Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Hukuk tarihinin en büyük katliamı

OHAL Komisyonu hukuksuzlukları TBMM'ninin de gündemine geldi.

İki yil önce kurulan OHAL Komisyonu, yapılan 125 bin 678 ihraç başvurusundan 45 binini karara bağladı. Komisyon sadece 3 bin 300 kişi için işe dönüş kararı verirken, 41 bin 700 kişinin başvurusunu ise reddetti. Mahkemelerin verdiği beraat ve takipsizlik kararlarını da dikkate almayan komisyon iç huhuk sürecini uzatarak mağduriyetlerin artmasına neden oldu.

BAŞVURULARIN YARISINI BİLE İNCELEMEDİ

15 Temmuz’un ardından, MİT fişlemeleri ile yüzbinlerce insanın işini kaybetti. İç hukuk yolların işlevsizliği nedeniyle on binlerce insan AİHM’ e başvurdu. Bu başvuruları hükümsüz kılmak ve süreci uzatmak için kurulan OHAL Komisyonu, aradan geçen iki yıla rağmen daha başvuruların yarısını bile incelemedi.

45 BİN DOSYADAN 41 BİN 700’ÜNE RED

OHAL Komisyonu’na şimdiye kadar 131 bin 922 müracaat yapıldı. Müracatların 125 bin 678’i kamu görevinden ihraç, 33 bin 184’ü rütbe alma, 2 bin 761’i ise kurum ve kuruluşu kapatma işlemi hakkında oldu. İhraçla ilgili 125 bin kişi müracaat ederken, bunlardan 45 bin dosya hakkında karar verildi. 3 bin 300 kamu görevlisi işe iade edildi. 41 bin 700 kamu görevlisinin ise müracaatı reddedildi. 87 bin dolayında dosyanın incelemesi ise devam ediyor.

60 GÜN İÇİNDE İPTAL DAVASİ

Kararlar, tebliğ edilmek üzere başvurucuların en son görev yaptığı kurumlara teslim ediliyor. Başvurusu kabul edilenlerin atama işlemleri, en son görev yapılan kurumlar ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nca yapılıyor. Komisyonun ret kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara 19, 20, 21 ve 22. idare mahkemelerine iptal davası açılabiliyor. 

KOMİSYONUN HAK İHLALLERİNİN ARAŞTIRILMASINA RED

OHAL Komisyonu hukuksuzlukları TBMM’ninin de gündemine geldi. HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve arkadaşları tarafından verilen, 1019 sıra numaralı “Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun sebep olduğu hak ihlallerinin tespitine ilişkin Meclis Araştırma Önergesi, AKP ve MHP oyları ile reddedildi.

1.5 MİLYON KİŞİ ETKİLENDİ

Ömer Faruk Gergerlioğlu, OHAL Komisyonunun hukuksuz olduğunu ve bir iç hukuk yolu olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi. “OHAL Komisyonu lağvedilmelidir”dedi. Gergerlioğlu, “Kamu görevlilerinden 135 bini bir bankada hesabı olması, bir sendikaya üye olması, HDP’ye yakın olması, KESK’in herhangi bir eylemine katılmış olması veyahut da ‘Bu suça ortak olmayacağız’ konulu barış bildirisine imza atan barış akademisyenlerinden olmasından dolayı kamu görevinden ihraç edildi. Bundan yaklaşık 1,5 milyon kişi etkilendi, hâlen de etkileniyor” ifadelerini kullandı.

ÜLKEDE BİR FELAKET TABLOSU VAR

Mağdurların hak aramak için 25 bin dilekçeyle AİHM’ gittiğini belirten Gergerlioğlu, “AİHM baktı ki büyük bir hukuksuzluğun olduğu bir ülke, ‘Baş edemeyeceğim’ dedi ve dosyaları geri gönderdi. Avrupa Konseyinin önerisi, AİHM’in de uygun bulmasıyla Türkiye’de 6 ay sonra OHAL Komisyonu kuruldu. Çok ağırkanlı ve yavaşlatılmış bir şekilde faaliyete 23 Ocak 2017’de başladı. Temmuzda başvuruları kabul etti. 14 Eylülde değerlendirmelere başladı ve 22 Aralıkta ilk sonuçları açıklamaya başladı” dedi.

2.5 YILDA KİMSE MAHKEME ÖNÜNE ÇIKAMADI

Aradan geçen iki buçuk yıla rağmen, tek bir kişinin bile mahkemenin önüne çıkamadığını aktaran Gergerlioğlu, şunları söyledi: “4 bin 500 hâkim, savcı ihraç edildi, bunlar hakkında da Danıştaydan tek bir karar yok. Mahkemelerin takipsizlik ve beraat verdiklerine OHAL Komisyonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal kurumu olan mahkemeleri hiçe sayarak, ret kararı veriyor. Bu bir Anayasa ihlalidir ve Anayasa suçudur. Güya sıralamaya göre gidecekti ‘672, 673’ diye ancak bir baştan, bir sondan, bir ortadan kararlar veriliyor ve burada hukuka uygun olmayan, şüpheli kararlar olduğu ortaya çıkıyor.”

KURUM KANAATİ HUKUKİ DEĞİL

Kurum kanaati denilerek hiçbir hukuki saike bağlı olmayan kararlar verildiğine dikkat çeken Gergerlioğlu, “Bu Komisyon ancak ve ancak AKP’nin isteklerine hizmet etmektedir. Geçtiğimiz hafta perşembe günü, bir ton usulsüzlük ve hukuksuzluğundan dolayı Avrupa Konseyi, OHAL Komisyonunu açıklama yapmaya çağırdı, Strasburg’a gittiler. Türkiye’yi mahcup eden bu Komisyona Avrupa Konseyi dedi ki: ‘Sana verdiğim bu opsiyon kalıcı değildir. İç hukuk yolları tüketilerek AİHM’e başvuru yapılabilir artık bundan sonra.’ bu çok önemli bir sinyaldir” dedi.

KABUL ORANI ÖNCEDEN BELİRLENMİŞ

Gergerlioğlu şunları dile getirdi: “OHAL Komisyonu şu anda bazı havuz medya gazetecilerini çağırıyor ve sipariş haberler yaptırıyor. Geçen bir gazeteciyi çağırdı. Çok düşük oranlarda kabul oyu veriyordu, yüzde 3; Avrupa baskısından dolayı yüzde 7,5’a çıktı bu. Komisyon Başkanı gazeteciye diyor ki: “Bütün, 125 bin kişi bittiği zaman yüzde 15 oranına ulaşacağız.” Ya, nereden biliyorsun yüzde 15’e ulaşacağını? Belki yüzde 25’e ulaşacak. Demek ki önceden belirlenmiş bir oran var. Bu mekanizma sonucunda AİHM’den ileride çok büyük tazminat cezalarına uğrayacağız. Bu apaçık ortadadır. Şu anda büyük usulsüzlükler yapılmaktadır.”

BANK ASYA’YA 100 LİRA YATIRANA RET

Komisyon kararlarını incelediğine de işaret eden Gergerlioğlu, “Düşünün, TMSF’ye devredildikten sonra Bank Asyaya sadece 100 lira yatırmış ve kendisi KHK’yle ihraç edilmiş, ardından iki yıl bir ay ceza yemiş ve komisyona da başvurmuş, ret almış. Bu nasıl bir vicdansızlıktır, nasıl bir zalimliktir” ifadelerini kullandı.

HUKUK TARİHİNİN EN BÜYÜK KATLİAMI

CHP Milletvekili İbrahim Özden Kaboğlu ise şunları söyledi: ” Esasen komisyonun varlık amacı, mahkeme kapasını kapatmak. MİT’in hazırladığı listeleri, altında Bakanlar Kurulunun imzası bulunan kanun hükmünde kararnamelere eklenmek suretiyle oluşturulan bu büyük mağduriyet, kitlesel mağduriyet, âdeta hukuk tarihinin en büyük katliamıdır. Hukuk dışı işlemle gerçekleşen bu uygulamalar karşısında insan hakları, OHALİK bir çare olamamıştır. Gerek İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi gerekse Anayasa’mız çerçevesinde adil yargılanma hakkı gerekleri, bir, mahkeme hakkı; iki, silahların eşitliği ilkesi; üç, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme hakkı; dört, açık usul ve çabukluk ilkesi; beş, yargı kararlarını uygulama yükümlülüğü; altı, suçsuzluk karinesi; yedi, savunma hakları. Adil yargılanma haklarının hangileri acaba saygı gördü bu süreçte? biçiminde bir soru sorulursa, hayır, hiçbirisi.

MAHMEYE GİTME HAKLARI YOK

Çünkü, bırakın adil yargılanmayı, bu kişilerin, 150 bin kişinin mahkemenin kapısına gitme hakkı yok, mahkemeye ulaşma hakkı yok ve bunu biz 2018 Aralık ayında dile getirmek durumunda kalıyoruz. Bu komisyon bağımlı bir komisyondur ve bu komisyon gerçekten eğer biz adil yargılanma hakkı çerçevesinde, bırakın adil yargılanma hakkı ilkelerini, mahkemenin kapısını çalmak istiyorsak bunu lağvedelim, bir an önce mahkemelere ulaşsın 100 binlerce kişi.”

Politika

Hülya Atçı Nergis Türkiye’de ev ve araba alma taktiklerini anlatacak!

AKP Kayseri Milletvekili Hülya Atçı Nergis, halkla alay edercesine muhalefete meydan okudu: “Türkiye’nin ne kadar geliştiğini, gerçekten ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını anlatacağız.”

BOLD – Kayseri’de yerel bir TV kanalının konuğu olan AKP Milletvekili Hülya Atçı Nergis, ekonominin iyi olduğunu savundu. “Biz tepki alıyoruz diye sorumluluğumuzdan kaçamayız. Muhalefet istediği kadar konuşsun, karşı medya istediği gibi haber yapsın” dedi. Ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını öne süren Nergis şunları ifade etti:

“Ben bundan da çekinmiyorum, hodri meydan. Dolayısıyla biz tabii ki iktidarımızın yaptıklarını, atılan adımları, Türkiye’nin nereden nereye geldiğini, Türkiye’nin ne kadar geliştiğini, gerçekten ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını, geçmişle kıyaslandığında Türkiye’in her kademede geliştiğini anlatacağız.”

Hülya Atçı Nergis, geçen günlerde kadın cinayetleri hakkında “O kadınları öldüren şahısları yetiştiren kadınlar, sürekli erkekleri suçlayan dil de yanlış” yorumuyla tepki çekmişti.

Okumaya devam et

Politika

Ali Babacan’dan hükumete öneri: Bankalardaki kiralık kasalar ekonomiyi düze çıkarır!

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, hükumeti eleştirirken verdiği örnekle, halkın yastık altındaki birikimlerine göz diken AKP’ye yeni kaynağı nereden bulabileceğine yönelik bir fikir sundu. Babacan, bankalardaki kiralık kasaların ekonomiyi düze çıkarabileceğini söyledi.

BOLD – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye’deki kiralık kasalarda bulunan değerlerin vezneye girmesi halinde ülkenin nefes alacağını söyledi. Babacan bu açıklamasıyla kaynak arayan hükumete yeni bir fikir vermiş oldu.

EHİL BİR KADRO İLE EKONOMİDE CİDDİ RAHATLAMA OLUR

Babacan, Habertürk’te Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programına konuk oldu. Ekonomi yönetimine eleştirilerde bulunan Babacan, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na kimsenin atanmaması durumunda dahi piyasanın rahatladığını ifade etti. Babacan, dürüst ve ehil bir kadronun gelmesi durumunda ise ekonomide ciddi bir rahatlama olacağını söyledi.

KİRALIK KASALARDAKİ DEĞERLER VEZNENE GİRSE ÜLKE NEFES ALIR

Türkiye’nin her şeye rağmen potansiyeli bulunduğunu söyleyen Babacan, “Bankalarda, kiralık kasa bulmak zor. Deneyin isterseniz. Niye? Çünkü vatandaşlarımız gidip vezneye parasını yatıracaklarına ya da altın hesabı açacaklarına bodrum kata iniyorlar, kiralık kasaya koyuyorlar. Çünkü üst kata, vezneye koyduklarında para gidiyor, kredi olarak kullandırılıyor, şu oluyor, bu oluyor… Güvenmiyorlar. Her şeyi bir kenara bırakın Türkiye’deki kiralık kasalardaki değerler, eksi birinci kattan zemin kata, vezneye girse ülke nefes alır” dedi. Babacan vatandaşın yastık altı ve yurt dışında tuttuğu çok ciddi kaynaklar olduğunu ifade etti.

ERDOĞAN YASTIK ALTINDAKİ ALTIN VE DÖVİZİ İSTEDİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin 7. Olağan Büyük Kongresinde yaptığı konuşmada yastık altındaki altın ve dövizleri bankalara yatırma çağrısı yapmıştı. Erdoğan, “Ellerinde döviz ve altın tutan vatandaşlarımıza çağrı yapmak istiyorum. Vatandaşlarımdan evlerindeki döviz ve altını çeşitli finans araçlarına yatırarak ekonomi ve üretime kazandırmalarını istiyorum. Ülkemize yatırım yapan uluslararası yatırımcılara Türkiye’nin gücüne ve potansiyeline güvenmeleri çağrısında bulunuyorum” dedi.

Ay’dan yastık altına yumuşak iniş

Okumaya devam et

Politika

Ahmet Şık Türkiye İşçi Partisine katıldı: Dikta rejimine mecbur değiliz

HDP’den geçtiğimiz yıl istifa eden bağımsız milletvekili Ahmet Şık, Türkiye İşçi Partisine (TİP) katıldığını açıkladı. Şık’ın katılımıyla TİP’in milletvekili sayısı 3’e yükseldi.

BOLD – TİP’e katılımını sosyal medya hesabından duyuran Bağımsız İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, “Uzak gibi görünen umutlu günlere hep birlikte uzanıp dokunabilmek adına Türkiye İşçi Partisi’ne katılıyorum” ifadelerini kullandı.

Şık, Türkiye İşçi Partisi’ne katılmasıyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Şık, açıklamasında şunları kaydetti: “Bugün memleketteki hava bir yandan tüm kasvetiyle üzerimize çöküp karamsarlığımızı derinleştirirken, diğer yandan hepimizi, yeniden, ısrarla bir inada çağırıyor. Sınırları baştan çizilmiş oyunları, denenmiş çıkmazları ortadan kaldıracak, umudu canlandıracak ve yarını hep birlikte kuracak bir ortak inada ihtiyacımız var.

DİKTA REJİMİNE MECBUR DEĞİLİZ

Herkesin aynılaştırıldığı, aynılaşmak zorunda bırakıldığı bir dikta rejiminden kurtulmayı dileyenleri çaresizliğe itenlere mecbur değiliz. Emekte, eşitlikte, barış, demokrasi ve özgürlükte inat etmekten yılmayanlar, korkmayanlar, asla aşağı bakmayanlar olarak bizler, yalnız değiliz. Ve bugün buradaysak ve “varız” diyorsak, yaşamaya devam ettiğimizi söylüyorsak çaresiz hiç değiliz. Uzak gibi görünen umutlu günlere hep birlikte uzanıp dokunabilmek adına Türkiye İşçi Partisi’ne katılıyorum. Çocuklarımızın düşlerini gerçek kılacağımız bir hayata inanan sizleri de inadımıza ortak olmaya, Türkiye İşçi Partisi’ne katılmaya davet ediyorum.”

Ahmet Şık’ın katılmasıyla TİP’in Meclis’teki milletvekili sayısı 3’e çıkarken bağımsız milletvekili sayısı ise 10’a düştü. Şık, 4 Mayıs 2020’de HDP yönetimiyle yaşadığı anlaşmazlığı gerekçe göstererek istifa etmişti.

İktidarın el birliğiyle öldürdüğü Ahmet Burhan’ın fotoğrafını Kamu-Sen afiş yaptı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0