Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Cem Yılmaz’ın Kavala ve Demirtaş’ı konuştuğu program kavga çıkardı

Rüstem Batum’un konuğu olan Cem Yılmaz ile Enver Aysever arasında tartışma çıktı. Kavala ve Demirtaş’ın tutukluluğu konusunda yorum yapan Yılmaz ile “programa niye katıldın” diye çıkışan Enver Aysever arasından atışma yaşandı.

BOLD – Ünlü komedyen ve oyuncu Cem Yılmaz “Rustem Batum Sohbetleri” adlı programda Rüstem Batum’un konuğu oldu. Batum, Cem Yılmaz’a Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın durumuyla ilgili fikrini sordu.

Kavala’nın tutukluğu geçtiğimiz günlerde uluslararası krize neden olmuştu. Erdoğan, AİHM’in Kavala kararını hatırlatan ABD dahil 10 ülkenin büyükelçilerinin ‘istenmeyen kişi’ ilan edilmesi Dışişlerine talimatı verdi. Tırmanan gerilim büyükelçilerin sosyal medya paylaşımları sonrası sona erdi.

Cem Yılmaz da bu soruya “Valla olan biteni evrensel standartlarda bir ülkede böyle şeylerin olmaması gerektiğini düşünüyorum” ifadeleriyle karşılık verdi.

Cem Yılmaz ayrıca, Metin Akpınar gibi bir usta tiyatrocunun açıkladığı fikirleri yüzünden mahkemelik olmasını da eleştirdi.

12 YAŞINDA ÇOCUK YAZMAZ

Yılmaz’ın sözleri Enver Aysever’i rahatsız etti. Cem Yılmaz’a “Liboş Rüstem abinle iyi sohbet ettin umarım” diyen Aysever’e ünlü komedyenden, “”Sizi ciddiyete davet edecektim vazgeçtim… Ne garip bi adam. Şu yazdığını 12 yaşında çocuk tenezzül edip yazmaz. Var sen de böyle ol” yanıtı geldi.

TAKİPÇİLERİN KÜFÜR EDİYOR

Bunun üzerine Enver Aysever, “Sevgili Cem Yılmaz siz Türkiye’nin en etkili ve ünlü kişisisiniz. Yetmez Ama Evet diyen ve herkesi hedefe koyan Rüstem Beye eğer haklı diyorsanız varsın öyle olsun. Zaman size de acı yaşatmaz umarım” ifadelerini kullandı.

Cem Yılmaz da buna karşılık, “Ben Türkiye’nin en etkili ve ünlü kişisi değilim Enver bey. Sıradan bir insanım. Normal insana hasret kaldık. Ben bari normal olayım. Rüstem beyle aranızda halledin bunları” dedi.

Aysever devamında ise “Tevazu göstermeyin, bu ülke çok acı çekti. Sizin gibi kitleleri etkileyecek kişilerin her cümlesi önemli. Laiklik, cumhuriyet derken elimizde hiçbir şeyin değeri kalmadı. Takipçileriniz küfür etmeye başladı mesela. Ben Ferhan Şensoy hayranı olarak, gülmecenin değerini bilirim” karşılığını verdi.

AKŞAM VAKTİ EVDE OTURURKEN…

Cem Yılmaz ise bu sözler karşısında, “Enver bey ‘takipçileriniz’ bana küfrediyor da ne demek Allah aşkına? Benim hesabıma bir bakar mısınız 15.000.000 küsur takipçim var benim. Şimdi de takipçilerime size küfür etmelerini söylediğimi mi ima ediyorsunuz? Hay Allah’ım akşam vakti evde otururken!” dedi.

Daha sonra ise Cem Yılmaz tepki göstererek, “Yani kısacası hayat çok zor. Eski bi meslektaş büyüğümüzle sohbet videosu paylaşayım dedim… İnsanlar çok garip. kızılacak muhatabı bir türlü isabet ettiremiyor” diye yazdı.

Kıbrıs fragman Türkiye film! Yakında vizyonda

Gündem

Erdoğan Gül’ü affetti, ya hakkına girdiği masumlar?

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan affını talep eden Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ü affetti. Gül, kendi döneminde yapılan skandal uygulamalar ve hukuksuzluklarla adını tarihe yazdırdı.

BOLD – Abdulhamit Gül, Adalet Bakanlığı görevinden alındı. Yerine eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ atandı. Erdoğan Gül’ü affettiğini açıkladı ancak Gül’ün uygulamalarının mağduru olan yüzbinlerce kişi ile bu hukuksuzluklar sonrası yaşamını yitirenler eski Adalet Bakanı’nı affedecek mi? İşte Gül’ün bakan olduğu dönemin mağdurlarından bir kaçı…

GÜLEN HAREKETİ MENSUPLARINA SOYKIRIM UYGULANDI

15 Temmuz’dan yaklaşık 1 yıl sonra Adalet Bakanlığı koltuğuna oturan Gül, 15 Tammuz sonrasında Gülen Hareketi mensuplarına yönelik yürütülen hukuksuz uygulamaları sürdürdü. Bu süreçte yüzbinlerce kamu görevlisi ve akademisyen savunma hakkı verilmeden ihraç edildi. Yüzbinlerce asker, polis ve sivil tutuklandı. Yargılamalar skandala dönüşürken, emniyet ve cezaevlerinde işkence iddiaları hiç eksik olmadı.

CEZAEVİNDE PLASTİK SANDALYEDE ÖLDÜ

Gül’ün bakanlığı döneminde yaşanan çok sayıda ölümlerden hafızalara kazınanlardan biri de 29 Ağustos 2020’de Şebinkarahisar K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan nakledildiği Gümüşhane Cezaevi’nde hayatını kaybeden KHK’lı Komiser Yardımcısı Mustafa Kabakçıoğlu’nun plastik sandalyede ölümü. Kabakçıoğlu’nun cesedi, cezaevi infaz memurları tarafından, hücrede bir plastik sandalyede oturur vaziyette bulundu. Kabakçıoğlu’nun ölüm hakkında sorumlular adalet önüne çıkarılmadı.

İLAÇLARI VERİLMEDİ HAYATINI KAYBETTİ

Gül’ün bakanlığı döneminde cezaevinde yaşanan ölümlerden biri de Ordu Cezaevinde hayatını kaybeden Kuran-ı Kerim öğretmeni Nesrin Gençosman. 1 Haziran 2018’de tutuklanıp Ordu Efirli Cezaevine gönderilen Kur’an-ı Kerim öğretmeni Nesrin Gençosman, tedavisi geciktirildiği ve dilekçeleri zamanında dikkate alınmadığı için 3 Temmuz 2018 salı gecesi zatürreye bağlı kalp krizi sebebiyle cezaevinden Ordu Devlet Hastanesine kaldırıldı. İlaçları sevk edildiği gün verildi. 8 gün yoğun bakımda kalan Gençosman 11 Temmuz 2018’de hayatını kaybetti.

TEDAVİSİ GECİKTİRİLDİ, YAŞAMINI YİTİRDİ

Gençosman gibi yine cezaevinde ilaçları verilmediği için ölenlerden biri de İngilizce öğretmeni Halime Gülsu. İlaçları verilmediği ve tedavisi geciktirildiği için tutuklu bulunduğu Tarsus Cezaevinde 28 Nisan 2018’de hayatını kaybeden İngilizce öğretmeni Halime Gülsu’nun ölümüne dair Mersin TEM’deki görevliler ve Tarsus Devlet Hastanesi doktoru hakkında başlatılan soruşturmayı Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı 16 Mayıs 2019’da ‘kovuşturmaya gerek yoktur’ diyerek takipsizlik kararıyla kapattı. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı ise cezaevi görevlileriyle ilgili açılan soruşturmayı 18 Mart 2019’da kapattı.

Adalet Bakanı istifa etti, yerine yeniden Bekir Bozdağ atandı

Okumaya devam et

Gündem

Adalet Bakanı istifa etti, yerine yeniden Bekir Bozdağ atandı

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül istifa etti. İstifası AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilirken, Gül’ün yerine eski Adalet Bakanlarından Bekir Bozdağ atandı.

BOLD – Adalet Bakanı Abdülhamit Gül görevden affını istedi. Gül’den boşalan koltuğa Bekir Bozdağ atandı.

ABDULHAMİT GÜL AFFINI İSTEDİ

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre; görevinden affını isteyen ve görevden af talebi kabul edilen Abdulhamit Gül’den boşalan Adalet Bakanlığına 15 Temmuz döneminin Adalet Bakanı olan Bekir Bozdağ atandı.

ARABULUCU OLAMADI ANCAK BAKAN YAPILDI

Bozdağ, Adalet Bakanlığının düzenlediği Arabuluculuk Sınavı’nda düşük puan alıp başarılı olamamıştı. 24 Kasım 2019 tarihinde yapılan arabulucu sınavında 91 ve üstünde puan alan 6 bin 271 aday başarılı olurken, Bekir Bozdağ sınavdan 72 puan alıp ‘başarısız’ olmuştu.

15 TEMMUZ DÖNEMİNİN ADALET BAKANI

1965 yılında Yozgat’ta dünyaya gelen Bekir Bozdağ, Kürt asıllı siyasetçilerden birisi. İlahiyat ve hukuk mezunu olan Bozdağ, 2013-2015 ve 2015-2017 yılları arasında Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu ve Binali Yıldırım tarafından kurulan hükûmetlerde Adalet Bakanlığı görevini sürdürdü. 2011-2013 ve 2017-2018 yılları arasında Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan hükûmetlerde Başbakan Yardımcılığı görevini yürüttü. 15 Temmuz döneminin Adalet Bakanı olan Bozdağ, 29 Ocak 2022 tarihinde Erdoğan tarafından yeniden Adalet Bakanlığı’na atandı.

 

Prof. Özgenç’ten AYM’ye iltisak eleştirisi: Hukuk literatüründe böyle bir kavram yok

Okumaya devam et

Gündem

Prof. Özgenç’ten AYM’ye iltisak eleştirisi: Hukuk literatüründe böyle bir kavram yok

Türk Ceza Kanunu’nun mimarlarından Prof. Dr. İzzet Özgenç, Anayasa Mahkemesi’nin irtibat ve iltisak nedeniyle yapılan ihraçları hukuka uygun bulmasını eleştirerek, hukuk literatüründe iltisak diye bir kavramın olmadığını altını çizdi.

BOLD – Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve mevcut Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) mimarlarından Prof. Dr. İzzet Özgenç, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) “irtibat” ve “iltisak” eleştirisinde bulunarak, bu iki kavrama dayanarak kişilerin hak mahrumiyetine maruz bırakılamayacağına dikkat çekti.

İRTİBAT – İLTİSAK DEĞERLENDİRMELERİ SORUNLU

Anayasa Mahkemesi “irtibat” ve “iltisak”a dayalı ihraçların “hukuka uygun” olduğu kararını eleştiren Prof. Dr. Özgenç, “Anayasa Mahkemesinin Hukuka geri dönüş bakımından bir kapı aralamış olan 24.6.2021 tarihli ve E. 2018/81, K. 2021/45 sayılı Kararında masumiyet karinesiyle ilgili olarak yer verilen kitabi bilgilere aynen katılmakla birlikte, bir örgütsel yapıya üyelik dışında irtibat ve özellikle iltisak kavramı ile ilgili değerlendirmeleri sorunlu gördüğümüzü belirtmek gerekir” dedi.

HUKUK LİTERATÜRÜNDE İLTİSAK DİYE KAVRAM YOK

Bu iki kavrama dayanılarak kişilerin herhangi bir hak yoksunluğuna maruz bırakılamayacağını kaydeden Özgenç, “Bu iki kavramın belirlilik ilkesiyle bağdaşmadığını, bu iki kavrama izafeten kişilerin herhangi bir hak yoksunluğuna maruz bırakılamayacağını ve özellikle nevzuhur ‘iltisak’ diye hukuk literatürümüzde bir kavram bulunmadığını belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

 

Yoğun bakımdaki hastanın tahliye edilmemesi yasal değil

Okumaya devam et

Popular

Shares