Connect with us

Analiz

Rusya-Ukrayna sınırında eller tetikte: Savaş kaçınılmaz mı?

ABD ve Rusya dışişleri bakanları bugün Cenevre’de görüştü. Ancak her iki diplomat da krizin hızlı çözümü için umutlu konuşmadı. Ukrayna krizi savaş çıkmadan çözülür mü? Rusya ne istiyor? Batı, Rusya’yı vazgeçirebilecek mi?

BOLD – Soğuk Savaş’ın bitiminden sonra NATO’ya birçok eski doğu bloku ülkesi ile eski Sovyet cumhuriyetlerini kaptıran ve çevresi NATO üyeleri ile sarılan Rusya, askeri gücünü kullanarak Ukrayna üzerinden batıyı sıkıştırıyor. Rusya ile sıcak bir temasa girmekten çekinen ABD ve Avrupa ülkeleri ise ekonomik yaptırımlarla Rusya’yı Ukrayna’ya karşı bir askeri harekata girişmekten vazgeçirmeye çalışıyor.

Rusya’nın askeri yığınak yaptığı Ukrayna sınırındaki gerilimi çözmek için ABD ve Rusya arasındaki diplomasi trafiği, bugün dışişleri bakanları Antony Blinken ve Sergey Lavrov arasındaki görüşmeyle devam etti. Cenevre’deki bir otelde, bir masada karşılıklı oturan ve görüşmeleri öncesi kameralara poz veren ikili, bu görüşmenin kritik bir sonuç doğuracağı konusunda hiç de umutlu konuşmadı.

Rusya daha önce defalarca komşusu Ukrayna’yı işgal etme planı olmadığını duyurmuştu. Ancak üst düzey ABD’li yetkililer, Moskova’nın ”her an” saldırıya geçebileceğini savunuyor.

RUSYA UKRAYNA SINIRINA 100 BİNDE FAZLA ASKER YIĞDI

NATO ve Avrupa ülkelerinin 2021 yılı sonlarında sınıra 100 bin askeri yığmakla suçladığı ve ‘her an bir işgal hareketine hazır olduğunu’ belirttiği Rusya, bir yandan Ukrayna etrafında tatbikatları ve askeri hareketliliği sürdürürken bir yandan da iddiaları yalanlıyor.

‘Kış aylarındaki olağan tatbikatları yürüttüğünü’ savunan Moskova, Ukrayna’yı işgal etme niyeti olduğuna yönelik iddiaları ise reddediyor.

ABD Başkanı Joe Biden, Çarşamba akşamı düzenlediği basın toplantısında “Rusya’nın Ukrayna’ya ilerleyeceğini ve küçük bir alanı işgal edeceğini düşündüğünü” söylemişti.

ABD Başkanı Joe Biden da ‘sınırı geçecek herhangi bir Rus birliğin’ işgal anlamına geleceğini söyledi ve bunun büyük ekonomik karşılıkları olacağını savundu.

BATI, ORTAK TUTUM BELİRLEMEYE ÇALIŞIYOR

ABD başta olmak üzere NATO ülkeler de diplomatik görüşmeler sürerken bir yandan da olası bir işgale hazırlık için Ukrayna çevresinde askeri varlığını, füzeler ve ağır silahlarla kuvvetlendiriyor.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Çarşamba günü gittiği Ukrayna’daki temaslarının ardından dün Berlin’de Fransa, Almanya ve İngiltere dışişleri bakanlarıyla bir araya geldi.

Alman Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ile ortak basın toplantısı düzenleyen Blinken, ABD ve Avrupalı müttefiklerinin Rusya’ya karşı birleşik bir cephe oluşturacaklarını söyledi:

“Eğer birliklerini Ukrayna sınırından içeri sokarsa Moskova, çok hızlı ve sert bir ortak yanıt görecek. Buna ek olarak, Washington ve müttefikleri yaptırımlar konusunda da koordine olarak birlikte adım atacak.”

Amerikan Wall Street Journal gazetesi, Blinken’dan bir hafta önce de Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Direktörü Bill Burns’ün Avrupa’da olduğunu ve ortak yanıt için Avrupa’daki istihbarat örgütlerinden temsilcilerle görüştüğünü yazdı.

ABD’den gelen açıklamalar, Rusya’nın işgaline karşı verilecek tepkilerin geniş çaplı yaptırımlar olacağını gösteriyor.

İNGİLTERE’DEN RUSYA’YA ASKERİ DESTEK

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, geçtiğimiz hafta Rusya’ya karşı savunmasını güçlendirmesi için Ukrayna’ya kısa menzilli tanksavar füze gönderileceğini açıklamıştı. Wallace, küçük bir grup İngiliz askerinin de Ukrayna’ya eğitim vermeleri amacıyla gönderileceğini duyurdu.

2015’ten beri onlarca İngiliz birliği, askerlerin eğitimlerinin sağlanması için Ukrayna’ya gönderildi. Aynı zamanda İngiltere, 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesinin ardından Ukrayna’nın donanmasını güçlendirmeye söz vermişti.

RUSYA NE İSTİYOR?

Rusya, Ukrayna sınırına işgal amaçlı bir yığınak yaptığı iddialarını reddediyor. Gerilimi NATO üyesi ülkelerin artırdığını ve NATO’nun doğu sınırlarının daha fazla genişlememesi talebinde bulunduklarını belirtiyor. 2014’teki çatışmaların ardından ateşkes anlaşmalarına uyulması çağrısı yapan Moskova, bir dizi talebi NATO ve ABD’ye iletmiş ve yazılı yanıt istediğini açıklamıştı. Şu ana kadar Moskova’ya resmi bir cevap iletilmedi ancak taleplerin batı tarafından kabul edilmesi beklenmiyor.

Moskova, NATO’nun doğuya doğru daha da genişlememesi talebinde bulunuyor, Ukrayna’nın NATO’ya katılmayacağının yazılı olarak garanti altına alınmasını istiyor.

Rusya, NATO’dan, Ukrayna ile diğer eski SSCB ülkelerinin üyelik taleplerini reddetmesi ve Orta ve Doğu Avrupa’daki askeri varlıklarını geri çekmesini de içeren bir taslak güvenlik talepleri yayınladı.

Moskova’nın muhataplarına sunduğu belgede ayrıca, ABD ve Rus savaş gemileri ile savaş uçaklarının birbirlerinin topraklarına saldırabilecekleri bölgelere gönderilmesinin yasaklanmasını ve Rusya sınırına yakın noktalardaki ittifak tatbikatlarının sonlandırılmasını da içeriyor.

ERDOĞAN, UKRAYNA’YA GİDECEK

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Rusya ve Ukrayna arasında arabuluculuk yapmak istediğini ifade ediyor.

Erdoğan’ın bı kapsamda Şubat ayı başında Ukrayna’ya giderek Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelensky ile bir araya geleceği belirtildi.

Türkiye’nin arabuluculuğuna Ukrayna’nın olumlu yaklatığı biliniyor. Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov da sorunun çözümüne yardımcı olabilecek herhangi bir ülkenin çabalarını memnuniyetle karşılayacaklarını söyledi.

Miçotakis: Artık Akdeniz’deki en güçlü hava kuvvetlerinden birine sahibiz

Analiz

Böyle giderse herkes “Dombra” dinleyecek

İktidar yanlısı stk ve bazı siyasi partilerin hedef gösterdiği sanatçıların konserleri bir bir iptal ediliyor. AKP’li belediyelerin peş peşe iptallerinin ardından konu Meclis’e taşınırken, hedefin sanatçılar değil yaşam tarzı olduğu konusunda uyarılar geliyor.

BOLD – Sırasıyla Kürt sanatçı Aynur Doğan, Metin-Kemal Kahraman, Niyazi Koyuncu ve Apolas Lermi konserleri “değerleri paylaşmadığı” veya “sakıncalı” görülmesi bahaneleri ile AKP belediyeler tarafından iptal edildi.

HDP Milletvekili Oya Ersoy sanatçıların konserlerinin iptal edilmesini Meclis gündemine taşıdı. Ersoy, cevaplaması istemiyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a “Belediyelerinin konserleri iptal etmeleri konusunda talimatınız oldu mu?” diye sordu

Bugün de bazı parti ve stk’ların hedef göstermesi üzerine Uluslararası Isparta Gül Festivali kapsamında sahne alacak olan şarkıcı Melek Mosso’nun 3 Haziran’daki konseri iptal edildi.

AHLAKSIZLIĞI ÖZENDİRİYOR

İptal öncesi Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Mehmet Kaya, konsere tepki göstererek, “Asım’ın neslini böyle mi yetiştireceksiniz?” ifadelerini kullandı.

Milli Gençlik Vakfı ve Anadolu Gençlik Derneği tarafından ortak yapılan yazılı açıklamada ise Mosso “Ahlaksızlığı özendiriyor” denilerek konserin iptal edilmesi çağrısı yapıldı. Açıklamada “Bu ve benzeri şarkıcıların Isparta’mız da yeri yoktur” denildi.

HEDEF YAŞAM TARZLARI

Sadece muhalif sanatçıların konserlerinin iptal edilmesi tepkileri de beraberinde getirdi.

Bazı milletvekilleri hedefin birkaç sanatçıdan ziyade “yaşam tarzı” olduğunu düşünüyor.

Birlikte mücadele çağrısı yapan TİP Milletvekili Barış Atay, “Sanatın herhangi bir disipliniyle uğraşan herkese sesleniyoruz. Bugün bu yasaklara hep beraber ses çıkarmazsak, hiçbirimiz bundan kaçamayacağız! Bu saldırıları bir kaç kişiye özel sanmayın. İktidarın ve yardakçılarının bu saldırıları; sanatadır, yaşam biçiminedir.

SANATÇI BULAMAYACAĞIZ

Sanatçı Ozan Çoban da “Onun konserini istemiyoruz bunun konseri olmasın diyenlere teslim olursak yarın konser verebilecek tek sanatçı bulamayacağız” diyerek uyardı.

Adalet can çekişiyor: Hukuk mizah malzemesi olmaktan öteye gidemiyor

Okumaya Devam Et

Analiz

Adalet can çekişiyor: Hukuk mizah malzemesi olmaktan öteye gidemiyor

Türkiye’nin geleceği üniversiteli gençler “beraber iftar yapmak” ve “aynı evde oturmak” suçlarıyla cezaevinde çürütülürken, mahkemede 100 kilo kokain kendisine yanlışlıkla geldiğini söyleyen baronlar serbest bırakılıyor. Adaletin can çekiştiği ülkede vatandaş kadar Adalet Bakanının da kafası karışık. AKP adaleti yine mizah dergisi Leman’ın kapağına konu oldu.

BOLD – Türkiye ekonomik krizle boğuşurken AKP iktidarı, kitleler halinde öğrencileri tutukluyor. Üniversite okumak için bir araya gelip ev tutan öğrencilerin tek suçu, aynı evde kalmak.

Dua eden, iftara katılan, Kuran ve hadis kitabı okuyan, komşusunun çocuğunun bisikletini tamir edeni örgüt üyeliğinden yargılayana AKP yargısı, “111 kilo kokaini bana yanlışlıkla yollamışlar” diyen yandaş holding patronunu ise serbest bırakıyor.

VATANDAŞIN KAFASI KARIŞIK

DHA’nın haberine göre, Bursa’da, 37 yaşındaki H.Ç. adlı kişi aldığı uyuşturucu madde, limon tuzu çıkınca dolandırıldığı gerekçesiyle, torbacıyı savcılığa şikayet etti.

Şikayet dilekçesinde 1,5 yıldır uyuşturucu kullandığını itiraf eden H.Ç., son 3 aydır ise kullanmadığını iddia etti.

Anlaştığı torbacı Ç.K.Y.’den metamfetamin aldığını, karşılığında da 200 TL’yi elden verdiğini belirten H.Ç., maddeyi kullandığında ise limon tuzu olduğunu anladığını söyleyip şikayetçi oldu.

ADALET BAKANI DA TARİF EDEMEDİ

Yargıtay 12 Mayıs’ta, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na 2012-2017 arasındaki bazı Twitter paylaşımları nedeniyle beş ayrı suçtan verilen dokuz yıl sekiz ay 20 gün hapis cezasının dört yıl 11 ay 20 günlük bölümünü onadı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “kararı tanımıyoruz” çıkışını eleştiren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Diyor ki, ‘Tweet attı, hayatı karardı.’ Tweet attı diye hakkında soruşturma başlatılan bir Allah’ın kulu var mı, bilmiyorum… Yok. O zaman sormak lazım ‘Yahu bu tweet attı da, tweet’in içinde ne yazıyor?’ Soruşturma onun üzerine açılıyor” şeklinde savunmuştu.

MİZAH MALZEMESİ

Bozdağ’ın, “Türkiye’de tweet attı diye hakkında soruşturma başlatılan bir kişi yok. Tweet’in içinde yazandan dolayı soruşturma açılıyor” ifadeleri, karikatür dergisi LeMan’a konu oldu.

Derginin kapağında, mahkeme önüne çıkarılan bir sanığa hakimin “Yaz kızım. Sanığın tweet atmaktan beraatine. Tweet’in içine yazdıklarından 2 yıl 4 ay hapsine” demesi yer aldı.

Erdoğan yargısı suç olmayan eylemleri cezalandırıyor: Hedefte neden öğrenciler var?

Okumaya Devam Et

Analiz

NATO vetosunun ardındaki iddia: Mesele terör mü Halkbank davası mı?

Tayyip Erdoğan’ın Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyeliğine karşı tavrının Rusya tehdidine yönelik seri önlemler almayı hedefleyen NATO içerisinde şimdilik bir çatlak meydana getirdiği görülüyor. Erdoğan’ın bu beklenmeyen çıkışı sonrası gözler haziran sonunda toplanacak NATO Liderler Zirvesi’ne çevrildi. Türkiye halihazırda söz konusu devletlerin başvurusunu veto edeceğini açıklayan tek üye ülke konumunda. Bunun Türkiye adına bir pazarlık kozuna döndüğüne dair genel kanı güçleniyor. Erdoğan istediklerini alabilecek mi? Bunu zaman gösterecek.

BOLD –  NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, 18 Mayıs 2022 tarihinde Finlandiya ve İsveç temsilcilerinin resmi başvurularını kabul ettikten sonra NATO üyelerinin çabuk karar almakta kararlı olduklarını ifade etti. İsveç ve Finlandiya’nın gelişmişlik endekslerinde üst sıralarda yer alması ve ordularının bir süredir NATO ile geliştirdiği ilişkiler hesaba katıldığında üyeliğe uygun olduğu düşünülüyor.

BALTIK DENİZİ NATO GÖLÜ OLACAK

Bununla birlikte bu devletlerin üyelik başvurularının kabul edilmesi halinde NATO’nun güvenlik kalkanında baltık bölgesindeki açık kapatılmış olacak, bu bölgede NATO etki alanı genişleyecek hatta Baltık Denizi bir bakıma “NATO gölü” olacak. Ayrıca pakta halihazırda 19 bin 250 personeli olan Fin ordusu ile 14 bin 600 personeli olan İsveç ordusu da dahil edilmiş olacak.

İSVEÇ ÜS KURDURMAYACAK

Rusya ise bu girişimi kendi güvenliğine yönelik bir tehdit olarak algılıyor fakat Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik kararlarına yönelik tepkisi farklılık arz ediyor. Basın toplantısında Finlandiya’nın üyelik başvurusuna yönelik bir soruyu yanıtlayan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova “Bütün parametreler temel alınarak bu karar her şeyden önce ordu tarafında alınacak” diyerek askeri bir karşılığının olabileceğini ima ederken, Dışişleri Bakanlığı İsveç’in başvurusuna yönelik tepkilerinin bu ülkeye yabancı askeri üsler ve silahların konuşlandırılmaması şartına bağlı olacağını açıkladı.

ERDOĞAN NE İSTİYOR?

Erdoğan, 19 Mayıs tarihinde gençlerle buluşmasında kendisine yöneltilen soruya verdiği cevapla veto kararının sebebini, söz konusu devletlerle yaşanan diplomatik sorunlarla ilişkilendirdi. Cevabında bu iki devletin “terör yuvası” olduğunu, Türkiye’nin mücadele ettiği “terör örgütlerine maddi ve silah desteği sağladığını” ifade etti. Ayrıca bu devletlerin Kıbrıs sorunu ile ilgili Türkiye’nin tezini desteklemediklerini belirtti. Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın Türkiye’ye göndereceği heyetleri kesin bir dille kabul etmeyeceğini belirtirken Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye’nin bu devletlerin üyeliğine kapıyı kapatmadığı ifade etti. Hem Erdoğan’ın hem de Kalın’ın beyanları, NATO ve söz konusu devletlerle yürütülmek istenen bir pazarlık girişimi olarak görülüyor. Peki Erdoğan’ın istekleri neler?

Bloomberg’de yer alan bir haberde bir Türk yetkililerin beyanlarına dayandırılarak talepler şu şekilde listelendi:

-Ankara, NATO üyeliği için herhangi bir yeni adayın, hem Türkiye içinde hem de Suriye ve Irak’ta sınırlarının ötesindeki terör endişelerini kabul etmesini istedi.
-Türkiye, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılmasına izin verilmeden önce yalnızca terör örgütü PKK’yı değil, ona bağlı kuruluşları (YPG) ve yapılanmaları da kamuoyu önünde kınamasını ve terör örgütü olarak tanınmasını talep etti.
-Türkiye’nin YPG’yi sınırdan geri itmek için, 2019’da Suriye’ye girmesinin ardından İsveç ve Finlandiya’nın diğer bazı Avrupa Birliği üyeleriyle birlikte Türkiye’ye uyguladıkları silah ihracatı kısıtlamalarına son verilmesi istendi.
-Türkiye, Rusya’dan S-400 füze savunma sistemleri satın aldıktan sonra çıkarıldığı F-35 programına yeniden dahil olmayı talep etti.
-Yeni F-16 savaş uçaklarının ve modernizasyon kitlerinin verilmesi istendi.
-S-400’ler sebebiyle Türkiye’ye uygulanan yaptırımların kaldırılması talep edildi.

MESELE HALKBANK DAVASI MI?

Ayrıca basına yansıyan bilgilere göre Türkiye’nin aralarında Gülen Hareketi mensuplarının da olduğu 33 kişiyi terör örgütü üyesi olmak iddiasıyla söz konusu devletlerden istediği ortaya çıktı. Gazeteci Adem Yavuz Arslan ise sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda ABD’ye giden bir heyetin yakın zamanda başlaması beklenen Halkbank davasını engellemek üzere çalıştığını ifade ederken bu davanın da esas olarak Erdoğan’ın pazarlık masasında olduğunu belirtti.

İÇ POLİTİKAYA MALZEME YAPTI

Erdoğan’ın çıkışı Türkiye’de muhalefetin de tepkisini çekiyor. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Bir dış politika konusunu oy devşirmek için iç politikaya malzeme etmeye başladı” dedi. Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise Erdoğan’ın çıkışındaki tutarsızlığa değindi. Babacan “Madem İsveç ile Finlandiya’ya böyle davranıyorsunuz; PKK’yı terör örgütü kabul etmeyen, başkentinde PKK’nın bürosu olan bir ülke var: Rusya. Rusya’ya neden meydan okumuyorsunuz?” dedi.

TÜRKİYE İLE İYİ OLACAĞIZ

19 Mayıs tarihinde İsveç başbakanı Magdalena Andersson ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinisto’yu Beyaz Saray’da ağırlayan ABD Başkanı Joe Biden’a “Türkiye’yi tekliflerini kabul etmeye ikna edebilir misiniz?” diye sorulduğunda ise “Türkiye’ye gitmiyorum ama sanırım iyi olacağız” dedi. Niinisto ise “NATO müttefiki olarak Türkiye’nin güvenlik endişelerinin giderilmesi konusunda mutabıkız. Terörü ciddiye alıyoruz ve her türünü kınıyoruz” dedi.

New York Times gazetesinde yayınlanan bir haberde NATO’nun başvuruları hızlandırılmış olarak işleme sokmasıyla ilgili ilk girişimi Türkiye’nin bloke ettiği ifade edildi. Planlanan takvime göre, İsveç ve Finlandiya’nın üyeliklerine yönelik teknik sürecin Haziran sonunda yapılacak NATO Liderler Zirvesi’ne kadar tamamlanması ve devamında liderler tarafından üyeliklerinin onaylanması bekleniyor. Ardından İsveç ve Finlandiya’nın katılımının üye ülkelerin parlamentolarında tek tek onaylanması da gerekecek. Türkiye bu sürecin her aşamasında veto hakkını kullanarak söz konusu devletlerin üyeliğine engel olabilir. Bunu biraz da Erdoğan’ın yürüttüğü pazarlık politikası belirleyecek.

Erdoğan’ın ördüğü korku duvarlarını yıkıyor

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar