Connect with us

Gündem

Askeri öğrencilerin katledilmesindeki SADAT şüphesi Meclis’te

HDP binasına saldırı, mülakat skandalı ve 15 Temmuz ile ilgili SADAT iddialarının ardı arkası kesilmiyor. HDP’li Hüda Kaya SADAT ile ilgili tüm kanlı iddiaları Meclis’e taşıdı.

BOLD – Erdoğan’ın başdanışmanı iken ‘Mehdi’ açıklamalarının ardından istifa etmek zorunda kalan eski general Adnan Tanrıvedi’nin kurduğu SADAT’ın adı hep skandallarla gündemde.

15 Temmuz’da aktif görev aldığı iddia edilen, 3 yıl harp okulları mülakatlarına katılan ve terör örgütlerine silah sevkiyatı yaptığı ortaya çıkan SADAT’ın son olarak, HDP binasına yapılan silahlı saldırıda adı geçti. Saldırgan Onur Gencer hakkındaki iddianamede, Gencer’in SADAT bağlantılarının araştırıldığı belirtildi.

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, SADAT konusunu TBMM’ye taşıdı. Kaya, verdiği soru önergesi ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a 15 soru yöneltti. Yaklaşık 10 yıldır faal olan SADAT’ın kendini “savunma alanında danışmanlık ve askeri eğitim veren şirket” olarak tanımladığını belirten Kaya, şirketin El Nusra ve Sultan Murad Tugayları gibi örgütlere silah gönderdiği ve militan eğitim kampları olduğuna dair iddialar gündeme getirdi.

SADAT İLE İLGİLİ TÜM İDDİALARI SORDU

Kaya, şirketin resmî internet sitesinden ‘suikast tekniği’ ile ‘gayri nizami harp’ hizmetleri verdiğini hatırlattığı önergesinde 15 Temmuz’da askeri öğrencileri katledenlerin SADAT bağlantıları, HDP İzmir İl Binasına silahlı saldırı geçekleştiren zanlının SADAT ile ilişkisi ve SADAT’ın TSK’ya yapılan alımlardaki etkinliği ile ilgili iddiaları da sordu.

HDP’li Hüda Kaya’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a yönelttiği SADAT soruları şöyle:

1. SADAT A.Ş ile işbirliği içinde olan çalışan ya da danışmanlık hizmeti alan herhangi bir kamu kurumu bulunmakta mıdır? Varsa bunlar hangileridir?
2. SADAT A.Ş ne sıklıkta ve hangi yetkililer- kurumlar tarafından denetlenmektedir?
3. Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, SADAT A.Ş ile herhangi bir çalışma yürütmekte midir? Yürütmekte ise bu çalışmaların içeriği ve amaçları nelerdir?
4. SADAT A.Ş yurt içinde şimdiye kadar nerelerde eğitim kampları veya çalışmaları olmuştur? Buralardan eğitim alan kişi sayısı belli midir? Bu kişiler daha sonra hangi kurum veya kuruluşlarda ve hangi bölgelerde çalışmaktadır?
5. SADAT A.Ş tarafından kendi sitesinde de belirtildiği gibi eğitim, danışma ve donatım faaliyetlerini hangi ülkelerde sürdürmektedir? Bu ülkelerde eğitim verilen kişi sayısı kaçtır? Eğitim alan bu personeller nerelerde görevlendirilmektedir?
6. Ülke içinde veya dışında SADAT A.Ş’nin askeri eğitim verdiği kamplar bulunmakta mıdır? Varsa bu kamplar nerededir ve kimlere eğitim verilmektedir? Denetimleri kimler tarafından ne sıklıkta yapılmaktadır? Eğitim alan bu kişiler nerelerde istihdam edilmektedir?
7. Sultan Murad Tugayları ve El Nusra terör örgütüne silah gönderdiğine ve militanlarını eğittiği dair iddialar hakkında soruşturma açılmış mıdır?
8. SADAT çalışmaları içinde yer alan kişiler 15 Temmuz’da İstanbul Boğaziçi köprüsünde katledilen er ve askeri öğrenciler olayında yer almışlar mıdır?
9. Afganistan/Kabil havaalanında SADAT‘ın rolü nedir?
10. Benim de içlerinde bulunduğum- 2015 12 Kasım günü Eş başkanımız Figen Yüksekdağ ve bir grup ile Silvan’daki gerilimli ortamda ziyarette bulunduğumuz sırada TSK ve Emniyet güçlerinin haricinde üstlerinde ‘Esedullah’ ‘Cundullah’ yazılı yelekler giyinmiş, çoğu kır saçlı, sakallı ve müstakil şekilde faaliyet gösteren, tekbirler getirerek, gerçek mermilerle bizlere saldıran, TSK ve Emniyet güçlerinin haricinde hatta içlerinde Türkçe konuşmayan, yabancı elemanların da olduğu bu ekipler SADAT elemanları mıdır?
11. Yine aynı süreçte, Lice’de köylüleri benzinle yakmak isteyen jandarmanın engellediği kişilerin SADAT’la ilgisi var mıdır?
12. Hem darbe girişimi sırasında hem de benzer olaylarda, iktidar yanında yer alıp, cinayet dahil her tür suçu işleyenlere yönelik olarak 696 sayılı KHK çıkarılmış ve bu kamuoyunda uzun süre iç savaş KHK’sı olarak tartışılmıştır. Bu KHK, SADAT üyelerine yönelik olarak mı çıkarılmıştır?
13. 2017’de “Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 26’cı maddesinde değişiklik” yapılarak, özel güvenliğe uzun namlulu silah taşımasına izin verilmesi SADAT ve partnerleri olan güvenlik firmaları ile ilişkili midir?
14. Adnan Tanrıverdi’nin, “Darbeden sonra orduda istediğimiz değişiklikleri yaptık” ifadelerinde olduğu gibi SADAT’ın orduya istediği kişileri yerleştirme ve istediği düzenlemeleri yaptırabilme gücü var mıdır?
15. SADAT Libya’da, eğitim faaliyetlerine katılarak, Albayrak firması ile alanda bir ortaklık kurulmuş mudur ve İHA ve SİHA eğitimi vermiş midir?

Her taşın altından SADAT çıkıyor

Gündem

Erdoğan aleyhine slogan nedeniyle liselilerin okullarında gözaltına alınması isyan ettirdi: İşte bu kadar zayıfsınız!

8 Mart Dünya Kadınlar Günü yürüyüşünde slogan attığı gerekçesiyle 16 yaşındaki Eylül, okuduğu lisede sabah saatlerinde gözaltına alındı. İfadesinin ardından serbest bırakılan genç kız, telefonla görüştüğü CHP’li Gökçen’e yaşadıklarını anlattı.

BOLD – CHP Gençlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Tayyip Erdoğan’a hakaret suçlamasıyla gözaltına alınan 16 yaşındaki lise öğrencisiyle telefonda görüştü.

Görüşmeden edindiği gözaltına ilişkin detayları paylaşan Gökçen, polisin lise öğrencisi Eylül’ü okuduğu okulundan sabah saatlerinde aldığını aktardı.

Gökçen, polisin liseli gence katıldığı 8 Mart Kadınlar Günü yürüyüşündeki sloganları sorduğunu da söyledi.

CHP’li siyasetçi, yapılanları siyasi olduğunu belirterek, “İşte bu kadar zayıfsınız” sözleriyle AKP’ye yüklendi.

Gökçen paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla gözaltına alınan 16 yaşındaki Eylül ile konuştum. Sabah 09.30’da okullarından alınmışlar, tüm gün bekletilmişler, savcı bundan 2 ay önce katıldığı 8 Mart’ta atılan sloganları sormuş. Gözaltına alınan arkadaşı Bedirhan da 17 yaşında.

Nasıl bir yönetimdir ki 16-17 yaşındaki insanların önce evine sonra okuluna polis gönderecek; bir açıklama, artık bir tweet bile değil, artık slogan attığını iddia ederek gözaltına alacak. Sonra da “güçlüyüz” masalları anlatacak. İşte bu kadar zayıfsınız!”

Ölüm listesi hazırlayan geri adım da atmayan Sevda Noyan’ın davası düşürüldü

Okumaya Devam Et

Gündem

Ölüm listesi hazırlayan geri adım da atmayan Sevda Noyan’ın davası düşürüldü

Canlı yayında tehdit ve şiddet içerikli sözleri nedeniyle “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçundan 6 yıla kadar hapsi istenen Sevda Noyan’ın davası düşürüldü. Noyan’ın, kastettiği 3 kişi ile uzlaştığı öğrenildi. Noyan, ölüm listesi hazırladığına ilişkin sözlerine tepki gösterenlere ise hep aynı tonda cevap verdi.

BOLD – İktidara yakın Ülke TV’de, 2020 yılında katıldığı “Esra Elönü Arafta Sorular” programında sarf ettiği sözler yüzünden yazar Engin Noyan’ın eşi Sevda Noyan hakkında dava açıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosunca hazırlanan iddianamede, Sevda Noyan’ın “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçundan 3 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya katılmayan sanık Sevda Noyan’ı, avukatı Oğuz Özer temsil etti. Duruşmaya, müşteki olarak katılan olmadı.

Cumhuriyet savcısı, Noyan’ın oturdukları sitedeki 3-5 kişiyi kastettiğini ve bunlarla ilgili liste hazırladığını beyan ettiğini kaydetti.

TARAFLARIN UZLAŞTIĞI AKTARILDI

Mütalaada, Noyan’ın eyleminin “tehdit” suçunu oluşturacağına karar verilip, sitede oturanların tespit edilerek dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderildiği belirtildi. Tarafların uzlaştığını aktaran duruşma savcısı mütalaasında, bu sebeple davanın düşmesine karar verilmesini talep etti.

Sevda Noyan’ın avukatı Oğuz Özer savunmasında, müvekkilinin suç işleme kastı veya anayasal düzene karşı sözler sarf etmediğini, aksine darbe karşıtlığı ve anayasal düzeni koruma adına beyanda bulunduğunu savundu. Noyan’ın bir daha darbe kaynaklı mağduriyetlerin yaşanmaması için elinden geleni yapabileceğini söylediğini aktaran Özer, “Kovuşturma evresinde suç vasfı değiştiği düşüncesiyle dosya, uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ve gelen cevabi yazıda isimleri belirtilen mağdurlar ile müvekkilim arasında uzlaşmanın sağlandığı rapor edilmiştir.” diyerek davanın düşürülmesini talep etti.

Mahkeme, uzlaşma kapsamında kalan “tehdit” suçunda tarafların uzlaştığını belirterek davanın düşmesine karar verdi.

NE DEDİ

Noyan’ın davaya konu olan sözleri şöyle: “15 Temmuz kursağımızda kaldı, istediklerimizi yapamadık. Boş bulunduk. Yanlış anlaşılmasın, doğru anlaşılsın; bizim aile 50 kişiyi götürür. Bu konuda çok donanımlıyız maddi ve manevi olarak. Liderimizin yanındayız ve asla yedirmeyiz bu ülkede, onu söyleyeyim. Ayaklarını denk alsınlar. Bizim sitede hâlâ 3-5 var, benim listem hazır.”

GERİ ADIM ATMADI

Noyan’ın Tepki çeken konuşması büyük tepki topladı. Noyan sosyal medyadan gelen tepkilere aynı tonda cevap verdi.

Noyan, kendisini eleştirenlere şunları söyledi: “Evet açık ve net söylüyorum. Hiç birinizden korkmuyorum hain zombiler. Şayet bir kez daha bu ülkede darbe yapmaya kalkarsanız sonunuz hiç iyi olmayacak bunu çok iyi bilin. Yaptığınız hakaretleri attığınız iftiraları size iade ediyorum… Bilin ki hiç etkilenmiyorum.. Hain zombiler.

Konuşmam niye size dokundu tekrar darbe yapmayı mı planlıyorsunuz? Bu sefer kaçacak delik bulamazsınız. Sahte hesaplarla istediğiniz kadar saldırın, hiç etkilenmem. Alışkınız sizin iftiralarınıza… Liderim Recep Tayyip Erdoğan… Sonuna kadar onun yanındayım”

Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Türkiye’den en çok konut alanlar artık Ruslar

Okumaya Devam Et

Gündem

31 öğretmen, doktor, hemşire, mühendis ve astsubaya irtibat iltisak gözaltısı

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında Balıkesir merkezli 16 ilde aralarında öğretmen, doktor, hemşire ve askerlerin de olduğu 31 kişi hakkında irtibat ve iltisak suçlamasıyla gözaltı kararı verildi.

BOLD – Balıkesir merkezli 16 ilde Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla başlatılan soruşturmalar kapsamında 29 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar kişiler arasında öğretmen, doktor ve astsubay da bulunuyor.

Balıkesir merkezli 16 ilde Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla aralarında 7 öğretmen, 2 doktor, 2 hemşire, bir astsubay ve bir mühendisin olduğu 31 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Jandarma ekipleri, Balıkesir’in yanı sıra Adana, Adıyaman, Ankara, Çanakkale, İstanbul, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Muğla, Muş, Sakarya, Samsun, Siirt ve Van’da 31 kişiden 29’unu gözaltına aldı. Gülen Hareketi ile irtibat ve iltisaklı olmakla suçlanan kişilerle ilgili dosyada somut bir suçlama yer almaması dikkat çekti.

 

Eski MİT’çi Darıcılı, Gülen Hareketi üyelerinin nasıl kaçırıldığını anlattı: Afrika’dan rüşvetle getiriyoruz, Almanya’da mümkün değil

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar