Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Erdoğan ve AKP’nin tek umudu yeni bir 15 Temmuz mu?

Son iki genel geçimler öncesi kanlı süreçlerden geçen Türkiye’de, seçim konuşulurken hem siyasi liderler hem de vatandaşlar endişeli. 7 Haziran seçimlerinin ardından başlayan bombalı eylemler ve 15 Temmuz sonrası oluşan korku ikliminde iktidarının devamını sürdürmeyi başaran AKP’nin tüm anketlere göre eriyor olması kaygıları daha da arttırırken, siyasi suikastlar iddiası dillerden düşmüyor.

BOLD – Türkiye 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan Genel Seçimlere, 5 Haziran’daki HDP’nin Diyarbakır mitingine yönelik bombalı saldırının gölgesinde girdi. IŞİD tarafından üstlenilen saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti, 400’e yakın kişi de yaralandı. Gerilimli bir atmosferde girilen seçimlerde AKP, yüzde 40,8 oy aldı ve kurulduğu 3 Kasım 2002’den beri ilk kez Meclis çoğunluğunu kaybetti. HDP ise yüzde 13,1 oy alarak, 80 milletvekili çıkardı ve böylelikle tarihinin en yüksek oyunu aldı. AKP’nin iktidardan düşmesi için Selahattin Demirtaş’ın önderliğindeki HDP’nin dışarıdan destekleyeceği CHP-MHP koalisyonu seçeneği konuşuldu. Ancak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hiçbir koalisyon teklifine yanaşmayarak yeniden seçim istedi.

ÇÖZÜM SÜRECİNİ BİTİRDİ

Seçim hezimetini kaldıramayan Erdoğan ise, AKP ve HDP’lilerin katılımıyla açıklanan 10 maddelik ‘Dolmabahçe Mutabakatı’nı tanımadığını açıkladı. Bu gelişme ile çözüm süreci de rafa kalkmış oldu.

Bu tarihten sonra Türkiye kanlı bir döneme girdi.

SURUÇ’TAKİ BOMBALI SALDIRI

20 Temmuz’da Şanlıurfa’nın Suriye sınırındaki Suruç ilçesinde, sınırın öte yanındaki Kürt yerleşim merkezi Kobani’ye yardım götürmek üzere toplanan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin basın açıklaması yaptığı sırada intihar saldırısı düzenlendi. IŞİD tarafından düzenlenen canlı bomba saldırısı sonucu 33 kişi öldü, 100’den fazla kişi yaralandı.

CEYLANPINAR’DAKİ POLİS CİNAYETLERİ

Suruç katliamından yalnızca iki gün sonra, çözüm sürecinin sonunu getiren ve perde arkası hala ortaya çıkarılmayan bir diğer olay, 22 Temmuz 2015 tarihinde Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde yaşandı. İlçedeki iki polis, evlerinde başlarından vurularak öldürüldü. PKK önce kendilerine bağlı “Apocu Fedailer” adlı bir grubun saldırıyı gerçekleştirdiğini ilan etse de, sonraki günlerde olay ile ilgisi olmadığını açıkladı. Cinayetlerin gerçek faillerine ise ulaşılamadı.

YENİ SEÇİM KARARI VE KANLI ÇATIŞMALAR

7 Haziran’dan sonra AKP ile CHP arasında başlayan hükümet kurma görüşmeleri sonuçsuz kaldı. Erdoğan 26 Ağustos 2015 tarihinde seçimlerin yenilenmesi kararını verdi. Türkiye siyasal tarihinde bir ilk olan bu seçim yenileme kararında, yeni seçim tarihi olarak 1 Kasım belirlendi. Seçim kararından sonra devlet ile PKK arasındaki çatışmalar alevlendi. 6 Eylül’de Dağlıca’daki PKK saldırısında 16 asker yaşamını yitirdi. 8 Eylül’de ülke genelinde HDP binalarına saldırılar gerçekleşti.

GAR KATLİAMI

7 Haziran-1 Kasım arasındaki sürecinde Türkiye’nin o güne kadarki en kanlı terör saldırısı gerçekleştirildi. 10 Ekim’de Ankara’daki barış mitingine gelenlere IŞİD bombalı saldırı düzenledi. İki canlı bombanın saldırısında 102 kişi yaşamını yitirdi.

AKP YENİDEN TEK BAŞINA İKTİDAR

Kabus gibi beş ay yaşayan Türkiye, 1 Kasım 2015’te yeniden sandık başında gitti. AKP, yüzde 49,5 oy ve 317 milletvekili ile sandıktan tek başına iktidar olarak çıktı.

ESKİ AKP’LİLERDEN YENİ PARTİ ÇALIŞMASI

AKP tarihinin en yüksek oy oranını alan Ahmet Davutoğlu, Erdoğan’ın talimatıyla istifa etti. Partinin kurucuları ve eski milletvekili ve bakanların Erdoğan’a yönelik eleştirileri de artmaya başladı.

AKP’nin kurucuları arasında yer alan ve bakanlık, milletvekilliği yapmış isimlerin art arda Hamamönü’nde çalışma ofisi tutmaya başlaması “Yeni bir siyasi hareket mi kuruluyor?” sorusunu akıllara getirdi.

Eski Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Arınç’a destek veren eski parti sözcüsü Hüseyin Çelik, Ahmet Davutoğlu döneminde partiden uzaklaşan eski Spor Bakanı Suat Kılıç, eski Sanayi Bakanı Nihat Ergün ve eski Gümrük Bakanı Hayati Yazıcı’nın Ankara’nın Hamamönü semtinde çalışma ofisi tuttuğu iddia ediliyordu.

O dönem Hürriyet yazarı olan Nuray Babacan Abdullah Gül liderliğinde AKP’li muhaliflerin, Hamamönü’nde Erdoğan’a karşı toplandığını yazdı.

AKP ve destekçilerini 7 Haziran sonrasına benzer bir iktidar korkusu sardı. AKP yanlısı Akit, “Abdullah Gül İngiltere’den icazet aldı parti kuruyor” manşetiyle çıktı.

15 TEMMUZ SONRASI

15 Temmuz sonrası siyasi hesapların tamamı yine değişti. Daha önce defalarca karşı olduğunu beyan eden Bahçeli’nin sürpriz bir şekilde Başkanlık teklifinin Meclis’e getirilmesini istedi. İki partinin oylarıyla Ocak 2017’de mecliste kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne 16 Nisan 2017’de gerçekleşen anayasa referandumunda yüzde 51,2’ye karşılık yüzde 48,8 ile halktan onay çıktı. Böylece Erdoğan 15 Temmuz sonrası ilk siyasi zaferini aldı.

Erdoğan 2. zaferini ise 24 Haziran 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde aldı. Erdoğan ilk turda oyların yüzde 52,6’sını alarak Cumhurbaşkanı seçildi. Bu seçim ile birlikte Türkiye’de parlamenter demokrasi ortadan kalkarken yürütme gücünün tek bir kişide toplandığı fiili başkanlık sistemi başladı.

AKP ERİYOR SİYASİ SUİKAST İDDİALARI GÜNDEMDE

Türkiye’de sürpriz olmazsa genel seçimler 2023’te yapılacak. Herkesin beklentisi ise erken seçim. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon, faiz ve döviz kuru yüzünden zorda olan AKP ise anket sonuçlarına göre yüzde 32’nin altında. Son iki genel seçim öncesi kanlı süreçler geçiren Türkiye’de muhalif siyasi liderler endişeli.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin ziyaretinde, Tayyip Erdoğan’ın iktidardan gitmemek için her yolu deneyeceğini savunarak, “Siyasi cinayetler kaygım var” görüşünü dile getirdi.

İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın da Sözcü gazetesinde yer alan röportajında “siyasi suikastler yapılacağı yönünde bizim da aldığımız duyumlar var” diye konuştu.

AKP’de yepyeni kavga! Meydanı Hulusi Akar’a bırakmak istemeyen AKP’liler de harekete geçti

Analiz

Seçim nefes kesecek! İttifaklar arası fark yüzde 1’e indi

Son seçimden bu yana Türkiye’de ekonomik kriz etkisini iyiden iyiye hissettirirken, büyük oy kaybı yaşayan Cumhur İttifakı ile rakibi Millet İttifakı arasındaki fark yüzde 1’e düştü.

BOLD – Erdoğan’ın bir kez daha Cumhurbaşkanı seçildiği 24 Haziran 2018 Genel seçimlerinde Türkiye, seçim öncesi yapılan parti ittifaklarıyla tanıştı.

AKP, MHP ve BBP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı son genel seçimde yüzde 54’e yakın oy topladı. İttifakın en büyük rakibi yine bir ittifak oldu. CHP, İyi Partri ve Saadet Partisinin oluşturduğu Millet İttifakı ise yüzde 34 oy topladı.

Son seçimden bu yana Türkiye’de ekonomik kriz etkisini iyiden iyiye hissettirirken, iktidar kanadının oy oranlarında da büyük erime yaşandı.

Erdoğan, oy oranlarını düşük gösteren anket şirketlerine de güvenmediğini açıkladı.

SON ANKET

Öte yandan MetroPOLL Araştırma’nın Kurucusu ve Yöneticisi Özer Sencar, Eylül ayına ilişkin partilerin oy oranını paylaştı. Anket sonuçlarında AKP’nin oylarındaki erime göze çarptı. Araştırmada ilk kez Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı arasındaki oy farkının yüzde 1’e indiği görüldü.

20-26 Eylül tarihleri arasında, Türkiye genelinde 26 bölgede 28 ilde yapılan ankete bin 638 kişi katıldı.

Katılımcılara “Bu pazar milletvekili seçimi olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?” sorusu yöneltildi.

Kararsız oylar dağıtılmadan önce partilerin oy oranları:

AKP yüzde 25,0
CHP yüzde 20,4
İYİ Parti yüzde 11,3
HDP yüzde 8,7
MHP yüzde 7,9
DEVA yüzde 2,0
Memleket Partisi yüzde 1,3
Diğer partiler yüzde 2,4
Kararsızlar yüzde 8,5
Protesto oyları yüzde 9,2
Cevap vermeyenler yüzde 3,3
Kararsızlar dağıtıldıktan sonra oy oranları:

AKP yüzde 31,7
CHP yüzde 25,8
İYİ Parti yüzde 14,3
HDP yüzde 11,0
MHP yüzde 10,0
DEVA yüzde 2,6
Memleket Partisi yüzde 1,7
Diğer partiler yüzde 3,0

İKTİDAR KANADINDA ERİME YÜZDE 10’A YAKIN

Bu verilere gör,  Cumhur İttifakı’nın oy oranı 41,7, Millet İttifakı’nın oy oranı ise 40,1. AKP’nin 2018’deki milletvekili seçimlerine göre oy oranındaki kaybın yüzde 10’a yaklaştığı görüldü.

Market fiyatlarını “gayet uygun” bulan Erdoğan maaşına zam istedi

Okumaya devam et

Analiz

Türkiye, F-35’leri alamadı: Damadın SİHA’ları Türk hava sahasını korumaya yetecek mi?

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın S-400 ısrarının bedeli ağır oldu. 2,5 milyar dolara alınan ve depoya kaldırılan S-400’ler yüzünden Türkiye ABD yaptırımlarına maruz kaldı ve son teknoloji F-35 projesinden çıkarıldı. Yunanistan ise Fransa’dan 18 adet Rafale savaş uçağı alarak, ABD’ye 24 adet F-35 siparişi verdi. Ege’de hava üstünlüğü Yunanistan’a geçerken, Erdoğan’ın damadının SİHA’ları Türkiye’yi korumaya yetecek mi?

BOLD ANALİZ – Türkiye’nin ABD’den 40 adet F-16 satın alacağına ilişkin haberler yeniden gündeme oturdu. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin Türkiye’nin F-35’ler için yaptığı ödemenin karşılığında F-16’lar vermeyi teklif ettiğini açıkladı. Erdoğan, “Bu konu F-35 konusuyla bağlantılı bir konu. 1 milyar 400 milyon dolar F-35’ler için yapmış ödeme söz konusu. Ve bu ödemeler karşısında ABD’nin böyle bir teklifi söz konusu oldu” ifadelerini kullanmıştı.

ABD, GÖRÜŞMELERİ DOĞRULADI

Türkiye ile görüşmeleri doğrulayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price ise “ABD Türkiye’nin F-16 talebiyle ilgili herhangi bir finansman teklifi yapmadı.” açıklamasında bulundu. Muhalefet partileri ise Erdoğan’ın S-400 ısrarının Ege’de üstünlüğü Yunanistan’a kaptırmakla sonuçlandığı eleştirisinde bulundu.

Türkiye’nin 2.5 milyar dolara aldığı Rus yapımı S-400 savunma sistemi depoda duruyor.

YUNANİSTAN’IN SAVAŞ UÇAĞI SAYISI 269 OLACAK

Yunanistan’ın elinde 43 adet Mirage 2000 bulunuyor. Değişik tiplerde 152 adet F-16 uçağı bulunan Yunanistan’ın 32 adet F-4 Phantom uçaklarla birlikte hava filosunda 227 uçak bulunuyor. Fransa’dan 8’i hibe 20 adet Rafale uçağı satın alan Yunanistan’ın hava filosundaki uçak sayısı Türkiye’yi geride bırakıyor. Bir de yeni nesil F-35’lerin gelmesi halinde hava üstünlüğü tamamen Yunanistan’a geçiyor. Yunanistan’ın savaş uçağı sayısı 271’e yükseliyor.

ABD’li Lockheed Martin şirketi tarafından üretilen ve radara takılmadığı için hayalet uçak olarak bilinen F-35 savaş uçağı.

TÜRKİYE’NİN ELİNDE 250 UÇAK VAR

2002 yılından bu yana savaş uçağı satın almayan Türkiye’nin elinde ise 225 civarında F-16 uçağı var. Kullanım süreleri dolan 35-40 adet F-4 Phantomlar devre dışı kalacak. Türkiye’nin geliştirdiği Milli Muharip Savaş Uçağı’nın (MMU) seri üretime geçmesi ise 2040’lardan önce zor görünüyor.

DAMADIN ÜRETTİĞİ SİHA’LAR NE YAPAR?

İktidar çevreleri, Türkiye’nin yeni savaş uçağı alımı yapamasa dahi elindeki SİHA’larla hava dengesini koruyabileceğini savunuyor. Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın şirketinin ürettiği SİHA’ların Yunanistan’a karşı Türkiye’yi koruyabileceğini iddia edenler bile var. Suriye, Irak, Libya ve Azerbaycan’da önemli görevler üstlenen insansız silahlı hava araçlarının Yunanistan’a karşı Türkiye’yi koruyacağı iddiası dolaşıyor. Ancak savunma sanayi uzmanları bunun böyle olmadığı görüşünde birleşiyor.

Türkiye’nin uzun süredir envanterinde bulunan F-16 savaş uçağı.

F-16’LAR SİHA’LARI ETKİSİZ HALE GETİRİR

Savunma Sanayisi ve Havacılık Uzmanı Hakan Kılıç, insansız silahlı hava araçlarının önemli olduğunu ancak yeni nesil savaş uçakları karşısında etkisiz kalacaklarını söylüyor. Kendi bloğunda değerlendirmeler yapan Kılıç, “F-16 yerine 30 tane SİHA’ya milli hava füzelerimiz Bozdoğan ve Gökdoğan’ı takıp Yunanlıların üzerine salacak değiliz. Bunu yapsak bile sanırım üç beş F-16 tamamını kısa sürede etkisiz hale getirecektir. Aynı şey bizim içinde geçerli. ABD Rapier’lerinin F-16’larımız karşısından hiçbir şansı yok” değerlendirmesi yapıyor.

ABD’NİN SİHA’LARI SAVAŞ UÇAKLARIYLA MÜCADELE EDEBİLİR

SİHA’larda Türkiye’nin geldiği noktayı öven Kılıç, savaş uçaklarına karşı etkili olabilmesi için daha çok yol alınması gerektiğini şu örnekle açıkladı: “ABD’nin yeni geliştirdiği Kratos XQ-58 Valkyrie veya Boeing Loyal Wingman gibi steallth, turbofan motorlu avcı uçağı tasarımına sahip bir SİHA olmadan böyle bir ihtimal yok.” Türkiye’nin yeni savaş uçakları alması gerektiğinin altını çizen Kılıç, “F-35 alamaz isek milli muharebe uçağı gelene kadar ilave savaş uçağı ihtiyacımız “acil” kodu ile konuştuğumuz yüksek irtifa hava savunma sistemlerinden bile daha zaruridir. Hiçbir hava savunma füzesi, hiçbir modern savaş uçağını ikame edemez.” değerlendirmesi yapıyor.

Erdoğan Rejimi’nin tehlikeli tutukluları: Hücrede tutuluyorlar, mahpuslarla konuşmaları yasak

Okumaya devam et

Analiz

Dolar, Erdoğan’ın genelgesindeki kur hedefini bir ayda geçti

Rekora doymayan dolar, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yayınladığı genelgedeki 2022 seviyesini şimdiden geçti. Erdoğan tarafından geçtiğimiz Eylül ayında imzalanan genelgeye göre 2022 yılında ortalama kur 9,27 TL olarak hesaplanmıştı. Ancak yeni yıl gelmeden dolar 9,37 lirayı test etti.  Euro ise 10,93 lira sınıra dayandı.

BOLD ANALİZ – Türkiye’de döviz kurlarında görülen yukarı yönlü hareket hız kesmiyor. Piyasalar, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla faiz indirimi sezonunu açan Merkez Bankası’nın 21 Ekim toplantısına kilitlendi.

PİYASA 100 BAZ PUAN İNDİRİMİ SATIN ALDI

Faiz indirimine karşı çıkan Merkez Bankası Başkan Yardımcıları Semih Tümen ve Uğur Namık Küçük ile Para Politikası Kurulu üyesi Abdullah Yavaş görevden alındı. Erdoğan tarafından gece yarısı kararnamesiyle üç ismin Merkez’den gönderilmesinin ardından yapılacak ilk Para Politikası Kurulu toplantısında faiz indirimi piyasalar tarafından satın alındı. Fransız yatırım bankası Societe Generale uzmanları, Merkez Bankası’nın 100 baz puan faiz indirimi yapacağını raporladı.

9,35 AŞILIRSA YENİ HEDEF 9,50 TL

Bankacıların raporlarına göre faiz indirimi beklentisiyle 9,37 liraya kadar yükselen dolar, Merkez Bankası’nın kararının ardından 9,25 liraya kadar gerileyebilir. Ancak 9,25 destek noktasının altına düşmediği taktirde yeniden yukarı yönlü hareket başlar. 9,35 liralık direnç noktasının kırılması halinde ise doların test edeceği yeni zirve 9,50 lira olarak belirlendi. Euro’da ise yeni çift haneli rakam 11 lira olarak yazıldı.

SARAY’IN EKONOMİ TAHMİNLERİ HEP BOŞ ÇIKTI

TL, dolar ve Euro karşısında mum gibi erimeye devam ederken, Cumhurbaşkanlığı ekonomi yönetiminin tahminleri de hep boş çıktı. Cumhurbaşkanlığı Saray’ının tahminleri halkı, ihracatçıyı, turizmciyi ters köşe yaptı. Hazine ve Maliye Bakanlığı 2020 yılının eylül ayında yayınladığı Orta Vadeli Ekonomik Programda 2021 yılı dolar kurunu 8,30 lira olarak belirlemişti. Ancak dolar yıl başından bu yana yüzde 26 değer kazanarak 9,30 liraya fırladı. Tam 1 liralık sapma yaşandı.

ERDOĞAN’IN GENELGESİ ŞİMDİDEN GEÇİLDİ

2022 yılı için dolar kurunu ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan belirledi. Erdoğan imzalı ve Resmi Gazetede yayımlanan genelgeye göre kamu ihaleleri ve devam eden yatırımlar için 2022 yılında ortalama kur 9,27 TL olarak tespit edildi. 19 Ekim 2021 tarihi itibariyle 9,37 liraya dayanan dolar 2022 gelmeden Erdoğan’ın hedefini alt üst etti. Yıl başından bu yana dolar kurundaki artış 2 lirayı buldu.

ASGARİ ÜCRET 81 DOLAR ERİDİ

Türk Lirası karşısında her gün yeni bir rekora imza atan dolar ve Euro’daki artışlar, vatandaşın belini büküyor. A’dan Z’ye her şeye zam gelirken, vatandaş tarihin en değersiz Türk Lirası ile geçinmeye çalışıyor. 1 Ocak 2021 tarihinde 2 bin 825 liraya çıkan asgari ücretin dolar karşılığı 384,3 dolardı. O tarihte 1 dolar 7,35 lira seviyesindeydi. 19 Ekim 2021 tarihi itibariyle ise asgari ücretliler 303,7 dolar alabiliyor. Her 100 işçiden 45’inin asgari ücretle geçindiği Türkiye’de işçilerin maaşı 10 ayda 81 dolar erimiş oldu.

Erdoğan imzalı genelge: Dolar 2022’de 9,27 lira olacak

Okumaya devam et

Popular

Shares