Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Almanya’dan kabul alan Türk doktorun sevinci: Bana değil hekimlere şiddet uygulayanlara kızın

Türkiye’de gençlerin olmak istedikleri mesleklerin başında hekimlik geliyor. Türkiye’de üniversiteyi bitirip hekim olduktan sonra Almanya’da kariyerine devam eden bir Türk hekimin denklik belgesini alması üzerine yaşadığı sevinç gündem oldu. Cemal isimli doktor, ” İnsanlar tarihte her zaman şartların kötü olduğu yerlerden şartların daha iyi olduğu yerlere göçmüştür” dedi. 

BOLD – Türkiye’de en çok olma istenen meslek tıp doktorluğu. Türkiye’de eğitimini tamamlayıp doktor olan bir Türk vatandaşının Almanya’dan kabul aldıktan sonraki sevinci gündem oldu. Eleştirilen Türk doktor, “Sevincim ise az bile” dedi.

VİDEODA ÇILGINCA SEVİNEN ARKADAŞ BENİM

“Dr. Cemal – Almanyada Bir Doktor” Youtube kanalında paylaşımlar yapan Türk hekim, Almanya’dan kabul aldığı ile ilgili video paylaştı. Söz konusu doktor, görüntülerinin sosyal medyada tartışmalara neden olmasının ardından yaptığı açıklamada, “Videodaki çılgınca sevinen arkadaş benim. Öncelikle gelen tebrikler için çok teşekkür ediyorum ve gelen negatif yorumları da verdiğim emekleri görmediğiniz için anlayışla karşılıyorum. Yaklaşık 3 yıldır Almanya’da yaşıyorum ve 1 yıldır da hekim olarak çalışıyorum. Video da gördüğünüz evrak ise bana Almanya’dan mezun bir hekim ile aynı hakları sağlayan ‘approbation’ belgesi. Yani bunca zaman verdiğim emeklerim ve gösterdiğim sabrın sonucu. Sevincim ise az bile” dedi.

BİRÇOK MESLEKTAŞIM DA AYNI HİSSİYATA SAHİP

Yurtdışı kariyer planı yapan birçok meslektaşının da kendisiyle aynı hissiyatlara sahip olduğuna belirten Dr. Cemal, “Bizler doğup büyüdüğümüz topraklardan güle oynaya ayrılmıyoruz ve hemen hepimiz şartlar uygun olduğu an geri dönmenin hayali ile yaşıyoruz. Bizler haklı olarak her gün yeni bir ‘hekime şiddet’ haberi ile uyanmaktan yorulduk. Lütfen gidişimizin altında yatan asıl sebepleri bilmeden günahımızı almayın. İnsanlar tarihte her zaman şartların kötü olduğu yerlerden şartların daha iyi olduğu yerlere göçmüştür. Bu durum da daha farklı değildir. Göçmemizden rahatsız olan arkadaşlar bizlere değil de hekimlere şiddet uygulayan insanlara kızmaya başladıkları gün zaten bu mesele rafa kalkacaktır diye düşünüyorum” dedi.

GENÇLERİN EN ÇOK OLMAK İSTEDİKLERİ MESLEK DOKTORLUK

Toplumsal Yapı Araştırma Programı’ndan yapılan açıklamaya göre, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lütfi Sunar’ın yürüttüğü Türkiye’de Çalışma Hayatı ve Meslekler Araştırması tamamlandı. Türkiye’de Çalışma Hayatı ve Meslekler Araştırması’na göre mesleki itibar sıralamasında ilk 10 meslek sırasıyla tıp doktorluğu, hakimlik, üniversite profesörlüğü, pilotluk, büyükelçilik, valilik, diş hekimliği, yüzbaşılık, generallik ve avukatlık şeklinde gerçekleşti. En çok yapılmak istenen meslekler listesinde erkekler tıp doktorluğunu, kadınlar öğretmenliği birinci sıraya yerleştirdi.

DÜNYA BİZİ KISKANIYOR

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, konuşmalarında başta Almanya olmak üzere,  Avrupa ülkeleri ve dünyanın Türkiye’yi kıskandığına vurgu yapıyor. Erdoğan son olarak mayıs ayında ‘Kütüphane Söyleşileri’nin ikincisinde gençlerle bir araya geldiği toplantıda “Şu anda dünya bizi kıskanıyor. Kıskanmakta da haklılar, varsın kıskansınlar. Güney Kıbrıs niye rahatsız? Çünkü gemilerimiz orada” açıklaması yapmıştı.

ALMAN BÜYÜKELÇİ: KISKANMA YOK

“Almanya Türkiye’yi kıskanıyor mu?” sorusu geçen Nisan ayında Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Jürgen Schulz’a soruldu. Büyükelçi Schulz, soruya “Bence ‘kıskançlık’ doğru kelime değil. Almanya’nın Türkiye’yi kıskandığını zannetmiyorum. Almanya da zaten Türkiye gibi büyük bir ülke. Güçlü, başarılı ve çeşitlilik dolu bir ülke. Fakat Almanya’da birçok insanın Türkiye’ye çok değer verdiği doğrudur. Normal dönemlerde, yani pandemiden önce, örneğin 2019 yılında 5 milyon Alman’ın Türkiye’yi ziyarete gelmesi bunun göstergesi” yanıtını verdi.

7,5 aylık hamile kadını cezaevinde tutan zihniyetin Taliban’dan ne farkı var?

Gündem

Yolsuzluk-torpil-kadrolaşma skandalı patlak veren TÜGVA’dan cami içinde basın açıklaması

TÜGVA dosyasıyla dikkatleri üzerine çeken gazeteci Metin Cihan, TÜGVA’daki kadrolaşma ve yolsuzluk işleyişini anlattı. İddialara cevap için toplanan TÜGVA’lılar cami içinde basın açıklaması yaptı.

BOLD – Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kontrolünde olan Türkiye Gençlik Vakfı’ndan (TÜGVA) çıkan kadrolaşma ve yolsuzluk belgeleri bir süredir gündemin en önemli konusu.

Eski yöneticilerinin gazeteci Metin Cihan’a gönderdiği belgelerde, vakfın MİT, TSK, Emniyet ve devlettin diğer önemli kurumlarında kadrolaştığı ortaya çıktı.

Belgeleri önce yalanlayan vakfın başkanı Enes Eminoğlu, eski yöneticilerin belgeleri doğrulaması üzerine ‘sızdırılmış’ dedi.

TÜGVA dosyasıyla son günlerin en çok konuşulan gazetecisi Metin Cihan Artı TV’de gazeteci Erk Acarer’e konuk oldu.

TÜGVA’daki işleyişi anlatan Cihan, “TÜGVA’nın bütün yöneticileri bir belediyede ya da bir kamu kuruluşunda işe gitmeden para alacağı şekilde yerleştirilmiş durumda. Hepsinin bilgisi geliyor!” dedi.

CAMİDE AÇIKLAMA

Cihan’a yanıt camide toplanan TÜGVA üyelerinden geldi. TÜGVA Hakkari İl Temsilciliği’nin sosyal medya hesabından yapılan bir paylaşım tepki çekti. Paylaşımda, TÜGVA üyelerinin cami içinde basın açıklaması yaptığı görülüyor.

Paylaşımda ise şu ifadeler kullanıldı:

“Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz
Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,
Meğer ki harbe giden son nefer şehit olsun.
Şu karşımızdaki mahşer kudursa çıldırsa,
Denizler ordu bulutlar donanma yağdırsa…”

Çöpçüler Kralı Erdoğan: Çöpteki ranta kadar düştü!

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Oğlum annesinin yanından ayrılınca bir hafta konuşmadı”

Tutuklu anaokulu öğretmeni Elif Yalçın’ın 22 aylık oğlu Salih Enes, 5 aydır annesiz. Eşi hapse girince çok zorlandıklarını söyleyen Ahmet Yalçın, “Oğlum annesinden ayrılınca eve gelene kadar yolda hiç konuşmuyordu. Bir hafta sonra kendine geliyordu. Etkilenmesin diye uğraşıyoruz ama anne gibi olmuyor.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Küçük bebekleri olduğu halde tutuklanan annelerin ve çocukların maruz kaldığı hak ihlalleri her gün artıyor. Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan anaokulu öğretmeni Elif Yalçın, cezası Yargıtay tarafından onaylandığı için 5 Mayıs 2021’de tutuklanıp Gebze Kadın Kapalı Cezaevine gönderildi. Bank Asya hesabı ve ByLock kullandığı iddiasıyla hapse konulan Elif Yalçın’ın 22 aylık oğlu Salih Enes, 5 aydır annesinden ayrı.

“ANNE SÜTÜ VE EK GIDAYLA BESLENİYOR”

Bold Medya’ya konuşan Ahmet Yalçın, “Eşimi almaya gelmeden önce aradılar. ‘Koronavirüs filyasyon ekibindeniz’ dediler. Oysa biz evdeydik, bir yere gittiğimiz yoktu. Oğlum anne sütü ve ek gıdayla besleniyor. İlk zamanlar oğlumu yanına götürdük. Bir ay yanında kaldı. Cezaevinin şartları çok zor. Eşim oğlumuzdan ayrılmaya dayanamadı ama kendi nefsim için bunu yapamam deyip mecburen bize verdi. Salih Enes normalde uysal bir çocuktu. Şimdi hırçınlaştı.” dedi.

İlk dönemler çok zorlandıklarını belirten Yalçın, “Enes’i annesinin yanından alıyorduk. Gebze’den eve gelene kadar yolda hiç konuşmuyordu. Bir hafta sonra kendine geliyordu. Etkilenmesin diye biz ilgileniyoruz ama anne gibi olmuyor, içimiz parçalanıyor.” ifadelerini kullandı.

10 KİŞİLİK KOĞUŞTA 23 KİŞİ KALIYOR

Elif Yalçın, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu‘na geçtiğimiz günlerde mektup yazarak cezaevi koşullarını ve tutuksuz yargılanma talebini dile getirmişti: “20 aylık bebekli emziren mahpusum. 10 kişilik yerde 23 kişi kalınca sürekli yanımda kalamıyor. Yanıma alınca da oyun alanı bulamıyor. Bebeğim yemekteyken bir köfte daha istedi. Yoktu. Birlikte ağladık. Ev hapsi bile olsa tutukluluğum bitmeli.” demişti.

“SUÇ İŞLEMESELERDİ DİYENLERİ ANLAMIYORUM”

Kendisi de 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan ve dosyası Yargıtay’da bulunan Ahmet Yalçın, yetkililere ve kendilerine “terörist” muamelesi yapanlara seslendi: “Suç işlemeselerdi diyenleri anlamıyorum. Dosyalarda suç yok. Hırsızlık, gasp, adam öldürme, yolsuzluk, ihaleye fesat… Hiçbiri yok. Olan varsa yargılansın ama dosyalarda yok bunlar. Bunlar şucu, delil bu. O yüzden bunlar terörist deniliyor özetle. Hak mı bu?

“BİZE TERÖRİST DİYENLER GELSİN EVİMİZE MİSAFİR OLSUN”

Terörist olup olmadığını merak ettiğiniz insanlarla vakit geçirin, evine misafir olun, sohbet edin. Ettiğiniz laflardan utanacaksınız garanti veriyorum. Oğlum 1.5 yaşında annesiz kaldı. Eşim okul öncesi öğretmeni ve hiç devlet memuru olmadı benim gibi. Yazık günah değil mi bu çocuk 5 aydır annesiz? Elektronik kelepçe ile evde dursun çocuğuna baksın dedik onu da kabul etmediler.

“HER GÜN ANNESİNİN FOTOĞRAFINI ÖPÜYOR”

Ben yavruma her gün annesinin fotoğraflarını öptürüyorum unutmasın diye. İnsan insana bunu yapar mı? Merhametiniz varsa kendinizi sigaya çekip bir düşünün. Salih Enes gibi kaç çocuk çok daha kötülerini yaşıyor. Yetmedi mi bunlar?”

 

“20 aylık bebekli, emziren bir mahpusum”

Okumaya devam et

Gündem

Bugün Mevlid Kandili: Ümit Nağmeleri’nden özel klip

mevlid kandil

Ümit Nağmeleri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa(s.a.v) doğduğu gün olan Mevlid Kandili münasebetiyle özel ve nostaljik bir klip hazırladı. Rebiülevvel ayının 12’nci gecesi olan bu gece kutlanacak olan kandil münasebetiyle hazırlanan kilpte salavat-ı şerifeler ve dualar okunuyor.

BOLD – Arapçada doğmak ya da doğum zamanı manasına gelen mevlid, Peygamber Efendimiz’in (asm) doğum zamanına dendiği gibi; onu tasvir etmeye, anlatmaya çalışan manzum eserlerin adı olarak da biliniyor.

“Mevlid Kandili” ise, İslâmî gelenekte, Resûl-i Ekrem Nebiyyi Muhterem Efendimiz’in (asm) âlemi şereflendirdiği, nura gark ettiği gecenin kamerî sene-i devriyesi olarak kutlandığı gecenin adıdır.

Okumaya devam et

Popular

Shares