Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

İktidara yine bir haller oluyor: 2018 soğan baskınları gibi…

Gıda fiyatlarındaki artışları kontrol altına alamayan AKP Hükumeti, çareyi hal baskınlarında buldu. Ticaret Bakanlığı müfettişleri, tarım ürünlerindeki astronomik fiyat artışları için soruşturma başlattı. Bakanlığın soruşturması, 2018 yılındaki soğan baskınlarını hatırlattı.

BOLD ANALİZ – AKP’nin başarısız ekonomi politikaları hayat pahalılığını artırırken Ticaret Bakanlığı, ekonomik krizin sorumlusunu sebze meyve hallerinde aramaya başladı.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un talimatı ile Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, üreticiden tüketiciye tedarik kanallarının takip edilmesi, kayıt dışı işlemlerin tespiti ve tarımsal ürün piyasalarında gerçekleşen aşırı fiyat artış iddialarını soruşturmak üzere 9 büyükşehirde 10 halde denetim başlattı. Ticaret Bakanlığı müfettişlerince İstanbul Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali Bayrampaşa Şubesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali Ataşehir Şubesi’nde denetimler gerçekleştirildi. Müfettişlerce müstahsil makbuzları, giriş çıkış belgeleri ve faturalar incelendi. Ürünlerin hale giriş ve çıkış fiyatları arasında fahişlik olup olmadığı değerlendirildi. Bakanlık, denetimlerin ‘kamu yararı gözetilerek titizlikle ve sürekli olarak’ devam edeceğini duyurdu.

TÜCCARA STOKÇULUK SUÇLAMASI YÖNELTİLDİ

Haziran 2018’de de marketlerde kilosu 5 lirayı bulan kuru soğan fiyatlarının 10 liraya çıkacağı söylentisinin ardından Erdoğan Hükumeti çözümü Türkiye’nin soğan üretim merkezlerine baskın yapmakta buldu. Odatv.com’dan Yusuf Yavuz’un haberine göre Tarım ve Orman Bakanı Bakanı Bekir Pakdemirli Ankara Polatlı’daki soğan depolarında yapılan denetimin fotoğraflarını paylaştı. “Sebze ve meyveleri stoklayıp vatandaşımızın hakkını suistimal eden, fırsatçılık yapan stokçuların üzerine bakanlık olarak kararlılıkla gidiyoruz. Cumhurbaşkanımız Erdogan’ın da ifade ettiği gibi ‘patates, soğan, sebze ve meyve stokçuları’ mutlaka bedelini ödeyecekler” ifadelerini kullandı. Stokçulukla suçlanan üreticiler ve tüccar ise soğan depolarına baskınlar düzenlenmesini tiyatroya benzeterek tepki gösterdi.

50 BİN TON SOĞAN DEPOLANMIŞ

Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, kuru soğan fiyatlarındaki artışın ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin önemli soğan üretim merkezlerinden biri olan Ankara’nın Polatlı ilçesinde iki gündür denetim yapıldığını belirtti. Polatlı’daki denetimlerde 24 deponun üçünde satış olduğunu dile getiren Bakan Albayrak, “Bu 24 depoda, bakıyorsunuz 50 bin tondan fazla soğan depolanmış satılmıyor. Yapılan incelemeler ve görüşmeler, sadece Polatlı coğrafyasında bakıyoruz 200 bin ton soğanın ‘fiyatlar yükselir’ beklentisiyle depolarda tutulduğunu tespit ediyorlar” diye konuştu.

BEDELİNİ ÖDEYECEKLER!

Bakan Albayrak’ın bu açıklamalarının ardından Gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, “Depo baskınlarında nasıl stoklar yaptıklarını görüyoruz. Buralarda asla taviz yok. Öyle patates, soğan stokçuluğu, öbür tarafta birçok sebze, meyvede bu tür stoklar yapmanın bedelini ödeyecekler” dedi.

YILLARDIR AYNI ŞEKİLDE DEPOLANIYOR

İktidarın kuru soğanla ilgili suçladığı kesim olan soğan tüccarları ise kışlık kuru soğanın yıllardır aynı şekilde depolarda muhafaza edilerek ihtiyaca göre piyasaya sunulduğunu savundu. İktidarın yaptırdığı denetimlere tepki göstererek ‘karaborsacı’ olarak suçlanmalarının doğru olmadığını vurguladı. Polatlılı bir soğan tüccarı, depolara yapılan baskınların bir tiyatroya benzediğini kaydetti.

3 BAKANLIKTAN ORTAK OPERASYONLAR

Soğan depolarına yapılan baskınlarda ele geçirilen soğanlar Türkiye medyası tarafından böyle haberleştirilmişti. Gazetecilerle birlikte 3 bakanlığın ortaklaşa düzenlediği baskınlar, “Hükumet stokçulara aman vermiyor” denilerek kamuoyunu duyurulmuştu.

Analiz

Operasyonun adı: Fahiş fiyat ahlaksızları

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, fahiş fiyat gerekçesiyle esnafı, toptancıyı, çimentocuyu, pazarcıyı, emlakçıyı, marketçiyi hedefe koydu. Fahiş fiyat ahlaksızları operasyonları kapıda.

BOLD ANALİZ – AKP, baskınlarla enflasyonu düşürmeye çalışıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre yüzde 19.25’e ulaşan enflasyon vatandaşı inim inim inletiyor. Gerçek enflasyonun ise yüzde 30’un üzerinde olduğu farklı araştırmalarla ortaya konuluyor. AKP, ekonomik çözümler yerine polisiye tedbirler için harekete geçti.

ÖĞRENCİLER EV BULAMIYOR

Üniversiteler açılmadan ev aramaya başlayan gençlerin kiralık konut bulamadıkları haberlere yansıyor. Kapı kapı kiralık dilenen gençlere “Senin bütçene uygun olanı yok” ya da “Elimizde daire kalmadı” cevapları veriliyor.

ÖRGÜTÜN ADI:  FAHİŞ FİYAT AHLAKSIZLARI

Döviz kurundaki yükselişe paralel olarak artan enflasyonun sebep olduğunu unutan AKP Hükumeti, daha önce olduğu gibi suçluyu buldu. Kendisi dışındaki herkesin sorumlu ilan eden AKP, patates ve soğan depolarına baskınların ardından şimdi yelpazeyi genişletiyor. Esnaf, market, kasap, toptancı, emlakçı, pazarcı “Fahiş fiyat ahlaksızları örgütü” ilan edilecek.

MİTİNGLERDE ‘İNLERİNE GİRECEĞİZ İNLERİNE’ DİYECEK

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan “Adaletsizlik, suistimal varsa bu zulmün önüne geçeceğiz” açıklamasıyla operasyon düğmesine bastı. Bundan sonra yapılacaklar 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası yaşananlarla aynı olacak. Erdoğan, her miting, toplu açılış töreninde “Biz vatandaşımızı fahiş fiyat ahlaksızlarına yedirmeyiz. İnlerine gireceğiz inlerine” diyecek.

ESNAF BİRBİRİNİ ŞİKAYET EDECEK, BEKÇİLER TEFTİŞ EDECEK

Ardından polis soruşturma dosyaları açacak. Esnaflar birlerini ispiyonlayacak. Daha çok müşterisi bulunanlar daha az müşterisi olanlar tarafından Alo ihbar hattına şikayet edilecek. Döviz, faiz ve enflasyonla artan fiyatları baskınlarla düzeltmek isteyen AKP Hükumeti ticareti de devlet sopasıyla hizaya getirecek.

İran’da Devrim Muhafızları eliyle yapılan fiyat kontrollerinde AKP’nin bekçileri görev alacak.

Okumaya devam et

Analiz

Saray’a bağlı yargıdan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de şikayetçi

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürü oluşturmamız gerekiyor” dedi. Cumhuriyetin 100’üncü yılında yeni yüzyıla daha adil bir Türkiye, daha adil bir dünya anlamında önemli neticeleri hep birlikte gerçekleştireceklerini savundu.

BOLD ANALİZ – Bursa’da Adalet Bölge Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürünü medyasıyla, siyasetiyle, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla hep beraber oluşturmamız gerekiyor” dedi.

2023’E KADAR GERÇEKLEŞTİRMEK İSTİYORUZ

Bakan Gül, Bursa’da Adalet Bölge Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu. İnsan Hakları Eylem Planı ile “özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye” hedeflerinin olduğunu belirten Gül, “Tüm bunları 2023’e kadar gerçekleştirme irademiz var. İnanıyoruz ki Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında yeni yüzyıla daha adil bir Türkiye, daha adil bir dünya anlamında önemli neticeleri hep birlikte gerçekleştireceğiz” dedi.

YARGIYI YARGIYA BIRAKACAK BİR KÜLTÜR OLUŞTURMALIYIZ

Yargının ancak delille karar vereceğini belirten Bakan Gül, yargı mensuplarının hedefe konulmasını eleştirdi. Yargının işini yapması için yargıya bırakılması gerektiğini belirten Gül, “Yargısız infaza herkes için karşı çıktığımız gibi yargının da yargısız infazını asla kabul etmiyoruz. Yargıyı yargıya bırakacak bir hukuk kültürünü medyasıyla, siyasetiyle, akademi ve sivil toplum kuruluşlarıyla hep beraber oluşturmamız gerekmektedir”

HAKİM KARAR ALMADAN SARAY’I ARADI

Bakan Gül, yargının yargıya bırakılması gerektiğini belirtirken, yakın dönemde mahkemelerin karar almadan Saray’la görüştüğü de medyaya yansıdı. Gazeteci Müyesser Yıldız, 15 Temmuz yargılamaları sırasında açık unutulan mikrofondan iki üye hakimin geciken Mahkeme Başkanı için, “Başkan Cumhurbaşkanı danışmanıyla görüşüyor” ifadelerini kullandığını köşesine taşıdı. Ayrıca AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmalarda başta Selahattin Demirtaş olmak üzere gazeteci Deniz Yücel, ABD uyruklu rahip Andrew Craig Brunson, iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluklarının sürmesi için yargıya talimat vermişti. Erdoğan, yüksek yargı mensuplarıyla çay toplaması, Yargıtay başkanının Erdoğan’ın önünde düğmesiz cübbesini iliklemeye çalışması tepki çekmişti.

 

Öğretmen Mehmet Alp TEM’deki işkenceyi anlattı: Kafama silah dayayıp ‘yaşamak istiyorsan kabul edeceksin’ dediler

Okumaya devam et

Analiz

Erdoğan online zirveye çıkarma yaptı: Maliyeti 10 milyon lirayı geçecek

Online yapılacak BM Genel Kurulu için ABD’ye giden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı daha önce ABD’ye giden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu karşıladı. Erdoğan’ın bu ziyareti için milletin cebinden milyonlarca lira çıkacak.

BOLD ANALİZ – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılmak için kalabalık bir heyetle ABD’ye gitti. Erdoğan’ı havalimanında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu karşıladı.

KALABALIK BİR HEYETLE GİTTİ

Erdoğan, New York’taki BM 76. Genel Kurulu’na katılmak üzere “TC-TRK” uçağıyla ABD’ye gitti. Erdoğan’ı, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’nda (JFK) Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan ile diğer yetkililer karşıladı. Erdoğan’ın yanında eşi Emine Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AKP Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, iş insanları ve gazetecilerden oluşan kalabalık bir heyet bulunuyor.

LİDERLER ONLİNE OLARAK KATILACAK

Koronavirüs salgını nedeniyle zirve geçen yıl olduğu gibi bu yıl da online olarak yapılacak. Zirvenin online olarak yapılacak olması nedeniyle liderler ABD’ye çağrılmadı. Online zirveye Erdoğan’ın kalabalık heyetle gitmesi, “Erdoğan Amerika’ya var olan bir problemi çözmeye mi gidiyor?” algısına yol açtı. Bu nedenle yabancı yatırımcıların Türkiye’den çıkması nedeniyle dolar 6.40 lira seviyelerinden 6.70 seviyelerinin üzerine çıktı.

DAVETSİZ ZİYARETİN MİLLETE MALİYETİ 10 MİLYON LİRAYI GEÇECEK

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın davet edilmemesine karşın kalabalık bir heyetle ABD’ye yaptığı ziyaretin faturası 10 milyon lirayı bulacak. Sadece uçağın benzin ve iniş, kalkış, uçağın gecelemesi, bakımı, temizliği, merdiveni, kılavuzluk hizmeti gibi masraflarına yaklaşık 500 bin dolar ödenecek. Konaklayacakları süit oda, yeme içme, kiralık araç ve diğer harcamaları da millet karşılayacak. Bunların hepsinin maliyetinin 10 milyon lirayı geçmesi bekleniyor.

Türkiye’de işkencenin raporu açıklanıyor: Hukukçular ve hak savunucuları İsviçre’de toplandı

Okumaya devam et

Popular

Shares