Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Gazeteci Adem Yavuz Arslan, 4 yıldır kayıp olan Reza Zarrab’ı buldu

Gazeteci Adem Yavuz Arslan, 2017’deki Halkbank davası sonrasında kayıplara karışan Reza Zarrab’ı Miami’de buldu. Aaron Goldsmith adını alan Zarrab’ın Next Level isminde bir at çiftliği kurduğu  ortaya çıktı.

BOLD – Gazeteci Adem Yavuz Arslan, New York’ta Halkbank davasının tanığı Reza Zarrab’ı buldu. Arslan, Zarrab’ın yeni adını ve fotoğrafını ve yeni işini Tr724’ün sayfasında yayınladı.

ABD’DE DE SARRAF SOYADINI ALDI

Son olarak 8 Aralık 2017’deki Halkbank davası sonrasında kendisinden bir daha haber alınamayan Zarrab’ın ABD’nin popüler mekanlarından Florida eyaletinin Miami şehri yakınlarındaki Davie bölgesine yerleştiği ortaya çıktı. Aaron Goldsmith (Kuyumcu – Sarraf) adını alan ve pahalı atlara hizmet veren bir at çiftliği kuran Zarrab yeni kız arkadaşıyla birlikte milyon dolarlık bir malikanede yaşıyor.

ERDOĞAN, ZARRAB SORUŞTURMASI BAHANE EDEREK SOYKIRIMA GİRİŞTİ

Gazeteci Adem Yavuz Arslan, 17 Aralık 2013 sabahı yapılan ve aralarında bakan çocuklarının, üst düzey bürokratların ve işadamlarının olduğu yolsuzluk operasyonunda Zarrap’ın gözaltına alındığını belirterek, “Bu gözaltılardan sonra Türkiye yepyeni bir döneme girdi. Dönemin başbakanı Erdoğan suçüstü yakalanınca “bu hükumete darbedir” deyip yargıya ve polise darbe yaptı. Polis ve savcılar tutuklandı, suçüstü yapılan rüşvetçiler kahraman edasıyla, arkalarına Türk bayrağı yerleştirilerek ekranlara çıkartıldı. Erdoğan bu soruşturmayı bahane ederek Türkiye tarihinin gördüğü en büyük soykırım pratiklerinden birine imza attı” dedi.

ZARRAB YAPTIKLARINI MAHKEMEDE TEK TEK ANLATTI

Zarrab’ın hapisten çıkarıldıktan sonra kara para aklama, dolandırıcılık ve sahtecilik işlerine geri döndüğünü belirten Arslan, “Erdoğan ve ailesi için herşey iyi giderken 2016 Mart’ında ABD’ye giden Zarrab tutuklandı. Savcıyla anlaşan Zarrab itirafçı oldu ve elindeki bilgileri belgeleri mahkemeyle paylaştı. 2017 Aralık ayında başlayan ve dönemin Halkbankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın tek sanık olarak yargılandığı davanın yıldız tanığı olan Zarrab 7 gün boyunca günde 8 saat ifade verdi. Zarrab hayali ihracatları, sahte altın ticaretini, kara para aklamaları, rüşvetleri tek tek anlattı” dedi.

TÜRKİYE İKİ KEZ ABD’YE NOTA VERDİ

Erdoğan’ın Zarrab’ın ABD’ye kaçması sonrası bütün mesaisini Zarrab’a ayardığını belirten Arslan, “Onu kurtarmak için milyon dolarlık lobi anlaşmaları imzaladı. Eski New York belediye başkanı Rudy Giuliani ve Trump’ın yakın dostlarını avukat olarak tuttu. Adeta AKP Washington İl Başkanı gibi çalışan dönemin büyükelçisi Serdar Kılıç bütün mesaisini Zarrab’a harcadı. Erdoğan bugünün başkanı, o dönemin başkan yardımcısı Joe Biden ile görüşmesinde bile bu konuyu açtı. Hatta yetmedi, eşi Emine Erdoğan, 2016 Eylül’ün de New York’ta yapılan bir zirvede Jill Biden’dan Zarrab’ı istedi. Erdoğan Zarrab’ı kurtarmak için Trump yönetimine yanaştı, ona karşı 20 küsür yıldır Türkiye’de yaşayan Rahip Brunson’u rehin aldı. Hatta Türkiye tarihinde bir ilk oldu ve Türkiye Zarrab için ABD’ye iki kez üst üste nota verdi” dedi.

İTİRAFÇI OLUNCA HAİN İLAN EDİLDİ

Zarrab’ın itirafçı olduğuu belirten Arslan, “Zarrab en son 8 Aralık 2017 de son kez kürsüye çıktı, ifadesini verdi ve mahkeme salonundan yürüyüp gitti. Tanık koruma programına alındığı, başka ülkeye taşındığı vs senaryolar ortaya atıldı ancak 4 yıldır kendisini ne gören ne konuşan olmuştu. Bu esnada Zarrab ve akrabaları Türkiye tarafından ‘casus ilan edilmiş’ mal varlıklarına el konmuştu. Hatta milyonluk yarış atları da ortada kalmıştı.”

UBER YAPAN OKURUM ZARRAB’I GÖRDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ

Uber yapan bir okurunun kendisine lüks bir mekandan aldığı yolcuyu Zarrab’a çok benzettiğini söylediğini belirten Arslan, “Kolları sıvayıp edindiğim adres bilgileri üzerinden Zarrab’ın peşine düştüm. İki hafta süren çalışmalarım sonunda Zarrab’ın herşeyini çözdüm. Kurduğu yeni şirket, yeni adı, malikaneye benzeyen yeni evi… Kısacası Zarrab’ın yeni hayatı artık tüm detaylarıyla elimdeydi. Bu aşamada yapılacak şey Miami’ye gidip Zarrab’ın kapısını çalmaktı. Bende öyle yaptım” dedi.

BEYAZ AMERİKALILARIN TERCİH ETTİĞİ YERDE YAŞIYOR

Zarrab’ın Miami’de zengin beyaz Amerikalıların tercih ettiği Davie bölgesine yerleştiğini söyleyen Arslan, “Oturduğu evin kira sözleşmesini buldum. Ev kaç odalı, ne zaman yapıldı, havuzu ne kadar büyüklükte , kaç para ediyor hepsi zaten açık kaynaklarda mevcut. 5 odası 4 banyosu olan evin bahçesinde büyükçe bir de havuz var. Emlak kayıtlarına göre en son 1,5 milyon dolara satılmış” dedi. Arslan, Zarrap’ın milyon dolarlık yarış atlarına hizmet eden, 20 dönüm arazi üzerine kurulmuş bir hara da kurduğunu kaydetti.

BAKANLARA RÜŞVETTEN AT TERBİYECİLİĞİNE UZANAN HAYAT HİKAYESİ

İşçilerine sorup Zarrab’ı bulduğunu söyleyen Arslan, “İngilizce olarak selamlaştıktan sonra kendisine gazeteci olduğumu ve kendisiyle görüşmek için Washington DC’den geldiğimi söyledim. Şaşırmıştı. Ne diyeceğini bilemedi. Diyalogda da gördüğünüz gibi Türkçe konuşmak istemedi. Ben Türkçe biliyorsun nasıl olsa desem de ‘İngilizce konuş’ diye cevap verdi. Ben röportaj yapmak istediğimi söyleyince “özel mülktesiniz, suç işliyorsunuz arazimden çıkın” diye cevap verdi. Talihsizliğim şu ki yalnızdım. Yani yanımda şoför ve kameraman olmadığı için hem arabayı sürüp hem Zarrab’la diyalog içine girip hem de bizi görüntüleyemedim. ” dedi. Arslan, otele dönünce Zarrab7ı telefonla aradığını ancak konuşmadığını kaydetti.

SOSYAL MEDYA HESAPLARINI KAPATTI

Zarrab’ın hızla Facebook sayfalarını temizlediğini belirten Arslan, “Ben görüşmeye gitmeden önce var olan sosyal medya hesapları bir anda buhar oldu. Neyse ki ben Zarrab’ın ve işyerinin tüm detaylarını, ortağına ait bilgileri hatta kız arkadaşının fotoğraflarını da almıştım. Zarrab’ın gitme ihtimali olan yerleri takip edip kamuya açık bir alanda yakalamaya çalıştım ama Zarrab yani Aaron Goldsmith bir daha ortaya çıkmadı” dedi.

 

 

Erdoğan’ın Selatin dediği Çamlıca Camisi’nde yolsuzluk iddiası: 3 katı fiyata yapıldı

Gündem

Metin Feyzioğlu AKP ve MHP TBB seçimlerini kaybetti

Bugün tamamlanan TBB seçim sonuçlarına göre yeni başkan, Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan oldu. Oy sayımının ardından seçimin yapıldığı salon Başkan Erinç sloganlarıyla inledi.

BOLD – Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) bugün tamamlanan seçim sonuçlarına göre yeni başkan Erinç Sağkan oldu.

Genel Kurul’da aldığı 181 oyla 9. başkan olarak seçilen Sağkan’ın rakibi Metin Feyzioğlu ise 159 oyda kaldı. Feyzioğlu, ‘Çoklu baro’ yasası çıkarılırken takındığı tavır yüzünden avukatların hedefindeydi. Feyzioğlu ayrıca, tutuklu avukatlara karşı tutumu yüzünden de tepkilerin odağındaydı.

Feyzioğlu’nun Saray’a yakınlığı da eleştiriliyordu. Erdoğan’ın avukatlar ile ilgili yasal düzenlemeyi açıkladığı bir toplantıda Feyzioğlu’nun Erdoğan’ı ateşli bir şekilde alkışlaması çok tepki çekmişti.

BAŞKAN ERİNÇ SLOGANLARI

Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan ise baro başkanlarının ‘çoklu baro’ yasasına karşı yaptığı eylemde aktif rol almıştı. Sandık sonuçları ile Sağkan’ın seçildiğinin kesinleşmesinin ardından avukatların “Başkan Erinç” nidaları salonda yankılandı.

Metin Feyzioğlu’na karşı yarışan Sağkan’ın listesinde, Aydın Barosu Başkanı Gökhan Bozkurt, Trabzon Barosu Başkanı Sibel Suiçmez, Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun, eski Adana Barosu Başkanı Veli Küçük, Kırklareli Barosu Başkanı Turgay Hınız, Aksaray Barosu Başkanı Ramazan Erhan Toprak, eski Muş Barosu Başkanı Abdulbaki Çelebi, Şırnak Barosu delegesi Ali Bayram, Ankara Barosu delegesi İsmail Cumhur Bozkurt yer alıyordu.

AKP VE MHP KAYBETTİ

Gazeteci Fatih Portakal seçimi Feyzioğlu’Nun tek başına kaybetmediğine dikkat çekerek, “Metin Feyzioğlu’nun TBB baskanlığını kaybetmesi, aslında AKP ve MHP’nin seçim kaybetmesi demek. Ankara ve İstanbul’un kaybedilmesiyle açıldı perde. Şimdi baro seçiminde şok yaşadılar. Adım adım yaklaşılıyor sırada seçimler var! CB kara kara düşünüyordur!” dedi.

Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu’nun başkanlık seçiminde sandıktan çıkan sonuçları şöyle:

1 Nolu Sandık: 59 oy Erinç Sağkan – 54 oy Metin Feyzioğlu

2 Nolu Sandık: 64 oy Erinç Sağkan – 56 oy Metin Feyzioğlu

3 Nolu Sandık: 58 oy Erinç Sağkan – 49 oy Metin Feyzioğlu

Toplam oylar: 181 Erinç Sağkan – 159 Metin Feyzioğlu

SAĞKAN’DAN İLK MESAJ

Erinç Sağkan, oy sayımının ardından basın mensuplarına açıklamada bulundu. Sağkan, mesleğinin ve meslektaşlarının sorunlarının çözümü noktasında çalışacaklarını belirterek, “Ülkemizde son yıllarda insan hakları ihlallerinin arttığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı ve tartışmaya açıldığı bir noktada Türkiye Barolar Birliği’ne yurttaşlarımızın çok ama çok ihtiyacı bulunmaktadır. Maalesef geçtiğimiz döneminde bu anlamda gerek mesleki sorunların iyileştirilmesinde gerekse hukukun üstünlüğünün tesisi için yeterli çabayı sarf etmediğine inandığımız bir anlayışın bugün itibariyle sonuna gelmiş bulunuyoruz” dedi.

https://twitter.com/BOLDmedya/status/1467573538106265600/photo/1

Kılıçdaroğlu’ndan ilginç sözler: Erdoğan iktidarı bırakmak istemeyecek

 

Okumaya devam et

Gündem

‘Hafıza kaybı’ yaşayan Aysel Tuğluk için infaz erteleme talebi

2016 yılından beri cezaevinde tutuklu bulunan bulunan Aysel Tuğluk’un sağlık durumunun bir süredir kötüye gittiği dile getiriliyor. Avukatı, Tuğluk’un hafıza kaybı yaşadığını ve günlük işlerini tek başına yapamadığını belirterek ‘infaz erteleme’ istedi.

BOLD – 2016 yılından beri Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski DTP Eş Genel Başkanı ve HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un sağlık durumunun bir süredir kötüye gittiği dile getiriliyor.

Avukatı Reyhan Yalçındağ, Tuğluk’un hafıza kaybı yaşadığını ve günlük işlerini tek başına yapamadığını belirterek ‘infaz erteleme’ istedi.

İKİ FARKLI GÖRÜŞ

Euronews’ten Dilek Gül’ün haberime göre tutuklu siyasetçi Aysel Tuğluk, yaklaşık sekiz ay boyunca Kocaeli Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’ndaki dokuz uzman doktor tarafından muayene edildi.

Bu muayene sonunda Kocaeli Tıp Fakültesi, siyasetçi Aysel Tuğluk için; ‘Hastalığının kronik seyirli olduğu ve ilerleyici vasıf arz ettiği, cezaevi koşullarında sağlanabilecek tıbbi destek ve bakımının yeterliliğinde sorun yaşanabileceği, ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine ve dolayısıyla cezasının infazının ertelenmesi’ tespitinde bulundu.

Temmuz ayında açıklanan bu rapordan sonra hem avukatları hem de cezaevi idaresi Tuğluk’un İstanbul ATK Başkanlığı’na sevkini talep etti.

Fakat İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) Başkanlığı, Aysel Tuğluk için yakın zamanda hazırladığı raporda; “Hayatını yalnız idame ettirebileceği, tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına devam ettirebileceği…” ifadelerine yer verdi.

Bunun üzerine Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun raporunu esas alarak, 03 Eylül 2021 tarihinde infaz erteleme talebini reddetti.

Avukat Reyhan Yalçındağ, Tuğluk’un hafıza kaybına annesinin cezaevinde yaşananların sebep olduğunu söyledi.

ANNESİNİN CENAZESİNDE NELER YAŞANDI?

Aysel Tuğluk, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı görevinde bulunduğu dönemde, 29 Aralık 2016’da tutuklanmıştı.

28 Aralık 2016’da “Silahlı terör örgütünü yönetmek” suçlamasıyla tutuklanan Aysel Tuğluk, cezaevindeyken annesi Hatun Tuğluk’u kaybetti. 13 Eylül 2017’de Ankara’da yaşayan aile Hatun Tuğluk’un cenazesi defnedilmek üzere İncek Mezarlığı’na götürdü.

Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesi, saldırılar nedeniyle mezardan çıkartıldı.

Aysel Tuğluk’un annesinin vefat etmesi üzerine sosyal medyada çıkan haber üzerine mezarlıkta toplanan 9-10 kişilik bir grup, “Burada şehit cenazesi var, buraya terörist cenazesi gömdürmeyiz. Burası Ermeni Mezarlığı değil” diyerek küfürler etti.

Cenazeye katılanlara yönelik saldırıda bulunan grup, haber verdikleri taraftarlarının traktör ve kamyonlarla çok sayıda kişi daha mezarlığa gelmesiyle tansiyon yükseldi.

Kalabalık grubun yatışmaması ve güvenlik güçlerinin yeterli tedbir almaması üzerine Hatun Tuğluk’un cenazesi gömüldüğü mezardan çıkarıldı, yeniden Cemevi’ne götürüldü. Ardından cenaze Tunceli’ye defnedilmek üzere gönderildi.

84 yaşındaki Nusret Muğla’ya soğuk eziyeti: ‘Kaloriferler yanmıyor, battaniyeyle oturuyoruz’

Okumaya devam et

Gündem

Mevlana Üniversitesi’nin arşivi ‘kayıp’

Gülen cemaatine ait olduğu gerekçesiyle KHK’yla kapatılan Mevlana Üniversitesi’nin arşivinin kaybolduğu ortaya çıktı. Skandal, akademisyenlerin arşivi sorması üzerine fark edildi, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

BOLD – Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) kapatılan ve 2 Ağustos 2016’da Selçuk Üniversitesi’ne devredilen Mevlana Üniversitesi’nin arşivine erişemeyen akademisyenlerin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı.

Üniversitenin arşivinin kaybolması, 15 Temmuz 2016 askeri kalkışmasının ardından Gülen Cemaati’ne dönük operasyonda tutuklanan ve daha sonra yargılandığı davada beraat eden üniversitenin akademisyenlerinden Yar. Doç. Rafet Irmak’ın, üniversitedeki çalışmalarını almak için Selçuk Üniversitesi ve ilgili kurumlara başvurmasıyla ortaya çıktı.

DEVİR YAPILMAMIŞ

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Selçuk Üniversitesi yetkilileri, Mevlana Üniversitesi arşivinin kağıt geri dönüşüme gönderildiğini söyledi. Üniversite rektörlüğü ise, Irmak’ın yazılı olarak yaptığı başvuruya 10 Kasım 2016’da yanıt vererek, “Mevlana Üniversitesi’nin idari bir devri bulunmadığından herhangi bir belge bilgi bulunmamaktır” diye kaydetti.

Irmak, Mevlana Üniversitesi’nin Etik Kurulu’nun karar ve arşivinin idari devrinin yapılıp yapılmadığına dair 17 Ekim 2018’de de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) başvurdu. Bu başvuruya da Selçuk Üniversitesi tarafından yanıt verildi. Üniversitesinin Personel Daire Başkanlığı, “Müracaatınızla ilgili Cumhurbaşkanlığı’nca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır” yanıtı verdi.

BELEDİYELER TOPU BİRBİRİNE ATTI

Irmak, arşivin kağıt geri dönüşüme gönderildiği ihtimaline karşı Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’na 21 Şubat’ta başvurdu. Belediye, “Bahse konu evrakların durumu ile ilgili ilçe belediyesine başvurun” yanıtı verdi.

Irmak, bunun üzerine CİMER üzerinden Selçuklu Belediye Başkanlığı’na başvurdu. Belediyenin Sıfır Atık Müdürlüğü, 5 Mart’ta verdiği yanıtta, “Mevlana Üniversitesi’ne ait etik kurulu defterlerinin Selçuk Üniversitesi’ne idari devrinin yapılmadığı, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca el konulan ve fotokopileri alınan evraklar arasında bu defterlerin delil niteliği taşımadığı için yer almadığı, Selçuk Üniversitesi yetkililerinde etik kurulu defterlerinin Konya Büyükşehir Belediyesi’ne ait geri dönüşüm tesislerine gönderildiğinin beyan edildiği ifade edilmektedir. Belediyemizde Mevlana Üniversitesi’ne ait herhangi bir doküman ile ilgili işlem yapılmamıştır” diye belirtildi.

Selçuklu Belediyesi Sıfır Atık Müdürlüğü de, “Mevlana Üniversitesi’nden herhangi bir atık alınmamıştır” yanıtı verdi. Konya Büyükşehir Belediyesi, 6 Mart’ta verdiği yanıtta ise, belediyenin herhangi bir geri dönüşüm tesisinin olmadığını kaydetti.

‘BULUNMASI İMKANSIZ’ NOTU

Irmak, arşivlerin kaybolması ve idari kurumlardan verilen çelişkili yanıtlar üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na (Ombudsmanlık) 2 kez başvuru yaptı. Ombudsmanlık, yapılan ilk başvuruyu ‘incelenememezlik’ kararı verirken, ikinci başvuruda sorumluluğun Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda olduğunu söyledi. Ombudsmanlık ayrıca, verdiği yanıtta “evrakların bulunması imkansız” notu düştü.

Irmak, Ombudsmanlık’tan verilen yanıt üzerine CİMER üzerinden Hazine ve Maliye Bakanlığı’na başvuru yaptı. Bakanlığın KHK İşlemleri İl Bürosu, “Elimizde olmayan bilgi ve belgelere dair bundan sonra aynı veya benzer konularda yapılacak başvurularınız dikkate alınmayacaktır” yanıtı verdi.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

İlgili kurum ve kuruluşların, devredilen üniversitenin arşivine dair verdikleri olumsuz yanıtlar üzerine akademisyenler ve idari personeller şikayetçi oldu. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, kayıp arşivler için soruşturma başlattı.

AKP’li Beyoğlu Belediyesi, veremle mücadele parasına çökmüş

Okumaya devam et

Popular

Shares