Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

TÜGVA rezaletinde bugün: TÜGVA’ya ‘kıl’ olan vali yardımcısına ne oldu?

TÜGVA’nın ifşa olan kadrolaşma belgelerinden yeni skandal gün yüzüne çıkıyor. TÜGVA’lı heyetin, Bitlis’te yer tahsisi için görüştükleri bir vali yardımcısının tavırlarını beğenmedikleri için açığa aldırdıkları ortaya çıktı.

BOLD – Bilal Erdoğan’ın kurucusu olduğu TÜGVA ile ilgili ortaya dökülen belgelerden her gün yeni bir skandal patlak veriyor. Yeni belgelerde, medyatik isimlerin de TÜGVA’dan nemalandığı ortaya çıktı.

Televizyon programlarının vazgeçilmez isimlerinden Selman Öğüt’ün, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından maaşa bağlandığı ortaya çıktı. TÜGVA Bölge Uzmanı Bütçe Tablosu’na göre Öğüt’ün, aylık 5 bin TL maaş aldığı görüldü. Belgeye göre TÜGVA, Öğüt’e 12 aylık koordinatörlük kapsamında 60 bin TL ödemede bulundu.

selman öğüt

Belgelerden gün yüzüne çıkan önemli bir detay ise TÜGVA ile zıtlaşan vali yardımcısının akıbeti oldu.

2016-2017 yıllarına ait yer tahsislerindeki usulsüzlükler, para aktarma ve fişleme gibi birçok skandalın ortaya çıktığı belgelerde, bir vali yardımcısı ile ilgili yazılan rapor dikkat çekti.

YER TAHSİSİ İÇİN VALİ İLE GÖRÜŞME

Vakfa yer tahsis edilmesi için Bitlis Valisi Ahmet Çınar ile görüşen TÜGVA heyetine, Bitlis Merkez , Tatvan ve Güroymak ilçelerinin kesişim noktasında olan Bölge Trafik Denetleme noktasındaki bir arazinin vakfa tahsis edilebileceğini ifade edildi.

İşlemlerin yapılabilmesi için heyet, dönemin vali yardımcısı ve Ahmet Davutoğlu döneminde AKP’den milletvekili aday adayı da olan Salih Altun’a yönlendirildi.

İfşa olan ‘Bitlis Çözüm Raporu’ başlıklı belgede, vakıf yetkililerinin Altun ile yaptıkları görüşmelerin ayrıntıları yer alıyor.

Belgede, Altun’un sarf ettiği sözlerden yetkililerin rahatsız olduğu, “Kendilerini ilk ziyaretimizde dar vakitte görüşmemizden dolayı detaylı bir görüşme yapamadık fakat bu görüşmede Salih beyin söylediği bazı şeyler bizde rahatsızlık uyandırdı” ifadeleri ile aktarılıyor.

VALİ YARDIMCISINI ŞİKAYET ETTİLER

Görüşmenin ayrıntılarına yer verilen belgede, vali yardımcısı Altun’un TÜGVA yöneticilerine ilişkin “iktidara sırtını dayamış, zengin kibirli kişiler” ifadelerini kullandığı ve bu kişilerin amacının gerçekte İslam’a hizmet olmadığını söylediği de belirtiliyor.

DEVREYE BAŞKAN GİRDİ

Altun’un bu sözlerine yeterli sertlik cevap veremediklerini söyleyen TÜGVA heyeti, konuyu Ahlat Belediye Başkanı’na taşıdı.
Başkan, Altun’dan vakfa yardımcı olmasını isteyince yeni bir görüşme ayarlandı. Bu yeni görüşme sonucunda istenilen arazi TÜGVA’ya tahsis edildi.

VAKFIMIZA KIL

Arazi alınmasına rağmen belgenin sonunda Altun ile ilgili “Bizlere hatırlı dostlarının hürmetine yardımcı olacağını fakat vakfımıza “kıl” olduğunu açık açık söyledi. Devletimiz elbette bizlerin her talebine olumlu cevap vermek zorunda değildir. Fakat Salih Bey’in yanında misafirleri varken tavrı tutumu bizleri rencide etmiş , vakfımıza ve şahsımıza gösterdiği tutumu sizlerin takdirine bırakıyorum” ifadeleri kullanıldı.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI GÖREVDEN UZAKLAŞTIRDI

Bitlis Vali Yardımcılığı görevini yürüten Altun, 15 Temmuz’dan 3 gün sonra İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı. Altun için Anayasal düzeni yıkmaya yönelik eylemler içerisinde bulunabileceği belirtildi. TÜGVA’lıların şikayetiyle işini kaybeden Altun, görevine 2017 yılında iade edildi.

AKP’nin en önemli icraatı duble yollar değil: Yüksek kapasiteli cezaevleri

Gündem

Metin Feyzioğlu AKP ve MHP TBB seçimlerini kaybetti

Bugün tamamlanan TBB seçim sonuçlarına göre yeni başkan, Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan oldu. Oy sayımının ardından seçimin yapıldığı salon Başkan Erinç sloganlarıyla inledi.

BOLD – Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) bugün tamamlanan seçim sonuçlarına göre yeni başkan Erinç Sağkan oldu.

Genel Kurul’da aldığı 181 oyla 9. başkan olarak seçilen Sağkan’ın rakibi Metin Feyzioğlu ise 159 oyda kaldı. Feyzioğlu, ‘Çoklu baro’ yasası çıkarılırken takındığı tavır yüzünden avukatların hedefindeydi. Feyzioğlu ayrıca, tutuklu avukatlara karşı tutumu yüzünden de tepkilerin odağındaydı.

Feyzioğlu’nun Saray’a yakınlığı da eleştiriliyordu. Erdoğan’ın avukatlar ile ilgili yasal düzenlemeyi açıkladığı bir toplantıda Feyzioğlu’nun Erdoğan’ı ateşli bir şekilde alkışlaması çok tepki çekmişti.

BAŞKAN ERİNÇ SLOGANLARI

Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan ise baro başkanlarının ‘çoklu baro’ yasasına karşı yaptığı eylemde aktif rol almıştı. Sandık sonuçları ile Sağkan’ın seçildiğinin kesinleşmesinin ardından avukatların “Başkan Erinç” nidaları salonda yankılandı.

Metin Feyzioğlu’na karşı yarışan Sağkan’ın listesinde, Aydın Barosu Başkanı Gökhan Bozkurt, Trabzon Barosu Başkanı Sibel Suiçmez, Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun, eski Adana Barosu Başkanı Veli Küçük, Kırklareli Barosu Başkanı Turgay Hınız, Aksaray Barosu Başkanı Ramazan Erhan Toprak, eski Muş Barosu Başkanı Abdulbaki Çelebi, Şırnak Barosu delegesi Ali Bayram, Ankara Barosu delegesi İsmail Cumhur Bozkurt yer alıyordu.

AKP VE MHP KAYBETTİ

Gazeteci Fatih Portakal seçimi Feyzioğlu’Nun tek başına kaybetmediğine dikkat çekerek, “Metin Feyzioğlu’nun TBB baskanlığını kaybetmesi, aslında AKP ve MHP’nin seçim kaybetmesi demek. Ankara ve İstanbul’un kaybedilmesiyle açıldı perde. Şimdi baro seçiminde şok yaşadılar. Adım adım yaklaşılıyor sırada seçimler var! CB kara kara düşünüyordur!” dedi.

Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu’nun başkanlık seçiminde sandıktan çıkan sonuçları şöyle:

1 Nolu Sandık: 59 oy Erinç Sağkan – 54 oy Metin Feyzioğlu

2 Nolu Sandık: 64 oy Erinç Sağkan – 56 oy Metin Feyzioğlu

3 Nolu Sandık: 58 oy Erinç Sağkan – 49 oy Metin Feyzioğlu

Toplam oylar: 181 Erinç Sağkan – 159 Metin Feyzioğlu

SAĞKAN’DAN İLK MESAJ

Erinç Sağkan, oy sayımının ardından basın mensuplarına açıklamada bulundu. Sağkan, mesleğinin ve meslektaşlarının sorunlarının çözümü noktasında çalışacaklarını belirterek, “Ülkemizde son yıllarda insan hakları ihlallerinin arttığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı ve tartışmaya açıldığı bir noktada Türkiye Barolar Birliği’ne yurttaşlarımızın çok ama çok ihtiyacı bulunmaktadır. Maalesef geçtiğimiz döneminde bu anlamda gerek mesleki sorunların iyileştirilmesinde gerekse hukukun üstünlüğünün tesisi için yeterli çabayı sarf etmediğine inandığımız bir anlayışın bugün itibariyle sonuna gelmiş bulunuyoruz” dedi.

https://twitter.com/BOLDmedya/status/1467573538106265600/photo/1

Kılıçdaroğlu’ndan ilginç sözler: Erdoğan iktidarı bırakmak istemeyecek

 

Okumaya devam et

Gündem

‘Hafıza kaybı’ yaşayan Aysel Tuğluk için infaz erteleme talebi

2016 yılından beri cezaevinde tutuklu bulunan bulunan Aysel Tuğluk’un sağlık durumunun bir süredir kötüye gittiği dile getiriliyor. Avukatı, Tuğluk’un hafıza kaybı yaşadığını ve günlük işlerini tek başına yapamadığını belirterek ‘infaz erteleme’ istedi.

BOLD – 2016 yılından beri Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski DTP Eş Genel Başkanı ve HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un sağlık durumunun bir süredir kötüye gittiği dile getiriliyor.

Avukatı Reyhan Yalçındağ, Tuğluk’un hafıza kaybı yaşadığını ve günlük işlerini tek başına yapamadığını belirterek ‘infaz erteleme’ istedi.

İKİ FARKLI GÖRÜŞ

Euronews’ten Dilek Gül’ün haberime göre tutuklu siyasetçi Aysel Tuğluk, yaklaşık sekiz ay boyunca Kocaeli Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’ndaki dokuz uzman doktor tarafından muayene edildi.

Bu muayene sonunda Kocaeli Tıp Fakültesi, siyasetçi Aysel Tuğluk için; ‘Hastalığının kronik seyirli olduğu ve ilerleyici vasıf arz ettiği, cezaevi koşullarında sağlanabilecek tıbbi destek ve bakımının yeterliliğinde sorun yaşanabileceği, ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine ve dolayısıyla cezasının infazının ertelenmesi’ tespitinde bulundu.

Temmuz ayında açıklanan bu rapordan sonra hem avukatları hem de cezaevi idaresi Tuğluk’un İstanbul ATK Başkanlığı’na sevkini talep etti.

Fakat İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) Başkanlığı, Aysel Tuğluk için yakın zamanda hazırladığı raporda; “Hayatını yalnız idame ettirebileceği, tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına devam ettirebileceği…” ifadelerine yer verdi.

Bunun üzerine Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun raporunu esas alarak, 03 Eylül 2021 tarihinde infaz erteleme talebini reddetti.

Avukat Reyhan Yalçındağ, Tuğluk’un hafıza kaybına annesinin cezaevinde yaşananların sebep olduğunu söyledi.

ANNESİNİN CENAZESİNDE NELER YAŞANDI?

Aysel Tuğluk, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı görevinde bulunduğu dönemde, 29 Aralık 2016’da tutuklanmıştı.

28 Aralık 2016’da “Silahlı terör örgütünü yönetmek” suçlamasıyla tutuklanan Aysel Tuğluk, cezaevindeyken annesi Hatun Tuğluk’u kaybetti. 13 Eylül 2017’de Ankara’da yaşayan aile Hatun Tuğluk’un cenazesi defnedilmek üzere İncek Mezarlığı’na götürdü.

Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesi, saldırılar nedeniyle mezardan çıkartıldı.

Aysel Tuğluk’un annesinin vefat etmesi üzerine sosyal medyada çıkan haber üzerine mezarlıkta toplanan 9-10 kişilik bir grup, “Burada şehit cenazesi var, buraya terörist cenazesi gömdürmeyiz. Burası Ermeni Mezarlığı değil” diyerek küfürler etti.

Cenazeye katılanlara yönelik saldırıda bulunan grup, haber verdikleri taraftarlarının traktör ve kamyonlarla çok sayıda kişi daha mezarlığa gelmesiyle tansiyon yükseldi.

Kalabalık grubun yatışmaması ve güvenlik güçlerinin yeterli tedbir almaması üzerine Hatun Tuğluk’un cenazesi gömüldüğü mezardan çıkarıldı, yeniden Cemevi’ne götürüldü. Ardından cenaze Tunceli’ye defnedilmek üzere gönderildi.

84 yaşındaki Nusret Muğla’ya soğuk eziyeti: ‘Kaloriferler yanmıyor, battaniyeyle oturuyoruz’

Okumaya devam et

Gündem

Mevlana Üniversitesi’nin arşivi ‘kayıp’

Gülen cemaatine ait olduğu gerekçesiyle KHK’yla kapatılan Mevlana Üniversitesi’nin arşivinin kaybolduğu ortaya çıktı. Skandal, akademisyenlerin arşivi sorması üzerine fark edildi, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

BOLD – Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) kapatılan ve 2 Ağustos 2016’da Selçuk Üniversitesi’ne devredilen Mevlana Üniversitesi’nin arşivine erişemeyen akademisyenlerin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı.

Üniversitenin arşivinin kaybolması, 15 Temmuz 2016 askeri kalkışmasının ardından Gülen Cemaati’ne dönük operasyonda tutuklanan ve daha sonra yargılandığı davada beraat eden üniversitenin akademisyenlerinden Yar. Doç. Rafet Irmak’ın, üniversitedeki çalışmalarını almak için Selçuk Üniversitesi ve ilgili kurumlara başvurmasıyla ortaya çıktı.

DEVİR YAPILMAMIŞ

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Selçuk Üniversitesi yetkilileri, Mevlana Üniversitesi arşivinin kağıt geri dönüşüme gönderildiğini söyledi. Üniversite rektörlüğü ise, Irmak’ın yazılı olarak yaptığı başvuruya 10 Kasım 2016’da yanıt vererek, “Mevlana Üniversitesi’nin idari bir devri bulunmadığından herhangi bir belge bilgi bulunmamaktır” diye kaydetti.

Irmak, Mevlana Üniversitesi’nin Etik Kurulu’nun karar ve arşivinin idari devrinin yapılıp yapılmadığına dair 17 Ekim 2018’de de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) başvurdu. Bu başvuruya da Selçuk Üniversitesi tarafından yanıt verildi. Üniversitesinin Personel Daire Başkanlığı, “Müracaatınızla ilgili Cumhurbaşkanlığı’nca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır” yanıtı verdi.

BELEDİYELER TOPU BİRBİRİNE ATTI

Irmak, arşivin kağıt geri dönüşüme gönderildiği ihtimaline karşı Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’na 21 Şubat’ta başvurdu. Belediye, “Bahse konu evrakların durumu ile ilgili ilçe belediyesine başvurun” yanıtı verdi.

Irmak, bunun üzerine CİMER üzerinden Selçuklu Belediye Başkanlığı’na başvurdu. Belediyenin Sıfır Atık Müdürlüğü, 5 Mart’ta verdiği yanıtta, “Mevlana Üniversitesi’ne ait etik kurulu defterlerinin Selçuk Üniversitesi’ne idari devrinin yapılmadığı, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca el konulan ve fotokopileri alınan evraklar arasında bu defterlerin delil niteliği taşımadığı için yer almadığı, Selçuk Üniversitesi yetkililerinde etik kurulu defterlerinin Konya Büyükşehir Belediyesi’ne ait geri dönüşüm tesislerine gönderildiğinin beyan edildiği ifade edilmektedir. Belediyemizde Mevlana Üniversitesi’ne ait herhangi bir doküman ile ilgili işlem yapılmamıştır” diye belirtildi.

Selçuklu Belediyesi Sıfır Atık Müdürlüğü de, “Mevlana Üniversitesi’nden herhangi bir atık alınmamıştır” yanıtı verdi. Konya Büyükşehir Belediyesi, 6 Mart’ta verdiği yanıtta ise, belediyenin herhangi bir geri dönüşüm tesisinin olmadığını kaydetti.

‘BULUNMASI İMKANSIZ’ NOTU

Irmak, arşivlerin kaybolması ve idari kurumlardan verilen çelişkili yanıtlar üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na (Ombudsmanlık) 2 kez başvuru yaptı. Ombudsmanlık, yapılan ilk başvuruyu ‘incelenememezlik’ kararı verirken, ikinci başvuruda sorumluluğun Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda olduğunu söyledi. Ombudsmanlık ayrıca, verdiği yanıtta “evrakların bulunması imkansız” notu düştü.

Irmak, Ombudsmanlık’tan verilen yanıt üzerine CİMER üzerinden Hazine ve Maliye Bakanlığı’na başvuru yaptı. Bakanlığın KHK İşlemleri İl Bürosu, “Elimizde olmayan bilgi ve belgelere dair bundan sonra aynı veya benzer konularda yapılacak başvurularınız dikkate alınmayacaktır” yanıtı verdi.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

İlgili kurum ve kuruluşların, devredilen üniversitenin arşivine dair verdikleri olumsuz yanıtlar üzerine akademisyenler ve idari personeller şikayetçi oldu. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, kayıp arşivler için soruşturma başlattı.

AKP’li Beyoğlu Belediyesi, veremle mücadele parasına çökmüş

Okumaya devam et

Popular

Shares