Connect with us

BOLD ÖZEL

Denetimli hakkı engellenen Hayri Özkul: “Ölümüm birilerinin içini soğutacaksa ben hazırım”

İki kez “iyi halli” raporu verilmesine rağmen denetimli serbestlik hakkı elinden alınan Hayri Özkul karara isyan etti. Bu hukuksuzluk karşısında zor günler geçiren Özkul, “Adeta hiçbir yaşam hakkı tanınmıyor. İçim çok acıyor. Ölümüm birilerinin içini soğutacaksa ben hazırım.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Hayri Özkul’un cezaevinde kalması gereken süre 13 Temmuz 2021’de bitti. Ancak Kocaeli T-1 Cezaevi İdari ve Gözlem ve Denetleme Kurulu, hala daha Özkul’u tahliye etmedi.

1 Ocak 2021’den uygulanmaya başlanan düzenlemeye göre, cezaevleri bünyesinde oluşturulan İdari ve Gözlem Kurulları, mahpuslar hakkında 6 ayda bir rapor hazırlıyor. “İyi halli” olduğu tespit edilen mahpuslara denetimli serbestlik hakkı veriliyor. Diğerlerine verilmiyor.

İKİ KEZ “İYİ HALLİ” RAPORU VERİLMESİNE RAĞMEN…

İnsan hakları savunucuları ve milletvekilleri, mahkemeler gibi tıpkı bir yargı kurumuna dönüşen bu kurulların, özellikle siyasi tutukluların özgürlüklerini elinden aldığını ve hak ihlaline sebep olduğunu birçok kez dile getirdi.

13 Temmuz 2021’de denetimli serbestlik hakkı kazanan, ancak iki aydır bu hakkından mahrum edilen Hayri Özkul, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup yazarak yardım istedi. Kocaeli T-1 Cezaevi İdari ve Gözlem ve Denetleme Kurulu’nun mayıs ve temmuz ayında hakkında iki kez ‘iyi halli’ kararı verdiğini söyleyen Özkul, aynı kurulun, tam tahliye olacağı gün fikir değiştirdiğini söyledi.

Kurul üyelerinin hiçbir kanun ve yönetmeliğe riayet etmediğini belirten Özkul, “57 aydır hiçbir disiplin suçum ve en ufak olumsuz bir davranışım olmamıştır. Adeta aynı suçtan ikinci kez ceza almama sebep olmuştur. Özgürlüğüm savcı beyin iki dudağı arasında.” dedi.

“BU KADAR ALENİ HUKUKSUZLUK NASIL YAPILABİLİYOR?”

6 koğuş arkadaşının ve yan koğuştan 13-14 kişinin de aynı durumda olduğunu ifade eden Özkul, “Ben artık gerçekten ne yapacağımı bilemiyorum. Yaşadıklarıma baktığımda bana adeta hiçbir yaşam hakkı tanınmıyor. İçim çok acıyor. Bu kadar aleni hukuksuzluk nasıl yapılabiliyor. Hiç aklım almıyor. Yazdığım hiçbir dilekçeme olumlu cevap gelmiyor. Ölümüm birilerinin içini soğutacaksa ben hazırım. En azından öyle olunca bir kez ölürüm. Yaşadıklarımla her gün ölüyorum.” ifadelerini kullandı.

“AKIL SAĞLIĞIMDAM ENDİŞE EDİYORUM”

3 çocuk babası olduğunu söyleyen Özkul, 18 aydır çocuklarını göremediğini, aile bütünlüğünü nasıl sağlayacağını bilmediğini de sözlerine ekledi. Özkul şöyle devam etti:

“Her şeye yeni bir başlangıç yapmak adına eşim ve ben ve tüm sevdiklerim şimdiye kadar sabırla 13 Temmuz’u bekliyorduk. Zaten bu tarihe kadar dayanma sınırının eşiğindeydik. Şimdiye kadar hep sabır ve dua ile bekledim. Hak etmediğim birçok muamele gördüm Ama şu yaşanan son olay tarifi imkansız bir şekilde canımı acıttı. Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım. Akıl sağlığımdan endişe ediyorum.

