Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD’de yaşayan Zarrab’ın yargılandığı davaya bir gizli dosya daha eklendi

ABD’de devam eden Reza Zarrab davasına yeni bir gizli dosya eklendi. Davadaki gizli dosya sayısı 50’ye yaklaşırken, 4 yıldır kayıp olan ve gazeteci Adem Yavuz Arslan tarafından ortaya çıkarılan Zarrab’ın yeniden isim değiştirdiği öğrenildi. Aaron Goldsmith ismi deşifre olan Zarrab, adını John Kaplan yaptı.

BOLD – New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde devam eden Reza Zarrab davasının kayıtlarına yeni bir gizli dosya daha eklendi.

GİZLİ DOSYA SAYISI 50’YE YAKLAŞTI

New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde 2016 yılının mart ayından bu yana devam eden Reza Zarrab davasının kayıtlarına 712 sıra numarasıyla geçen gün yeni bir gizli dosya daha eklendi. Davanın görülmeye başlamasından bu yana kayıtlara geçen gizli dosya sayısı 50’ye yaklaştı.

SON 3 YILDA 17 YENİ DOSYA EKLENDİ

Amerika’nın Sesi’nden Can Kamiloğlu’nun haberine göre davada, gizlilik kaydıyla dava dosyasında yer alan ilk iddianame gizlilik kaydı kaldırılarak açılmıştı. Zarrab’ın tutuksuz yargılanmak üzere kefaletle serbest bırakıldığı 2018 yılında ise dava dosyasının kayıtlarına 17 yeni gizli dosya daha eklendi.

GİZLİ DOSYALARDA NELER VAR?

VOA Türkçe’ye konuşan hukukçular, Zarrab davasındaki gizli dosyaların arasında yeni iddianameleri, yeni deliller, yeni tanık ifadeleri, üçüncü şahısların mahkemeye sunduğu dilekçeler, savunma ve savcılığın yazışmaları ve içeriğinin henüz kamuyla paylaşılması uygun görülmeyen belgeler olarak ifade ediyor.

BAZI BELGELERİN GİZLİLİK KARARI KALDIRILIYOR

Hâkim Richard Berman, geçen ay savunma ve savcılığa gönderdiği mektupta, dava dosyasındaki bazı gizli belgeler için gizlilik kararının kaldırılmasına itirazlarının olup olmadığını sormuş, New York Güney Bölgesi Başsavcısı Damian Williams de savcılığın, hâkimin gerekli gördüğü şekilde son gelişmelerle ilgili dosyada üzerinde gizlilik kararı bulunan bazı belgelerin kamuya açılmasına bir itirazı olmadığı belirtmişti.

ADINI YİNE DEĞİŞTİRDİ

Sürgün gazeteci Adem Yavuz Arslan tarafından Miami’deki lüks hayatı ortaya çıkarılan ve Aaron Goldsmith adını alarak bir binicilik merkezi kurduğu belirtilen Zarrab, deşifre olmasının ardından adını “John Kaplan” olarak değiştirdi.

KARA PARA AKLAMA İŞLERİNİ SÜRDÜRÜYOR

ABD Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi, Law&Crime ve Miami Herald’ın ortaklaşa yürüttüğü araştırma kapsamında, Zarrab’ın eski suç ağıyla bağlantısının devam ettiği ve Türkiye’den çok sayıda olağandışı banka havalesi aldığı ortaya çıktı. Zarrab’ın sahte kimlik kullanarak safkan atlara ve binicilik tesisine yatırım yaptığı, dolandırıcılık ve kara para aklama işlerini sürdürdüğü öne sürüldü.

Bahçeli-Erdoğan hikayesinde son perde

Dünya

Yerli aşı Turkovac’a Almanya’dan vize yok

AKP Hükumeti’nin “yerli ve milli aşı” olduğunu belirtip halka dayattığı Turkovac, Almanya’dan olur alamadı. Almanya, Turkovac’ı olanların hiç aşı olmamış sayılıp ülkeye alınmayacağını duyurdu.

BOLD – Almanya, Türkiye’nin ilk yerli aşısı olan Turkovac’ı olanların ülkeye alınmayacağını duyurdu. Turkovac olanların hiç aşı olmamış sayılacaklarını belirten Almanya, AB’nin tanıdığı aşıları yaptıranların ülkeye girebileceklerini açıkladı.

HİÇ AŞI OLMAMIŞ SAYILACAKLAR

Türkiye’den sonra en çok Türk’ün bulunduğu Almanya, Türkler’e vize şartlarını güncelledi. Güncellemeye göre, ‘Almanya’da geçerli sayılan aşılardan yaptırmayanlar, hiç aşı olmayanlar; negatif testi olsa bile’ ülkeye alınmayacak. Turkovac aşısı olanlar Almanya’ya alınmayacak, hiç aşı olmamış sayılacaklar. AB’nin tanıdığı aşıları yaptıranlar ülkeye girebilecek.

VİZE OLANLARDAN DA ONAYLI AŞI TALEP EDİLECEK

Tam aşılarını olmayıp da, Almanya’ya girmesinde zorunluluk bulunanlar (duruşma, mahkemede şahitlik gibi) ancak bunu kanıtlarlarsa, karantina şartıyla girebilecek. Aşılarını yaptırmamış olanlar, vize başvurusunda bulunabilecek ancak vizesi olsa bile Moderna, BioNTech, AstraZeneca ya da Johnson&Johnson aşısı olmamışsa, Almanya’ya alınmayacak.

TURKOVAC’A SİNOVAC VE SPUTNİK MUAMELESİ

Sözcü’de yer alan habere göre Türk aşısı Turkovac da, Çin aşısı Sinovac ve Rus aşısı Sputnik gibi Almanya’da tanınmıyor. Turkovac yaptıranlar, iki dozunu bu aşıdan tamamlasa bile Almanya’ya alınmayacak. Türkiye’den seyahat kısıtlamaları sürdüğü için, koronavirüs kurallarına hep uyulması da talep edilirken, aşılarla ilgili Robert Koch Enstitüsü’nün sitesine bakılması önerildi. Bu sitede, AB’nin tanıdığı dört aşı dışında aşı bulunmuyor.

3. DOZ SONUÇLARI AÇIKLANMADI

Alman ARD televizyonu, Türk aşısı Turkovac’ın henüz bütün test sonuçlarının açıklanmadığını ve şüpheyle yaklaşımlar olduğunu duyurdu. ARD, Kayseri Erciyes Üniversitesi’nin etkinliğini yüzde 100 olarak açıklamasına rağmen, aşının etkisinde şüpheler olduğunu duyurdu. ARD, bilim adamlarının çalışmanın üçüncü doz sonuçlarının açıklanmasını talep ettiklerinin altını çizdi.

 

Batan ülkenin malları bunlar, yetişen kapıyor

Okumaya devam et

Dünya

‘Tekmeci danışman’ göreve başlamadan Almanya’da protestolar başladı

Soma maden faciasının yaşandığı günlerde polislerin yere yatırdığı bir maden içisini tekmeleyen dönemin başbakanı Erdoğan’ın özel kalem müdürü yardımcısı Yusuf Yerkel’in Frankfurt Başkonsolosluğu’na ticari ataşe olarak atanmasına tepkiler artıyor. Frankfurt Başkonsolosluğu önünde “Yerkel’i istemiyoruz” eylemi yapıldı.

BOLD – 2014 yılında 301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma maden faciasında polislerin yere yatırdığı eylem yapan madenci Erdal Kocabıyık’ı tekmeleyerek Türkiye’nin gündemine oturan dönemin Başbakanı Erdoğan’ın “Özel Kalem Müdür Yardımcısı” Yusuf Yerkel’in aylık 6 bin Euro maaşla Frankfurt Başkonsolosluğu’na “Ticaret Ataşesi” olarak atanmasına tepkiler dinmiyor.

Bugün Almanya’daki sendikalar, başta Türk-Alman Toplumu olmak üzere, çeşitli Türk-Alman dernekleri, Alman SPD, Yeşiller, Sol Parti temsilcileri, Frankfurt Başkonsolosluğu önünde, “Yerkel‘i istemiyoruz” eylemi yaptı.

PERSONA NON GRATA (İSTENMEYEN ADAM)

Dondurucu soğuğa rağmen eyleme katılım oldukça yüksekti. Eylemde protestocular “Persona non grata” (istenmeyen adam) ve “Yusuf Yerkel‘i istemiyoruz” pankartları taşıdı.

Alman ‘IG Metall’ Sendikası temsilcisi ve parti temsilcileri birer konuşma yaptı.

Alman Sendikalar Birliği adına konuşan ve 6 büyük Alman sendikasını temsil eden Genel Müdür Philipp Jacks, “Böyle bir çağda, böyle bir atama olmaz. İşçi döven birini istemiyoruz. Frankfurt ve Hessen olarak kabul etmiyoruz. Bu atama Türk-Alman dostluğuna hizmet etmiyor” diye konuştu.

Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı eyleme Alman medyası da büyük ilgi gösterdi.

Eyleme katılan yaklaşık 30 dernek, STK ve kişi tarafından dün de “Bay Yerkel’i‚ istenmeyen şahıs’ olarak ilan ediyoruz” denilen ortak bir bildiri yayınlanmıştı.

ALMANYA AKREDİTE EDECEK Mİ?

Görevine başlamayan Yerkel’in geçtiğimiz günlerde ‘vize istenmeyen pasaportla’ Frankfurt’a geldiği ve ev baktığı basına yansımıştı.

Yerkel, henüz resmi olarak göreve başlamadığı için Alman hükumetinin bu konuda ne gibi bir tavır takınacağı ve Yerkel’i akredite edip etmeyeceği bilinmiyor.

Bir diplomatın başka bir ülkede görev yapabilmesi için ev sahibi ülke tarafından akredite edilmesi gerekiyor. Ev sahibi ülke, bu kişiye akredite vermezse diplomatı resmi muhatap olarak almıyor ve o kişinin görevini yapması oldukça zorlaşıyor.

Böyle durumlarda gönderen ülke diplomatını geri çekmek zorunda kalıyor.

Almanya’da yeni göreve başlayan koalisyondaki Sosyal Demokrat’ların işçi hakları konusundaki hassas tavrı ve Yeşiller’in Erdoğan’a karşı tepkisel tutumu bilinen bir gerçek. Angela Merkel’in Başbakanlıktan ayrılmasının ardından Sosyal Demokrat Başbakan Olaf Scholz’un bu konudaki tavrı dikkatle takip ediliyor.

Tekmeci danışmana Almanya’da tepki: Berlin, Yerkel’e akredite verecek mi?

Okumaya devam et

Dünya

İşkenceye af yok: Suriyeli istihbaratçıya Almanya’da müebbet hapis cezası verildi

Suriye’de yönetimi altındaki cezaevinde 27 kişiyi öldürmek ve binlerce kişiye işkence yapmak suçlamasıyla insanlığa karşı suç işlemekten dolayı Almanya’da yargılanan Suriyeli eski istihbaratçı, işkenceden müebbet hapis cezası aldı.

BOLD – Almanya’da görülen davada Suriyeli eski istihbaratçı Anwar R., iç savaş döneminde işlenen 27 ayrı cinayetten ve insanlığa karşı suç işlemekten suçlu bulunup müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

CEZAEVİNDEKİ BİNLERCE KİŞİYE İŞKENCE YAPMAKTAN CEZA ALDI

Almanya’da, Koblenz Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde görülen davada, eski Suriyeli istihbaratçı Anwar R., 27 ayrı cinayetten ve insanlığa karşı suç işlemekten suçlu bulundu, müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 58 yaşındaki sanık, Suriye’deki iç savaşta binlerce insana yapılan işkencelerden sorumlu tutuluyor. Şam’da o dönem albay rütbesine sahip olan Anwar R.’nin yönetimi altındaki cezaevinde Nisan 2011 ile Eylül 2012 dönemleri arasında en az 4 bin kişinin şiddet gördüğü ve işkenceye maruz kaldığı ifade ediliyor.

ALMANYA’DAKİ SURİYELİLER SUÇ DUYURUSU YAPTI

DW Türkçe’nin haberine göre Esad yönetiminin işlediği suçlarla ilgili davalar Avrupa’da özellikle Almanya’da daha sık görülmeye başlandı. Almanya, Suriyelilerin hapishanelerde işkence gördüklerini bildiren suç duyuruları yapması üzerine evrensel yargı ilkesi gereğince, yabancı bir ülkede insanlığa karşı işlenen suçlar, savaş ve soykırım davalarına ilişkin yargı süreci başlatabiliyor.

 

Yoğun bakımda yatan Yusuf Bekmezci’nin eşine ziyaret izni verilmedi

 

Okumaya devam et

Popular

Shares