Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Suriye’de Türk konvoyuna saldırı: 2 şehit

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmesi ve ABD Başkanı Biden’in Suriye’yle ilgili açıklaması sonrası bölgedeki gerginlik arttı. Türkiye bölgede asker sayısını artırırken, dün Suriye’nin Mera kasabasında YPG’lilerin roketli saldırısı sonucu iki özel harekat polisi şehit oldu, 2 polis de yaralandı.

BOLD – Suriye’de devriye görevini yapan polis özel harekat timinin bulunduğu zırhlı araca YPG’liler tarafından roketli saldırı düzenlendi. Saldırısı sonucu iki özel harekat polisi şehit oldu, 2 polis de yaralandı.

YARALILAR GAZİANTEP’E GETİRİLDİ

Saldırıda Suriye Görev Gücünde görevli Gaziantep Polis Özel Harekat Şube Müdürlüğü personeli Cihat Şahin ve Fatih Doğan şehit olurken, 2 polis ise yaralandı. Şehitler ve yaralılar, olay yerinden tahliye edilerek, Kilis’in Öncüpınar Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye getirildi. Yaralı polisler, Kilis Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kilis Valisi Recep Soytürk, hastaneye gelerek yarılıların durumları hakkında bilgi aldı.

ACI HABER AİLELERİNE VERİLDİ

Şehit Şahin’in acı haberi, Elazığ’ın Kırklar Mahallesi Ögün Sokak’ta ikamet eden ailesine yetkililer tarafından sağlık ekiplerinin eşliğinde verildi. Acı haberin verilmesinin ardından şehidin baba evine ve bulunduğu sokağa Türk bayrakları asıldı. Terör saldırısında şehit olan 34 yaşındaki Özel Harekat Polisi Cihat Şahin’in evli ve 3 ile 7 yaşlarında iki çocuğunun olduğu öğrenildi.

ABD: TÜRKİYE SURİYE’DEKİ OPERASYONLARI BALTALIYOR

Amerikan Birleşik Devletleri, geçen hafta Türkiye’nin Suriye’deki faaliyetlerinin ulusal güvenliği tehdit ettiği gerekçesiyle 2019’da çıkarılan Olağanüstü Hal kararnamesini bir yıl daha uzattı. Başkan Joe Biden’ın imzasını taşıyan uzatmaya ilişkin kararnamede, “Suriye’deki durum, özellikle de Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki askeri operasyonları, Suriye ve Irak’ta IŞİD’le mücadeleyi baltalıyor, sivilleri tehlikeye atıyor, bölgede barış, güvenlik ve istikrarı tehdit etmeyi sürdürüyor” denildi.

SURİYE: TÜRKİYE’NİN ÇEKİLME VAKTİ GELDİ

Suriye Dışişleri Bakanı Mikdad da topraklarındaki Türk ve Amerikan askerlerinin çekilmesi çağrısını yineledi. Suriye’de yayımlanan El Vatan gazetesine konuşan Mikdad, ülkesinin topraklarındaki Türk ve Amerikan askerlerini eleştirdi. Mikdad, ‘Türkiye’nin Suriye’nin kuzeybatısındaki askerlerini çekmesinin’ ve ‘işgalin son bulmasının ardından Suriye ile normal ilişkileri garanti eden bir çözümü desteklemesinin vaktinin geldiğini’ söyledi. ABD’ye de Suriye’deki güçlerini çekme çağrısında bulunan Mikdad, “Amerikalıları ülkemizden gitmeye ikna etmek için birçok yolumuz var, dolayısıyla kayıp vermeden gitmelerini öneririm” dedi.

RUSYA DA SURİYE’DE TÜRKİYE’Yİ İSTEMİYOR

Rusya da Türkiye’nin Suriye’den çekilmesini istiyor. Rusya bu kapsamda Türk askerinin konuşlu bulunduğu İdlip’e yönelik saldırılarını artırdı. Türkiye ile Rusya arasında 2017’de gerçekleşen Astana toplantısında, İdlib ve komşu iller Lazkiye, Hama ve Halep’in bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam’daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri olmak üzere 4 “gerginliği azaltma bölgesi” oluşturuldu. Ancak Suriye Ordusu Rusya’nın hava desteğiyle 4 bölgeden 3’ünü ele geçirip İdlib’e yöneldi. Rusya ve rejim güçleri, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi içinde çok sayıda yerleşimi de ele geçirdi.

 

Denetimli serbestlik vermemek için tek kolu kopmuş mahpusa sağlam raporu verdiler

Dünya

Kavala bildirisi yayınlayan büyükelçiler: Türkiye’ye ağır yaptırımlar gelebilir

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararına rağmen cezaevinde tutulan iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması için ortak bildiri yayımlayan Avrupalı 10 büyükelçi, yaptırım uyarısında da bulundu. Büyükelçiler, Kavala’nın serbest bırakılmaması durumunda Türkiye’nin ağır yaptırımlarla karşılaşacağını söyledi.

BOLD – Dışişleri Bakanlığı’na çağrılan aralarında ABD, Almanya, Fransa, Danimarka gibi 10 ülkenin büyükelçisi Türkiye’de hukukun üstünlüğü ilkesinin ihlâl edildiğine ve Kavala’nın tutukluluğunun hukuk dışı olduğuna ilişkin görüşlerinden geri adım atmayacaklarını söylüyor.

BİZ GÖREVİMİZİ YAPMAYI SÜRDÜRECEĞİZ

DW Türkçe’ye konuşan büyükelçiler, “Biz görevimizi yapıyoruz, yapmayı da sürdüreceğiz. AİHM kararları bağlayıcıdır. Türkiye’ye yükümlülüklerini hatırlatıyoruz. AİHM kararı gereği Kavala serbest bırakılmalı. Türkiye, Kavala’yı neden serbest bırakmadığını açıklamak zorunda. Kavala serbest bırakılmazsa Türkiye’nin ağır yaptırımlarla karşılaşması kaçınılmaz” açıklamasını yaptı.

HUKUKİ KARŞILIĞI OLACAK

İnsan hakları alanında uzman olan hukukçu Kerem Altıparmak, büyükelçilerin Türkiye’ye Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin ‘ihlâl prosedürü’ başlatacağına ilişkin hatırlatmasının ve uyarılarının ‘çok önemli’ olduğunu belirtirken, “Büyükelçiler bıçağın kemiğe dayandığını açıkça Ankara’ya söylüyorlar. Bakanlar Komitesi bir ay sonra AİHM’e başvuru yapacak ve Türkiye için yeni bir ihlâl kararı daha çıkacak. Elbette bunun hukuki bir karşılığı da olacak” değerlendirmesi yapıyor.

TÜRKİYE CİDDİ YAPTIRIMLARLA KARŞILAŞACAK

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) AB Direktörü Nilgün Arısan Türkiye’nin vakit kaybetmeden büyükelçilerin uyarısını dikkate almasını ve Kavala için verilmiş AİHM kararını uygulamasını istiyor. Türkiye’ye ortak çağrı yapan büyükelçilerin Avrupa Konseyi ülkelerinin büyükelçileri olduğunu anlatan Arısan, “Kavala davası iddianamesinin ciddi bir temele dayanmadığı uzun zamandır gündemde. Bu büyükelçiler AİHM kararlarına uymadığı için Türkiye’nin dikkatini çekmekle görevlendirilmiş durumdalar. Eğer Türkiye kendisine yapılan uyarıları dikkate almazsa elbette ki ciddi yaptırımlarla karşılaşacak. Avrupa Konseyi, Türkiye için daha ciddi bir soruşturma prosedürü başlatabilir. Bugüne kadar başlatmamıştı” dedi.

BERAAT ETMESİNE RAĞMEN BIRAKILMADI

Hükümetin Gezi olaylarının planlayıcısı olduğunu öne sürdüğü Osman Kavala 2017’den beri tutuklu bulunuyor. 30. Ağır Ceza Mahkemesi, şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırma dahil pek çok suçlamayla karşı karşıya kalan Kavala’nın Gezi Parkı olayları nedeniyle yargılandığı davada 2020’de beraat ve tahliye kararı verdi. Ancak Kavala aynı gün 15 Temmuz darbe girişimi davası kapsamında yeniden tutuklandı. AİHM’in Osman Kavala için 10 mART 2019’da aldığı derhal tahliye kararı Mayıs 2020’de kesinleşmişti. Ancak Türkiye AİHM kararını bugüne kadar uygulamadı. Kavala’nın davası 2021’de Gezi davası ve Çarşı grubu davalarıyla birleştirildi.

Dışişleri’nden 10 büyükelçiye Kavala tepkisi: Hadsiz açıklama

Okumaya devam et

Dünya

Frankfurt Kitap Fuarı açıldı: Sürgündeki gazeteciler tutsak meslektaşlarını anlatacak

Türkiye’de susturulmaya çalışılan gazeteciliğin sesi olmak için Uluslararası Gazeteciler Derneği (International Journalists Association) Frankfurt Kitap Fuarında stand açtı. 300 bin ziyaretçinin geldiği Fuarda Türkiye’deki gazetecilere yönelik hak ihlalleri anlatılacak.

BOLD – Uluslararası Gazeteciler Derneği, 110 Ülkeden 7 bin 140 katılımcı kuruluş ve 300 bini aşkın ziyaretçi ile alanında dünyanın en büyüğü, Frankfurt Kitap Fuarında stant açtı. Messe’deki 3 nolu bina 1. kattaki  F97 numaralı stantta Türkiye’de gazeteciliğin içinde bulunduğu durum sergilenecek.

KİTAPLARA KONU OLAN TÜRKİYE’DE YAŞANAN OLAYLAR

Fuarda Türkiye’deki gazetecilere yönelik hak ihlallerine dikkat çekilecek. Ana tema ise ‘Geçmişi anlatan bu kitaplardaki olaylar şu anda Türkiye’de yaşanıyor.’ olarak belirlendi.

SUÇLU KİTAPLAR ÖZEL RAPORU AÇIKLANACAK

Türkiye’de cezaevlerinde tutuklu bulunan gazetecilere destek için sessiz yürüyüş eylemi de yapılacak. Medya özgürlüğü ve faaliyetleri hakkında video gösterimi ziyaretçilere sunulacak. Tutuklu gazetecilerin anlatıldığı Almanca broşür dağıtımı yapılacak. Ayrıca ilk kez Solidarity With Others ile birlikte hazırlanan Suçlu Kitaplar özel raporu açıklanacak.

Fuarı ziyaret etmek isteyenler 23-24 Ekim tarihindeki halk günlerini de tercih edebilirler.

Sürgündeki gazeteciler, Frankfurt Kitap Fuarı’nda tutuklu meslektaşlarının sesi olacak

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan’ın, lüks Mercedes sevdası: Afrika’ya da götürdü

Resmi ziyaretler için gittiği dünyanın en yoksul kıtası Afrika’ya 40 milyon liralık Mercedes S600 Guard model araçlarını da götüren AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu Saray, gelecek yıl 25 yeni lüks araç daha alacak. 

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Afrika ülkeleri Angola, Togo ve Nijerya ziyaretleri bugün sona eriyor. 4 gün süren Afrika turuna kalabalık bir heyetle giden Erdoğan, daha önceki yurtdışı ziyaretlerinde olduğu gibi Afrika’ya da makam araçlarını götürdü.

YOKSUL BAŞKENTLERDE 40 MİLYON LİRALIK MAKAM ARACIYLA GEZDİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel uçak “TUR” ile TSİ 22.30’da Togo’nun başkenti Lome’den Nijerya’ya hareket etti. Erdoğan, Gnassingbe Togo Cumhurbaşkanı Faure Essozimna Gnassingbe tarafından Eyadema Uluslararası Havalimanı’ndan uğurlandı. Erdoğan’ı uğurlama töreninde Türkiye’den götürülen Edrdoğan’ın 40 milyon liralık makam aracı Mercedes S600 Guard da karede yer aldı.

MAKAM ARACINI ABD’YE DE GÖTÜRMÜŞTÜ

Geçen ay Birleşmiş Milletler genel kurulu için gittiği ABD’ye makam araçlarını götüren Erdoğan’ın zırhlı Mercedes’inin New York’a taşınmasının bedeli 270 bin dolara mal olmuştu. Arabalar Afrika’ya da Türk Hava Kuvvetleri’ne ait askeri kargo uçağı ile Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Angola’ya taşındı. Erdoğan’ın gittiği diğer ülkelerde makam araçları kendisinden önce hazır edildi.

ZIRHLI MERCEDES’İN HER BİRİ 40 MİLYON TL

Erdoğan makam arabasını olarak kullandığı “S600 Guard” model Mercedes’in millete maliyeti ise 40 milyon TL’ye yaklaşıyor. İkiz turbo motora sahip bu araçlarda patlasa bile yoluna devam eden lastikler bulunuyor. Gaz saldırılarına karşı temiz hava sistemi bulunan araçlarda hiçbir mermi ile kolay parçalanmayan çift cam yer alıyor.

25 YENİ ARAÇ DAHA ALINACAK

Lüks uçak ve araba filosuyla tepki çeken AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022 yılında da araç alımını sürdürecek. Devlet bütçesinden Cumhurbaşkanlığı’na gelecek yıl için 3.8 milyar TL ödenek ayrılacak. Gelecek yıl Cumhurbaşkanlığı’na 25 binek otomobil, iki minibüs ile iki panel daha alınacak. Taşıtların özellikleri, fiyatı bu kurumun üst yöneticileri tarafından belirlenecek.

AB’den Dışişlerini kızdıran Türkiye raporu: Yargı bağımsız değil, demokratik gerileme sürüyor

Okumaya devam et

Popular

Shares