen yazılan mektup şöyle:

Sayın Parlamenter,
13 Mayıs Cuma günü sabaha karşı eşim ve üç çocuğumla birlikte iltica amacıyla Meriç nehrinden Yunanistan tarafına geçtik. Kıyıda, Yunan askerleri bizi agresif davranışlarla karşıladı. Biz 12 kişilik grup idik. Telefonlarımızı ve ceplerimizdeki paraları aldılar. Bizim 3 çocuğumuzu kendi botlarına alıp Türk tarafına bıraktılar. Kullandığımız botu patlatıp tüm yetişkinleri Meriç nehrine ittirdiler. Canımızı zor kurtardık ve Türk tarafında jandarmaya yakalandık. ‘Sen hiç hapis yatmamışsın’ diyerek eşimi tutukladılar.

Eşim ve emzirdiği 18 aylık oğlum Enes Edirne cezaevine kondu. Eşim Hatice Soyer, ev hanımı. Bir tanık ifadesi nedeniyle Gülen hareketine üyelikten 6 yıl 3 ay ceza aldı. Ben Fen bilgisi öğretmeniyim, bana da 7 yıl 6 ay ceza verdiler. Ben 37 ay hapiste kaldım. Halen haftada bir imza atıyorum.

Her ikimizin dosyası yüksek mahkemede. Onaylanırsa yeniden hapis yatacağım. Son yıllarda KHK ile işten atılan ve hapse konan on binlerce insan hakkında muhakkak bilginiz vardır. Adil olmayan yargı, toplumdan dışlanma, KHK’lılara yönelik nefret söylemi bizi nefessiz bıraktı. Hiç olmazsa özgür bir birey olmak için çıktığım yolculukta, onur kırıcı ve yasa dışı pushback (geri itme) olayına maruz kaldım. Bizimle aynı botta olan Türk vatandaşlarının hepsinin durumu aynı. Türk jandarması, Afgan ve Suriyeliler geri itildiğinde çay ve kahve ikram ediyor, biz geri itildiğimizde hapse gönderiyorlar.”

Hukuksuz KHK’ları iptal etmeyen AYM Başkanı Arslan: “OHAL KHK’larını denetliyoruz”

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar