Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

BM: Taliban ‘yargısız infazlar’ gerçekleştiriyor, bilgiler güvenilir kaynaklardan

Başkent Kabil’i ele geçirdikten sonra ‘genel af’ ilan ve intikam saldırıları olmayacağı garantisi veren Taliban’ın yargısız infazlar gerçekleştirdiği ortaya çıktı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, bilgilerin güvenilir kaynaklardan geldiğini açıkladı.

BOLD – Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban’ın yargısız infazlar yaptığına dair haberlerin ‘güvenilir’ kaynaklardan geldiğini söyledi.

Bachelet, BM’nin en üst düzey insan hakları organı olan 47 üyeli devlet konseyine yaptığı açıklamada, Afganistan’da kadınlara yönelik kısıtlamaların arttığına ve çocukların asker olarak kullanıldığına dair haberler de aldıklarını açıkladı.

Topluca infaz edilenler arasında sivillerin ve eski Afgan güvenlik görevlilerinin bulunduğu belirtiliyor.

Taliban, 15 Ağustos’ta Kabil’e girdikten sonra ‘genel af’ ilan etmiş ve intikam saldırıları olmayacağına dair garanti vermişti.

KADIN HAKLARI ‘KIRMIZI ÇİZGİMİZ’

Afganistan’da, yabancı ülke vatandaşların tahliyesine yönelik çalışmalar sürerken, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Afganistan gündemiyle Cenevre’de olağanüstü toplandı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Bachelet, toplantının açılış konuşmasında Taliban’ın kadın haklarına olan yaklaşımının ‘temel kırmızı çizgileri’ olacağını söyledi.

Bachelet, kadın ve kız çocukların ‘hareket özgürlüğüne, eğitim, ifade ve çalışma özgürlüğüne’ saygı duyulması çağrısında bulundu.

Afganistan’da kadın hakları aktivistleri, son 20 yılda kazanılan özgürlüklerin Taliban’ın dönüşüyle kaybedileceğinden kaygı duyuyor.

“TALİBAN’I İZLEMEK İÇİN BİR MEKANİZMA KURULMALI”

Bachelet, BM İnsan Hakları Ofisi’ne Taliban’ın kontrolündeki bölgelerdeki güvenilir kaynaklardan “yargısız infazlar, çocukların savaşçı olarak alınması, barışçıl protestolara olan baskılar ve kadınlara yönelik sınırlamalara” ilişkin bilgiler aktarıldığını belirtti.

“Kadınlar, gazeteciler ve yeni kuşak sivil toplum liderlerinin geleceğine dair korkuların” dile getirildiğini söyleyen Bachelet, BM toplantısında Afganistan’da Taliban’ın eylemlerini yakından takip etmek amacıyla bir mekanizma kurulmasını da önerdi.

KABİL HAVALİMANI KAPISINDA 4 AFGAN ASKER HAYATINI KAYBETTİ

Bu arada Hamid Karzai Uluslararası Havalimanı giriş kapısında Afganistanlı bir askerin havaya ateş açması üzerine yabancı güvenlik güçlerinin karşılık vermesiyle yaşanan kargaşada 4 Afgan askeri hayatını kaybetti, 3 asker yaralandı.

İddiaya göre, Afganistan özel kuvvetlerinden bir asker, havalimanı önündeki bir araç içinde arkadaşının cesedini buldu. Sinir krizi geçiren Afgan askerinin havaya ateş açması üzerine bölgede nöbet tutan uluslararası güçler, kendilerine saldırı olduğunu düşünerek karşılık verdi. Çıkan kargaşada 4 Afgan askeri hayatını kaybetti, 3 Afgan askeri yaralandı.

Erdoğan ve Miçotakis, Afganistan’dan göçü görüştü: Sınırlandırılması ortak çıkarımız

Analiz

Rusya-Ukrayna sınırında eller tetikte: Savaş kaçınılmaz mı?

ABD ve Rusya dışişleri bakanları bugün Cenevre’de görüştü. Ancak her iki diplomat da krizin hızlı çözümü için umutlu konuşmadı. Ukrayna krizi savaş çıkmadan çözülür mü? Rusya ne istiyor? Batı, Rusya’yı vazgeçirebilecek mi?

BOLD – Soğuk Savaş’ın bitiminden sonra NATO’ya birçok eski doğu bloku ülkesi ile eski Sovyet cumhuriyetlerini kaptıran ve çevresi NATO üyeleri ile sarılan Rusya, askeri gücünü kullanarak Ukrayna üzerinden batıyı sıkıştırıyor. Rusya ile sıcak bir temasa girmekten çekinen ABD ve Avrupa ülkeleri ise ekonomik yaptırımlarla Rusya’yı Ukrayna’ya karşı bir askeri harekata girişmekten vazgeçirmeye çalışıyor.

Rusya’nın askeri yığınak yaptığı Ukrayna sınırındaki gerilimi çözmek için ABD ve Rusya arasındaki diplomasi trafiği, bugün dışişleri bakanları Antony Blinken ve Sergey Lavrov arasındaki görüşmeyle devam etti. Cenevre’deki bir otelde, bir masada karşılıklı oturan ve görüşmeleri öncesi kameralara poz veren ikili, bu görüşmenin kritik bir sonuç doğuracağı konusunda hiç de umutlu konuşmadı.

Rusya daha önce defalarca komşusu Ukrayna’yı işgal etme planı olmadığını duyurmuştu. Ancak üst düzey ABD’li yetkililer, Moskova’nın ”her an” saldırıya geçebileceğini savunuyor.

RUSYA UKRAYNA SINIRINA 100 BİNDE FAZLA ASKER YIĞDI

NATO ve Avrupa ülkelerinin 2021 yılı sonlarında sınıra 100 bin askeri yığmakla suçladığı ve ‘her an bir işgal hareketine hazır olduğunu’ belirttiği Rusya, bir yandan Ukrayna etrafında tatbikatları ve askeri hareketliliği sürdürürken bir yandan da iddiaları yalanlıyor.

‘Kış aylarındaki olağan tatbikatları yürüttüğünü’ savunan Moskova, Ukrayna’yı işgal etme niyeti olduğuna yönelik iddiaları ise reddediyor.

ABD Başkanı Joe Biden, Çarşamba akşamı düzenlediği basın toplantısında “Rusya’nın Ukrayna’ya ilerleyeceğini ve küçük bir alanı işgal edeceğini düşündüğünü” söylemişti.

ABD Başkanı Joe Biden da ‘sınırı geçecek herhangi bir Rus birliğin’ işgal anlamına geleceğini söyledi ve bunun büyük ekonomik karşılıkları olacağını savundu.

BATI, ORTAK TUTUM BELİRLEMEYE ÇALIŞIYOR

ABD başta olmak üzere NATO ülkeler de diplomatik görüşmeler sürerken bir yandan da olası bir işgale hazırlık için Ukrayna çevresinde askeri varlığını, füzeler ve ağır silahlarla kuvvetlendiriyor.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Çarşamba günü gittiği Ukrayna’daki temaslarının ardından dün Berlin’de Fransa, Almanya ve İngiltere dışişleri bakanlarıyla bir araya geldi.

Alman Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ile ortak basın toplantısı düzenleyen Blinken, ABD ve Avrupalı müttefiklerinin Rusya’ya karşı birleşik bir cephe oluşturacaklarını söyledi:

“Eğer birliklerini Ukrayna sınırından içeri sokarsa Moskova, çok hızlı ve sert bir ortak yanıt görecek. Buna ek olarak, Washington ve müttefikleri yaptırımlar konusunda da koordine olarak birlikte adım atacak.”

Amerikan Wall Street Journal gazetesi, Blinken’dan bir hafta önce de Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Direktörü Bill Burns’ün Avrupa’da olduğunu ve ortak yanıt için Avrupa’daki istihbarat örgütlerinden temsilcilerle görüştüğünü yazdı.

ABD’den gelen açıklamalar, Rusya’nın işgaline karşı verilecek tepkilerin geniş çaplı yaptırımlar olacağını gösteriyor.

İNGİLTERE’DEN RUSYA’YA ASKERİ DESTEK

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, geçtiğimiz hafta Rusya’ya karşı savunmasını güçlendirmesi için Ukrayna’ya kısa menzilli tanksavar füze gönderileceğini açıklamıştı. Wallace, küçük bir grup İngiliz askerinin de Ukrayna’ya eğitim vermeleri amacıyla gönderileceğini duyurdu.

2015’ten beri onlarca İngiliz birliği, askerlerin eğitimlerinin sağlanması için Ukrayna’ya gönderildi. Aynı zamanda İngiltere, 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesinin ardından Ukrayna’nın donanmasını güçlendirmeye söz vermişti.

RUSYA NE İSTİYOR?

Rusya, Ukrayna sınırına işgal amaçlı bir yığınak yaptığı iddialarını reddediyor. Gerilimi NATO üyesi ülkelerin artırdığını ve NATO’nun doğu sınırlarının daha fazla genişlememesi talebinde bulunduklarını belirtiyor. 2014’teki çatışmaların ardından ateşkes anlaşmalarına uyulması çağrısı yapan Moskova, bir dizi talebi NATO ve ABD’ye iletmiş ve yazılı yanıt istediğini açıklamıştı. Şu ana kadar Moskova’ya resmi bir cevap iletilmedi ancak taleplerin batı tarafından kabul edilmesi beklenmiyor.

Moskova, NATO’nun doğuya doğru daha da genişlememesi talebinde bulunuyor, Ukrayna’nın NATO’ya katılmayacağının yazılı olarak garanti altına alınmasını istiyor.

Rusya, NATO’dan, Ukrayna ile diğer eski SSCB ülkelerinin üyelik taleplerini reddetmesi ve Orta ve Doğu Avrupa’daki askeri varlıklarını geri çekmesini de içeren bir taslak güvenlik talepleri yayınladı.

Moskova’nın muhataplarına sunduğu belgede ayrıca, ABD ve Rus savaş gemileri ile savaş uçaklarının birbirlerinin topraklarına saldırabilecekleri bölgelere gönderilmesinin yasaklanmasını ve Rusya sınırına yakın noktalardaki ittifak tatbikatlarının sonlandırılmasını da içeriyor.

ERDOĞAN, UKRAYNA’YA GİDECEK

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Rusya ve Ukrayna arasında arabuluculuk yapmak istediğini ifade ediyor.

Erdoğan’ın bı kapsamda Şubat ayı başında Ukrayna’ya giderek Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelensky ile bir araya geleceği belirtildi.

Türkiye’nin arabuluculuğuna Ukrayna’nın olumlu yaklatığı biliniyor. Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov da sorunun çözümüne yardımcı olabilecek herhangi bir ülkenin çabalarını memnuniyetle karşılayacaklarını söyledi.

Miçotakis: Artık Akdeniz’deki en güçlü hava kuvvetlerinden birine sahibiz

Okumaya devam et

Analiz

Miçotakis: Artık Akdeniz’deki en güçlü hava kuvvetlerinden birine sahibiz

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Fransa’dan alınan yeni Rafale savaş jetlerinin gelmesiyle ülkenin caydırıcı günün arttığını savundu. Miçotakis, “Yeni savaş uçakları bizim hava kuvvetlerimizi Avrupa ve Akdeniz’in en güçlülerinden yaptı” dedi. Peki, Ege’de denge gerçekten Atina’nın lehine mi değişiyor?

BOLD –  Yunanistan’ın Fransa’dan sipariş ettiği Rafale tipi savaş uçaklarının ilk teslimatı yapıldı. Atina’nın toplam 24 adet temin etmesi planlanan Rafale tipi Fransız savaş uçaklarının ilk 6’sı, Atina’nın kuzeyindeki Tanagra Hava Üssü’ne iniş yaptı.

İniş sırasında düzenlenen törende Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis de hazır bulundu. İlk teslimatın siparişten 16 ay sonra yapıldığına dikkati çeken Miçotakis, 6 uçaklık ikinci teslimatın 2022 içinde ve diğer teslimatların da 2023 ve sonrasında yapılacağını belirtti.

“YUNANİSTAN’IN CAYDIRICI GÜCÜNÜ ARTTIRIYOR”

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Fransa’dan alınan 24 yeni Rafale savaş jetinin gelmesiyle ülkenin caydırıcı günün arttığını ifade etti. Miçotakis, “Yeni savaş uçakları bizim hava kuvvetlerimizi Avrupa ve Akdeniz’in en güçlülerinden yaptı” dedi.

2.3 MİLYAR EUROLUK ANLAŞMA

Yunanistan’la Türkiye arasında 2020 yazında yaşanan Doğu Akdeniz krizinin ardından Atina, Fransa’dan, 12’si kullanılmış 18 Rafale savaş uçağı almaya karar vermişti.

Ocak 2021’imzalanan anlaşmanın değerinin 2.3 milyar euro olduğu belirtilmişti. Yunanistan, bu uçaklardan ilkini geçen yıl Temmuz ayında devralmıştı. Dassault Havacılık, uçakların teslimatını 2023 Eylül’e kadar bitirecek.

Anlaşma, Rafale savaş uçaklarında kullanılan yüksek teknoloji ürünü füzelerin satışını da kapsıyor ve Fransa Atina’ya Rafale uçaklarıyla uyumlu havadan havaya Meteor füze sistemleri de teslim edecek.

15 TEMMUZ SONRASI S-400 KARARI PLANLARI ALT ÜST ETTİ

Yunanistan 2008 yılında yaşadığı ekonomik kriz nedeniyle savunma harcamalarında kesintiye gitti, hava ve deniz kuvvetleri için planlı olan silah, gemi ve uçak alımları ile modernizasyon projelerini askıya aldı.

Türkiye ise, Yunanistan’ın tersine Avrupa’yı o dönem sarsan borç krizinden çok fazla etkilenmediği için, hava gücünü yeni bir seviyeye ulaştıracak, hava kuvvetlerini ağ merkezli harekât konseptine taşıyacak, milli savunma sanayiinin gelişmesine katkı sağlayacak, beşinci nesil uçak olan F-35 projesine dahil oldu. Planlamaya göre 30 senedir kullanımda olan F-16 ve F-4 uçaklarının, F-35 uçakları ile değiştirilmesi öngörülüyordu.

Türk Hava Kuvvetleri tarafından alınması planlanan 116 adet F-35 uçağıyla Ege’de hava gücü dengesi açık ara Türkiye lehine değişecekken, 15 Temmuz sonrası Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri alımı kararı nedeniyle bu durum bir anda değişti.

ABD, Türkiye’yi F-35 savaş uçağı projesinden çıkarttı. Türkiye’nin ABD’den 116 adet F-35 savaş uçağı alımı planı da suya düştü.

SON 11 YILIN EN BÜYÜK SAVUNMA BÜTÇESİ

Türkiye’nin özellikle ABD ile yaşadığı gerilimi avantaja çeviren Atina yönetimi, hava gücünü güçlendirmek için bir dizi anlaşma imzaladı. Uzmanlara göre iki yıl içinde Ege’deki avantaj Yunanistan lehine dönmüş olacak.

Atina hükumeti, Ege’de ve Doğu Akdeniz’de Türkiye ile yaşadığı gerilim sonrası geçen yıl yaklaşık 8 milyar euro ile son 11 yılın en büyük savunma bütçesini açıkladı.

Atina yönetimi 2020 yılı Kasım ayında 24 adet F-35 savaş uçağı için ABD’ye başvuru yaptı. Yine aynı dönemlerde Rafale alım talebini Fransa’ya iletti.

ABD’nin Atina Büyükelçisi Geoffrey R. Pyatt 30 Kasım’da yaptığı açıklamada Yunan Hava Kuvvetleri’nin filosuna F-35’leri katma konusundaki ilgisinin “memnuniyetle karşılandığını” belirtti.

Yunan basınına göre ABD, F-35’lerin satışı konusunda Yunanistan’a olumlu yanıt verdi.

RAFALE UÇAKLARI METEOR FÜZELERİ FIRLATABİLİYOR

Fransız Rafale B savaş uçağı

F-16 savaş uçakları uluslararası havacılık sanayiinde 4. nesil savaş uçağı olarak kabul ediliyor. F-35 savaş uçakları ise 5. nesil olarak biliniyor.

Fransız Dassault Havacılık’ın ürettiği Rafale savaş uçakları ise 4.5 nesil kabul ediliyor ve F-16’lara göre bazı üstün özelliklere sahip.

Rafale savaş uçakları, hava üstünlüğünü sağlamak için gelişmiş elektronik harp sistemlerine, radarlara, kızılötesi-elektro optik sensörlere ve yüksek manevra kabiliyeti ile silah taşıma kapasitesine sahip. Bu uçaklar, Scalp seyir füzeleri, EXOCET AM-39 havadan satha (gemilere karşı) güdümlü mermiler ile 100 km menzile sahip ağ yeteneği olan Meteor füzeleri taşıyabiliyor. Gelişmiş aktif radar arayıcısına sahip olan Meteor füzeleri her türlü meteorolojik koşullar altında, süratli, manevra kabiliyeti yüksek uçaklara, insansız hava araçlarına ve seyir füzelerine karşı kullanılıyor.

Yunanistan hava kuvvetleri Rafale uçakları ile ağ merkezli harekât yeteneği kazanacak. Rafale savaş uçağı pilotları, Link-16 veri aktarım sisteminden gelen hedeflere karşı uzak mesafeden Meteor füzelerini kullanabilecek, hedef güncellemesi yapabilecek.

HAVADA MEVCUT DENGE

F-16 savaş uçakları Ege’de her iki ülkenin hava gücünün omurgasını oluşturuyor.

Yunanistan hava kuvvetleri envanterinde 170 adet F-16 savaş uçağı bulunuyor. 1989-2010 yılları arasında 4 fazda yapılan tedarik planına göre; Yunanistan Hava Kuvvetlerinde bulunan F-16’ların sayı ve modelleri şu şekilde;

34 F-16C,
16 F-16D(Blok 30),
32 F 16 C, 8 F16D (Blok 50),
40 F-16C,
20 F-16D (Blok 52),
20 F-16C,
10 F-16D (Blok 52+)

Yunanistan Hava Kuvvetleri envanterinde F-16 uçaklarına ilave olarak 40 adet Fransız üretimi Mirage-2000EG ve Mirage 2000-5/MK-II uçakları bulunuyor.

Türk Hava Kuvvetleri envanterinde toplam 270 F-16 uçağı bulunuyor. Türkiye’nin F-16 tedarik süreci de Yunanistan ile benzer şekilde 4 safhada gerçekleşti. Ufak silah sistem farklıklarına rağmen her iki ülke hava kuvvetleri benzer F-16 filolarına sahip.

Ancak Yunanistan Hava Kuvvetleri 84 F-16 uçağını, bu serinin en gelişmiş versiyonu olan F-16V Blok-70 modernizasyonuna tabi tutulacak.

Washington’un Nisan ayında yürürlüğe soktuğu CAATSA yaptırımları çerçevesinde ABD Türkiye’ye yeni silah satışlarını ve teknoloji transferini durdurdu. İki ülke arasındaki askeri iş birliği neredeyse durma noktasına geldi.

Bu durum da Türkiye ile Yunanistan hava gücünün bel kemiğini oluşturan F-16’ları yakından ilgilendiriyor.

CAATSA yaptırımları nedeniyle Türkiye’nin F-16’larını modernize edebilmesi yakın dönemde mümkün görünmüyor. Modernizasyonun İsrail’de yapılabilmesi için Türkiye ile İsrail arasında gizli diplomasi yürütüldüğü de kulislere sızmış durumda.

Yunanistan hava kuvvetlerinin havada yakıt ikmali yapacak uçağı olmadığı için Türk F-16’larının harekât yarıçapları ve serbestileri daha fazla. Türk F-16’larından milli imkanlarla geliştirilen SOM seyir füzesi atılabiliyor. Türk Hava Kuvvetleri envanterinde suüstü gemilerine karşı kullanılan havadan satha güdümlü mermi (ASM) bulunmazken, Yunan Mirage uçakları suüstü gemilerine karşı etkili olan EXOCET AM-39 güdümlü mermisi taşıyabiliyor.

ABD, F-35 YERİNE F-16 TEKLİF ETTİ

F-35 savaş uçaklarından olan Türkiye, geçtiğimiz yıl hava kuvvetlerinin açığını kapatmak için yeni arayışlara girmişti.  ABD yönetimi de Türkiye’ye parasını verdiği F-35 savaş uçakları yerine, daha düşük model olan F-16 savaş jetlerini almasını önermişti.

ABD’den yeni F-16 alımını görüşmek üzere Türk ve Amerikalı yetkililer Kasım ayında Washington’da görüşmeler gerçekleştirdi.

Ancak Biden yönetiminin süreci zamana yayabileceği ifade ediliyor.

DASSAULT HAVACILIK VE RAFALE SAVAÇ UÇAKLARI

Dassault Havacılık, Yunan Hava Kuvvetleri’ne 1974’te Mirage F1, 1985’te Mirage 2000 ve 2000’de Mirage 2000-5 satmıştı.

Yunanistan’dan sonra Balkan ülkesi Hırvatistan Rafale jetlerinden 12 adet, Mısır ise 30 adet sipariş vermişti. Katar ve Hindistan da Rafale jetleri için Fransa ile anlaşan diğer ülkeler arasında yer alıyor.

Fransa şimdiye kadar Rafale jetlerinden 152 adet üretti. Dassault Havacılık söz konusu jetlerin üretimi akabinde satışların yavaş gittiğini söylese de bu gelişmiş araçların 114 tanesi yurt dışına satıldı.

Rafale jetleri 2007’de Afganistan, daha sonra Libya, Orta Afrika’daki Sahel Bölgesi ve Orta Doğu’da kullanılmış ve sıcak savaşta büyük başarı sağlamıştı.

Türkiye-İsrail yakınlaşıyor: Dışişleri bakanları 13 yıl sonra ilk defa telefonda görüştü

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye-İsrail yakınlaşıyor: Dışişleri bakanları 13 yıl sonra ilk defa telefonda görüştü

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsrailli mevkidaşı Yair Lapid ile telefonda görüştü. 13 yıl sonra iki ülke dışişleri bakanları arasında gerçekleşen ilk görüşme, İsrail bası tarafından iki ülke arasında eriyen buzlara dair bir işaret olarak yorumlandı.

BOLD – Ortadoğu politikasında keskin dönüşler yapan AKP hükumeti, İsrail’le üst düzey temaslara başladı. Bir süredir Türk-İsrail istihbarat teşkilatları arasındaki görüşmeler sonuç verdi ve iki ülke dışişleri bakanları 13 yıl sonra ilk kez telefonda görüştü.

Anadolu Ajansı’na bilgi veren Dışişleri yetkilileri, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid arasında bir telefon görüşmesinin gerçekleştiğini açıkladı. İsrail basını da telefon görüşmesine büyük bir yer ayırdı.

Dış politikada yalnızlığa gömülen ve ekonomik sorunlarla boğuşan AKP’ yönetimi, 2010’lu yılların başından beri izlediği Ortadoğu politikasından geçen yıl vazgeçmiş ve kavgalı olduğu BAE, Mısır ve Suudi Arabistan’a ‘zeytin dalı’ uzatmıştı.

EN SON GÖRÜŞME 2008’DE GERÇEKLEŞTİ

The Times of Israel, bilindiği kadarıyla 13 yıl sonra ilk defa iki ülkenin dışişleri bakanının telefonda görüştüğünü aktardı.

Haaretz gazetesi de Lapid’in yıllar sonra ilk defa Çavuşoğlu’ndan bir telefon aldığını aktardı. Gazete bu görüşmenin iki ülke arasında eriyen buzlara dair bir başka işaret olduğunu aktardı.

Kayda geçtiği kadarıyla iki ülkenin dışişleri bakanları arasında en son telefon görüşmesi 2008 yılında gerçekleşmişti.

ERDOĞAN, YENİ İSRAİL CUMHURBAŞKANI İLE 7 AYDA 3 KEZ GÖRÜŞTÜ

Bu haftanın başında AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’la yapmakta olduğumuz görüşmeler var. Belki Sayın Herzog’un Türkiye’ye ziyareti olabilir” demişti.

Erdoğan, geçen yıl Temmuz ayında göreve gelen İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ile 7 ayda üç defa telefonda konuştu.

GÖRÜNÜŞTEKİ KAVGAYA RAĞMEN TİCARET İLERLEDİ

Erdoğan, Aralık ayında özel uçakla Ankara’ya getirttiği ve sarayda ağırladığı Türk Yahudi Toplumu ve İslam Ülkeleri Hahamlar İttifakı üyelerine hitabında şu sözleri sarf etmişti:

“Filistin konusundaki görüş ayrılıklarımıza rağmen İsrail’le ekonomi, ticaret ve Turizm alanındaki ilişkilerimiz, kendi mecrasında ilerlemektedir. İsrail’in barış çabaları bağlamında samimi ve yapıcı bir tutum sergilemesi, hiç kuşkusuz normalleşme sürecine katkıda bulunacaktır.”

BÜYÜKELÇİLER HENÜZ DÖNMEDİ

2010’da yaşanan Mavi Marmara olayından sonra iki ülke büyükelçilerini karşılıklı çekmişti. 2016’da ilişkileri normalleştirecek adımlar atılmış ve karşılıklı büyükelçiler atanmıştı.

Ancak 2018’de Türkiye, İsrail’in ABD’nin Kudüs’te büyükelçilik açmasını protesto eden Filistinlilere karşı ateş açarak 60 kişinin ölümüne yol açması nedeniyle büyükelçisini istişareler için geri çağırmış ve İsrail’den benzer bir adım atmasını istemişti.

Büyükelçiler bir daha Tel Aviv ve Ankara’ya geri dönmediği için o tarihten bu yana iki ülkedeki en üst düzey yetkili ‘de facto’ olarak maslahatgüzarlar oldu.

Erdoğan 2020 Aralık ayında yaptığı açıklamada, “Gönül arzu eder ki İsrail’le münasebetlerimizi daha iyi noktaya taşıyalım. İsrail ile istihbari noktada münasebetlerimiz zaten kesilmiş değil, devam ediyor” ifadelerini kullanmıştı.

Beni İsrailli doktorlara emanet ediniz! Erdoğan kalp sorunu mu yaşıyor?

Okumaya devam et

Popular

Shares