“HER GÜN ÖLÜP ÖLÜP DİRİLİYORUM”

İnsan hayatı bu kadar ucuz mu? Bana bu yaşadıklarım çok ağır geliyor. Artık kaldıramıyorum. Şahsıma verilen cezayı az buluyorlarsa yeniden yargılanma yapılsın. Eğer birileri benim mutsuzluğumdan mutlu oluyorlarsa, diyebilirim ki çok mutlu olsunlar. Çünkü ben çok mutsuzum. İçim acıyor. Her gün ölüp ölüp yeniden diriliyorum. Ama şunu da belirteyim ki çok şükür ki Rabbimin adaletine olan inancım sonsuz.”

Hayri Özkul, bu hukuksuzluğun ulusal ve uluslararası insan hakları kurumlarına duyurulması için adının zikredilmesinde bir çekincesi olmadığını da dile getirdi.

HAYRİ ÖZKUL’UN ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU’NA GÖNDERDİĞİ MEKTUP

Sayın Vekilim,

Öncelikle büyük geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Rabbim özgürlüğünüzde sevdiklerinizle birlikte hayırlı uzun ömürler nasip etsin. Rabbim işlerinizde muvaffakiyetler nasip etsin.

Size daha öncede mektup yazmıştım. Siz de incelik gösterip cevap yollamıştınız ayrıca eşimi de arayıp durumumuzla ilgilenmiştiniz. Aynı sıkıntılar maalesef devam etse de ilgilenmeniz yeter. Allah razı olsun. Günümüzde sıkıntılara çözümler maalesef kısıtlı oluyor. Ne diyeyim, Rabbim hakkımızda hayırlısını versin.

Bu geçici kabir hayatı olan zindanı maalesef sizde gördünüz. Rabbim, buralardan hayırlısıyla herkesi kurtarsın. Haksızlığa uğrayarak buralara düşmekten, hele ki Allah korusun hak ederek, Rabbim muhafaza buyursun. Buralarda geçen bir saniye bile çok zor. Bazı dönemlerde çok daha zor. Özellikle şu sıcaklıkların yaşandığı bu günlerde. Rabbim, ülkemizi de muhafaza eylesin. Bir yanda yangınlar, bir yanda seller…

Şu an için koğuşumuz 23 kişi. 57 aydır cezaevindeyim. 10 kişi olması gereken koğuşlarda ortalama 21 ile 28 kişi arası kaldık. Sıkıntılar, problemler her zaman oldu ve olmaya da devam ediyor. Her gün farklı bir hukuksuzlukla, kural, kanun tanımamazlıkla karşılaşıyoruz.

Ben konuyu çok dağıtmadan tek bir konuda yardımlarınızı istiyorum. Şuna tüm kalbimle inanıyorum ki elinizden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyorsunuz. Rabbim, kolaylıklar versin. Konu şöyle ki;

Ben 7.6 ceza almıştım. 2016 Kasım’dan beri cezamı çekiyorum. Hak ettim hak etmedim faslını geçeli çok uzun zaman oldu. Koşullu salıverilme tarihim: 13/07/2022. Benim suç gurubu Koşullu Salıverme tarihine bir yıldan az kaldığında Denetimli Serbestliğe ayrılabiliyor. Benim de Denetimli Serbestliği hak ettiğim tarih 13/07/2021’di. Ama maalesef hala buralardayım. Özgürlüğüm birazdan anlatacağım gibi adeta savcı beyin iki dudağı arasında. Benim geleceğim, aile bütünlüğüm v.s her şey maalesef bir kişinin karar vermesiyle alakalı.

Meseleyi uzatmadan en yalın haliyle ifade etmeye çalışacağım. İnşallah değerli vaktinizi almış olmam.

Bulunduğum kurumda İdare ve Gözlem Kurulu hakkımda 20/05/2021 tarihinde iyi halli olduğum yönünde karar veriyor. Aynı Kurul 12/07/2021 tarihinde terör örgütünden ayrıldığımı tasdikleyen Samimiyeti Tasdik Kararı veriyor. Yine aynı kurul bu iki olumlu kararın aksine 13/07/2021 tarihinde iyi halli olmadığım yönünde karar alarak Denetimli Serbestlikten faydalanmamı uygun görmemiştir. Bu 3 kararın fotokopisini de size yolluyorum. İnşallah elinize ulaşır.

13/07/2021 tarihinde Denetimli Serbestliğe ayrılmak talebiyle bulunduğum cezaevine 09/07/2021 tarihinde dilekçe ile başvurdum. 15/07/2021 tarihinde tarafıma tebliğ edilen evrakla Denetimli Serbestliğe ayrılma sürem 6 ay uzatılarak 13/01/2022 tarihine ertelenmiş. Kurulun bu kararı çelişkilerle doludur. Kurul üyeleri hiçbir kanun ve yönetmeliğe riayet etmemiştir. 57 aydır hiçbir disiplin suçum ve en ufak olumsuz bir davranışım olmamıştır. Zaten, yolladığım evrakları inceleme fırsatınız olursa kurulun Denetimli serbestliğe Ayırma Kararında gerekçe olarak kendisini mahkeme yerine koyarak yargılandığım mahkemedeki delilleri yeniden göstererek adeta aynı suçtan ikinci kez ceza almama sebep olmuştur. Bu konu ile ilgili verilen karara 26/07/2021 tarihinde İnfaz Hakimliğine itirazda bulundum. Bu itirazımı da size gönderiyorum.

Olayın kısaca özeti bu şekilde. Denetimli Serbestlikten yararlanma tarihim gelmesine rağmen hiçbir sebep olmadan keyfi olarak 6 ay uzatılmıştır. Koğuşumda benim durumumda olan 6 kişiyiz. Yanımızdaki 2 koğuşta da sayıyı tam olarak bilmemekle birlikte 13-15 kişi arası aynı durumdan muzdarip.

Aslında ben size İnfaz Hakimliği ve Ağır cezanın kararından sonra yazmayı düşünüyordum. Ama geçenlerde bir arkadaşın avukatı infaz hakimliğine gitmiş. İnfaz Hakimleri Adli tatil nedeniyle izne ayrılmış. Yerlerine bakan Hakim de galiba kararları erteliyormuş. Yani benim için önemli olan 1 dk. Karar vermesini beklediğimiz mercilerce hiç önemli değil.

Bu durumu 09/08/2021 tarihinde Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne de izah etmeye çalışıp hakkımda verilen bu uzatma kararının bozulmasını talep ettim. Ama umudun var mı diye soracak olursanız. Maalesef hiç yok.

Sayın Vekilim, ben artık gerçekten ne yapacağımı bilemiyorum. Yaşadıklarıma baktığımda bana adeta hiçbir yaşam hakkı tanınmıyor. İçim çok acıyor. Bu kadar aleni hukuksuzluk nasıl yapılabiliyor. Hiç aklım almıyor. Yazdığım hiçbir dilekçeme olumlu cevap gelmiyor. Ölümüm birilerinin içini soğutacaksa ben hazırım. En azından öyle olunca bir kez ölürüm. Yaşadıklarımla her gün ölüyorum. Ben bir babayım 3 çocuğum var. Ben nasıl aile bütünlüğümü sağlayacağım? Topluma nasıl kazandırılacağım. Çocuklarımla 18 ay önce görüştüm. Pandemi nedeniyle açık görüş yapılamadığından çocuklarımın kapalı görüşe de gelmesini de istemedim. Çocuklarımın en büyüğü 9 yaşında şimdiye kadar burada çalıştığımı biliyorlardı. Bazı şeyleri çocuklara anlatmak zor olduğundan şimdiye kadar hep geçiştirdik. Her şeye yeni bir başlangıç yapmak adına eşim ve ben ve tüm sevdiklerim şimdiye kadar sabırla 13 Temmuzu bekliyorduk. Zaten bu tarihe kadar dayanma sınırının eşiğindeydik. Şimdiye kadar hep sabır ve dua ile bekledim. Hak etmediğim birçok muamele gördüm Ama şu yaşanan son olay tarifi imkansız bir şekilde canımı acıttı. Hiç bu kadar çaresiz kalmamıştım. Akıl sağlığımdan endişe ediyorum.

Keşke bu yazdıklarımı ve çok daha fazlasını sizlere yüz yüze anlatabilseydim. Açıkçası bir yerlerden gelecek ufak bir ferahlamaya çok ihtiyacım var. Benim sizden istirhamım bu konuda yapabileceğim, müracaat edebileceğim, derdimi anlatıp çözüm bulabileceğim herhangi bir merci varsa bana bunları bildirmeniz. Ülkemizde ya da Uluslararasında ismimim kullanılmasında şahsıma yapılan bu hukuksuzluğun duyurulmasında hiçbir çekincem olmadığını da ayrıca belirtmek isterim.

Bulunduğum kurumda kurula da savcılığa da yazdım yüz yüze kendimi ifade etme talebimi. İnsan hayatı bu kadar ucuz mu? Bana bu yaşadıklarım çok ağır geliyor. Artık kaldıramıyorum. Şahsıma verilen cezayı az buluyorlarsa yeniden yargılanma yapılsın. Eğer birileri benim mutsuzluğumdan mutlu oluyorlarsa, diyebilirim ki çok mutlu olsunlar. Çünkü ben çok mutsuzum. İçim acıyor. Her gün ölüp ölüp yeniden diriliyorum. Ama şunu da belirteyim ki çok şükür ki Rabbimin adaletine olan inancım sonsuz. İyi ki ölüm var, ahiret var, cennet ve cehennem var. Rabbime havale ediyorum.

Bu arada bu uygulama Mart ayında başladı. Mart ayında ilk uzatılan arkadaşlar var koğuşumda. İnfaz hakimliğine yapılan itirazlarda infaz hakimliği genellikle itirazı haklı bularak bu 6 ay uzatmanın kişiyi 2. Kez cezalandırma olacağı şeklinde karar veriyor. Ancak Ağır Ceza savcının kararını onaylayarak 6 ay uzatıyor. İlk uzatılan arkadaşlar Anayasa Mahkemesine tedbirli müraacatta bulunmuşlardı. Geçen hafta bir arkadaşa Anayasadan cevap geldi. Dosyanın tedbirli olarak incelenmesine gerek görülmediği ve zamanı gelince inceleneceği yönünde.

Sayın Vekilim, vaktinizi aldıysam ve bazen duygularıma hakim olamadıysam özür dilerim. Hakkınızı helal edin. İçinde bulunduğum durumumu inşallah izah edebilişimdir. Daha önce de yazdığım gibi konuyla ilgili yapılacak bir şey varsa eğer sizlerden gelecek bir yönlendirmeyi merakla beklediğimi bilmenizi isterim.

Sizlere çokça selam ve dua ederim. Çalışmalarınızda muvaffakiyetler dilerim. Dualarınızı beklerim. Şimdiden her şey için çok teşekkür ederim. Sağlıklı, huzurlu, mutlu, ÖZGÜR, hayırlı günler dilerim. Allah’a emanet olunuz.

-3 sayfalık mektubumla birlikte yolladığım evraklar-

2 sayfa-1-20/05/2021 tarih ve 2021/5267 Karar Nolu Dönem Değerlendirme Kur. Kocaeli
1 sayfa-2-12/07/2021 tarih ve 2021/7167 Karar Nolu Samimiyet Tasdik Kararı
5 sayfa-3-13/07/2021 tarih ve 2021/7215 Karar Nolu Denetimli Serbestliğe Ayırma kararı
6 sayfa-4-27/07/2021 tarihindeki İnfaz Hakimliğine yaptığım itiraz.

Hayri Özkul

T-1 Kapalı C.İ.K

C-18 Koğuşu

“Cezaevleri mahkeme oldu, keyfi uygulamalarla özgürlükler kısıtlanıyor”

3 çocuk annesi Merve Hande Kayış: Karantina hücresinde insan aklını kaybedebilir

BOLD ÖZEL

Yeni gelişme: Karabük’te serbest bırakılan 9 kız öğrenciden 5’i tutuklandı

Karabük’te dün serbest bırakıp savcının itirazı üzerine tekrar gözaltına alınan 6 öğrenciden 5’i, savcının itirazı üzerine tekrar gözaltına alınıp tutuklandı.

BOLD ÖZEL – 12 Mayıs’tan itibaren Karabük Emniyeti’nde gözaltında olan 14 öğrenciden 9’u bu akşam üzeri bırakıldı. Üçü tutuklanıp Karabük T Tipi Cezaevine gönderildi.

Karabük Sulh Ceza Mahkemesi tarafından serbest bırakılan 9 öğrenci savcının itirazı üzerine tekrar gözaltına alındı. Dün akşam gözaltına alınan 6 öğrenci Karabük Emniyeti’ne götürüldü. Öğrencilerden 5’i bugün tutuklanıp Karabük T Tipi Cezaevine gönderildi.

Karabük Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, öğrencilerin üzerinden ve evlerinden çıkan telefon, bilgisayar, sim kartı, 125 dolar ve 25 euro’yu delil diye böyle sergiledi.

Karabük’te gözaltında tutulan 14 kız öğrenciden 3’ü tutuklandı: Cezaevine gitarımı ve flütümü gönderin

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Karabük’te gözaltında tutulan 14 kız öğrenciden 3’ü tutuklandı: Cezaevine gitarımı ve flütümü gönderin

Bir haftadır Karabük’te gözaltında tutulan 14 kişiden 3’ü tutuklandı. Hakim, savcının 9 öğrenci hakkında istediği tutuklama talebini reddetti. Hakkında tutuklama kararı verilen konservatuar öğrencisi B.N.A hapse girmeden önce son isteği, “Bana flütümü ve gitarımı gönderin” oldu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Karabük Emniyeti’nde 12 Mayıs’tan beri gözaltında tutulan 14 öğrenciden 3’ü bugün tutuklandı. Bir öğrenci savcılık tarafından adli kontrol şartı olmadan bırakılırken bir kişi de adli kontrolle serbest bırakıldı.

Savcı tarafından tutuklanma isteğiyle mahkemeye sevk edilen diğer 9 öğrenci haftada iki gün imza ve yurtdışı yasağıyla şartıyla serbest bırakıldı.

KONSERVATUARIN EN BAŞARILI ÖĞRENCİSİYDİ

Tutuklanan öğrenciler arasında bulunan B. N. A., Karabük Üniversitesi Konservatuar Bölümü 3. sınıf öğrencisiydi. Yan flüt, piyano ve gitar çalan B.N.A., bölümün birincisiydi. Daha önce okul öncesi öğretmenliği okuyan ve yetenekleriyle konuşulan B.N.A, hapse girmeden önce ailesine son olarak “Orada bol bol kitap okurum. Bana flütümü ve gitarımı da gönderin.” dedi.

DELİL RAMAZAN’DAKİ İFTAR SOFRASI

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen yeniden yapılanma operasyonları kapsamında tutuklanıp Karabük T Tipi Cezaevine konulan B. N.A., bir tanık ifadesi ve Ramazan’da iftar sofrasında çekilen bir fotoğraf delil gösterilerek örgüt yöneticisi olmakla itham ediliyor.

Antalya’da kız öğrenciler ve öğretmenler iki gündür gözaltında

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Antalya’da kız öğrenciler ve öğretmenler iki gündür gözaltında

Karabük’te bir haftadır gözaltında tutulan 14 kız öğrenciden sonra, dün de aralarında Antalya Akdeniz Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin de yer aldığı çoğu öğretmen yaklaşık 50 kişi gözaltına alındı. Öğretmenlere yöneltilen suçlama ise anne-babası hapiste olan çocuklara ders vermek…

BOLD ÖZEL – Antalya Terörle Şube Müdürlüğü tarafından yapılan operasyonlar kapsamında, aralarında Akdeniz Üniversitesi’nde tıp ve psikoloji okuyan kız öğrencilerin de bulunduğu yaklaşık 50 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

24 saat süren avukat yasağından sonra bugün edinilen bilgiye göre gözaltına alınanların çoğu öğretmen. Üniversite öğrencilerinin sayısı ise 5-6 civarında. Öğrenciler arasında 18-19 yaşında olanlar da var.

Antalya, Ankara ve diğer çevre illerde gözaltına alınıp Antalya’ya getirilen öğretmen ve öğrenciler, Antalya Emniyet Müdürlüğü’nün Konyaaltı ilçesindeki yeni hizmet binasında tutuluyor.

SUÇLARI ANNE-BABASI HAPİSTE OLAN ÇOCUKLARA DERS VERMEK

Bold Medya’nın ulaştığı bilgiye göre öğretmenlerin, anne-babası hapiste olan çocuklara ders verdikleri ve onlarla ilgilendiklerini için gözaltına alındıkları iddia ediliyor. Öğrencilerin neden gözaltına alındığı ise henüz bilinmiyor.

Cuma gününe kadar herhangi bir işlem yapılmayacak olan öğretmen ve öğrencilerin 8 gün gözaltında tutulacağı öngörülüyor.

Öte yandan geçen hafta perşembe günü Karabük Üniversitesi’nde okuyan 14 kız öğrencinin gözaltındaki sorgusu devam ediyor. Fiziki takip yapılan öğrencilere ifadeler sırasında kaldıkları öğrenci evi, birlikte namaz kılıp kılmadıkları, toplu dua edip etmedikleri ve Ramazan’da birlikte iftar yaparken çekilmiş fotoğrafları gösterilip birbirlerini tanıyıp tanımadıkları soruldu.

Kuran-ı Kerim, hadis kitabı, dua… AKP döneminde şimdi de ‘birlikte iftar’ suç delili

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar