Connect with us

Gündem

Aksaray’da öğrencisine şiddet uygulayan öğretmen meslekten atıldı

Aksaray’ın Ortaköy ilçesinde 10 yaşındaki öğrencisine şiddet uygulayan öğretmen Ali Rıza Y. görevden alındı. Milli Eğitim Bakanlığı’nca hakkında yürütülen soruşturma tamamlanan Ali Rıza Y., artık öğretmen olarak görev yapamayacak.

BOLD – Milli Eğitim Bakanlığı’nca Ortaköy Şehit Salih Aksu Ortaokulu’nda öğrenciye şiddet uygulayan matematik öğretmeni hakkında yürütülen idari soruşturma tamamlandı. Bakanlık müfettişlerince hazırlanan rapor doğrultusunda, öğrenciye şiddet uygulayan öğretmen meslekten alındı.

Bu kararla Ali Rıza Y, artık öğretmen olarak görev yapamayacak.

NE OLMUŞTU?

Aksaray’ın Ortaköy ilçesindeki Ortaköy Şehit Salih Aksu Ortaokulunda görevli matematik öğretmeni Ali Rıza Y.’nin, öğrencisi S.T.K’ye tokat ve yumruk atıp boğazını sıkması infiale yol açmış, aynı gün İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada öğretmen hakkında soruşturma başlatıldığı bildirilmişti.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada ise 14 Aralık’taki olayla ilgili bilgi alınır alınmaz öğretmenin okulla ilişiğinin kesildiği, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada da 14 Aralık’ta başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli öğretmenin gözaltına alındığı, sevk edildiği hakimlikçe adli kontrol kararı uygulandığı bildirilmişti.

5’nci sınıf öğrencisini yumruklarla hastanelik eden öğretmen serbest kaldı

Gündem

“Can Atalay da çıkıyor Nedim Şener gibiler de”

Gezi Parkı davasında 18 yıl hapis cezası alan sanıklardan Hakan Altınay, CHP’li Ağbaba ile gönderdiği mesajında “Bu memleket Can Atalay da çıkarıyor Nedim Şener gibileri de çıkarıyor” dedi.

BOLD – Geçtiğimiz günlerde karara bağlanan Gezi Park’ı davasında sanıklara ceza yağdı. Tutuklu sanık Osman Kavala müebbet hapis cezası alırken, tutuksuz 17 sanığa da 18 yıl hapis cezası verildi.

Mahkemenin tutuklama kararı da verdiği sanıklardan Mücella Yapıcı Bakır Cezaevine gönderilirken diğer sanıklar Silivri Cezaevine konuldu.

Muhalefet kararın siyasi olduğunu savunarak hapis cezalarına tepki gösterdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Silivri Cezaevi’nde Gezi Davası hükümlülerini ziyaret etti.

Osman Kavala, Hakan Altınay, Can Atalay ve Tayfun Kahraman ile görüşen Ağbaba mesajları da kamuoyu ile paylaştı.

Osman Kavala: Hukuka aykırı delillerle tutuklandık. Hukuk olsaydı bu karar verilmezdi. AİHM incelemesinde makul şüphe bulunmadığına karar verdi. AİHM makul şüphe olmadan, insan hakları faaliyetlerini durdurmak amacıyla tutuklandığıma ve Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) hızlı bir sürede karar vermediğine hükmetti. Ama maalesef siyasi bir karar verildi. Başka bir şey de beklemiyorduk. Hakimler de siyasi. Bir hakim eski AKP milletvekili adayı biri de Enis Berberoğlu davasında AYM kararını yerine getirmeyen yargıç.

Hakan Altınay: Ben ABD’nin Green Kartını iade etmiş biriyim. ABD’nin en önemli kurumlarında çalıştım ama ülkeme geri döndüm. Bu ülkenin zenginleri Malta vatandaşı olurken ben başka bir ülkenin vatandaşı olmayı hiç düşünmedim. Ben ülkemin derdiyle dertlenen biriyim. Gezi eylemleri sırasında yoktum, yurt dışındaydım. Türkiye’de olduğum zaman diliminde ise Yalçın Akdoğan’ı bir üniversitede dinlemeye gittim. Suçlanacaksam Gezi’ye katılmadığım için suçlanabilirim. Bu dava kin, nefret ile insanlığın mücadelesi. Yoldan geçen bin kişiye sorun, biri bile bizi suçlayamaz, bizi beraat ettirir.

Konfüçyus’a en önemli üç şey nedir diye sorulduğunda “Gıda, güvenlik ve güven” diyor. ikisinden vazgeçersen hangisinden vazgeçmezsin diye soruluyor o da “Güven” diyor. Bu tür davalar güveni yok ediyor. Toplum esas böyle bölünür. Bu bize değil Türkiye’ye yapılan en büyük kötülüktür. Ben bu ülke için çalışmak istiyorum. İnsanlığa birlikte yaşamaya örnek olacak bir ülkedir Türkiye.

GEZİYİ ERDOĞAN PLANLADI

Tayfun Karaman ile dava sırasında tanıştık. Can Atalay’ı uzaktan görüyordum burada yakınlaştık. Bu memleket Can Atalay da çıkarıyor Nedim Şener gibileri de çıkarıyor. Can tanımadığı insanlar için mücadele eden biri. Nedim Şener ise tanıdığı insanlar için bir şey yapmıyor. Can Peker ise Balyoz davasına itiraz ettiğimiz için kitabında bizi eleştiriyor. Kitabı var, FETÖ’ye övgü diziyor, hareketin de Gülen’den sonra devam edeceğini söylüyor. Gülen’i yere göğe sığdıramıyor ama bizi eleştiriyor kitabında. Savcının dayanağı da bu kitap. Casus, dava, vatana ihanet, yurtdışı bağlantılı gibi suçlamalar önemli laflar. Bu değerlerin anlamı kalmıyor. Önüne geleni bunlarla suçlarsanız bu değerlerin de önemi kalmaz.

Gezi’yi kim planladı derseniz. Gezi’yi Recep Tayyip Erdoğan planladı. Bu toplumun her kesimini bir araya getirdi. Atatürk ve İsmet İnönü’ye iki ayyaş dedi… Kimse düğmeye basmadı, Erdoğan milletin damarına bastı. Burada 10 kitap sınırı var, bu değişmeli.

KİTAP SINIR İSTEMİYORUZ

Tayfun Karaman: Güçlüyüz. Kamuoyu desteğinden dolayı onur duyuyoruz. Yalnız olmadığımızı görüyoruz. Kin ve nefrete karşı memleketi ve demokrasiyi savunuyoruz. Mutlu ve onurluyuz. Dayak diyerek darbe yapmaya çalışanlar olarak dünyada ilkiz. Elimizde silah yok, hiçbir şey yok. Bizi Gezi’de dövdüler, böyle darbe yapmaya çalışmışız. Kavala’yı dava sırasında tanıdım. Sadece Çiğdem Mater’i tanıyordum. Diğer hiçbir ismi tanımıyorum. Can Dündar ya da Mehmet Ali Alabora’yı bırakın ast üst ilişkisini tanımıyorum bile. Burada tek hakkımız bir saat spor yapmak. Kitap sınırı istemiyoruz.

Can Atalay: Bu dava bizimle ilgili değil, memleket meselesi. Demokrasi mi kardeşlik mi kazanacak yoksa savaş mı hukuksuzluk mu? Bu tartışılmalı. Kitap sınırı olmamalı.

“TOPLUMUN VİCDANINDA SUÇSUZLAR”

Görüşme notlarını aktaran Veli Ağbaba ise şunları söyledi: “Bu bir siyasi dava. Gezi bu ülkenin en önemli isyanıdır. Gezi dünyada Türkiye’nin itibarını arttıran bir eylemdir. Gezi Türkiye’nin birden büyük olduğunu dünyaya göstermiştir. Erdoğan’dan farklı düşünen en az yüzde 50’lilik bir kesim olduğu görüldü. Gezi’yi terörize etmeye çalışıyorlar. Gezi sayesinde iktidarın kimyası bozuldu gerçek yüzlerini Avrupa ve tüm dünya gördü. O nedenle Gezi’den intikam almak istiyorlar. Terör varsa Ali İsmali’i, Berkin Elvan’ı, Ethem Sarısülük’ü öldürenler ve bu emri verenlerdir. Bu insanlar birbirini dava sürecinde tanıdı. Suçsuz olduklarını biliyoruz. Hepsi Türkiye’nin yetiştirdiği önemli insanlar. Toplumun vicdanında suçsuzlar. Bu kararı verenler aynı Balyoz, Ergenekon kararlarını verenler gibi mahkum olacaklardır.

Okumaya Devam Et

Gündem

Cezaevindeki binlerce genç bayramlarını kutlayamadı

Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı… Tutuklu askeri öğrenciler başta olmak üzere binlerce genç, geçen 5 bayramda olduğu gibi bu bayramı da cezaevinde geçirdi.

BOLD – 15 Temmuz akşamı komutanlarının emrini dinleyen binlerce asker ile askeri okul öğrencisi, bir 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı’nı daha cezaevinde geçirdi. Cumhuriyet gazetesi yazarı Yazgülü Aldoğan bugünkü köşesini mağdur edilen askeri okul öğrencilerine ayırdı.

ONLAR BAYRAM YAPAMIYOR

Yazgülü Aldoğan “Onlar bayram yapamıyor” başlıklı yazısında gençlik bayramını yapamayan cezaevindeki tutuklu askeri okul öğrencilerine dikkat çekti. Aldoğan’ın yazısı şöyle:
“Bu ülkenin kurucu önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs’ı gençlere armağan ederek ülkeyi koruma, kollama, sahip çıkma görevini de onlara Gençliğe Hitabe’siyle vermişti. Gençler bir ülkenin geleceğidir, ülkenin sahibidir. 20 yıllık AKP iktidarının sonunda gençlerin elinde ne var? İşe yaramayan diplomalar. İşsizlik. Umutsuzluk. Gençler, umutsuz. Bezgin. Güvensiz. Öfkeli!

ALTI SENEDİR CEZAEVİNDE UNUTULDULAR

Bunları her gün konuşuyoruz, bugün başka gençlerden söz etmek istiyorum: Bir avuç gökyüzünü tel örgü olmadan görmeye hasret kalmış gençlerden! Altı senedir cezaevinde unutulmuş askeri öğrencilerden. Ve yenilerinden: Mesela Mustafa Enis’ten. 14 yaşında askeri okul öğrencisi iken suçlanmış. Yedi yıl ceza almış. Yaşı tutmadı diye yatırılmamış. Şimdi tıp fakültesi ikinci sınıfta okurken yaşı tuttu diye alıyorlar cezaevine. Tutuklanmadan önce son kez annesinin omzuna başını dayamış fotoğrafı hangimizin içini sızlatmadı?

Mağduriyet algısı çöktü! FETÖ hükümlüsü Mustafa Enis Durak'ın sahte  kimlikle Almanya'ya kaçarken yakalandığı ortaya çıktı - Takvim

ARANDIKLARINDA BU ÇOCUKLAR 13-15 YAŞINDAYDI

15 Temmuz’da yaşları 18’in altında olduğu için tutuklamadıkları askeri lise öğrencilerini şimdi ankesör suçlamasıyla alıyorlar. Arandıkları zaman 13-15 yaşındaydı bu çocuklar. Büyüsünler diye beş yıl beklenmiş. Gözaltına alındıkları tarihi suç tarihi olarak belirleyip ağır cezada yargılıyorlar.

AĞABEYİNE DAYANAMADI İNTİHAR ETTİ

Işıklar Askeri Hava Lisesi’nden mezun olmuş, ağabeyi birinci sınıf Hava Harp Okulu öğrencisi, darbeye teşebbüsten müebbet hapis cezası almış. Altı yıldır cezaevinde. Bu haksızlıklara, ağabeyinin özlemine, onun cezaevinde olmasına dayanamadığı için intihar etti. İçerideki ağabeyine de haber verilmedi. Verilse sanki cenazeye mi gelebilecekti, yoksa o da mı intihar edecekti?

BEŞ GÜNLÜK ERLERE BİLE MÜEBBET VERİLDİ

15 Temmuz gecesi darbeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla müebbet hapisle cezalandırılan gençlerin içinde beş günlük er de var. Köyünde çobanlık yapan kekeme gencin avukatı bile yoktu. Ailesinin parası olmadığı için çocuklarını görmeye bile gelemiyor, ziyaretçisi de yok!

YARGITAY BOZDUĞU HALDE TAHLİYE EDİLMEDİLER

Bu çocukların mahkemelerini izledim. Avukatların hemen hiçbir talebi yerine getirilmedi, deliller yeterince incelenmedi, çocukların savunmalarına önem verilmedi. Mahkeme hepsini darbeye teşebbüsten müebbete mahkum etti. Yargıtay’da karar bozulduğu halde öğrenciler tahliye edilmedi. Yerel mahkeme kararında ısrar etti. Çocukların Silivri’de gördüğü kötü muamele de cabası. Dayak mı yemediler, soğuk suyla yıkanmak zorunda mı kalmadılar, battaniyeleri mi alınmadı? Çoğunun ailesi uzak illerde oturuyor, hele bu zamlarla görüşe gidip gelemiyorlar. Uyuşturucu suçlusuna bir saat olan telefon konuşması bile onlara 20 dakika! Kimilerinin ailesi gelip giderken yollarda trafik kazası geçirip öldü!

SUÇLARI KOMUTANLARININ EMRİYLE OTOBÜSLERE BİNMEK

15 Temmuz, bir darbe kalkışması mıdır, önceden biliniyordu da niye engel olunamadı? Tek suçları komutanlarının emriyle kamuflaj giyip otobüslere binmek olan ve ne olup bittiğini anlamadan bir cehennem gecesi yaşayıp tutuklanıp eziyet görmek, üstüne ömür boyu hapse mahkûm olmak, bunların elbet bir gün hesabı sorulacak. Ama 18-20 yaşında hapse atılan bu gençler günah keçisi olarak altı yıla yakın cezaevinde çürüyor! Gençliğe armağan edilmiş bir bayramda, kendi paylarına ömür boyu hapse mahkûm edilmiş olmak düşen bu gençleri de hatırlayın. Düşünün! Onlar bayram kutlamak bir yana, adeta yaşamıyor.

Adli mahkumların Kovid-19 izni bitiyor: AKP ve MHP ‘2023 affı’ için hazırlık yapıyor

Okumaya Devam Et

Gündem

İstediklerini alamayan Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine kapıları kapattı

İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği için ABD’den Halkbank davasının düşürülmesini, İsveç’ten ise 30 ismin iadesini isteyen ancak kabul edilmeyen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ülkelerin NATO üyeliğine kapıyı kapattı.

BOLD –  AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, NATO’ya Finlandiya ve İsveç’in girmesine Türkiye’nin “hayır” diyeceğini ilgili kişilere söylediklerini belirtti.

TERÖR ODAKLARINI ÜLKELERİNDE BARINDIRDILAR

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütüphane Söyleşileri’nde gençlere yaptığı açıklamada, İsveç ve Finlandiya’nın üyeliğine ilişkin yeni açıklamalarda bulundu. “NATO’yla ilgili adımda malum bu İsveç, Finlandiya bütün bunlar bizdeki terör odaklarını kendi ülkelerinde barındıranlardır. PKK’ya YPG’ye bu denli evlerinde ev sahipliği yapacaklar, yürüyüşse yürüyüş, paçavralarını affedersiniz her yere asacaklar… Şimdi bunlar ülkemdeki terör kaynaklarını teşvik edip, bunlara ciddi manada parasal ve silah desteği veren bu ülkeler…” ifadelerini kullandı.

“YOLUMUZA BU ŞEKİLDE DEVAM EDECEĞİZ”

Bu ülkelerin üyeliklerine “hayır” diyeceklerini belirten Erdoğan, “Kendilerine de söyledik, NATO bir güvenlik teşkilatıdır, böyle bir güvenlik teşkilatının içerisinde terör örgütlerinin olmasını kabullenemeyiz. Geçmişte girenler girdi. NATO’ya Finlandiya ve İsveç’in girmesine ‘hayır’ diyeceğimizi ilgili arkadaşlarımıza söyledik, yolumuza bu şekilde devam edeceğiz” dedi.

SEBEP İSTEDİKLERİ RÜŞVETLERİN VERİLMEMESİ Mİ?

Erdoğan’ın Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliklerine karşı olmasında istediği “rüşvet”lerin verilmemesinin etkili olduğu iddia ediliyor. Erdoğan’ın bu ülkelerin üyeliklerine karşı ABD’den kendi adının da karıştığı Halkbank davasının kapatılmasını, İsveç’ten ise terör örgütü üyesi olduğunu iddia ettiği 30 ismin iadesini istediği ancak bu taleplerin kabul görmediği öne sürülüyor.

Adli mahkumların Kovid-19 izni bitiyor: AKP ve MHP ‘2023 affı’ için hazırlık yapıyor

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar