Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Erdoğan, en büyük Türk savunma sanayi şirketini Körfez sermayesine mi satıyor?

Yıllardır dünyanın en büyük savunma sanayii şirketleri arasında yükselişini sürdüren ve 2021 yılında 48. sıraya kadar yükselen ASELSAN hisselerinin BAE’ye satılacağına ilişkin ‘ciddi dedikodular’ dolaşmaya başladı. Türkiye’ye 10 milyar dolar yatırım yapacağı açıklanan BAE, yoksa bu parayla Aselsan’ı mı satın alacak? BAE, Aselsan’ı neden istiyor? Sırada başka şirketler var mı?

BOLD – Doların yükselişini ve ekonomideki kötü gidişatı durduramayan AKP yönetiminin yurtdışından gelecek paraya ihtiyacı olduğu artık yalanlamamaz bir gerçek. Sakarya’daki Tank Palet fabrikasının yarısını Katar ortaklı BMC’ye satan AKP yönetimi, döviz açığını kapatmak için şimdi de gözünü ASELSAN’a dikmiş gibi gözüküyor.

Muhtemel talipli ise yine körfez sermayesi. AKP’nin 15 Temmuz’dan beri ‘darbenin finansörü’ olmakla suçladığı BAE Veliaht Prensi El Nahyan’ı bir anda Ankara’da en üst düzeyde ağırlaması da iddiaları arttırdı. Satılma iddiasını Ekonomist Emin Çapa, “Ankara’da ciddi dedikodular var’ diyerek duyurdu.

KIBRIS BARIŞ HAREKATI VE ABD SİLAH AMBARGOSU

ABD, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından Türkiye’ye askeri alanda ambargo uygulamaya başladı ve NATO üyesi Türkiye o dönemde savunma sanayii alanında büyük sıkıntılar çekti. İşte o günlerdeki sıkıntıların neticesi olarak doğdu Askerî Elektronik Sanayi ya da kısaca ASELSAN.

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na (TSKGV) bağlı olarak kurulan şirketin asıl görevi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin askerî haberleşme ihtiyaçlarını karşılamaktı. 1975 yılında Ankara merkezli olarak kurulan şirket, o günden beri hızlı bir gelişim gösterdi.

Tamamı TSKGV’ye ait olan şirketin hisselerinin bir kısmı 21 Mayıs 1990 tarihinde halka arz edildi ve şirket İMKB’de işlem görmeye başladı.

ASELSAN, 2018 yılında ikincil halka arz ile ödenmiş sermayesini 140 milyon TL’ye, halka açıklık oranını yüzde 25,70’e çıkardı. Şirketin yüzde 75,30 hissesi halen TSKGV’nin elinde bulunuyor.

Şirkette çalışanların neredeyse yarıya yakını yani 7 bini mühendis. ASELSAN, yıllık cirosunun ortalama yüzde 7’sini, kendi özkaynakları ile finanse edilen Ar-Ge faaliyetlerine ayırıyor.

DÜNYANIN EN BÜYÜK 100 SAVUNMA ŞİRKETİ ARASINDA

Savunma sanayii alanındaki en saygın yayın kuruluşlarından Defense News, 2015 yılında ASELSAN’a dünyanın ilk 100 savunma şirketi sıralamasında 62. sırada yer verdi.

O yıldan beri yükselişini sürdüren ASELSAN, bu listede 2016 yılında 58., 2017 yılında 57., 2018 yılında 55., 2019 yılında 52., 2020 ve 2021 yıllarında 48. sırada yer aldı.

2020 yılında toplam geliri 2 milyar 311 milyon dolar olarak açıklanan şirketin gelirlerinin yüzde 96’sı savunma sanayii alanında yürüttüğü çalışmalardan elde etti.

Şirket 2020 yılında savunma sanayii alanında 2 milyar 218 milyon dolar gelir elde etti ve gelirini bir önceki yıla göre yüzde 2 arttırdı.

Şunu da belirtmekte fayda var ki Defense News’in 2021 yılında yayınladığı dünyanın en büyük 100 savunma sanayii şirketleri sıralamasında Türkiye’den ASELSAN dışında sadece Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) bulunuyor. TAI, bu listede 1 milyar 504 milyon dolar toplam gelir ile  68. sırada yer alıyor.

ASELSAN, aynı zamanda Fortune dergisinin yayınladığı Türkiye’deki en büyük 500 şirket sıralamasında 25. sırada bulunuyor.

“BAE’NİN ASELSAN HİSSELERİ İSTEDİĞİ YOLUNDA ANKARA’DA CİDDİ DEDİKODULAR VAR”

2019 yılında Tank Palet Fabrikası’nı özelleştirerek yüzde 49 hissesini ’50 milyon dolar için’ Katar ortaklı BMC’ye satan AKP yönetiminin bu kez de Türkiye’nin en değerli şirketlerinden ve savunma sanayii alanındaki en büyük şirketi konumundaki ASELSAN’ı da başka bir Körfez ülkesine, Birleşik Arap Emirlikleri’ne satacağı konuşulmaya başladı.

İddianın kaynağı ise yıllarca Hürriyet gazetesinde ekonomi alanında yazılar kaleme alan Ekonomist Emin Çapa.

Türk lirasındaki erime nedeniyle Türk şirketlerinin değerinin oldukça düştüğünü belirten Çapa, bu yüzden Türkcell gibi ASELSAN’ın da değerinin çok düştüğünü ve Türk şirketlere yabancı taliplerin arttığını söyledi.

Halk TV’de Şirin Payzın’ın sunduğu programda açıklamalarda bulunan Emin Çapa, şu ifadeleri kullandı.

“Aselsan hisselerini istediği yolunda ciddi dedikodular var Birleşik Arap Emirlikleri’nin. Aselsan hisselerinden pay almak istediği yani Aselsan’a ortak olmak istediği yolunda çok ciddi ortalıkta şeyler var. Bugün itibariyle savunma sanayiiinde Türkiye’nin kuruluşlarından biri Aselsan o yüzden bizim açımızdan çok önemli, çok önemli bir asset (değer). Çok önemli bir şirket. Kıbrıs Barış Harekatı sonrası kurulmuştu Aselsan. O Yüzden Türkiye için çok önemli bir şirket. Aselsan hisselerine ortak olmak istediği, bunlardan pay almak istediği söyleniyor. Böyle bir dedikodu dolanıyor ortada.”

Ünlü ekonomist Timothy Ash de geçtiğimiz günlerde Deutsche Welle’ye yaptığı açıklamada Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi’nin Türkiye ziyaretini ve yatırım hamlesini oportünizm olarak tanımlamıştı.

Ash, “Hem BAE, hem de Suudi Arabistan, Erdoğan’a güvenmiyor. Bu nedenle BAE’nin yaptığı aslında oportünizm. TL’ye bakıyor, Türkiye’nin gerçek ekonomik varlıklarının çok ucuz olduğunu görüyor ve kanımca bundan faydalanarak altyapı, enerji gibi değerli ekonomik varlıklarını ucuza kapatmaya çalışıyor.” ifadelerini kullanmıştı.

DARBENİN FİNANSÖRÜ İDİ, BİR ANDA SARAY’A AZİZ MİSAFİR OLDU

2013 yılında Mısır’daki darbede, 2017 yılındaki Katar Krizi’nde ve 2019-2020 yıllarında Libya’daki iç savaşta Birleşik Arap Emirlikleri ile karşı karşıya gelen AKP hükumeti, 2016 yılından beri de Abu Dabi yönetimini 15 Temmuz’un finansörü olmakla suçluyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bütün bu sorunları unutup bir anda BAE Veliaht Prensi Muhammed Bin Zayed El Nahyan’ı Beştepe’de Saray’da en üst düzeyde ağırlaması ve Abu Dabi yönetiminin Türkiye’ye 10 milyar dolar yatırım yapacağını açıklaması dedikoduların artmasına neden oldu.

BAE – ASELSAN İŞBİRLİĞİ ESKİYE DAYANIYOR

Aselsan, Birleşik Arap Emirlikleri’nin eskiden beri bildiği ve uzun süredir işbirliği yaptığı bir firma. Ayrıca BAE şirketlerinin ASELSAN’la ortaklıkları da mevcut.

ASELSAN ve BAE kökenli International Golden Group (IGG) şriketi, 2011 yılında ‘IGG ASELSAN Integrated Systems’ adıyla Abu Dabi merkezli bir ortak girişim şirketi kurdu. Şirket uzaktan kontrollü silah sistemleri (Remote Controlled Weapon Systems – RCWS) geliştirme ve üretimi yapmak üzere kuruldu.

Ortak girişim şirketinin yüzde 49’u Aselsan’a, geriye kalan yüzde 51’i ise BAE merkezli International Golden Group (IGG) şirketine ait.

‘IGG ASELSAN Integrated Systems’ şirketi 2013 yılında BAE Deniz Kuvvetleri için üretilecek uzaktan kontrollü atış sistemi (STAMP Systems) üretme ihalesini aldı. Bu kapsamda 50 STAMP ünitesinin ASELSAN tarafından Türkiye’de üretilmesi, geri kalanının da Türkiye-BAE ortak girişim şirketi ‘IGG ASELSAN Integrated Systems’ tarafından Birleşik Arap Emirlikleri’nde üretilmesi kararlaştırıldı. Projenin toplam değerinin 10,1 milyon dolar olduğu açıklandı.

TANK PALET FABRİKASI’NIN YÜZDE 49’U KATARLILARA SATILDI

AKP’nin stratejik önemdeki savunma sanayii şrketlerini de satması ilk değil.

AKP, askeri komutanlık statüsünden çıkardığı Sakarya’daki Tank Palet Frabrikası’nı 2019 yılında önce Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketine (ASFAT A.Ş) devretti. Ardından da Katar ortaklı BMC’ye sattı.

BMC’nin yüzde 49,9’luk hissesi şu anda Katar ordusuna ait. Şirketin yüzde 50,1’lik hissesini elinde bulunduran Ethem Sancak ve Talip Öztürk, bu yıl bahar aylarında hisselerinin tamamını çelik üreticisi Tosyalı Holding’e satmıştı.

Nisan 2018’de Altay Tankı ihalesini alan Katar ortaklı BMC’nin tank-palet fabrikasının yüzde 49 hissesini 50 milyon dolar yatırım şartıyla 25 yıllığına aldığı açıklandı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o dönem yapılan özelleştirmeyi savunurken “25 yıllığına burası Katar-BMC ortaklığı ile çalıştırılan BMC firmasına tahsis edilmiştir… Buraya 50 milyon dolar yatırım yapacak. İçerideki bütün makineler yenilenmeye muhtaç” ifadeleri ‘Türkiye’nin 50 milyon doları yok mu ki?’ tartışmalarını başlatmıştı.

1967 yılından itibaren Türk ordusuna hizmet vermeye başlayan Tank-Palet Fabrikası’nda, 1973 yılında Palet Yenileme Atölyesi hizmete başlamış ve 1974 yılında ise Tank Yenileştirme Atölyesi ve Motor-Transmisyon Atölyesi işletmeye alınmıştır.

Fanbrika, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki tüm paletli araçları kapsayacak şekilde, araç yenileştirme ve bu araçlara ait motor, transmisiyon, optik aksam ve paletleri yenileştirmek, söz konusu araçları modernize etmek ve ayrıca yenileştirme ve modernizasyon için gerekli olan her türlü yedek parçayı imal ve tedarik etmekte idi.

SIRADA MKE DE Mİ VAR?

AKP’nin satacağı şirketler listesinde Türkiye’nin bir diğer önemli şirketi Makine ve Kimya Endüstrisi’nin (MKE) de olduğu belirtiliyor.

AKP hükumeti, Makina ve Kimya Endüstrisi’ni (MKE) de lağvederek anonim şirket statüsüne dönüştürdü. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi (MKE AŞ) kurulmasını içeren kanun Temmuz ayı başında Resmi Gazete’de yer aldı.

CHP, AKP’nin yaptığı değişikliği “Denetimden kaçırılacak, yeni bir Tank Palet Fabrikası vakası olacak” şeklinde eleştirdi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, CHP’nin Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nun özelleştirilmesi kapısını açacak anonim şirkete dönüştürülmesine karşı çıktığı kanun teklifini savunarak, “Özelleştirme yok” ifadelerini kullanmıştı.

AKP hükumeti, Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nın da Katarlılara satılacağının konuşulduğu dönemde iddiaları reddetmişti.

Ünlü ekonomist: BAE, Türkiye’nin değerli ekonomik varlıklarını ucuza kapatmaya çalışıyor

Gündem

Erdoğan’ın botokslu ihale çetesi

Devletten aldıkları sınırsız ihaleler yüzünden muhalefetin 5’li çete adını taktığı, Erdoğan’ın gözde holding sahiplerinin botoks merkezlerinden çıkmadıkları iddia ediliyor.

BOLD – Odatv yazarı Hürrem Elmasçı, son yazısında estetiğe merak saran erkek iş insanlarını kaleme aldı. Elmasçı’nın isim isim yazdığı haberde Tayyip Erdoğan gözdesi iş insanları var.

İhale düşkünü 5’li çete üyelerinin neredeyse tamamı güzellik için bıçak altına yatmış. Türk Milletine ettiği küfür ile meşhur olan Mehmet Cengiz’in burnunu yaptırdığını söyleyen Elmasçı, kendisine bakıyor dediği Kalyon İnşaatın Sahibi Cemal Kalyoncu için de “Pek sosyaldir; o da göz kapaklarını aldırmış, bir de yüzünü gerdirmiş” ifadelerini kullandı.

Limak’ın sahibi Nihat Özdemir’in botoks merkezlerinden çıkmadığını söyleyen Elmasçı, MNG Holding’in sahibi Mehmet Nazif için ise “Adam, yüzünü gerdirdi; burun estetiği oldu, gözaltı torbalarını aldırdı, elmacık kemiklerine yağ enjekte ettirdi, bıyıkları kesti, üstüne bir de saç ektirdi” diye yazdı.

Hürrem Elmasçı’nın yazısı şöyle: “Ay çocuklar bu estetik merakı aldı başını gidiyor.

Artık gizlisi saklısı da kalmadı, yok “Fransız askısı”ydı, yok “örümcek tekniği”ydi filan…

Artık operasyonlar “Instagram” hesaplarında canlı paylaşılıyor ayol.

Eskidendi o, “aman kimse duymasın”lar filan.

Helal olsun derim, e zaten belli olacak ya kuzum, göz var nizam var değil mi, niye gizlenir ki?

Vallahi şahsen ben hiç karşı değilim, hafif dokunuşları severim.

Abartılmadığı sürece elbet…

Velâkin anlatacağım bu estetik yaptıran kişiler kadın değil; erkek!

Bunlar artist ya da şarkıcı filan da değil çocuklar…

Müteahhitler…

Şaşırdınız zaar…

Hiç şaşırmayın canım, e onlar da yıllara meydan okumak, şöyle aynanın karşısına geçtiğinde bir gülümsemek istemez mi?

YÜZ GERMELER, YANAK DOLGULAR

Genelde, saç ektiren erkekleri biliriz ya da diş protezleri, lakin iş öyle değil…

Mesela, Mehmet Nazif… MNG Holding’in sahibi. Serveti 1.60 milyar dolar civarı.

Ayol, bizim gelinden bilirim, estetik merkezine gittin mi öyle bir ufak dokunuşla çıkmak pek mümkün olmuyor.

“Aman şurayı da biraz gerelim”, “yanaklara az dolgu enjekte edelim”, “kaşı hafif kaldıralım” derken bir bakmışsınız bambaşka biri oluvermişsiniz…

Mehmet Bey’e de öyle oldu zannımca. İlk gidişi miydi neydi; geçen yıl filandı: Adam, yüzünü gerdirdi; burun estetiği oldu, gözaltı torbalarını aldırdı, elmacık kemiklerine yağ enjekte ettirdi, bıyıkları kesti, üstüne bir de saç ektirdi.

Yirmi yaş gençleşti vallahi!

Mesela, Mehmet Cengiz… Cengiz Holding’in kurucusu; Rizeli hani! Çaykur’un eski ve onursal başkanı…

Burun ameliyatı olmuş… Törpületmiş biraz anlayacağınız!

Mesela, Cemal Kalyoncu… Kendisi Kalyon Yönetim Kurulu Başkanı’dır. Pek sosyaldir; o da göz kapaklarını aldırmış, bir de yüzünü gerdirmiş.

Adam kendine bakıyor ayol…

Bodrum Mandarin’deki evine kadın “pilates” eğitmeni getirtip pilates yapıyor o derece.

E, sağlam kafa sağlam vücutta bulunur tabi.

Mesela… Nihat Özdemir… TFF Başkanı hani; serveti: 2,3 milyar dolar civarı.

Vallahi “botox merkezlerinden çıkmıyor” diyorlar, ben bilmem.

Güzel, güzel ama…

Kadını erkeği yok artık çocuklar…

Fakat çok dikkat etmeliler ve bilmeliler ki hakikaten alışkanlık yapıyor!

Başı var sonu yok yani!

Bir vakit sonra birbirine tıpa tıp benzeyen adamlar görmeyiz inşallah ne diyeyim…”

Fakirlikle boğuşan halkıyla dalga geçen iktidar

Okumaya devam et

Gündem

CHP: Erdoğan, Adnan Menderes’in kesip attığı tırnağı olamaz

Adnan Menderes’in siyasi ahlakını Erdoğan’ınkiyle karşılaştıran CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Erdoğan; Menderes’le kendini kıyaslayarak, Rahmetli Menderese büyük ayıp etmiştir. Erdoğan, Menderes’in kesip attığı tırnak olamaz” dedi.

BOLD – CHP Sözcüsü Faik Öztrak, CHP MYK toplantısı sonrası kameralar karşısına geçti. Öztrak’ın gündeminde Aydın ziyareti yapan Erdoğan vardı. Öztrak, Erdoğan’ın kendisini Adnan Menderes ile karşılaştırdığını belirterek tepki gösterdi.

Menderes’in siyasi ahlakına atıfta bulunan Öztrak, “O Menderes ki, Kendisi Başbakanken, Ticarete atılmak isteyen oğluna, “Ticaret yaptığında alıp sattığın ben olurum. Ben Başbakan olduğum müddetçe, senin ticaret yapmana müsaade etmem” diyecek kadar, Hassas. Nüfuz ticaretine izin vermeyecek kadar, Ciddi bir devlet adamıydı” dedi.

TIRNAĞI OLAMAZ

Erdoğan’ın “Tüccar siyaset yapacağız” sözlerini hatırlatan Öztrak, “Elindeki bir yüzükle yola çıkıp, Yolda, evlatlarının aldığı gemilere, ‘Gemicik’ dedi. Rüşvetten aklanmayan bakan müsveddelerini, bu ülkenin büyükelçisi yaptı. Bugün de Milletin vergileriyle yapılan ve bakılan saraylarda yaşıyor. Erdoğan; Menderes’le kendini kıyaslayarak, Rahmetli Menderese büyük ayıp etmiştir. Erdoğan, Menderes’in kesip attığı tırnak olamaz” diye konuştu.

APO’YA YARGIÇ CÜPPESİ

Erdoğan’ın her seçim öncesi Adnan Menderes ismini istismar ettiğinin altını çizen Öztrak, “Ama Erdoğan, Rahmetli Menderes’in aziz hatırasını istismara başladıysa, kefen ve demokrasi edebiyatına sarıldıysa, seçimin de eli, artık kulağındadır. Anlaşılan bu sefer seçimi kaybetme korkusu da zirvededir. Artık Erdoğan İmralı’daki terörist başına, yargıç cübbesi giydirecek kadar, işi ileri götürmeye cüret etmiştir” ifadelerini kullandı.

Öztrak sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir zamanlar “Sayın” dediği terörist başını, Meşrulaştırmaya kalkacak kadar, kendini kaybetmiştir. Allah tez elden akıl ve izan versin. Anlaşılan İmralı’ya meşruiyet kazandırma girişimini, Derin bir sükût içinde izleyen, Küçük ortak da buna icazet vermiş. Sükût ikrardan gelir. Ne diyelim? Mitili bu defa nereye atacaklar? Milletimizle beraber görürüz. Erken seçimin ülkemizin, Milletimizin hayrına olduğunu, Uzun zamandır tekrarlıyoruz.”

Dini tartışmalardan AKP istediğini alıyor mu?

Okumaya devam et

Gündem

Mahkeme, Kavala’nın tutukluğuna devam dedi: Avrupa Konseyi’nde Türkiye’yi zor günler bekliyor

Mahkeme, Osman Kavala’yı yine tahliye etmedi. Bu kararla, hakkında Avrupa Konseyi’nde ‘ihlal prosedürü’ başlatılan Türkiye’nin AİHM’deki ve Konsey’deki durumu zora girdi. İki gün sonra AİHM’e sunulacak görüşün de kabul görmemesi durumunda Türkiye’ye Avrupa Konseyi’nden yaptırımlar gelecek.

BOLD – İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Çarşı-Gezi davasının üçüncü duruşmasında, 1539 gündür tutuklu olan Osman Kavala’yı tahliye etmedi. Karar oy çokluğu ile alındı.

Yargıtay’ın bozduğu Çarşı Davası ile İstinaf Mahkemesi’nce bozulan Gezi Ana Davası’nın birleştirilmesinin ardından Osman Kavala’nın da arasında bulunduğu toplam 52 sanıklı davanın üçüncü duruşmasına bugün devam edildi.

Duruşmada savcı Osman Kavala’nın tutukluluğuna devam talebinde bulundu. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi de oy çokluğu ile alınan kararla 1539 gündür tutuklu olan Osman Kavala’yı tahliye etmedi.

Duruşmanın 21 Şubat 2022 günü görülmesine karar verildi.

OSMAN KAVALA DURUŞMAYA KATILMADI

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde birleştirme sonrasında görülen üçüncü duruşma, büyük duruşma salonunda yapıldı.

Duruşmaya tutuksuz sanıklar Can Atalay, Ayşe Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman ile bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı. Davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala ise duruşmaya katılmadı.

Duruşmada CHP Milletvekilleri Özgür Özel, Sezgin Tanrıkulu, Ali Şeker, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile Osman Kavala’nın eşi Ayşe Buğra izleyici olarak yer aldı.

Ayrıca Fransa, İtalya ve Belçika Başkonsolosu, Avrupa Birliği Elçi müsteşarı ABD ve Norveç konsolosluk temsilcilikleri, Hollanda’dan bir milletvekili ve İsveç Konsolosu da duruşmayı takip etti.

AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ ‘İHLAL SÜRECİ’ BAŞLATMIŞTI

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması kararını uygulamayan Türkiye için ‘ihlal prosedürü’ başlatmıştı. Türkiye, böylece, 2010’dan bu yana Azerbaycan’dan sonra bu sürece tabi tutulan ikinci ülke oldu.

Avrupa Konseyi, Türkiye’den 19 Ocak’a kadar görüşünü iletmesini istedi. Yani duruşma Türkiye’nin 2 gün sonra sunacağı görüş öncesi kritik bir önemde idi.

Kavala tahliye edilseydi Türkiye’nin durumu kolaylaşacaktı. Ancak tahliye edilmediği için iki gün sonra AİHM’e Türkiye’nin sunduğu görüş yeterli olmazsa Türkiye’yi Avrupa Konseyi nezdinde zor günler bekliyor olabilir.

AVRUPA KONSEYİ ÜYELİĞİ ASKIYA ALINABİLİR YA DA ÇIKARTILABİLİR

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM’den Türkiye’nin sunduğu görüşü yeterli bulmaz ve “Yükümlülük yerine getirilmemiştir” şeklinde bir bildirim alırsa Türkiye’ye uygulanacak tedbirleri ele alacak.

Bu tedbirlerin neler olacağı somut olarak belirtilmiyor, komitenin uygun göreceği adımları atacağı kaydediliyor. Bu adımlar arasında söz konusu ülkenin oy hakkının veya üyeliğinin askıya alınması ve hatta üyelikten çıkarılması da yer alıyor.

AVRUPA KONSEYİ

Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği’nden bağımsız olarak Avrupa çapında insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunmak amacıyla kurulmuş hükümetlerarası bir kuruluş.

1953 yılında ilan edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni uygulamakla yükümlü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi’ne bağlı.

47 üyesi bulunan Konseye, Beyaz Rusya, Kazakistan ve Vatikan hariç tüm Avrupa ülkeleri üye.

Konsey, 10 kurucu üye ülke tarafından kuruldu. Kurucu üyelerden sonra konseye ilk katılan ülkeler Türkiye ve Yunanistan oldu. Türkiye, 5 Mayıs 1949’da kurulan konseye aynı yıl 9 Ağustos’ta katıldı.

Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği’nden bağımsız bir kuruluş olsa da Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulamaması ve Avrupa Konseyi’nde düşeceği zor durum zaten dondurulmuş olan AB üyelik sürecini çok ciddi şekilde etkileyecektir.

HSK üyesinin skandal sözleri: Beraat etmiş olabilirsin ancak bu yafta ile yaşamaya alışmalısın

Okumaya devam et

Popular

Shares