Connect with us

BOLD ÖZEL

Gergerlioğlu’ndan etkilenip aktivist olmaya karar verdi: Kadın ve çocuk hakları için mücadele edecek

Öğretmenlik mesleğinden koparak Belçika’ya sığınmak zorunda kalan Zehra Özeren, yeni hayatında kendini hak savunuculuğuna adadı. Brüksel’deki Solidarity with Others Derneği’nin kursunu başarıyla bitiren Özeren, “Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun bir çocuk için kendini hiçe sayarcasına ortaya koyduğu gayret beni derinden etkiledi.” diyor.

NECDET ÇELİK |  BOLD ÖZEL

Edebiyat öğretmeni Zehra Özeren, yıllarını verdiği Azerbaycan’da edindiği sayısız dostlukları arkada bırakarak Belçika’ya sığındı. Yeni ülkesinde eşi ve eğitimi yarım kalan evladıyla yeni hayatına tutunmak için çabaladı.

Türkiye’deki yakınları, dostları ve tanıdığı tanımadığı insanların uğradığı haksızlıklara karşı birşeyler yapmak isteyen Özeren, aktivist olmak için harekete geçti. Bold Medya’ya konuşan Özeren,  ‘’Nerede bir haksızlık görsem içim yanar. Gördüğüm ateş beni de yakar. O yangını söndürmek için bir damla da ben olmak istedim.’’ ifadlerini kullanıyor.

GERGERLİOĞLU’NU ROL MODEL SEÇTİ

Kanser hastası Ahmet Burhan Ataç’ın yurt dışında tedavi görebilmesi için yapılan sosyal medya kampanyaları Zehra öğretmen için dönüm noktası oldu. ‘’Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun gözüpekliği, bir çocuk için kendini hiçe sayarcasına ortaya koyduğu gayret beni derinden etkiledi.’’ diyen Özeren, hak mücadelesinde Gergerlioğlu’nu kendine rol model seçtiğini belirtti. Natali Avazyan ve Melek Çetinkaya’nın güçlü ve mücadeleci karakterleri, Zehra öğretmenin cesaretini artırdı. Zehra Özeren, yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı: ‘’Sosyal medya sayesinde farklı kesimlerin mağduriyetlerinden haberdar oldum. Şimdiye kadar bunlardan habersiz kalışıma hayıflanıyorum.’’

KADIN VE ÇOCUK HAKLARI İÇİN ÇALIŞACAK

Yılların öğretmeni Zehra Özeren, girdiği hak savunuculuğu yolunda bir kılavuz aramaya başladı. Brüksel merkezli Others Derneği’nin ilanı önüne çıktı. Katıldığı kursta uzmanlardan ders dinledi. Kendine uğraş alanı olarak kadın ve çocuk haklarını seçti. Bu tercihinde, kurstaki hocası ve kadın hakları aktivisti Sema Aydoğan etkili oldu. Özeren, ‘’Üslubunca her türlü haksızlığa karşı ilkeli duruşunu çok önemsiyorum. Üstelik Sema Hanımın mücadelesini verdiği konular, kafamdaki bazı önyargıları giderdi.’’ diyor. Özeren, iki kadın olarak beraberce daha güçlü ve bilinçli hak savunuculuğu yapacağını belirtiyor.

“KİMLİĞİNE BAKMADAN HAKKI TESLİM ETMELİYİZ”

 Zehra öğretmenin yıllar boyu savunduğu ezberler Others Derneği’ndeki kurs ile bozuldu. Özeren, değişen bakış açısını şu sözlerle anlattı: ‘’Sadece insanlar değil kainattaki her bir varlık biriciktir. Her bir varlığa Yaradan’dan ötürü saygı duymalıyız. Hak sahibine hakkını kimliğine bakmadan teslim etmeliyiz. Her bir ezilmişin her bir boynu büküğün hakkının bizden sorulacağı bilinciyle hareket etmeliyiz.’’

“GENÇLER HAKSIZLIKLARA KARŞI MÜCADELECİ OLMALI”

54 yaşındaki aktivist Zehra Özeren, gençlerin haksızlıklar karşısında kendi yükümlülüklerini ve sınırlarını iyi bilme ve bu bilinci korumak için mücadele etmeleri gerektiğini söylüyor.

Çiçeği burnunda aktivitist Zehra Özeren’in katıldığı ‘insan hakları atölyesi’ni Brüksel merkezli Solidarity With OTHERS  Derneği düzenledi. İnsan haklarının tarihinden Türkiye’deki insan hakları sorunlarına, kadın hakları hareketinden Avrupa’daki insan hakları mekanizmalarına bir dizi konu, uzmanlarca ele alındı. Online olarak gerçekleştirilen altı seanslık kursun son oturumunda yapılan yarışma ile kayıt yaptıran 144 katılımcı, öğrendiklerini test etti. Atölyenin her yaş grubundan yeni insan hakları aktivistlerini buluşturduğuna vurgu yapan Others Derneği yetkilisi Yüksel Kaya, uzmanlarıyla yeni konularda atölye çalışması yapacaklarını duyurdu.

Hastaneye götürülen hamile tutuklu Aslı Ünlü: Burada doğum yapmak istemiyorum

BOLD ÖZEL

“Avukat amca, babama onu çok sevdiğimi söyler misin, benim yerime babamı öper misin?”

Avukatlığını yaptığı çocuklu dört anne bulunduğunu belirten EDEP Başkanı Mücahit Gündoğdu, görüşlerde çocukların ‘avukat amca babama onu çok sevdiğimi söyler misin, benim yerime babamı öper misin?” sözleri sonrası ağlamamak için kendini çok zor tuttuğunu kaydetti.

ABDURRAHMAN BÜYÜKKESKİN | BOLD ÖZEL – Antalya Evrensel Değerler Platformu (EDEP) Başkanı Avukat Mücahit Gündoğdu, Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen davalar kapsamında tutuklu bulunan hamile, lohusa, çocuklu, yaşlı, engelli, kanser hastası tutsaklar konusuna TBMM’nin acilen el atması gerektiğini söyledi.

GÖRÜŞE ANNELERİYLE BİRLİKTE GELİYORLAR

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen davalarda annesi ile birlikte cezaevinde büyüyen 4 müvekkilinin bulunduğu belirten EDEP Başkanı Gündoğdu, “Cezaevi avukat- müvekkil görüşmelerinde anne, çoğu zaman çocuğunu da getiriyor. Görüş bitiminde ‘avukat amca babamı görünce ona çok sevdiğimi söyler misin, benim yerime babamı ve ağabeyimi öper misin’ deyince ağlamamak için kendimi çok zor tutuyorum” dedi.

DAVALAR HINÇ ALMAYA DÖNÜŞTÜ

Son yıllarda “yeniden yapılanma” adı altında yapılan operasyon ve tutuklamaların hepsinin hukuksuz olduğunu vurgulayan Av. Gündoğdu, “Hukuki olmayan bu davalar siyasi öfke ve hınç almaya dönüşmüştür. Hukuksuz tutuklama kararı veren yargıçlar, ülkede evrensel hukuk normları ihdas olunca yargılanacak ve görevlerini kötüye kullanmaktan ömür boyu hapse mahkum olacaklar” diye konuştu.

ÇOCUKLU ANNELER, YAŞLILAR, HASTALAR ACİLEN TAHLİYE EDİLMELİ

1 milyon 700 bin insana terör soruşturması açmanın bu soruşturmaların siyasi saikle yapıldığının en açık göstergesi olduğunun altını çizen Gündoğdu, “Cezaevinde çok zor durumda olan çocuklar, anneler yaşlılar ve kanser hastaları acilen tahliye edilmeli. Kanser hastalarını bilinçli ve kastı şekilde tutmak bilinçli ölümü götürme olduğu için kararı veren yargıçlar unutmamalı ki; insanlığa karşı işlenen suçlardan Lahey’de yargılanacaklar. O günler çok uzakta değil bilmeleri gerekir” dedi

MUHALEFET DE SİYASİ İKTİDARIN SÖYLEMİNİ KULLANIYOR

Bu konuya Meclis’in bu konuya el atması gerektiğini belirten Gündoğdu, “Maalesef başta İyi Parti ve CHP bu insan hakları ihlallerini gündeme getirmiyor. Böyle olunca siyasi iktidarın söylemini kullanarak hukuksuzluğu muhalefet eliyle meşrulaştırıyorlar. Yani soykırım suçuna ortak oluyorlar. 80 yaşındaki bir dedeyi, görme yetisini kaybetmiş bir polis gazisini terörden tutuklama kelimenin gerçek anlamıyla soykırımdır. Hamile bir kadını tutuklama bir insanlık suçudur” diye konuştu.

 

Adli Tıp, felçli Mehtap Şentürk’e ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdi: Tek ilkeleri süründürmek

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

KHK’lı öğretmen Münire Akyol tutuklandı: Üç çocuğum üç gündür uyuyamıyor

Üç çocuk sahibi Münire Akyol iki gün önce Edirne’de tutuklandı. Bold Medya’ya konuşan eşi Kamil Akyol, “Hakim iyi niyet göstererek eşimi aslında serbest bıraktı ama savcının itirazı üzerine tutukladılar. Bayramımız zehir oldu. Çocuklarım üç gündür uyumuyor. Büyük bir travma yaşıyorlar” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

6, 7 ve 9 yaşında üç çocuğu bulunan KHK’lı psikolojik danışmanlık öğretmeni Müniri Akyol, 28 Nisan’da Edirne’de tutuklandı. İpsala Karakolu’nda iki gün gözaltında kaldıktan sonra SEGBİS ile Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ifade veren Akyol’u hakim tahliye etti. Ancak savcının itirazı sonrası Akyol tutuklandı.

Mahkemede üç küçük çocuğu bulunduğunu söylemesine rağmen Akyol’un adli kontrol şartıyla tahliye talebi kabul edilmedi. Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında 5 yıldır yargılanan Münire Akyol’a Bylock kullandığı iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Gaziantep Bölge İdari Mahkemesi kararı bozdu.

“BAYRAMIMIZ ZEHİR OLDU”

Yeniden yargılanan Münire Akyol’un eşi Kamil Akyol, “Beş yıldır hiçbir adli kontrol şartı verilmeden eşimi yargılıyorlar. Dört yıl boyunca Bylock raporu için beklediler. 2021’de gelen raporda içerik yok, suç unsuru olacak hiçbir şey yok. Eşim mahkemede yalvardı. ‘Bana ev hapsi versin, her gün sabah imza atayım, başımıza polis dikin ama çocuklardan ayırmayın, yapmayın’ diye. Hakim iyi niyet göstererek eşimi serbest bıraktı. Yurt dışına çıkmaya baskı altında karar verdiğini ifade etti ama savcının itirazı üzerine tutukladılar. Bayramımız zehir oldu” dedi.

“ÇOCUKLARIM AĞIR TRAVMA YAŞIYOR”

Çocuklarının üç gündür uyuyamadığını ve büyük travma geçirdiklerini söyleyen Akyol, “Gözaltına alındığında çocuklar da yanımızdaydı. O ağır travmayı yaşadılar. Üç gündür çocukları rahatlatmak için uğraşıyorum. Çok öfkeliler. Uyuyorlar, irkilerek uyanıyorlar. Bana ‘Baba sen dört yıl gittin, şimdi annem de 4 yıl gelmeyecek mi?’ diye soruyorlar. Bunun cevabını bilmiyorum. İnanın ne yapacağımızı bilmiyoruz” ifadelerini kullandı. KHK’lı öğretmen Kamil Akyol da 4 yıl hapis yattıktan sonra 4 ay önce tahliye edilmişti.

“BAYRAM ÜSTÜ BİR AİLENİN EVİNE ATEŞ DÜŞÜRDÜLER”

24 Mayıs’ta tekrar hakim karşısına çıkacak olan Münire Akyol’un tutuklanmasına tepki gösteren HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Bayram üstü tutuklandı, Edirne Cezaevinde Bayram üstü bir ailenin daha evine ateş düşürdüler. Tutuksuz yargılanmalı, çocuklar perişan edilmemeli! Binlerce mağdur çocuğa 3 çocuk daha eklenmesin artık!!!” dedi.

 

Suudi yetkililer: Bizden çok Erdoğan’ın bize ihtiyacı var

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Cezaevleri 2 yılda yeniden doldu: Sayı 309 bini geçti

AKP ve MHP’nin Nisan 2020’de çıkardığı afla boşaltılan cezaevleri, 2 yıl geçmeden yeniden doldu. 2020’de 100 bine yakın kişinin afla tahliye olduğu cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 309 bini geçti. Düşünce suçlularını hücrelere hapseden İnfaz Yasası da cezaevlerindeki doluluğa çözüm olmadı.

BOLD ÖZEL – Koronavirüs pandemisi gerekçesiyle AKP ve MHP’nin oylarıyla Nisan 2020’de İnfaz Yasasında yapılan değişiklikle 100 bine yakın tutuklu ve hükümlünün tahliye olduğu cezaevleri 2 yılda örtülü aftan önceki haline döndü.

Cumhur İttifakı’nın başta mafya lideri Alaattin Çakıcı olmak üzere cezaevlerinde adli suçlardan tutuklu ve hükümlülerin tahliyesinin yolunu açtığı ‘adaletsiz af’ bir işe yaramadı. Nisan 2020’de yürürlüğe giren İnfaz Yasası değişikliğiyle cezaevlerinden 100 binin üzerinde tutuklu ve hükümlü tahliye olmuştu. İnfaz değişikliği, terör adı altında gösteri, banka, sendika, ByLock gibi iddialarla tutuklanan düşünce suçları kapsam dışı bırakılmış, bu suçlardan cezaevinde olanlar yararlandırılmamıştı.

300 BİN SINIRINI GEÇTİ

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri (CTE) Genel Müdürlüğünün verilerine göre 28 Şubat itibarıyla cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı 309 bin 558’e ulaştı. CTE’nin verilerine göre cezaevi nüfusunun 271 bin 163’ü hükümlü, 38 bin 395’i ise tutuklu. Hükümlülerin 260 bin 333’ü erkek, 10 bin 206’sı kadın, 624’ü ise çocuk. Tutuklu olarak bulunanların 35 bin 240’ı erkek, bin 819’u kadın, bin 1336’sı ise çocuk. Cezaevlerindekilerin 93 bin 38’i açık, 216 bin 520’si kapalı cezaevinde kalıyor.

100 BİN ADLİ MAHKUM TAHLİYE EDİLDİ

Nisan 2020’de yürürlüğe giren İnfaz Yasası değişikliğiyle adli suçlarda infaz süresi yarıya indirilmiş, denetimli serbestlik süresi de 1 yıldan 3 yıla çıkarılmıştı. Ancak düzenlemeden terör adı altında siyasi ve düşünce suçundan tutuklananlar infaz indiriminden yararlandırılmamıştı. Değişikliğin yürürlüğe girmesiyle nüfusu 300 bini geçen cezaevlerinden 100 bine yakın adli tutuklu ve hükümlü tahliye edilmişti. Ancak siyasi soruşturma ve davalar, adli suçlardaki artış nedeniyle infaz değişikliğinin üzerinden geçen bir yılda cezaevleri yeniden doldu.

AVRUPA KONSEYİ: TÜRKİYE’NİN CEZA İNFAZ KURUMLARI AŞIRI KALABALIK

Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi, 2020 ceza istatistikleri raporuna göre Türkiye cezaevlerinin aşırı kalabalıklığı ile de ilk sırada yer alıyor. Türkiye’de cezaevlerinde her 100 yer için 123 tutuklu ya da hükümlü kalıyor. Bu klasmanda Türkiye’yi İtalya (120), Belçika (117), Güney Kıbrıs (116) ve Fransa (116) izliyor.

 TERÖR SUÇUNDAN TUTUKLU BUNLERCE KİŞİ VAR

Cezaevlerindeki yüksek orandaki nüfusun sebeplerinden bir tanesi de Türkiye’deki siyasi soruşturma ve davalar.  Adalet Bakanlığı, uzun bir süredir tutuklu ve hükümlülerin hangi suçlardan cezaevinde olduğunu açıklamayıor. 15 Temmuz’un ardından AKP iktidarının muhalifleri bastırmak amacıyla başlattığı soruşturmalarda binlerce kişi terör suçu işlediği iddiasıyla tutuklanarak cezaevlerine konuldu. Küresel Stratejiler Araştırma Merkezi’nin ‘Küresel Dünyada ve Türkiye’de Cezaevleri’ raporunda da Türkiye’de tutukluların en fazla işlediği ‘suç’ raporda ‘terör’ olarak verildi. Buna göre Türkiye’de ‘terör’ suşundan 47 bin 907 kişi tutuklu bulunuyor, 5 bin 798 kişi ise ‘terör’ suçlamasından hükümlü olarak cezaevlerinde kalıyor.

AVRUPA’DA TERÖR SUÇUNDAN HAPİS YATANLARIN YÜZDE 98’İ TÜRKİYE’DE

Avrupa Konseyi’nin 2020 tarihli raporuna göre ise Avrupa’da en fazla terör mahkumu barındıran ülke Türkiye. Cezaevi yönetimlerinin aktardığı verilere göre hazırlanan raporda Avrupa’da ‘terör suçlarından’ hüküm giyen 30 bin 524 kişinin 29 bin 827’sinin Türkiye’de olduğu bilgisi de yer aldı. Yani Avrupa’da terörden cezaevinde yatanların yüzde 98’e yakını Türkiye’de.

YILLARA GÖRE CEZAEVİ NÜFUSU

Yıllara göre cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin sayısı şöyle:

1999 – 67.581
2000 – 49.512
2001 – 55.609
2002 – 59.429
2003 – 64.296
2004 – 57.930
2005 – 55.870
2006 – 70.277
2007 – 90.837
2008 – 103.235
2009 – 116.340
2010 – 120.814
2011 – 128.604
2012 – 136.020
2013 – 145.478
2014 – 158.837
2015 – 161.522
2016 – 164.461
2017 – 183.613
2018 – 154.731
2019 – 282.635
2020 – 300.000
2021- 287.094

2022(Mart)- 309.558

Eline fırsat geçen işkence yapıyor: Gardiyanların darp ettiği askeri öğrenci mahkemeye çıkacak

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar