Connect with us

Ekonomi

Marketlere açılan savaş da yetmedi: Gıda fiyatları daha da artacak

AKP Hükumeti son aylarda hızla artan gıda fiyatları ile ilgili marketleri suçluyor. Bu konuda marketlere yapılan denetimler artırılırken uzmanlar hasat döneminde bile düşmeyen gıda fiyatlarının daha da artacağı konusunda uyarıyor.

BOLD – Gıda fiyatlarındaki artış sürüyor. AKP Hükumeti ise fiyat artışlarıyla ilgili marketleri suçluyor. Uzmanlar ise gıda fiyatlarındaki artışın devam edeceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

TARLA ÜRETİMİ BİTİNCE FİYATLAR DAHA DA ARTACAK

Gıda fiyatlarındaki artışın nedenlerine ve çözüm önerilerine ilişkin BirGün’den Namık Alkan’a konuşan Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım çiftçinin desteklenerek üretimin artırılması gerektiğini söyledi. Yıldırım, hasat döneminde dahi fiyatların artmaya devam ettiğine dikkat çekerek, “Bu dönemde fiyatlar düşmediyse önümüzdeki aylarda fiyatlar daha da artacak. Tarla üretimi bitecek ve ürün olmayınca fiyatlar daha da artacak” dedi.

ZARAR EDEN ÇİFTÇİ ARTIK ÜRETMİYOR

Enflasyon verileri açıklandığında en yüksek ürünlerin gıdalar olduğunun görüldüğüne dikkat çeken Yıldırım, “Son 1 yıllık enflasyon yüzde 19, gıda enflasyonu ise yüzde 29 civarında. Bunun belli nedenleri var. Birincisi üretimin pahalı hale gelmesi. Girdi fiyatlarının çok yükselmesi önemli bir neden. Üreticiyle konuştuğunuz zaman fiyatların aynı oranda artmadığını görüyorsunuz. Son bir yılda gübrede fiyatı yüzde 148 artmışken, tarımsal ürünlerin hiçbirinin fiyatı yüzde 100 artmadı. Böyle olunca üretici üretimden uzaklaşıyor. Çiftçi giderek sektörden uzaklaşıyor” dedi.

ALIM GARANTİLİ ÜRÜNLER YETİŞTİRİLİYOR

Kırsalda giderek yaşlanan bir nüfus olduğunu belirten Yıldırım, “Artık genç nüfus kalmadığı için üretim eskiden daha emeğe dayalıydı şimdi daha çok makineye döndü. Çiftçi kolay ekilip, kolay hasat edilen ürünleri tercih ediyor. En temel nedeni uygulanan tarım politikasının ithalattan yana olması. Böyle olunca çiftçi para kazanamadığı, rekabet edemediği için üretimi bırakıyor. Çiftçi hesapladığı zaman girdi masrafları satış fiyatını karşılamıyor. Alım garantisi olan ürünlerde çiftçinin daha çok üretime devam ettiği görülüyor” dedi.

ÜRETİM PLANLAMASI YOK

Çiftçiye yapılması gereken desteklerin halen ödenmediğini belirten Yıldırım, “Çiftçi 2022’nin ekimi için hazırlık yapıyor şu an ve tam olarak destek ödemelerine ihtiyacı var. Çiftçi destek ödemelerine göre ekim yapacak. Bunlar açıklanmayınca üretim yönlendirilmiyor ve planlanmamış oluyor. Kuraklık nedeniyle buğday, arpa fiyatları çok yükseldi. Çiftçiler tam bunları ekecekken bir kararname yayınlandı ve gümrük vergisi sıfırlandı, ithalat yapılacak. Çiftçinin kafası karıştı” dedi.

TMO İHRACAT MERKEZİNE DÖNÜŞTÜ

Birçok ilde kuraklık yaşandığına dikkat çeken Yıldırım, “Kuraklığın etkilerini görmeye başladık ve soframızda hissetmeye başladık. Güneydoğu’da ve İç Ege’de çok ciddi tarım alanları kayboldu. Bu rakamları açıklamıyorlar ama hepsi yaşanıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) son dönemde tamamen ithalat merkezine dönüştü. Çiftçiyi korumak ve üretimi sürdürmek için kurulan kurum, tüketiciyi ve üreticiyi korumuyor. Çiftçiye karşı sürekli ithalat yapıyor” dedi.

HAYVAN ÇİFTLİKLERİ SATIŞA ÇIKARILDI

Hayvancılığın da zor durumda olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Hayvanları beslemek, insanları beslemekten daha zor bir hale geldi. Biz damızlık hayvanı ithal ediyoruz bu hayvanlar tamamen içeride yemle beslenen hayvanlar. Hayvana verdiğimiz yemin ham maddesinin de büyük kısmını ithal ediyoruz. Döviz arttıkça bunların fiyatı artıyor. Çiftçi hayvancılığa da bırakıyor. Çok sayıda çiftlikler sürekli satılıyor. Avrupa’ya süt ihraç eden çiftlikler bile satılığa çıkıyor. Genel sorun girdi maliyetleri ve ithalat. Bundan sonra artık daha zor olacak” dedi.

CUMHURBAŞKANI GİTTİĞİ HER ÜLKEDEN GIDA ÜRÜNÜ ALIYOR

Türkiye’nin uluslararası şirketlerden bağımsız bir tarım politikası üretmesi gerektiğini belirten Yıldırım, “Türkiye’nin tarımsal potansiyelini değerlendirecek politika üretmesi lazım. Yalnızca tarım politikasıyla olmaz, dış ticaret politikasıyla beraber yürütülmesi gereken bir süreç. Cumhurbaşkanı gittiği her ülkede ‘Biz sizden ürün alalım’ diyor. Böyle bir tarım politikası olmaz. İçerideki üreticiyi üretime küstürürsünüz. Hükumetin tarım politikası ve gıda politikası yanlış. Ürünlerin raf fiyatları yükselince de depo basılıyor” dedi.

FİYATLAR ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA DAHA DA ARTACAK

Fiyatların bu kadar yükseldiği dönemlerin az olduğunu ifade eden Yıldırım, “Bu dönem alım gücü çok düştü. Asıl olarak üreticiyle tüketici arasındaki fiyat farkı çok yüksek. Market sisteminin, dağıtım kanallarının çok fazla olması bunları etkiliyor. Daha önce 100 liraya pazara gidilirken artık aynı alışveriş 250 liraya yapılamıyor. Gelişmiş ülkelere baktığımızda gıdanın harcama kalemi içindeki payı yüzde 10’sa, Türkiye’de bu yüzde 30 hatta 40’lara kadar çıkıyor. Bu dönemde fiyatlar düşmediyse önümüzdeki aylarda fiyatlar daha da artacak. Tarla üretimi bitecek ve ürün olmayınca fiyatlar daha da artacak” dedi.

Türkiye Tribünali raporu: Gülen Hareketi ve Kürtlere sistematik işkence var, yapanlar korunuyor

Ekonomi

Kayyumlara dokunulmazlığa Akın İpek’ten tepki: Hani şirketler çok iyi yönetiliyordu?

TMSF’nin el koyduğu şirketlere atanan bürokratlara dokunulmazlık kazandıracak düzenlemeye iş insanı Akın İpek’ten tepki geldi. “Hani kayyımlar çok iyi, çok düzgün yönetiyordu?” diye soran İpek, yapılanların organize suç olduğunun altını çizdi.

BOLD – AKP’nin kayyumları koruma altına alacak olan yasal düzenlemesine iş insanı Akın İpek’ten tepki geldi. Kayyımların yaptığı hukuksuz işlere dikkat çeken İpek, yapılanların organize suç olduğunu kaydetti.

NEDEN DOKUNULMAZ OLMAYA İHTİYAÇLARI VAR?

TMSF tarafından el konulan şirketlere atanan kayyımların dokunulmazlık zırhı ile korumaya alınmasına el konulan Koza İpek Holdingin eski Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek tepki gösterdi. “Hani kayyımlar çok iyi, çok düzgün yönetiyordu kamu görevi yaptıkları şirketleri! Başkasının şirketine girip her istediğini yapabilen kayyımın neden dokunulmaz olmaya ihtiyacı var?” diye soran İpek, şu paylaşımda bulundu:

YAPMAMALARI GEREKEN FECİ İŞLER YAPTILAR

“Kayyımların ne yaptığına bakmadan, ‘üstlenilen’ kaybın tümünü neden devlet ödesin? Bu yasa şu demek: “Kayyımlar bizim talimatımızla, olmamaları gereken yerlerde, yapmamaları gereken feci işler yaptılar. Hesap verme imkanı olmadığından, bu arkadaşlarımızı korumaya aldık.”

ORGANİZE SUÇ BU

Yapılanların organize suç olduğunu vurgulayan İpek, “Organize suç bu… Ben kendi şirketimde dahi yaptıklarımdan sorumlu iken, şirketlerime paldur küldür giren şahıslar yaptıklarından sorumlu olmayacaklarmış. Canlarım benim…”

 

 

Yunanistan’a ulaşan sığınmacıları, Türkiye’ye çalışan çete geri itti

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Kayyumlara dokunulmazlık zırhı: Zararı Hazine ödeyecek

TMSF’nin el koyduğu şirketlere atanan bürokratlara dokunulmazlık kazandıracak düzenleme, Meclis gündemine geliyor. TMSF bünyesindeki şirketlerin yönetimindeki kayyumlar, zarara neden olursa izinsiz yargılanamayacak. Ortaya çıkan zarardan da sorumlu olmayacaklar.

BOLD – TBMM bu hafta geçen hafta ilk beş maddesi kabul edilen ekonomi alanındaki düzenlemeleri içeren torba kanun teklifi olacak. Teklifle iktidarın kaybettiği belediyelerin gelirleri azalacak, TMSF’nin el koyduğu şirketlere de çeşitli istisnalar tanınacak. Düzenleme ile kayyumlar atandıkları şirketlerde oluşacak zararlardan sorumlu olmayacaklar.

ORTAYA ÇIKAN ZARARI KAMU ÜSTLENECEK

TBMM Genel Kurulu’ndaki torba teklifin bu haliyle yasalaşması durumunda, devlet memuru statüsünde olmayan ancak TMSF bünyesinde yer alan ve elden çıkarılmaya hazırlanan şirketlere atanan bürokratlara dokunulmazlık getirilecek. Birgün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre TMSF bünyesindeki satış iddialarının merkezinde yer alan yüzlerce şirketin yönetimine getirilen ancak kamu zararına neden olan bürokratlar, izin alınmadan yargılanamayacak ve ortaya çıkan zararı da kamu üstlenecek.

ŞİRKETLER KAMU DENETİMİNİN DIŞINA ÇIKARILACAK

Teklifle, TMSF bünyesinde bulunan, fon tarafından kurulan ya da fonun sonradan devraldığı şirketlere de çeşitli istisnalar getiriliyor. Teklife göre, kamu şirketlerine uygulanan mevzuat kısıtlamaları ve Rekabetin Korunması Kanunu dışındaki kanunlar, fon şirketleri için uygulanamayacak. Fona sonradan devredilen kayyum şirketleri, kamu denetiminin dışına çıkarılacak.

AKP KAYBETTİĞİ BELEDİYELERİN GELİRLERİNİ KESECEK

Teklifte, belediyelere de çeşitli kısıtlamalar getiriliyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yapımı tamamlanarak büyükşehir belediyelerine devredilen metro projeleri için merkezi yönetim bütçesinden harcanan tutarlar, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylarının azami yüzde 5’i oranında tahsil edilecek. Bu da belediye gelirlerinde yüz milyonlarca TL’lik azalmaya neden olacak.

713 ŞİRKETE KAYYUM ATANDI

Tasarruf sahiplerinin haklarını korumak ve yolsuzlukların önüne geçmek için faaliyet göstermekle görevlendirilen TMSF, 713 şirkette kayyum olarak görevlendirildi. TMSF’nin kayyumluk yaptığı şirketler arasında, Koza, Boydak, Naksan Plastik, Aynes Gıda, Bank Asya ve Aydınlı Grup da bulunuyor. Milyarlık şirketler yandaşlar için arpalık haline getirilirken, birçok şirket atanan kayyumların kusurları nedeniyle zarar ediyor.

Bozdağ’dan sosyal medya soruşturmalarının püf noktası: “Tweet attı diye…”

Okumaya Devam Et

Ekonomi

Merkez Bankası, enflasyonun artmasını bekliyor: Dolar hedefi kaça yükseldi?

Merkez Bankası piyasa katılımcıları anketinde yıl sonu dolar ve enflasyon beklentisi arttı. Yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 46,44’ten yüzde 57,92’ye çıkarken, 16,85 olan dolar beklentisi de 17,57’ye yükseldi. 

BOLD – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Mayıs ayına ilişkin piyasa katılımcıları anketini yayımladı. Piyasa katılımcıları yıl sonunda enflasyonun yüzde 57,92 seviyesine çıkmasını öngördü. Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi ise 17,57 oldu.

ENFLASYON BEKLENTİSİ ARTTI

Merkez Bankası, piyasa katılımcıları anketini yayımladı. Piyasa katılımcıları yıl sonunda enflasyonun yüzde 57,92 seviyesine çıkmasını öngördü. Bir önceki anket döneminde yıl sonu beklentisi yüzde 46,44 olarak belirlenmişti. 12 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 33,28 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 17,68 ve yüzde 19,54 olarak gerçekleşti.

BÜYÜME BEKLENTİSİ YÜZDE 3.3’E DÜŞTÜ

Katılımcıların yıl sonu dolar/TL beklentisi bir önceki anket döneminde 16,85 iken, bu anket döneminde 17,57 oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 17,84 TL ve 18,47 TL olarak kaydedildi. Katılımcıların 2022 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,2 iken, bu anket döneminde yüzde 3,3 olarak gerçekleşti. 2023 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 4 oldu.

Adana’da AKP’nin başörtüsü oyunu: Furkan gönüllüsü kadınları bu sefer başörtüsüzlere dövdürdüler

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar