Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

KHK’lı öğretmenin evladına son vedası: Ben yanlış yapmadım

Eşi beş yıldır tutuklu olan, üç çocuk annesi Figen Çapkur, dün tutuklanarak Diyarbakır Cezaevine konuldu. Çocukları polis tarafından sorgulanan Figen Çapkur, tutuklanmadan önce “Ben hiçbir zaman yanlış yapmadım. Şimdi de 13 yaşındaki kızım sorguda. 1 saattir kapıda arama kararını bekliyor.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan KHK’lı sosyal bilgiler öğretmeni Figen Çapkur (46), cezası onaylandığı için dün tutuklanıp Diyarbakır Cezaevine götürüldü.

Figen Çapkur, 28 Şubat 2018’de tutuklanmış, 9 ay hapis yattıktan sonra 1 Kasım 2018’de tahliye edilmişti. Ancak bu arada cezaevindeyken şeker hastalığına yakalandı.

ÇOCUKLARINI DA SORGULADILAR

İlk tutuklanma sürecinde Adıyaman Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube amirinin talimatıyla 13 yaşındaki oğlu eve getirilip sorgulanan Figen Çapkur, dün polise teslim olurken aynı hukuksuzluğu tekrar yaşadı. Bu kez evinin kapısında 13 yaşındaki epilepsi hastası kızı sorgulandı. Polis amiri, kapıda arama kararını bekleyen hasta çocuğa, “Daha önce yaşattığımız travmaları tekrar yaşatmamızı istemiyorsan anneni bize teslim et.” dedi.

OĞLUNDAN HELALLİK İSTEDİ

O anda içeride çocuklarına son vedasını yapan Figen Çapkur, yurt dışında yaşayan büyük oğlu Taha Eren’e gönderdiği Whatsup mesajında, özgürlüğünün bittiğini, hiç yanlış yapmadığını söyledi ve herkesten helallik istedi.

BANA DUA ETSİNLER, GÜZEL GÜNLER GELECEK

Figen Çapkur’un oğlu Taha Eren’den “İnsanlar merakta kalmasın” diye sosyal medyada paylaşmasını istediği son mesajı şöyle:

“Yine aynı şeyleri yaşıyorum. Şimdi de 13 yaşındaki kızım sorguda. 1 saattir kapıda arama kararını bekliyor. Annesini vermeyen bir yürekle. Nöbette. Rabbim güç kuvvet versin. İnşallah hastalanmaz, nöbet geçirmez. Ya Rabbim en kısa sürede bu çocuğumun çektiği azap, acı göz önünde, yardımını gönder Yarabbim. Korkuyor muyum hayır, kızım da gördü bu çileyi, bu zalimliği. Çocuk nöbette anneyi vermemek için. Sonu güzel olacak inşallah, kimin hakkı varsa helal etsin. Benden yana helal olsun, Allah’a emanet olun. La havle vela kuvvete illa billahil azim. Yardımını gönder Rabbim hayırlı bir şekilde. Garip biri olarak geldim. Çok güzel insanlar tanıdım. Hepinizden Allah sonsuza kadar razı olsun. Oğlum içeri girersem bunu durumunda yayınla olur mu? İnsanlar merakta kalmasın. Bana duaya devam etsinler. İnşallah güzel günler gelecek, hep beraber olacağız. Bitti benim özgürlüğüm. 1 Kasım’da başlamıştı, 24 Ekim’de bitti. Ben hiçbir zaman yanlış yapmadım.”

Figen Çapkur’un eşi tarih öğretmeni Tahir Çapkur, 16 Ağustos 2016’da gözaltına alınıp 10 gün sonra tutuklandı. Bir yıl Adıyaman Cezaevinde kaldıktan sonra Elazığ’a nakledilen Tahir Çapkur 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tahir Çapkur, pankreas ameliyatından dolayı cezaevinde kalamaz raporu olmasına rağmen 5 yıldır hapiste.

Sorosçular meğer Erdoğan’ın da baş tacıymış

BOLD ÖZEL

Tutuklu kanser hastası Gülden Aşık’a tetkik eziyeti: 1 ay bekleyecek

Cezaevinde tiroid kanserine yakalanan Gülden Aşık, tümörün vücuduna ne kadar yayılıp yayılmadığını öğrenebilmek için tam bir ay bekleyecek.

BOLD ÖZEL – Cezaevindeki hastalar, sağlık hizmetlerine ulaşamadığı ya da çok geç ulaştığı için hayatını kaybediyor. Kanser gibi ölümcül hastalığı olanların yaşam hakkı bu nedenle daha da tehlikeye atılıyor.

İki yıl önce Bandırma M Tipi Cezaevinde kansere yakalanan ev hanımı Gülden Aşık, o dönemde, aynı zamanda 7 haftalık bebeğini de kaybettiği için tahliye edilmişti. 15 Eylül 2021’de tekrar tutuklanan Aşık, dört aydır hapiste kanserle mücadele ediyor.

DOKTOR AMELİYAT DEDİ

Sürekli hastaneye gidip geldiği için karantina hücresinden kalan Aşık, iki gün önce ailesiyle yaptığı kapalı görüşte 22 Şubat 2022’de Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi’ne götürüleceğini söyledi.

Bold Medya’ya konuşan Gülden Aşık’ın eşi İbrahim Aşık, “Önce Bandırma Devlet Hastanesi’ne götürmüşler. Oradaki doktor eşime ameliyat olması gerektiğini söylemiş, sevk etmişler. Bursa Uludağ Üniversitesi 22 Şubat’a gün vermiş. Tümörün vücuduna ne kadar yayıldığına bakacaklar önce. Her geçen gün ömründen gidiyor.” dedi.

AÇIK GÖRÜŞ HAKKI VERİLMİYOR

Eşinin sürekli karantina hücresinde kaldığı için açık görüş hakkının da verilmediğini söyleyen İbrahim Aşık, “Bandırma’da açık görüşler genelde ay sonunda yapılıyor. Eşim hapse girdiğinden beri çocuklarla hiç açık görüş yapamadı. Karantina olduğu için görüşe çıkarmıyorlar. Cezaevi yönetimine dilekçe yazdık prosedür böyle, dediler.” diye konuştu.

12, 11, 8 yaşlarında üç çocuk sahibi olan ev hanımı Gülden Aşık, Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 10 Nisan 2019’da Bandırma’da gözaltına alındı. 2 gün sonra tutuklanıp Bandırma M Tipi Cezaevine konuldu. Bylock kullandığı iddiasıyla ve tanık ifadelerine dayanılarak 26 Şubat 2020’de 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Aşık’ın dosyası İstinaf Mahkemesi’nde bulunuyor.

Hapse girdiğinde hamile olduğunu öğrenen Aşık, 1 Haziran 2019’da bebeği 10 haftalıkken düşük yaptı. Ancak otopsi sonucunda bebeğin 7 haftalık 5 günlükken kalbi durduğu ortaya çıktı. Karnında ölü bebekle hapiste 3 hafta yaşayan Gülden Aşık, kürtajdan 1 gün sonra taburcu edilip tekrar hapse gönderildi.

Bebeğini kaybettikten sonra eşine 19 sayfalık bir mektup yazan Aşık, gardiyanların doğmamış çocuğuna çöp muamelesi yaptığını kaleme almıştı. Bold Medya’nın yayınladığı mektupta geçen Aşık’ın “Benim yavrum canım kanım, onlar için çöptü” cümlesi ise akıllara kazınmıştı.

Yedi haftalık bebeğini hapiste kaybeden kanser hastası Gülden Aşık yine tutuklandı

 

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Yangın uçağı bulunamayan Antalya’da, KHK’lı veteriner hekim özel uçakla tutuklandı

Yangın uçağı bulunamadığı için binlerce hektar ormanın yok olduğu, insanların öldüğü Manavgat yangınından kısa bir süre sonra tutuklanan veteriner hekim Ali Kara’nın özel uçakla Antalya’ya getirildiği ortaya çıktı.

BOLD ÖZEL | 12 gün süren Manavgat yangınında 7 kişi hayatını kaybetti. 70 bin hektar cayır cayır yandı. 38 köyün doğrudan etkilendiği yangında 12 köy ise tamamen yok oldu. Orman Bakanlığı’nın yangını söndürmek için organize olamaması ve yangın uçağı bulunamaması bütün Türkiye’yi ayağa kaldırdı.

Olaydan kısa bir süre sonra Hakkari’de gözaltına alınan veteriner Ali Kara ise özel uçakla hemen Antalya’ya getirildi.

GÖNÜLLÜ OLARAK HAKKARİ’YE ATANDI

Uzun yıllar Antalya ve Burdur çevresindeki illerde görev yapan Ali Kara, veteriner hekim olarak çalışmak için 2020 yılında Tarım ve Orman Bakanlığına yaptığı başvuru sonucu tayini, gönüllü olarak çalışmak istediği tayini Hakkâri’ye çıktı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, cezaevinde kalan ailelere yardım edildiği gerekçesiyle 13 Eylül 2021’de 36 kişi hakkında gözaltı kararı çıkardı. İki hafta gözaltında kalan 36 kişiden 25’i çıkarıldığı sulh ceza hakimlikleri tarafından tutuklandı. Tutuklananlar arasında veteriner hekim Ali Kara da yer aldı.

“TOPLUMU KORKUTMAK VE BASKI İÇİN YAPILIYOR”

Dört aydır Antalya L Tipi Cezaevinde tutuklu olan ve 21 Şubat 2022’de Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşması görülecek olan Ali Kara, kendisini ziyaret eden avukatı Mücahit Gündoğdu’ya, “Eşleri cezaevinde bulunan ailelere yardım etmekle suçlanıyoruz. Özel uçakla getirilince kendimi çok özel hissettim. Ben ne yaptım ki!” dedi.

Mücahit Gündoğdu gazeteci Tuncer Çetinkaya’nın da Aksaray’dan Antalya’ya aynı şekilde getirildiğini, toplumda korku ve baskı oluşturmak için bunların bilinçli yapıldığını söyledi. Gündoğdu, “Tuncer Çetinkaya’nın böbrek rahatsızlığı nedeni ile cezaevinden ring aracıyla Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirilirken yanında çok sayıda özel harekat polisi, jandarma ve infaz koruma memuru vardı ve birçok basın mensubu çağrılmıştı. Yazılan karalama haberlerle insanlara itibar suikastı yapıldı.” diye konuştu. (Abdurrahman Keskin) 

Öğretmen İlayda Tekgöz iki çocuğuyla birlikte 1 yıldır hapiste

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Annesi gözünün önünde tutuklanan KHK’lı çocuğu Elif Rana’nın günlüğünden: Hayatım karanlığa gömüldü

Burdur E Tipi Cezaevinde tutuklu olan eşini ziyarete gittiği gün kendisi de gözaltına alınan ve tutuklanan ev hanımı Günnur Şahin’in büyük kızı Elif Rana, o gün yaşadıklarını ve hissettiklerini günlüğüne yazdı. “Hayatım karanlığa gömüldü. Gecenin karanlığında polis ışıklarını altında ondan ayrılışım hala kalımda” diyen Elif Rana’nın cümleleri yürekleri dağlıyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 9 Eylül 2016’dan beri hapiste olan KHK’lı memur İbrahim Şahin’in eşi Günnur Şahin, 23 Kasım 2021’de eşini ziyarete gitti. O gün yanında 11 yaşındaki büyük kızı Elif Rana da vardı. 8 yaşındaki kızı Beyza Nur ise dede ve babaannesinin yanında kalmıştı.

Elif Rana görüş için gelen diğer çocuklarla kapıda oynarken Günnur Şahin’in yanına Afyon KOM Şube’den polisler gelmiş ve ifade vermesi gerektiğini söylemişti. Eşi beş yıldır tutuklu olan Şahin’in başından aşağı kaynar sular dökülmüştü. İki kızı vardı, şimdi ne olacaktı, eşine bu haberi nasıl verecekti? Çok zor bir görüş geçirdiler.

“BEN HASRET KÖRÜYDÜM”

Halen Afyon E Tipi Cezaevinde tutuklu olan Günnur Şahin’in yarın ilk mahkemesi görülecek.

Annesinin gözaltına alınmasına şahit olan Elif Rana hissettiklerini daha sonra günlüğüne yazdı. Anne-babası tutuklu bir çocuğun kaleminden dökülenler, tıpkı Bahadır Odabaşı gibi KHK’lı ailelerin yalnız bırakılan çocuklarının yaşadıklarını gözler önüne seriyor.

“Hayatım karanlığa gömüldü. Hiçbir şey görmüyordum. Ben hasret körüydüm. Gecenin karanlığında polis ışıklarını altında ondan ayrılışım hala kalımda. Ben kendimi tek başıma karanlık ve sessiz bir yolda yürüyormuş gibi hissediyorum.” diyen Elif Rana’nın üç bölüm şeklinde yazdığı günlüğü:

Kızının gözü önünde tutuklanan Günnur Şahin: O nezarethaneyi hatırlamak bile istemiyorum

 

Okumaya devam et

Popular

Shares