Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Erdoğan rakiplerinin mahremine daldı

Herkes çöken ekonomi ve hayat pahalılığını konuşurken Erdoğan, muhaliflerin mahremine daldı. Son grup toplantısında Erdoğan, CHP ve İP’den HDP’ye Kılıçdaroğlu’ndan Selahattin Demirtaş’a kadar siyasi rakiplerinin kamuoyu tarafından daha önce duyulmayan sırlarını paylaştı.

BOLD – Türkiye’nin en büyük sorunu ekonomik kriz ve hayat pahalılığı. Yapılan anketlerde yüzde 70’lere varan oranda seçmen birinci öncelik olarak ekonomik sorunların çözülmesi gerektiğini belirtiyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önceliği ise CHP ve HDP başta olmak üzere rakip partilerin iç meseleleri. Bugün grup toplantısında konuşan Erdoğan, konuşmasının büyük bölümünü siyasi rakiplerine ayırdı.

 

ENFLASYONUN BOYNUNU KIRARIZ DA…

Erdoğan, “Türkiye enflasyonun boynunu kırar, gerekirse de dünyaya meydan okur. Ama bu muhalefet sorununu nasıl çözer onu bilmiyoruz” diyerek Türkiye’nin en büyük sorunlarının başında muhalefet partileri olduğunu vurguladı.

CHP SAÇ BAŞA! MAHKEMELİK OLURSA ŞAŞIRMAYIN

Millet İttifakı’nın başını çeken partilerden CHP’nin ülkenin yönetimine talip olduğunu söyleyen Erdoğan, “Ama bir proje, vizyon yok. Cumhur ittifakına karşı bir ittifak kuruluyor ama karşımıza çıkacak aday konusunda anlaşamıyorlar. CHP’nin içindeki adaylık mücadelesi saç saça, baş başa bir kavgaya dönüşmüş durumda. Yakında mahkemelik olurlarsa da şaşırmayın” dedi.

İMRALI’YA HESAP VERECEK

Erdoğan’ın hedefinde Edirne’de cezaevinde yatan Selahattin Demirtaş da vardı. İstanbul seçimlerinde AKP’ye karşı Millet İttifakı adayını destekleme çağrısında bulunan Demirtaş tutuklu bile olsa Erdoğan’ın gündeminden düşmüyor.

İkili arasındaki son atışma miting üzerine olmuş, Demirtaş’ın miting düellosuna Erdoğan cevap vermemişti. Bugünkü grup toplantısında ise Erdoğan, “Şu anda Edirne’deki en büyük hesabı İmralı’dakine verecek. Onların da kendi içinde ayrı bir hesaplaşmaları var. Ve bunu da yapacaklar” dedi.

GÜZEL’İN VEKİLLİK ÖNCESİ FOTOĞRAFLARI

Erdoğan, HDP’yi de Semra Güzel’in milletvekilliği öncesi çektirdiği fotoğraflarla hedef aldı. Güzel’İn fotoğraflarını hatırlatan Erdoğan, “İşte ortaklarınızdan birisi terör örgütüyle resimleri yayınlanıyor. PKK’nın bir uzantısı olarak bu kadın parlamentoda. Bununla ilgili olarak karma komisyona biz süratle bunu gönderdik. Biz parlamentomuzda bu tür birilerini görmek istemiyoruz” dedi.

Erdoğan, İyi Parti ve CHP’yi fotoğraflara sessiz kalmakla eleştirdi.

Kur korumalı sistem de doları durduramadı: Erdoğan şapkadan ne çıkaracak?

Okumaya devam et
Reklamlar

Analiz

HDP’nin kapatılma davasında belirleyici olacak son AYM üyesi AKP eski il başkanı Kenan Yaşar oldu

Emekli ayrılan AYM üyesi Celal Mümtaz Akıncı’nın yerine TBMM Genel Kurulda yapılan oylama ile daha önce AKP’den milletvekili aday adayı olan ve il başkanlığı görevi de yürüten Kenan Yaşar seçildi. AYM önümüzdeki günlerde HDP’nin kapatılmasına ilişkin davayı görüşecek.

BOLD – Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’in HDP’ye açtığı açtığı kapatma davasına ilişkin önemli bir gelişme yaşandı.

Yetkin Report’taki Murat Yetkin’inin haberine göre, dava şu anda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın esas hakkındaki görüşüne karşı HDP’nin savunma vermesi aşamasında. Sonra Anayasa Mahkemesi (AYM) Raportörü raporunu heyete sunacak ve sözlü yargılama başlayacak.

AYM daha önce, Mart 2021’de dava dosyasını eksik bularak oy birliğiyle geri çevirmişti.2020 Haziran’da göreve gelen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, MHP’nin şiddetli itirazları altında dosyayı yeniden hazırladı ve kapatma davası dosyasını yeniden AYM’ye gönderdi.

Bu nedenle gözler şimdi kapatma için 15 üyenin 10’unun onayı gereken AYM yargıçlarının alacağı karara çevrildi.

TBMM GENEL KURUL YENİ ÜYE SEÇİMİ İÇİN TOPLANDI

Bu gelişmeler yaşanırken AYM’de yeni üye seçimi de tamamlanmış oldu.

Yaş haddinden emekli olacak AYM üyesi Celal Mümtaz Akıncı’nın yerine üye seçecek TBMM’ye serbest avukatlar arasından üç aday bildirilmesi için seçim yapılmıştı.

 

Türkiye Barolar Birliğinde (TBB) gerçekleştirilen ve 82 baro başkanının oy kullandığı seçim sonucunda 27 aday adayı arasından TBMM’ye bildirilecek adaylar Çorum Barosu Başkanı Kenan Yaşar, Diyarbakır Barosu Üyesi Zülal Erdoğan Bilal ve Erzurum Barosu Başkanı Talat Göğebakan oldu.

AKP ESKİ İL BAŞKANI SEÇİLDİ

TBMM Genel Kurulu’nda yapılan seçimde bu üç aday arasından yeni Anayasa Mahkemesi üyesi Kenan yaşar oldu. Ankara Barosu Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Kenan Yaşar’ın ilginç bir siyasi geçmişi var. 26 yıldır Çorum’da avukatlık yapan Yaşar,son iki dönemdir baro başkanlığı görevini sürdürüyor.

Daha önce AKP’den milletvekili aday adayı olan Yaşar, AKP’nin il başkanlığı görevini yürütmüştü.

Erdoğan: Bu zamlar mümkün olan en düşük seviye

Okumaya devam et

Analiz

Adamına göre seçim barajı

19 yıllık iktidarı boyunca 2 kez Anayasa değişikliği için referanduma giden Erdoğan, seçim barajını gündeme hiç getirmedi. HDP’nin baraj karşısındaki kalıcı başarısının ardından AKP’ye olumlu etkisi kalmayan yüzde 10 barajı artık tarih oluyor. Erdoğan, “yüzde 7’de anlaştık” dediği ortağı Bahçeli’yi kurtarma hesapları yapıyor.

BOLD – Dünya genelinde yüzde 0-5 oranında değişen baraj sistemi, 12 Eylül darbecileri 1983 yılında çıkardığı kanunla yükseltildiği yüzde 10 seviyesinde uygulanmaya devam ediyor.

Türkiye‘de genel seçimlerde uygulanan yüzde 10‘luk baraj, demokratik hukuk devleti ilkesini ve serbest seçim hakkını ihlal ettiği gerekçesi ile sürekli tartışma konusuydu.

Yüksek baraj nedeniyle birçok siyasi partinin parlamentoda temsil edilememesi, adil bir temsil sorununu gündeme getiriyor.

AKP KAZANMA HESAPLARI YAPIYOR

Öte yandan, 19 yıllık iktidarı boyunca 2 kez Anayasa değişikli için referanduma giden AKP seçim barajıyla ilgili düzenleme yapmadı.

Seçim barajı yüzünden, HDP dahil Kürt partileri bağımsız adaylarla seçimlere girmek zorunda kaldı.

2015 seçimlerinde ise HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, uzun yıllar sonra ilk kez bir Kürt partisinin seçime parti olarak girecekleri açıkladı.

O yıl yüzde 13’ün üzerinde oy alan HDP, 6 ay sonra yapılan 1 Kasım seçimlerinde de yüzde 11 alarak başarısını kalıcı hale getirdi.

 

HDP’nin Meclis’e parti halinde girmesiyle diğer partilerin, özellikle AKP’nin Doğu illerinden gelen milletvekili sayısında büyük düşüş oldu.

HDP’nin başarısının kalıcı hale gelmesinin ardından baraj sistemi bu sefer de iktidar ortakları AKP ve MHP tarafından sık sık gündeme getirilmeye başlandı.

AKP ile girdiği ittifak sonrası oyları sürekli eriyen MHP’nin anketlere göre oy oranı yüzde 6-7 bandında.

BAHÇELİ’NİN ISRARI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Cumhur İttifakı’nın baraj kararı yüzde 7 olarak tescillenmiştir. Artık başka bir değerlendirmeye de gerek kalmamıştır” ifadeleriyle barajın resmen yüzde 7’ye çekilmesini istediğini beyan etti.

Bugün konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Bizim yaklaşımımız barajın yüzde 7 olması yönünde. Devlet Bey’le de mutabık kaldık. Hazırlanan taslak metin konusunda önümüzdeki hafta arkadaşlar tekrar bir araya gelecekler. Nihai şeklini verip ondan sonra işi bitireceğiz” diye konuştu.

Bahadır’ın intiharıyla gün yüzüne çıkan acı gerçek: KHK’lılar ve ailelerini ölüme iten ayrımcılık

Okumaya devam et

Analiz

Hrant Dink cinayetinin 15. yılı: Gazeteciler hapiste Dink’in işaret ettiği kişiler dışarıda

Hrant Dink’in öldürülmesinin üzerinden 15 yıl geçti. 19 Ocak 2007’de öldürülen Dink’in, 15 Temmuz’dan sonra ‘torba dava’ya dönüştürülen mahkeme sürecinde konuyu araştıran gazeteciler bu çuvalın içine dolduruldu. Ancak Dink’in son yazısında bahsettiği kişi ve ilişkiler mahkemede hiç gündeme gelmedi.

BOLD – Hrant Dink, 19 Ocak 2007’de Agos Gazetesi’nin eski çalışma ofisinin bulunduğu Sebat Apartmanı’nın önünde 17 yaşındaki Ogün Samast tarafından haince arkadan vurularak öldürüldü.

Davası 14 yıl sürdü ve geçen yıl Mart ayında karar açıklandı. Seyri, sürekli konjonktüre göre değişen ve 15 Temmuz sonrası Gülen Hareketi’ne yönelik ‘torba’ bir davaya dönüştürülen dava sürecine olayı araştıran gazeteciler bile dahil edildi ancak Dink’in son yazısında bahsettiği kişi, ilişki ya da olayların hiçbirisi ‘özenle’ gündeme getirilmedi. Sonuçta davada ortaya çıkan sonuç ailesi dahil hiçbir kimseyi ve kamuoyunu tatmin etmedi.

Dink, yarın İstanbul’da 15 yıl önce öldürüldüğü yer olan Agos gazetesinin eski çalışma ofisinin bulunduğu Sebat Apartmanı’nın önünde saat 15.00’te anılacak.

CİNAYETTEN SONRA NELER YAŞANDI?

Hrant Dink’in İstanbul’un Şişli ilçesinde bulunan Agos gazetesi yakınlarında, ana cadde üzerinde suikasta uğramasından kısa süre sonra, güvenlik kamerası kayıtlarından cinayet şüphelisi tespit edildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, cinayetten kısa bir süre sonra zanlı Ogün Samast’ın görüntülerini basınla paylaştı.

Samast’ın sorgusunda cinayeti kabul ettiği ancak pişman olmadığını söylediği basına yansıdı. Haberlere göre, Samast, suikastı Yasin Hayal’in talimatı üzerine işlediğini de ifade etti.

Yasin Hayal’in adı daha önce 2004 yılında Trabzon’da bir fast-food restoranında altı kişinin yaralandığı bombalama olayına karışmıştı. Samast’ın ifadelerinin ardından Hayal de gözaltına alındı.

Hayal de ifadesinde cinayeti Erhan Tuncel ile birlikte planladığını söyledi. Bu ifade üzerine o dönem Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi olan Tuncel de yakalandı. Tuncel’in bir dönem Trabzon Emniyet Müdürlüğü için muhbirlik yaptığı ortaya çıktı.

Samast’ın Samsun’da yakalandıktan birkaç gün sonra bazı emniyet ve jandarma görevlileriyle birlikte Türkiye bayrağı önünde çekilmiş görüntüleri medyaya yansıdı.

İLK KARAR: CİNAYET VAR, ÖRGÜT YOK

Dink suikastıyla ilgili yargı süreci Nisan 2007’de başladı ve ilk duruşma 2 Temmuz 2007 tarihinde 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Bu dava, Ocak 2012’de hükme bağlandı. Kararda sanıklara çeşitli cezalar verildi ancak cinayette mahkeme örgüt olmadığına hükmetti.

Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, karar duruşmasının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Cinayetin üzerinden beş yıl geçti. Hrant Dink ne derdi bu karar için: ‘Bizimle dalga geçiyorlar.’ Dalganın en büyüğünü meğer en sona saklamışlar. Meğer Hrant Dink bütün planlı eylemlerden değil, 3-5 kendini bilmez tarafından öldürülmüş. Burada örgüt yokmuş. Bu kadarını beklemiyorduk” dedi.

YARGITAY, ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN BERAAT KARARLARINI BOZDU

İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı, Yargıtay’a taşındı. Mayıs 2013’te davayla ilgili kararını veren Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi, “örgüt” yönünden verilen beraat kararını bozarak, sanıkların “silahlı terör örgütü” değil, “suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt” üyesi oldukları gerekçesiyle yeniden yargılanmalarına hükmetti.

Bu hükmün ardından davanın görülmesine yeniden başlandı. İstanbul’da devam eden ana davaya ek olarak, Samsun ve Trabzon’da da emniyet ve jandarma görevlileri hakkında çeşitli soruşturmalar ve dava süreçleri yürütüldü.

TBMM Hrant Dink Cinayetini Araştırma Komisyonu da yaptığı inceleme sonucunda, Trabzon ve İstanbul emniyet birimlerinin ihmali olduğu yönünde görüş bildirdi.

AİHM’DEN İSTİSNA KARAR

Dink ailesi, yargılama süreci devam ederken, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. AİHM, bu başvurularda “iç hukuk yollarının tüketilmiş olması” şartı konusunda bir istisna yaparak, davayı ele aldı.

Dink’in ailesinin farklı tarihlerde yaptıkları beş ayrı başvuruyu birleştirerek ele alan AİHM, Şubat 2010’da verdiği kararda, cinayette kamu görevlilerinin rolüne dair ‘etkin bir soruşturma’ yürütülmediğine hükmetti.

Yüksek Mahkeme, Türkiye’yi, Dink’in yaşam hakkını koruyamadığı ve öldürülmesiyle ilgili etkili bir soruşturma yürütmediği gerekçesiyle mahkum etti.

İKİNCİ DAVADA NELER YAŞANDI?

Bu süreçte dokuz sanıkla ilgili dosyanın kamu görevlilerinin yargılanacağı ana dosyadan ayrıldığı ifade edildi. Erhan Tuncel, Yasin Hayal ve Ogün Samast’ın da aralarında bulunduğu dokuz sanık hakkındaki karar Ağustos 2019’da açıklandı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi bu davada Erhan Tuncel’e 99 yıl 6 ay, Yasin Hayal’e 7 yıl 6 ay, Ogün Samast’a ise 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Erhan Tuncel hükümle birlikte tutuklanarak cezaevine gönderildi. İki kişi hakkında beraat kararı verilen davada diğer 4 sanık da çeşitli hapis cezalarına çarptırıldılar.

Bu kez kararda Yasin Hayal liderliğinde oluşan bir örgüte işaret edildi.

17/25 ARALIK SONRASI DAVANIN SEYRİ DEĞİŞİYOR

17/25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları sonrası Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk davalarının seyri değiştiği gibi Hrant Dink davası da siyasi konjonktüre göre değişmeye başladı.

Hedefe bugüne kadar yargı sürecinde hiç gündeme gelmeyen ‘Gülen Hareketi’ konuldu.

Adalet Bakanlığı, 2014 yılı ortalarında aldığı kararla emniyet ve jandarma istihbarat yetkilileri için yargı yolunu açmıştı.

2015 yılında da farklı illerde yürütülen ve kamu görevlileri hakkında açılanların da olduğu farklı soruşturma dosyaları İstanbul’da birleştirildi.

KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANDIĞI DAVALAR

Savcı, 14 Aralık 2020 tarihinde 68 sayfalık nihai mütalaasını sundu. 2020’nin Aralık ayında savcılığın esas hakkındaki mütalaasını sunmasından sonra tüm sanıklar nihai savunmalarını yaptı. Son olarak Dink Ailesi avukatları da esasa dair görüşlerini mahkemeye sundu.

76 sanığın yargılandığı davada karar 26 Mart 2021’de açıklandı. Kararlarda ismi ‘Gülen Hareketi’yle özdeşleştirilen kamu görevlileri ve olayı araştıran gazeteciler hedefe konuldu.

Gazeteci Ercan Gün, 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

KARARLAR, AİLEYİ VE KAMUYUNU MEMNUN ETMEDİ

Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu, kararın ardından adliye önünde yaptığı basın açıklamasında “Bugün verilen karar da Hrant Dink cinayetinin tüm yönlerini açığa çıkartmayan ve sorumlular hakkında hüküm kurmayan bir karardır” dedi.

Bakırcıoğlu, “Bu karara itiraz edeceğiz. İstinaf’a, Yargıtay’a taşıyacağız. Bu karar hatalı bir karardır. Bu karar cinayette sorumluluğu olan ve delillerle açığa çıkmış olan birçok kişinin hatalı bir şekilde beraatiyle sonuçlanmıştır. Elbette ki bu karar bozulacaktır” diye konuştu.

Dink ailesi de açıklamasında “Tüm mekanizma açığa çıkarılıp bir daha kullanılmayacak hale getirilene kadar” hukuki mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

DİNK’İN İŞARET ETTİĞİ KİŞİLER MAHKEMEDEN ‘ÖZENLE’ KAÇIRILDI

Ailenin açıklamasında Hrant Dink’in Gülen Hareketi mensupları tarafından öldürüldüğü çıkarımına temkinle yaklaşıldı.

Dink ailesi, yargılamanın kendilerini ikna etmediğini belirterek, Dink’in son yazısında bahsettiği kişi ya da ilişkilerin soruşturmaya dahil edilmediğini belirtti.

Dink’in öldürülmeden bir hafta önce “Neden hedef seçildim?” başlıklı bir yazıyla not bıraktığı ve son konuşmalarında “Bu, devletin derinliğinin bana haddimi bildirme operasyonudur” dediğine dikkat çekildi.

“Hrant Dink’in bu son yazısında bahsettiği hiçbir olay, kişi veya ilişki 14 yıldır soruşturmaya dâhil edilmedi” denilen açıklamada “Operasyon öldürmeyle son bulmadı; ihmal, örtbas, delil karartma ve yanlış yönlendirmelerle devam etti. Bütün bu mekanizmayı ele almayan bir yargılamanın bizi de kamuoyunu da ikna etmesi mümkün değil” denildi.

“Bugün verilen karar bu hakikatten oldukça uzak” diyen Dink ailesi “Kendi içinde dahi orantısız bazı beraat ve ceza hükümlerini anlamak da anlatmak da oldukça güç. Hele bazı kararlar var ki; sanki kötülüğün kendisi değil adeta sızması cezalandırılmış izlenimi veriyor” açıklamasını yaptı.

Yenişafak yazarı Karagül, 2023 seçimlerini iç savaşa benzetti

Okumaya devam et

Popular

Shares