Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Almanya’da anketlerde önde giden SPD: Türkiye’de demokrasideki sorunları görmezden gelemeyiz

Almanya’da seçim öncesi anketlerde ilk sırada Sosyal Demokratlar önde gidiyor. Sosyal Demokratların Başbakan adayı Scholz da Hristiyan Demokratların adayı Laschet’le çıktığı televizyon tartışmasını kazandı. SPD’nin Eş Geneş Başkanı Borjans ise Türkiye’deki demokrasideki sorunları görmezden gelemeyeceklerini söyledi.

BOLD – Almanya’da seçim öncesi yapılan anketlerde Sosyal Demokratlar’ın Başbakan Adayı Olaf Schol önde gidiyor. Scholz, Hristiyan Birlik Partileri’nin Başbakan adayı Armin Laschet ile yaptığı son televizyon tartışmasını da kazandı.

26 Eylül’de yapılacak seçimde Almanya Başbakanlığı görevini bırakacak olan Angela Merkel’in yerine adaylıkları öne çıkan 3 siyasetçi televizyon tartışmasında karşı karşıya geldi.

Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin başbakan adayı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Armin Laschet, Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) başbakan adayı ve Maliye Bakanı Olaf Scholz ile Yeşiller Partisi’nin başbakan adayı ve partinin Eş Başkanı Annalena Baerbock, Alman Birinci Televizyon Kanalı ARD ve İkinci Televizyon Kanalı ZDF’nin ortak yayınında, mevcut gelişmeler ve gelecekteki hedeflerine ilişkin soruları cevapladı.

Alman medyasına göre Merkel’in kabinesinde Maliye Bakanlığı görevini yapan Sosyal Demokratların Scholz, Laschet karşısında son televizyon tartışmasını seçmen gözünde kazandı.

90 dakikalık tartışmaya katılan diğer isim Yeşiller Partisi’nin adayı Annalena Baerbock ise tartışmanın ‘en fazla beğenilen’ siyasetçisi oldu.

SOSYAL DEMOKRATLAR KAMUOYU ARAŞTIRMALARINDA ÖNDE

Televizyon tartışması sonrasından hemen sonra yapılan kamuoyu yoklamasının, Muhafazakarlar cephesindeki endişeyi artıracağı değerlendiriliyor.

Muhafazakar ittifakın kamuoyu nezdindeki popülaritesi yüzde 20 ile en düşük seviyesine indi. Buna karşın Olaf Scholz’un bağlı olduğu Sosyal Demokratlar geriden gelmesine karşın yüzde 26 oy oranına ulaştı.

Yeşiller partisinin oy oranı ise yüzde 15 civarında değerlendiriliyor.

Ünlü Alman yayın organı Der Spiegel, Almanya’da İkinci Dünya Savaşı döneme damga vuran Muhafazakarların ittifakının tarihi bir bozgun ile karşı karşıya olduğunu yazdı.

ARMİN LASCHET GAFLARI İLE KONUŞULDU

Başbakan Angela Merkel’e yakınlığıyla bilinen Armin Laschet, Ocak ayında CDU’nun genel başkanı seçilmişti.

Almanya’nın en büyük eyaleti Kuzey Ren-Vestfalya’nın başbakanı olan deneyimli siyasetçi Laschet, merkez sağda, ılımlı ve kapsayıcı bir siyaseti savunmasıyla, göçmenlere yönelik sıcak yaklaşımıyla ve Merkel’in bugüne kadar izlediği siyasi çizgiye verdiği destekle tanınıyor.

Merkel’in tam desteğini arkasına alsa da, özellikle Temmuz ayında 100’den fazla kişinin hayatını kaybettiği tarihi sel felaketi sırasında bölgeye yaptığı ziyarette gülerken kameralara yakalanması çok konuşuldu.

Buna karşın Sosyal Demokratların adayı Olaf Scholz, henüz kazasız bir seçim kampanyası yürütüyor.

SPD: SORUNLARI DA KONUŞMALIYIZ

Almanya’da seçim öncesi anketlerde ilk sırada görülen SPD’nin Eş Genel Başkanı Norbert Walter Borjans ise DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “Türkiye hem Almanya hem de Avrupa Birliği için önemli ama sorunları da konuşmalıyız” dedi.

Borjans, partisinin 26 Eylül’de yapılacak seçimler sonrasında iktidara gelmesi halinde Türkiye politikasını, mevcut sorunlara rağmen olumlu bir istikamette sürdürmekten yana olduğu mesajını verdi. Ancak SPD’li politikacı, “Türkiye’de demokrasi alanında kaydedilen olumsuzlukları görmezden gelemeyiz” dedi.

“SPD’nin Türkiye ile iyi bir ilişkisi ve Türkiye’ye büyük ilgisi var” diye konuşan Borjans, “Biz hep şunu söyledik, görüşmeleri durdurmanın bir mantığı yok. Sorunlara sadece konuşarak çözüm bulunabilir. Ama buna karşın elbette SPD de bazı sorunlu noktalar olduğunu görüyor. Türkiye’de kardeş parti Sosyal Demokratlar da dahil siyasi faaliyetler engelleniyor. Bu durum bizim basitçe kabullenip, ‘boş ver bunu görmezden gelelim ve gündeme bakmaya devam edelim’ diyeceğimiz bir durum değil. Bu Türkiye’de düşünce özgürlüğü ve demokrasiden yana olanlara karşı hiç adil olmayan bir tutum olur. Bu alanda noksanlar var, sorunlar var. Eğer onlara değinmezsek yanlış yapmış oluruz” diye konuştu.

“AB İLE MÜZAKERELERE SON VERİLMEMELİ”

Türkiye’de demokratik değerlerde kaydedilen gerilemeleri yakından gözlemlediklerini kaydeden sosyal demokrat politikacı, bu alanda yaşanan olumsuz gelişmelerin Türkiye’nin AB üyeliği sürecine de olumsuz yansıdığını ifade etti.

Türkiye’nin AB üyeliği konusunda da karşılıklı diyaloğun sürdürülmesi gerektiğine işaret eden Borjans, buna karşın AB’nin salt Türkiye ile değil kendi içindeki üye ülkelerle de görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Borjans, “Sadece dışarıda olanlarla yaşanmıyor bu tür sorunlar. Bu tür farklılıkların ve sorunların üzerine de konuşmak mümkün olmalı. Aksi halde öyle bir iklim oluşur ki, burada ülkede de bize faydası olmaz. Kesinlikle birlikte konuşmalıyız. Müzakereleri asla sonlandırmamalıyız” dedi.

Ekonomist Norbert Walter Borjans 2019 yılından bu yana Saskia Esken ile birlikte SPD’nin genel başkanlığını yürütüyor. SPD, Hristiyan Birlik partileri CDU/CSU ile birlikte oluşturulan koalisyonun ortağı olarak hükümette yer alıyor. 26 Eylül’de yapılacak seçimlerde SPD’nin başbakan adayı ise Olaf Scholz gösterildi.

Almanya sınır dışıları hızlandırdı: 6 ayda 5 bin kişi ülkelerine gönderildi

Analiz

Operasyonun adı: Fahiş fiyat ahlaksızları

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, fahiş fiyat gerekçesiyle esnafı, toptancıyı, çimentocuyu, pazarcıyı, emlakçıyı, marketçiyi hedefe koydu. Fahiş fiyat ahlaksızları operasyonları kapıda.

BOLD ANALİZ – AKP, baskınlarla enflasyonu düşürmeye çalışıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre yüzde 19.25’e ulaşan enflasyon vatandaşı inim inim inletiyor. Gerçek enflasyonun ise yüzde 30’un üzerinde olduğu farklı araştırmalarla ortaya konuluyor. AKP, ekonomik çözümler yerine polisiye tedbirler için harekete geçti.

ÖĞRENCİLER EV BULAMIYOR

Üniversiteler açılmadan ev aramaya başlayan gençlerin kiralık konut bulamadıkları haberlere yansıyor. Kapı kapı kiralık dilenen gençlere “Senin bütçene uygun olanı yok” ya da “Elimizde daire kalmadı” cevapları veriliyor.

ÖRGÜTÜN ADI:  FAHİŞ FİYAT AHLAKSIZLARI

Döviz kurundaki yükselişe paralel olarak artan enflasyonun sebep olduğunu unutan AKP Hükumeti, daha önce olduğu gibi suçluyu buldu. Kendisi dışındaki herkesin sorumlu ilan eden AKP, patates ve soğan depolarına baskınların ardından şimdi yelpazeyi genişletiyor. Esnaf, market, kasap, toptancı, emlakçı, pazarcı “Fahiş fiyat ahlaksızları örgütü” ilan edilecek.

MİTİNGLERDE ‘İNLERİNE GİRECEĞİZ İNLERİNE’ DİYECEK

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan “Adaletsizlik, suistimal varsa bu zulmün önüne geçeceğiz” açıklamasıyla operasyon düğmesine bastı. Bundan sonra yapılacaklar 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası yaşananlarla aynı olacak. Erdoğan, her miting, toplu açılış töreninde “Biz vatandaşımızı fahiş fiyat ahlaksızlarına yedirmeyiz. İnlerine gireceğiz inlerine” diyecek.

ESNAF BİRBİRİNİ ŞİKAYET EDECEK, BEKÇİLER TEFTİŞ EDECEK

Ardından polis soruşturma dosyaları açacak. Esnaflar birlerini ispiyonlayacak. Daha çok müşterisi bulunanlar daha az müşterisi olanlar tarafından Alo ihbar hattına şikayet edilecek. Döviz, faiz ve enflasyonla artan fiyatları baskınlarla düzeltmek isteyen AKP Hükumeti ticareti de devlet sopasıyla hizaya getirecek.

İran’da Devrim Muhafızları eliyle yapılan fiyat kontrollerinde AKP’nin bekçileri görev alacak.

Okumaya devam et

Analiz

Saray’a bağlı yargıdan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de şikayetçi

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürü oluşturmamız gerekiyor” dedi. Cumhuriyetin 100’üncü yılında yeni yüzyıla daha adil bir Türkiye, daha adil bir dünya anlamında önemli neticeleri hep birlikte gerçekleştireceklerini savundu.

BOLD ANALİZ – Bursa’da Adalet Bölge Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürünü medyasıyla, siyasetiyle, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla hep beraber oluşturmamız gerekiyor” dedi.

2023’E KADAR GERÇEKLEŞTİRMEK İSTİYORUZ

Bakan Gül, Bursa’da Adalet Bölge Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu. İnsan Hakları Eylem Planı ile “özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye” hedeflerinin olduğunu belirten Gül, “Tüm bunları 2023’e kadar gerçekleştirme irademiz var. İnanıyoruz ki Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında yeni yüzyıla daha adil bir Türkiye, daha adil bir dünya anlamında önemli neticeleri hep birlikte gerçekleştireceğiz” dedi.

YARGIYI YARGIYA BIRAKACAK BİR KÜLTÜR OLUŞTURMALIYIZ

Yargının ancak delille karar vereceğini belirten Bakan Gül, yargı mensuplarının hedefe konulmasını eleştirdi. Yargının işini yapması için yargıya bırakılması gerektiğini belirten Gül, “Yargısız infaza herkes için karşı çıktığımız gibi yargının da yargısız infazını asla kabul etmiyoruz. Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürünü medyasıyla, siyasetiyle, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla hep beraber oluşturmamız gerekmektedir”

HAKİM KARAR ALMADAN SARAY’I ARADI

Bakan Gül, yargının yargıya bırakılması gerektiğini belirtirken, yakın dönemde mahkemelerin karar almadan Saray’la görüştüğü de medyaya yansıdı. Gazeteci Müyesser Yıldız, 15 Temmuz yargılamaları sırasında açık unutulan mikrofondan iki üye hakimin geciken Mahkeme Başkanı için, “Başkan Cumhurbaşkanı danışmanıyla görüşüyor” ifadelerini kullandığını köşesine taşıdı. Ayrıca AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmalarda başta Selahattin Demirtaş olmak üzere gazeteci Deniz Yücel, ABD uyruklu rahip Andrew Craig Brunson, iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluklarının sürmesi için yargıya talimat vermişti. Erdoğan, yüksek yargı mensuplarıyla çay toplaması, Yargıtay başkanının Erdoğan’ın önünde düğmesiz cübbesini iliklemeye çalışması tepki çekmişti.

 

Öğretmen Mehmet Alp TEM’deki işkenceyi anlattı: Kafama silah dayayıp ‘yaşamak istiyorsan kabul edeceksin’ dediler

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan online zirveye çıkarma yaptı: Maliyeti 10 milyon lirayı geçecek

Online yapılacak BM Genel Kurulu için ABD’ye giden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı daha önce ABD’ye giden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu karşıladı. Erdoğan’ın bu ziyareti için milletin cebinden milyonlarca lira çıkacak.

BOLD ANALİZ – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılmak için kalabalık bir heyetle ABD’ye gitti. Erdoğan’ı havalimanında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu karşıladı.

KALABALIK BİR HEYETLE GİTTİ

Erdoğan, New York’taki BM 76. Genel Kurulu’na katılmak üzere “TC-TRK” uçağıyla ABD’ye gitti. Erdoğan’ı, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’nda (JFK) Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan ile diğer yetkililer karşıladı. Erdoğan’ın yanında eşi Emine Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, iş insanları ve gazetecilerden oluşan kalabalık bir heyet bulunuyor.

LİDERLER ONLİNE OLARAK KATILACAK

Koronavirüs salgını nedeniyle zirve geçen yıl olduğu gibi bu yıl da online olarak yapılacak. Zirvenin online olarak yapılacak olması nedeniyle liderler ABD’ye çağrılmadı. Online zirveye Erdoğan’ın kalabalık heyetle gitmesi, “Erdoğan Amerika’ya var olan bir problemi çözmeye mi gidiyor?” algısına yol açtı. Bu nedenle yabancı yatırımcıların Türkiye’den çıkması nedeniyle dolar 6.40 lira seviyelerinden 6.70 seviyelerinin üzerine çıktı.

DAVETSİZ ZİYARETİN MİLLETE MALİYETİ 10 MİLYON LİRAYI GEÇECEK

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın davet edilmemesine karşın kalabalık bir heyetle ABD’ye yaptığı ziyaretin faturası 10 milyon lirayı bulacak. Sadece uçağın benzin ve iniş, kalkış, uçağın gecelemesi, bakımı, temizliği, merdiveni, kılavuzluk hizmeti gibi masraflarına yaklaşık 500 bin dolar ödenecek. Konaklayacakları süit oda, yeme içme, kiralık araç ve diğer harcamaları da millet karşılayacak. Bunların hepsinin maliyetinin 10 milyon lirayı geçmesi bekleniyor.

Türkiye’de işkencenin raporu açıklanıyor: Hukukçular ve hak savunucuları İsviçre’de toplandı

Okumaya devam et

Popular

Shares