Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Sandıkla övünen Erdoğan’ı seçimden soğutan adam: Kemal Kılıçdaroğlu

Saray rejiminin hukuksuzluklarını “Adalet Yürüyüşü” ile dünyaya duyurdu. İyi Parti’nin seçimlere girmesini sağlayarak kurulmasına öncülük ettiği Millet İttifakı’yla yerel seçimlerde Erdoğan’a en büyük hezimetini yaşattı.  Yaptığı etkili muhalefetle sandık başarılarıyla övünen Erdoğan’ı seçimden soğuttu. Çok eleştirilse de Erdoğan’ın siyasi hayatı boyunca canını en çok sıkan isim Kemal Kılıçdaroğlu oldu.

BOLD – Türkiye günü, dün akşam CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun HaberTürk’te Fatih Altaylı’nın konuğu olduğu programı konuşarak geçirdi.

Kılıçdaroğlu’nun iktidarı oldukça rahatsız eden açıklamaları sırasında, TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu kanalı arayarak cevap hakkını kullandı.

ÇEKİNME ARA

Bugün bu gelişmeleri sosyal medya hesabından değerlendiren Kılıçdaroğlu bu isimleri Erdoğan’ın arattığını belirterek, “Biliyorsunuz dün Teke Tek’teydim, arayan arayana… Aratanı da biliyoruz. Bu kadar kişiyi araya sokmana gerek yok Erdoğan, çekinme ara” dedi.

Deniz Baykal’ın kaset skandalı sonrası istifasının ardından 22 Mayıs 2010 tarihinden CHP’nin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu o zamandan beri partinin başında

Kılıçdaroğlu sıra dışı hamleleriyle, siyasi hayatı boyunca Erdoğan’ı en çok zorlayan isim oldu. Bu yüzden Erdoğan hemen her konuşmasında Kılıçdaroğlu’na seslenmekten geri durmuyor.

DÜNYADA SES GETİREN ADALET YÜRÜYÜŞÜ

15 Temmuz sonrası Saray rejimini kuran Erdoğan, adalet konusunda da güveni oldukça sarstı. Yıllar sonra failleri tarafından doğrulanan MİT Tırları davasında bilgileri gazeteci Can Dündar’a verdiği gerekçesiyle yargılanan CHP Milletvekili Enis Berberoğlu 25 yıl hapis cezası aldı. 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL’de çıkarılan KHK’lar muhaliflerle mücadeleye dönüştü. Aynı yıl, ‘Barış Bildirisi’ni imzalayan akademisyenler işten atılırken bir çoğu da cezaevine girdi.

Tüm bu gelişmelerin ardından Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’nin adaleti yok ettiği gerekçesiyle Ankara’dan İstanbul’a yürüyeceğini açıkladı.

Dünyanın dikkatini çeken “Adalet Yürüşü” Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli’nin tepkisini çekti.

İYİ PARTİ’NİN SEÇİMLERE GİRMESİNİ SAĞLADI

2015’den sonra Erdoğan’ın Türkiye’de artık tek başına iktidara gelemeyeceğinin ortaya çıkmasının ardından AKP, MHP ile ittifak kurdu.

MHP ve AKP 2017 referandumu ile 2018 Genel Seçimlerine ittifak halinde girdi. Aynı dönemde yeni kurulan Meral Akşener öncülüğündeki İyi Parti’nin seçimlere girip giremeyeceği tartışılıyordu. Kılıçdaroğlu öncülüğünde 15 CHP’li milletvekili İyi Parti’ye transfer edildi.

AKP ve MHP, Cumhur İttifakı’nın oylarını böleceği gerekçesiyle İyi Parti’nin önünü kesmeye çalışıyordu. Kılıçdaroğlu bu hamlesiyle bu ön kesme çabalarının önünü aldı.

MİLLET İTTİFAKI’NIN ÖNÜNÜ AÇTI ANKARA VE İSTANBUL ZAFERLERİ GELDİ

2018 Seçimlerine İyi Parti ile ittifak halinde giren CHP, Kılıçdaroğlu’nun çabalarıyla bu ittifakı daha da derinleştirdi. 2019’da yapılan seçimlerde ise Millet İttifakı AKP ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakına en büyük hezimeti yaşattı.

İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Adana, Antalya, İzmir, Hatay gibi kritik büyükşehirleri Millet İttifakı’nın adayları kazandı.

AKP’nin İstanbul seçim sonuçlarını kabul etmemesi ise büyük hezimetin kapılarını araladı.

İstanbul seçimi sonra yapılan tüm anketlere göre, Erdoğan ve AKP’nin oyları sürekli geriledi.

ÇUBUK SALDIRISI

Millet İttifakı’nın yerel seçimler zaferini takip eden günlerde, Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’nın çubuk ilçesinde katıldığı bir şehit cenazesinde linç edilmeye çalışıldı.

Saldırı, mazbatasını yeni alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Maltepe’de düzenlediği “İstanbul için Yeni Bir Başlangıç” buluşması sırasında meydana geldi.

Kılıçdaroğlu’na yumruğu atan kişinin AKP üyesi Osman Sarıgün olması, AKP Teşkilatının serbest bırakılan Sarıgün’ün ziyaret edip elini öpmesi saldırının ardındaki soru işaretlerini daha da arttırdı.

Erdoğan, 27 Ekim 2021 tarihindeki partisinin grup toplantısında linç görüntülerini izlettirerek Kılıçdaroğlu için “Hiçbir ders çıkarmayan” ifadelerini kullanması tepki çekti.

Kılıçdaroğlu’nun, Erdoğan’ın yarattığı KHK sorununu ile emeklilikte yaşa takılanlar sorunun kökünden çözme sözü de kendisine olan desteğin artmasına neden oluyor.  Toplumda yükselen muhalif dalgaları arkasına alan Kılıçdaroğlu’nun hemen her konuşmasında yaptığı erken seçim çağrısı, sandık başarılarıyla övünen Erdoğan tarafından duymazdan geliniyor.

Kılıçdaroğlu’ndan Eylül ayında erken seçim öngörüsü

Analiz

Lucifer’in eline su dökemeyeceği Şeytan!

Futbol oynarken ki zekasıyla teknik direktörünün dikkatin çeken ve ‘şeytan’ lakabını alan Rıdvan Dilmen’in yaşadığı sakatlıklar futbol hayatının sonu oldu. Futbol yorumculuğunda başarıyı yakaladı ancak Saray koridorlarında dolaşıp AKP’ye eklemlendi. Lakabını aldığı Şeytan da bir melekti, kibri yüzünden cennetten kovuldu. Aynı kibir, ‘her şeyi ben bilirim’ düşüncesi Rıdvan’ın da sonu olacak!

BOLD – Daha çocuktu, teknik direktörü gördü, “şeytan” bu çocuk dedi! Ne kadar da haklıydı. Az okudu tez papaz oldu. Futbolda başladığı şeytanlığı, TV ekranlarında spor yorumu altında siyaset yaparak sürdürüyor. Ali Koç’u avucunun içine aldı, istemediği hocayı kovduruyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir numaralı adamı. Türk futboluna onun adına yön veriyor. Erdoğan’ın kardeşi Mustafa’nın da kankası! Aziz Yıldırım’ın ise postacısı. Netflix dizisi gibi… Lucifer bu sefer cehennemin efendisi olmaktan sıkıldı, Türk futbolunda mekan açtı. Milyonlarca lirayı cebine indirdi. İşte size Rıdvan Dilmen portresi…

Rıdvan Dilmen, Aydın Nazillili. Futbola da bu güzel ilçede, Sümerspor’da başladı. 17 yaşında Muğlaspor’a transfer oldu. O dönem Muğlaspor’u Kemal Dirkan çalıştırıyordu. Rıdvan’ın oyun stilini beğenmişti, “Şeytan” bu çocuk demişti! Ne kadar ön görülü hocalarımız var. O gün bugündür Rıdvan’da sanki şeytan tüyü var, çarpıp duruyor.

FUTBOLCULUK YILLARI

Eski futbolcuların dediğine göre bir Galatasaray taraftarıydı. Fakat Fenerbahçe’ye transfer oldu. Fenerbahçe “efsanesi” olarak anılsa da aslında futbolculuk kariyeri “efsane” olmaya yetecek kadar uzun değil. Güzel saçları, hızlı bir oyun stili olmasına rağmen kronik sakatlıklardan kurtulamadı. Yıllarca sakatlıktan dönecek, muhteşem bir performans gösterecek, Fenerbahçe şahlanacak diye beklendi. Ama bu uzun seneler boyunca hiç olmadı. 8 yıllık Fenerbahçe kariyerinde sadece 36 gol atabildi. Milli maçlarda ise sadece 5 gol attı. Seyircinin “Şeytan ortalar Kral (Tanju Çolak) bombalar” tezahüratları sustu. Rıdvan Dilmen, çok kısa sürede futbolun zirvesine çıkmış fakat yaşadığı sakatlıklardan, yaptığı yanlış tercihlerden dolayı zirvede kalmayı başaramamıştı. 94 yılında Ali Şen’in başkan seçildiği sene, 33 yaşında futbolu bıraktı.

Rıdvan, Fenerbahçe formasıyla.

BERBAT BİR ANTRENÖRLÜK KARİYERİ

Bir çok futbolcu gibi antrenör olarak kariyerine devam etmek istedi. Şansı pek yaver gitmedi. Fenerbahçe’de 7 maç sonra kovuldu. Karşıyaka, Altay, Adanaspor teknik direktörlük kariyeri hüsranla sonuçlandı. Antrenör olarak tek başarısı 1998-99 sezonunda Vanspor’u birinci lige çıkartması oldu.

SPOR YORUMCULUĞUNDA ŞEYTANIN BACAĞINI KIRDI

Geriye tek alternatifi kalıyordu, spor yazarlığı, yorumculuğu… Dilmen, güzel ses tonu, vurgulu ve net cümleler kurmasıyla, kaliteli yorumlar yapmasıyla dikkatleri üzerine çekti. Yıllarca futbol seyircisinin izlediği, köy kahvesi seviyesinde yapılan tartışmalardan bıkanlar, eğitimli, daha elit bir kesim Dilmen’i takip etmeye başladı. Dilmen bu sefer şeytanın bacağını kırmıştı. “Gol olur” diyor, gol oluyordu! Dilmen de bu ilginin farkındaydı. Ferit Şahenk, NTV’de kalması için önüne milyonlarca lira döktü.

TELEKULAK SKANDALINA KARIŞTI

Yıllardır spor yorumculuğu yaparak popülerliğini koruyor. Hatta korumakla kalmıyor, kullanıyor. Çünkü gücü, kontrol etmeyi, yönetmeyi, kulisler yapmayı, gizli kapaklı işler çevirmeyi seviyor. Bu karakterinin ilk ortaya çıktığı olay 2018 yılında yaşandı. Bir telekulak çetesi, işadamları başta olmak üzere isteyen kişilere para karşılığı telefon dinleme kayıtlarını sağlıyordu. Şebekenin içinde GSM operatöründe çalışan kişiler ve polisler de vardı. İddiaya göre; evli olan Rıdvan Dilmen, aşk yaşadığı bir kadın spor yazarını kıskandığı için Tanju Çolak dahil, sevgilisiyle irtibatı olan herkesin cep telefonunu çeteye dinletmişti. Davada, çete ceza aldı ama kendisi hakkında şikayetçi olmayınca kurtuldu.

Rıdvan, Aziz Yıldırım ve Aykut Kocaman.

AZİZ YILDIRIM’IN POSTACISI: KARISINDAN DAHA ÇOK ZİYARET ETTİ

Güç ve parayı seviyordu. Her zaman Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a yakın isimlerden biri oldu. Şike operasyonunda Yıldırım hapse düşünce tam 64 kez onu karısından bile çok ziyaret ederek rekor kırdı. Ziyaretleri sebepsiz değildi. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan’ın kardeşi Mustafa üzerinden Aziz Yıldırım ile pazarlık yürüttü. Erdoğan, Türkiye’de bütün her şeyi ele geçirmeye çalışıyordu ve isteği netti, Fenerbahçe’yi kendine yakın birisi yöneltsin istiyordu. O Dönem İstanbul Emniyeti Organize Şube’de komiser olarak çalışan Soner Koç’un anlatımına göre; Rıdvan Dilmen, önce Metris’e gidip Aziz Yıldırım’la görüşüyor, aldığı bilgileri Mustafa Erdoğan’a taşıyor, sonra da İstanbul Emniyeti’ne gelip pazarlıkları anlatıyordu. O zaman Başbakan olan Recep Erdoğan, Aziz Yıldırım’a şart koştu, tekrar Fenerbahçe başkanlığına aday olmazsa yasa değiştirilecek ve Aziz Yıldırım tahliye olacaktı. Fakat Aziz Yıldırım pazarlığı bozdu, yeniden aday oldu. Erdoğan çok kızdı.

SİYASİ GÜCÜ ARKASINA ALDI

Bu süreçte Dilmen, Erdoğan’ın gücünü arkasına alarak futbol federasyonunda, dolaysıyla Türk futbolunda daha çok söz sahibi oldu. Erdoğan davetlerinin baş köşesine oturuyor, Saray’la randevu için aracı oluyordu. O kadar siyasetle iç içe geçmişti ki AKP’nin reklam kampanyalarına açıkça destek verdi. Erdoğan adına konuşuyor, onun adına ceza kesiyordu.

Rıdvan Dilmen, Erdoğan’a yakın isimlerden.

ERDOĞAN DA ÇOK SEVER!

Tabi bir de madalyonun öbür tarafı var. Bu ilişki Erdoğan’ın da işine geliyordu. Erdoğan, popüler insanları kullanmayı çok sever, onların desteklerini önemser. Eski futbolcu Rıdvan Dilmen’in popülerliğini kullandı, onun eliyle de Türk futbolunu bir kara çamura sapladı!

ERDOĞAN’DAN İSTANBUL’U ALAN İMAMOĞLU’NU HEDEF ALDI

Yazı çok uzatmanın anlamı yok. Resmi gördünüz. Bu kadar siyasetle iç içe girmesi Rıdvan Dilmen’i bitirdi. Siyasetle uğraşmaktan modern futbola adapte olmaya zaman bulamadı. Yorumları çağdışı kaldı. TV programlarında bilgi ve analizden çok algıları yönetmeye, yalanlar anlatmaya başladı. Futbol konuşurken lafı evirip çevirip İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na getiriyor, “STV’de futbol yorumculuğu yapmıştı. Fenerbahçe’nin şike yaptığını söylemişti” diyor. Kötü oynayan Mesut Özil’i yine siyasi kaygılardan yere göğe sığdıramıyor. Ali Koç üzerinden Fenerbahçe’nin gizli patronluğuna soyundu, teknik direktörü kovdurdu. İyi bir yorumculuktan kendisini tiksinç bir şeye dönüştürdü.

Ekşi Sözlük’te bir Fenerbahçe taraftarının söylediği şu sözler aslında işin geldiği noktanın özeti: “Koskoca Fenerbahçe camiası olarak esiri miyiz ulan bunun? Tutsak filan mı aldı koca kulübü? Kasetimiz mi var bunun elinde? Fenerbahçe’nin iç işlerine karışma!”

YALANLARI VE ALGILARI BIRAK

Başladığımız yere dönersek; Rıdvan Dilmen, “Bu şeytan işinden nefret ediyorum. Allah’ın sevmediği bir ismi benim sevmem mümkün değil. Şeytan diye hitap ederlerse dönüp bakmıyorum” demişti. Madem öyle Eyy Rıdvan, Allah’ın sevdiği işleri yapmak istiyorsan; tövbe kıl, karanlık oyunları, kulisleri, ayak kaydırmaları, yalanları ve algıları bırak. Şeytan da bir zamanlar Allah’ın sevdiği bir melekti. Gururu, kibri onu hataya sürükledi. Sen de aynı hataya düşme.

LeMan’dan Enes ve Bahadır anısına kapak: Delikanlım iyi bak yıldızlara

Okumaya devam et

Analiz

HDP’nin kapatılma davasında belirleyici olacak son AYM üyesi AKP eski il başkanı Kenan Yaşar oldu

Emekli ayrılan AYM üyesi Celal Mümtaz Akıncı’nın yerine TBMM Genel Kurulda yapılan oylama ile daha önce AKP’den milletvekili aday adayı olan ve il başkanlığı görevi de yürüten Kenan Yaşar seçildi. AYM önümüzdeki günlerde HDP’nin kapatılmasına ilişkin davayı görüşecek.

BOLD – Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’in HDP’ye açtığı açtığı kapatma davasına ilişkin önemli bir gelişme yaşandı.

Yetkin Report’taki Murat Yetkin’inin haberine göre, dava şu anda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın esas hakkındaki görüşüne karşı HDP’nin savunma vermesi aşamasında. Sonra Anayasa Mahkemesi (AYM) Raportörü raporunu heyete sunacak ve sözlü yargılama başlayacak.

AYM daha önce, Mart 2021’de dava dosyasını eksik bularak oy birliğiyle geri çevirmişti.2020 Haziran’da göreve gelen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, MHP’nin şiddetli itirazları altında dosyayı yeniden hazırladı ve kapatma davası dosyasını yeniden AYM’ye gönderdi.

Bu nedenle gözler şimdi kapatma için 15 üyenin 10’unun onayı gereken AYM yargıçlarının alacağı karara çevrildi.

TBMM GENEL KURUL YENİ ÜYE SEÇİMİ İÇİN TOPLANDI

Bu gelişmeler yaşanırken AYM’de yeni üye seçimi de tamamlanmış oldu.

Yaş haddinden emekli olacak AYM üyesi Celal Mümtaz Akıncı’nın yerine üye seçecek TBMM’ye serbest avukatlar arasından üç aday bildirilmesi için seçim yapılmıştı.

 

Türkiye Barolar Birliğinde (TBB) gerçekleştirilen ve 82 baro başkanının oy kullandığı seçim sonucunda 27 aday adayı arasından TBMM’ye bildirilecek adaylar Çorum Barosu Başkanı Kenan Yaşar, Diyarbakır Barosu Üyesi Zülal Erdoğan Bilal ve Erzurum Barosu Başkanı Talat Göğebakan oldu.

AKP ESKİ İL BAŞKANI SEÇİLDİ

TBMM Genel Kurulu’nda yapılan seçimde bu üç aday arasından yeni Anayasa Mahkemesi üyesi Kenan yaşar oldu. Ankara Barosu Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Kenan Yaşar’ın ilginç bir siyasi geçmişi var. 26 yıldır Çorum’da avukatlık yapan Yaşar,son iki dönemdir baro başkanlığı görevini sürdürüyor.

Daha önce AKP’den milletvekili aday adayı olan Yaşar, AKP’nin il başkanlığı görevini yürütmüştü.

Erdoğan: Bu zamlar mümkün olan en düşük seviye

Okumaya devam et

Analiz

Adamına göre seçim barajı

19 yıllık iktidarı boyunca 2 kez Anayasa değişikliği için referanduma giden Erdoğan, seçim barajını gündeme hiç getirmedi. HDP’nin baraj karşısındaki kalıcı başarısının ardından AKP’ye olumlu etkisi kalmayan yüzde 10 barajı artık tarih oluyor. Erdoğan, “yüzde 7’de anlaştık” dediği ortağı Bahçeli’yi kurtarma hesapları yapıyor.

BOLD – Dünya genelinde yüzde 0-5 oranında değişen baraj sistemi, 12 Eylül darbecileri 1983 yılında çıkardığı kanunla yükseltildiği yüzde 10 seviyesinde uygulanmaya devam ediyor.

Türkiye‘de genel seçimlerde uygulanan yüzde 10‘luk baraj, demokratik hukuk devleti ilkesini ve serbest seçim hakkını ihlal ettiği gerekçesi ile sürekli tartışma konusuydu.

Yüksek baraj nedeniyle birçok siyasi partinin parlamentoda temsil edilememesi, adil bir temsil sorununu gündeme getiriyor.

AKP KAZANMA HESAPLARI YAPIYOR

Öte yandan, 19 yıllık iktidarı boyunca 2 kez Anayasa değişikli için referanduma giden AKP seçim barajıyla ilgili düzenleme yapmadı.

Seçim barajı yüzünden, HDP dahil Kürt partileri bağımsız adaylarla seçimlere girmek zorunda kaldı.

2015 seçimlerinde ise HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, uzun yıllar sonra ilk kez bir Kürt partisinin seçime parti olarak girecekleri açıkladı.

O yıl yüzde 13’ün üzerinde oy alan HDP, 6 ay sonra yapılan 1 Kasım seçimlerinde de yüzde 11 alarak başarısını kalıcı hale getirdi.

 

HDP’nin Meclis’e parti halinde girmesiyle diğer partilerin, özellikle AKP’nin Doğu illerinden gelen milletvekili sayısında büyük düşüş oldu.

HDP’nin başarısının kalıcı hale gelmesinin ardından baraj sistemi bu sefer de iktidar ortakları AKP ve MHP tarafından sık sık gündeme getirilmeye başlandı.

AKP ile girdiği ittifak sonrası oyları sürekli eriyen MHP’nin anketlere göre oy oranı yüzde 6-7 bandında.

BAHÇELİ’NİN ISRARI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Cumhur İttifakı’nın baraj kararı yüzde 7 olarak tescillenmiştir. Artık başka bir değerlendirmeye de gerek kalmamıştır” ifadeleriyle barajın resmen yüzde 7’ye çekilmesini istediğini beyan etti.

Bugün konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Bizim yaklaşımımız barajın yüzde 7 olması yönünde. Devlet Bey’le de mutabık kaldık. Hazırlanan taslak metin konusunda önümüzdeki hafta arkadaşlar tekrar bir araya gelecekler. Nihai şeklini verip ondan sonra işi bitireceğiz” diye konuştu.

Bahadır’ın intiharıyla gün yüzüne çıkan acı gerçek: KHK’lılar ve ailelerini ölüme iten ayrımcılık

Okumaya devam et

Popular

Shares