Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Siyasetin emrindeki HSK’da organize işler: Bahçeli istifa ettirdi, Şentop hakime kefil oldu

MHP kontenjanından Hakimler ve Savcılar Kurulu(HSK) üyesi olan Devlet Bahçeli’nin eski avukatı Hamit Kocabey’in istifa süreci yargıdaki çürümeyi gözler önüne serdi. Kocabey’in MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin “İstifa edin” isteğini “Başüstüne” diyerek yerine getirdiği, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un da sulh ceza hakiminin ihracını ‘bilgi verdiği’ gerekçesiyle önlediği anlaşıldı.

BOLD ANALİZ – AKP’nin başkanlık sistemiyle Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısını değiştirmesi sonrası iktidarın emrine giren yargıdan pis kokular yükseliyor.

HSK üyesi avukat Hamit Kocabey’in geçtiğimiz hafta Kurul’dan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin isteğiyle istifa etmesi sonrası ortaya atılan iddialara bugün yenisi eklendi. Gazeteci İsmail Saymaz, HSK’ya MHP’nin kontenjanından atanan Kocabey, avukatı olduğu Devlet Bahçeli’nin talimatı üzerine “Başüstüne” diyerek 5’nci ayı dolmadan istifa ettiğini yazdı.

Saymaz, Kocabey’in avukat oğlu Nizamettin Kocabey’in Bataklık Operasyonu’nda Uğur Şener’in yakalama kararının kaldırılması için Ankara 8. Sulh Ceza Hakimi E.Ş. üzerinden devreye girdiğini, dönemin Ankara Başsavcısı Yüksel Kocaman’ın hakim E.Ş.’ye “Bu dosya için 300 bin dolar alınmış. Sakın ha!” uyarısında bulunduğunu yazdı. Avukat Kocabey’in, Başsavcı Kocaman’ın söylediklerine sinirlendiği ve “Bunu Kocaman’ın yanına bırakmam” dediğini aktaran gazeteci Saymaz, şüpheli Şener’e dava bile açılmadığını belirtti.

Bu gelişmelerin ardından HSK üyesi olmayı bekleyen Başsavcı Kocaman’ın Yargıtay’a üye atanmasında Hamit Kocabey’in etkisi olduğunu kaydeden Saymaz, Kocabey’in hakim E.Ş. hakkında Gülen Cemaati ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle soruşturma başlatıldığını, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un Hakim E.Ş.’ye 2012’den itibaren cemaat ile ilgili ‘yararlı bilgiler vererek’ ihracına engel olduğunu kaydetti.

Saymaz’ın aktardığına göre, HSK’da şunlar yaşandı: “Son hafta, ihraç edilecek ve açığa alınacak olan hakim ve savcılar görüşülecekti. Hakim E.Ş. de listedeydi.

Şentop, ihraç çıkmaması için Bahçeli ile görüştü. Kocabey’e “Oylamaya katılma” önerisinde bulunuldu.

Kocabey, her hafta olduğu üzere pazartesi günü Bahçeli’nin makamına gitti. Sohbette “AK Parti gidiyor, bizi de beraberinde götürüyor, bir çare bulmak lazım” dedi.

Bahçeli yanıt vermedi.

Bahçeli: İstifa edin
Geçen perşembe sabahı Hamit Kocabey’in telefonu çaldı.

MHP’den aranıyordu.

Derhal genel merkeze gitti.

Bahçeli, baş başa görüştüğü Kocabey’e şöyle dedi:

“Bir karar verdim. Bu kararı çok zor verdim. 24 saat düşündüm. Hareketimizin selameti için sizden bir şey rica ediyorum. Çok büyük hizmetler ettiniz. Bir dik duruş daha bekliyorum sizden.”

Kocabey, “Emredin” dedi.

Bahçeli, “İstifa edin” diye ekledi.

Kocabey, “Başüstüne efendim” şeklinde karşılık verdi.

Dilekçesini yazdı ve aynı gün Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e verdi.”

Saymaz’ın yazısındaki iddialar yargının siyasetin emrine girdiğini, HSK üyesinin Devlet Bahçeli’den talimat aldığını, hakim ve savcıların ihracında da yine siyasetçilerin belirleyeci olduğunu gösteriyor.

PERİNÇEK’İN ‘SİYASETİN KÖPEĞİ’ DEDİĞİ YARGIDA PİS KOKULAR

Doğu Perinçek’in “siyasetin köpeği” diyerek aşağıladığı yargıda organize işler, pis kokular gelmeye devam ediyor. Yargının siyasetin kuklasına dönüşmesinin nedenlerinden bir tanesi de HSK’nın üyelerinin belirlenmesinden kaynaklanıyor. AKP ve MHP’nin 2017’de yaptığı anayasa değişikliğiyle HSK’nın üyelerinin Cumhurbaşkanı ve TBMM’deki siyasi partiler tarafından seçen sistem getirildi. Buna göre HSK’nın Adalet Bakanı ve müsteşarının dışında kalan 4 üyeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 üyesini ise TBMM’nin belirliyor. TBMM’de seçilen üyeler ise iktidar ve muhalefet partileri arasında bölüşülerek yapıldı. Böylece bağımsız ve tarafsız olması gereken yargı tam anlamıyla siyasetin emrine girdi.

Erdoğan, 2001’de Kılıçdaroğlu gibi uyarmış: Ülkemizde kadınlar, çocuklar adeta rehin alınıyor, devletin bürokratlarına suç işlettiriliyor

Analiz

Millet İttifakı’nda Kılıçdaroğlu düğümü çözülecek mi?

Millet İttifakı’nda Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili düğüm bir türlü çözülmüyor. Son dönemdeki hamleleriyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi öne çıktı. İyi Parti, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın rakip olarak en çok istediği Kılıçdaroğlu’na açık mesaj gönderdi. Millet İttifakı’nda ‘kazanamama ihtimali olan’ isim çatlağı büyüyeceğe benziyor.

BOLD ANALİZ – Millet İttifakı’nın iki büyük partisi CHP ve İyi Parti’de gizlenmeye çalışılsa da adaylık çatlağı büyüyor. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığına aday olacağı yönündeki iddiaları değerlendiren İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın, “Kendisinden talip olduğunu duymadım ama bizim bir ilkemiz var. Diyoruz ki bu konuda herkes idealist davranmalı, nefis zamanı, adaylık düşünenler idealist davranmalı. Kimler aday olmayı düşünüyorsa bu şartları göze alarak temel ilkemize kabul sağlayarak bu yola çıkmalılar. Kazanma riski görünen anket ilmiyle belirlenen bir adayı, İyi Parti olarak kabul etmiyoruz. Millet İttifakı’nın varlığı seçimi ilk turda kazanabilecek genişlikte, o bakımdan en uygun adayın istişarelerle belirlenerek ortaya konulması Türkiye’ye yapılabilecek en iyi iyilik. Kazanamama ihtimali olan birinin uygun olmayacağını söyleyeceğiz, sonuç odaklı düşüneceğiz” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN KILIÇDAROĞLU’NU İSTİYOR

İyi Parti’de Koray Aydın üzerinden verilen bu mesaj, Kılıçdaroğlu’nun adaylıktan vazgeçmesine yönelik çağrı olarak yorumlandı. Arkasında yatan sebep ise Erdoğan’ın en çok yarışmak istediği ismin Kılıçdaroğlu olması. Seçim mitinglerinde vurgu yapılacak konu bile belirlendi: ‘SSK’nın batırılması ve Kılıçdaroğlu’nun kaybettiği seçimler.’ Kılıçdaroğlu’nun adaylığı durumunda AKP, 2009 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini AKP’nin adayı Kadir Topbaş’a kaybettiği dönemden başlayıp CHP Genel Başkanı olarak girdiği 2011-2014-2015-2018-2019’da  kaybettiğini hatırlatacak. 2010 ve 2017 referandumlarında da Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a yenildiği anlatılacak.

SİYASETTEKİ KUTUPLAŞMA ERDOĞAN’A YARIYOR

CHP’li Kılıçdaroğlu’nun aday gösterilmesi halinde Erdoğan’ın seçime bir sıfır önde gireceği de AKP anketlerinde görülüyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halkın sağ ve sol olarak kutuplaşacağını hesaplayan AKP’li kurmaylar, Kılıçdaroğlu’nun  aday olması durumunda “CEHAPE zihniyeti, Camileri ahır yaptılar, Başörtülü bacılarımıza zulmettiler, Şimdi yine aynısını yapacaklar” gibi 50 yıl önceki konularla seçmenin korkutulacağını hesaplıyor. Türkiye’deki sağ partilere oy veren seçmen sayısının sol partilere oy verenden fazla olduğunu da dikkate alan Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’nun adaylığa zorlanması yönünde talimat verdiği kaydediliyor. AKP teşkilatları ve troller de bu yönde çalışma yürütüyor. Yıpranmış bir Kılıçdaroğlu’na karşı seçimin ‘çantada keklik’ olduğu kulaktan kulağa yayılıyor.

İTHAL ADAY İLE YAVAŞ ALTERNATİFİ RAFTA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyaset dışı bir ismi aday gösterme girişimleri İyi Parti tarafından reddedilmişti. İkinci Ekmeleddin İhsanoğlu vakası yaşanmasını istemeyen İyi Parti, yurtdışından ithal bir ismi desteklemeyeceği mesajı verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın isimleri ise şimdilik rafa kaldırıldı.

Saadet Partisi’nin Abdullah Gül’ü aday gösterme çabası devam ederken, DEVA ve Gelecek Partileri’nin tavrı da Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağını netleştirecek.

Ülkeyi bit pazarına çeviren Erdoğan Araplar’a ASELSAN sözü mü verdi?

Okumaya devam et

Analiz

CNN Türk’ün işi çok zor: Skandal mahkemeye taşınıyor

ABD merkezli CNN International’ın kıskacında olan  CNN Türk akıl almaz bir skandala daha imza attı. Kanal,  öldürülen bir PKK’lı haberinde muhalif sanatçı Ferhat Tunç’un resmini kullandı. Sanatçı konuyu yargıya taşıyor.

BOLD – Demirören Grubu’nun Ziraat Bankası’ndan aldığı kredilerle satın aldığı CNN Türk’le ilgili ABD’den heyet geliyor. CNN International, AKP yanlısı yayınlarıyla havuz medyasına dönüşen CNN Türk’ü inceleyecek.

Ziyaretin rutin olmadığını söyleyen CHP Washington Temsilcisi Yurter Özcan, kanalı CNN merkezine şikayet eden kişi.

İddiaya göre, incelemeye alınacak CNN Türk hazırlıklara başladı.

Bu iddiaların konuşulduğu sırada kanaldan skandal bir habere daha imza atıldı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sosyal medya hesabından ‘Ferhat Tunç’ adlı bir PKK’lının öldürüldüğünü duyurdu.

FERHAT TUNÇ SKANDALI MAHKEMEYE TAŞIYOR

Bu haberi Youtube videosunda yayınlayan kanal, “PKK’nın üst düzey kadrosuna büyük darbe” başlığıyla sanatçı Ferhat Tunç’un fotoğrafını kullandı. CNN Türk’ün fotoğraf kullanımı sosyal medyada büyük tepki çekerken, sanatçı Ferhat Tunç’tan açıklama geldi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan sanatçı Tunç, “İçişleri Bakanlığı, PKK’lı Ferhat Tunç adlı bir gencin yaşamını yitirdiğini iddia etti. İktidar güdümündeki medya ise haberi benim fotoğrafımı kullanarak, iktidar yanlıları da hesabımı etiketleyerek servis etti. Ölümü her türlü kirli çıkar ve algıları için kullananları kınıyorum” dedi.

“Kandan ve ölümden beslenenlerden çok yakında kurtulmak umuduyla” diyen Tunç, konuyu yargıyı taşıyacağını duyurdu.

CNN Türk’ü telaş sardı: CNN International’a tarafsız yayın yaptığını ispatlamaya çalışacak

Okumaya devam et

Analiz

Ülkeyi bit pazarına çeviren Erdoğan Araplar’a ASELSAN sözü mü verdi?

Türkiye’den ucuza mal kapatmaya çalışan Körfez ülkeleri, BAE ve Katar ile ilgili ilginç iddialar basına yansıyor. Katarlı bakan Türkiye’deki krizi ülkesi için fırsata çevirmek istediklerini söylerken, BAE’nin ASELSAN için Savunma Dairesi Başkanlığı ile görüştüğü ortaya çıktı.

BOLD – Bütçe görüşmelerinin TBMM Genel Kurul’da görüşülmeye başladığı gün Katar’a giden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Türk heyeti bir dizi anlaşmaya imza attı.

Geziye Katarlı bir gazetecinin, Mevlüt Çavuşoğlu’na “Para için mi geldiniz?” sorusu damga vurdu. Skandalın ardından Katar Dışişleri Bakanı ucuza mal kapatmaya çalıştıklarını itiraf etti. Katar Dışişleri Bakanı Sheikh Mohammed bin Abdulrahman Al-Thani “Türkiye’de ortaya çıkacak fırsatları değerlendiriyoruz” dedi.

Katar ziyaretinden önce Erdoğan, eski kan davalısı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Veliaht Prensi ile görüşmüştü. 15 Temmuz’un finansörü olmakla suçlanan BAE Prensi, devlet töreniyle kırmızı halıda karşılandı.

BURNUNUZDAN FİTİL FİTİL GETİRİRİM

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, son grup toplantısında BAE ziyaretine ilişkin ilginç açıklamalarda bulundu.

AKP’lilerin bugüne kadar ‘Şerefsiz’ dedikleri bir kişiyi kırmızı halıda karşılamasını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Bir kamuoyu araştırması yapılıyor. ‘Birleşik Arap Emirlikleri’nin yatırım kararıyla ilgili hangisi sizin görüşünüzü daha çok yansıtır’ diye soruluyor. İki seçenek var. ‘Türkiye’ye yatırım yapmak için gelmektedir’ katılanların yüzde 35,4’ü böyle diyor. Yüzde 64,6’sı ‘Türkiye’de ucuzlayan şirketleri almak için gelmektedirler’ diyor. Vatandaş gerçeği gayet görüyor. Gazetelere bir şey yansıdı. Bunlar geldiler, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN bunları alacaklarmış, pazarlıklarını yapacaklarmış. Buradan Erdoğan’a ve BAE veliaht prensine de söylüyorum. Ordunun HAVELSAN’ına, ROKETSAN’ına ASELSAN’ına el koyarsanız, satarsanız fitil fitil burnunuzdan getiririm” dedi.

Aynı iddiaları Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu da dile getirmişti. Karamollaoğlu, Batılı bir devletin BAE üzerinden ASELSAN’ı almaya çalıştığını iddia etmişti.

ASELSAN İDDİASI

Bloomberg’ten Fırat Kozok, bugün bu iddiaları doğrulayan bir habere imza attı. Kozok’un haberine göre BAE yetkilileri, pazartesi günü ASELSAN da dahil olmak üzere Ankara merkezli savunma sanayi şirketleriyle görüştü.

Bloomberg’e konuşan üst düzey bir yetkili, BAE heyetinin Pazartesi günü Savunma Sanayii Başkanlığı ile bir araya geldiğini ve ardından isminin açıklanmaması koşuluyla ASELSAN da dahil olmak üzere Ankara merkezli savunma şirketleriyle görüştüğünü aktardı. Yetkili, BAE ekibinin Türk SİHA üreticisi Bayraktar’ın temsilcileriyle de görüştüğünü söyledi. Görüşmelerin sonucu ise henüz belli değil.

Vatandaşın market-pazar maceraları: İlk 3 saniyede 50 TL bitiyor…

Okumaya devam et

Popular

Shares