Connect with us

Gündem

Eğitim hakkına saldırı raporlaştırıldı: Türkiye’nin geleceği tehlikeye atıldı

15 Temmuz gerekçe gösterilerek binlerce öğrencinin eğitim hakları ellerinden alındı. Bu öğrencilerle yapılan görüşmeler de yer aldığı rapor Erdoğan Rejiminin eğitim hakkı ihlallerine ışık tutuyor.

BOLD – Merkezi New York’ta bulunan Journalists and Writers Foundation (Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı JWF), son raporuyla, Türk Hükumeti’ne temel insan hakları ve eğitim hakkı konusunda uluslararası yükümlülüklerini etkili önlemler alarak yerine getirmesi için çağrısında bulundu.

EĞİTİM ALANINDAKİ HUKUKSUZ UYGULAMALAR RAPORDA

Türkiye’de Eğitim Hakkına Saldırı başlıklı rapor, 15 Temmuz sonrasında Türk Hükumeti’nin eğitim hakkı ihlallerine ışık tutuyor. Raporda, hükumet tarafından eğitim hakları ihlal edilen öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen bilgilere yer veriliyor. Raporda, Türkiye’nin ayrımcı mevzuat ve kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile eğitim sektöründeki keyfi tutuklamalar, kaçırmalar, gözaltılar, tehditler, işten çıkarmalar ve eğitim kurumlarının gasp edilmiş varlıkları derinlemesine analiz ediliyor.

EĞİTİM HAKKI AÇIKÇA İHLAL EDİLDİ

Raporda elde edilen bulgulara göre, Türk Hükumeti’nin, Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi (ICESCR) kapsamında eğitim hakkının “temel özelliklerinin” (mevcudiyet, erişilebilirlik, kabul edilebilirlik, uyarlanabilirlik) korunması ve uygulamasında uluslararası yükümlülüklerini açıkça ihlal ettiği ortaya konmaktadır.

BİNLERCE EĞİTİM KURUMU KEYFİ KAPATILDI

Türk Hükumeti, eğitimde öğrencilere, öğretmenlere ve akademisyenlere, özellikle Hizmet/Gülen Hareketi’ne yakın olanlar başta olmak üzere farklı sosyal gruplarla olan bağlantılarına dayalı ayrımcılık yapan yeni mevzuat ve uygulamalar getirdi. Binlerce özel eğitim kurumu keyfi olarak kapatılmış, mülklerine ve varlıklarına ayrımcı bir şekilde el konuldu. Türk Hükumeti’nin eylemleri, akademik özgürlükleri ve diğer temel özgürlükleri ihlal ederek Türkiye’deki yüksek öğretim üzerinde yıkıcı etkiler bıraktı ve Türkiye’nin geleceğini tehlikeye attı.

EL KONULAN VARLIKLARIN BEDELİ 100 MİLYAR DOLAR

Türkiye’de 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında, hükumet kararnameleriyle toplam 1.064 özel öğretim kurumu, 16 vakıf üniversitesi, 360 etüt merkezi ve 847 öğrenci yurdu kalıcı olarak kapatıldı. Kapatılan özel eğitim kurumlarının yaklaşık 100 milyar ABD doları olduğu tahmin edilen tüm varlıklarına dair herhangi bir tazminat ödenmeden keyfi olarak el konuldu.

34 BİN 274 ÖĞRETMEN GÖREVDEN ALINDI

Kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) yaklaşık 34.274 öğretmen görevden alındı. Eğitim hakkının baskı altına alınmasıyla, 21.000’den fazla öğretmenin öğretim lisanslarının iptal edildi. Eğitimcilerin örgütlenme özgürlüğü hakkının açık ihlaliyle eğitim sendikaları da kapatıldı. İhraç edilen on binlerce öğretmen, KHK nedeniyle eski görevlerine dönememekte, farklı devlet makamlarında iş bulamamakta, özel sektörde çalışamamakta ve başka sektörlerde istihdam edilememektedir.

53 ÖĞRETMEN İNTİHAR ETTİ

Güvencesiz yaşam koşulları ve asılsız terör suçlamalarla karşı karşıya kalan ve hiçbir geliri olmadan hayatta kalan en az 53 öğretmen işten çıkarılmalarının ardından intihar etti.

AYRIMCI YASALAR ULUSLAR ARASI KARARLARA UYGUN HALE GETİRİLMELİ

Raporda Journalists and Writers Foundation (JWF),

– Tüm ayrımcı yasaların gözden geçirilerek yürürlükten kaldırılması ve uluslararası yasalara, Türk yasalarına ve yüksek mahkemelerin kararlarına uygun hale getirilmesi,

– Öğrencilerin diplomalarında yazan “667 sayılı kanun hükmünde kararnameyle kapatıldı” ibaresinin ve eğitim sistemindeki tüm ayrımcı mevzuat ve uygulamaları kaldırılması,

– Özel eğitim kurumlarının kapatılması ve mal varlıklarının kamulaştırılması kararlarının iptal edilmesi ve binlerce eğitim kurumunun yasal sahiplerine iade edilmesi,

TÜM AKADEMİSYENLER SERBEST BIRAKILMALI

– Sosyokültürel aidiyetlerine göre kurumlara ve bireylere yönelik saldırılarına son verilmesi,

– Kanun hükmünde kararnamelere (KHK) dayalı tüm suçlamaların kaldırılması, temel özgürlüklerini kullandıkları için özgürlüğünden yoksun bırakılan tüm öğretmen ve akademisyenleri serbest bırakılması ve akademik özgürlüğün güvence altına alınması,

– Tüm öğrenci, öğretmen ve akademisyenleri kanun hükmünde kararnamelerle görevden alınan eski görevlerine iade edilmesi için, Türk hükumetine çağrıda bulunuyor.

– Rapor, 24 Ocak Uluslararası Eğitim Günü vesilesiyle Twitter @JWFoundation_ hesabından #RightToEducationTurkey etiketi ile yapılacak olan paylaşımlar ile yayınlanacak.

 

Yangın uçağı bulunamayan Antalya’da, KHK’lı veteriner hekim özel uçakla tutuklandı

Okumaya Devam Et
Advertisement

Analiz

Adalet can çekişiyor: Hukuk mizah malzemesi olmaktan öteye gidemiyor

Türkiye’nin geleceği üniversiteli gençler “beraber iftar yapmak” ve “aynı evde oturmak” suçlarıyla cezaevinde çürütülürken, mahkemede 100 kilo kokain kendisine yanlışlıkla geldiğini söyleyen baronlar serbest bırakılıyor. Adaletin can çekiştiği ülkede vatandaş kadar Adalet Bakanının da kafası karışık. AKP adaleti yine mizah dergisi Leman’ın kapağına konu oldu.

BOLD – Türkiye ekonomik krizle boğuşurken AKP iktidarı, kitleler halinde öğrencileri tutukluyor. Üniversite okumak için bir araya gelip ev tutan öğrencilerin tek suçu, aynı evde kalmak.

Dua eden, iftara katılan, Kuran ve hadis kitabı okuyan, komşusunun çocuğunun bisikletini tamir edeni örgüt üyeliğinden yargılayana AKP yargısı, “111 kilo kokaini bana yanlışlıkla yollamışlar” diyen yandaş holding patronunu ise serbest bırakıyor.

VATANDAŞIN KAFASI KARIŞIK

DHA’nın haberine göre, Bursa’da, 37 yaşındaki H.Ç. adlı kişi aldığı uyuşturucu madde, limon tuzu çıkınca dolandırıldığı gerekçesiyle, torbacıyı savcılığa şikayet etti.

Şikayet dilekçesinde 1,5 yıldır uyuşturucu kullandığını itiraf eden H.Ç., son 3 aydır ise kullanmadığını iddia etti.

Anlaştığı torbacı Ç.K.Y.’den metamfetamin aldığını, karşılığında da 200 TL’yi elden verdiğini belirten H.Ç., maddeyi kullandığında ise limon tuzu olduğunu anladığını söyleyip şikayetçi oldu.

ADALET BAKANI DA TARİF EDEMEDİ

Yargıtay 12 Mayıs’ta, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na 2012-2017 arasındaki bazı Twitter paylaşımları nedeniyle beş ayrı suçtan verilen dokuz yıl sekiz ay 20 gün hapis cezasının dört yıl 11 ay 20 günlük bölümünü onadı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “kararı tanımıyoruz” çıkışını eleştiren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Diyor ki, ‘Tweet attı, hayatı karardı.’ Tweet attı diye hakkında soruşturma başlatılan bir Allah’ın kulu var mı, bilmiyorum… Yok. O zaman sormak lazım ‘Yahu bu tweet attı da, tweet’in içinde ne yazıyor?’ Soruşturma onun üzerine açılıyor” şeklinde savunmuştu.

MİZAH MALZEMESİ

Bozdağ’ın, “Türkiye’de tweet attı diye hakkında soruşturma başlatılan bir kişi yok. Tweet’in içinde yazandan dolayı soruşturma açılıyor” ifadeleri, karikatür dergisi LeMan’a konu oldu.

Derginin kapağında, mahkeme önüne çıkarılan bir sanığa hakimin “Yaz kızım. Sanığın tweet atmaktan beraatine. Tweet’in içine yazdıklarından 2 yıl 4 ay hapsine” demesi yer aldı.

Erdoğan yargısı suç olmayan eylemleri cezalandırıyor: Hedefte neden öğrenciler var?

Okumaya Devam Et

Gündem

KHK’lı akademisyen Nuriye Gülmen’e örgüt üyeliğinden 10 yıl hapis cezası verildi

KHK ile görevinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen hakkında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla açılan davada 10 yıl hapis cezası verildi.

BOLD – KHK ile görevinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen’in de aralarında bulunduğu 4 kişinin yargılandığı davada karar açıklandı.

DURUŞMA SALONUNDA OTURMA EYLEMİ BAŞLATTI

İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu Nuriye Gülmen ile Yasemin Karadağ katıldı. Mahkeme, Gülmen ve Karadağ’a DHKP-C üyesi oldukları gerekçesiyle 10’ar yıl hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca iki ismin de tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Karar sonrasında Gülmen ve Karadağ duruşma salonunda oturma eylemi başlattı.

324 GÜN AÇLIK GREVİ YAPMIŞTI

OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile kamu görevinden ihraç edilen Nuriye Gülmen, 324 gün açlık grevi yapmış, “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla yargılandığı davada altı yıl üç ay hapis cezası almıştı. 5 Ağustos 2020’de İstanbul Okmeydanı’nda bulunan İdil Kültür Merkezi’ne düzenlenen baskında gözaltına alınan Gülmen, tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

Erdoğan rejiminde adaletin yerini şantaj aldı

Okumaya Devam Et

Gündem

AKP’li Külünk, kaçış planını açıklayan Kılıçdaroğlu’nu tehdit etti

AKP’li Metin Külünk, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “kaçış planı”nı açıklayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdit etti. Külünk, “Haddini bil KK, yoksa bu devlet had belletmeyi bilir” dedi.

BOLD – AKP’li Metin Külünk, yurt dışına vakıflar üzerinden para kaçırıldığını açıklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdit etti. Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’den para aldığı gündeme gelen Külünk Kılıçdaroğlu’na “Haddini bil KK, yoksa bu devlet had belletmeyi bilir” dedi.

KILIÇDAROĞLU’NU HEDEF ALDI

TÜRGEV ve Ensar vakıfları aracılığı ile 1 milyar liranın ABD’deki paralel bir vakfa transfer edildiğini belgeleriyle açıklayan Kılıçdaroğlu’nun ardından mesaj paylaşan AKP’li Külünk, hakaret içeren ifadeler kullanarak, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin memurlarını yine tehdit etmiş. İzzet yoksunları bilmelidirler ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin memuru, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden emir alır ve devletinden aldığı güçle eşkiyadan ürkmez” dedi.

BELGE PAYLAŞAN BÜROKRATLARA “ASALAK” BENZETMESİ

Kılıçdaroğlu’nun uyardığı bürokratları da hedef alan Külünk, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırları içinde yaşayan ürkekler, bu ülkenin düşmanlarından medet uman asalaklardır. O asalaklar, bu devletin memuru görünmüş olabilirler ancak hiçbir zaman bu ülkeye memur olmamışlardır” dedi.

HADDİNİ BİL KK

Kılıçdaroğlu’nu tehdit eden Külünk, “Haydi bakalım! Sen açıkla açıklayacaklarını, bizim senden yana açıklayacak tek bir cümlemiz yok. Neden mi? Öyle çıplaksın ki seni ve yakın tarihini meydanda biliyor milletimiz. Her şey aşikâr! Haddini bil KK, yoksa bu devlet had belletmeyi bilir” sözlerini sarf etti.

 

Dolar arttıkça yoksulluk derinleşiyor

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar