Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Yıldırım formülü “eyalet sisteminin” başlangıcı

Binali Yıldırım için özel bir düzenleme yapılarak eyalet sisteminin önünün açılacağı ileri sürüldü.

31 Mart yerel seçimlerinde AKP’nin İstanbul adayı olması beklenen Binali Yıldırım için özel bir düzenleme yapılarak eyalet sisteminin önünün açılacağı ileri sürüldü. Düzenleme ile İçişleri Bakanı ve Valinin üst amir olmaktan çıkarılacağı böylece eyalet sisteminin de ilk adımının atılmış olacağı dile getirildi.

Can Ataklı’nın Sözcü Gazetesi’ndeki yazısının ilgili bölümü şöyle;

“Yandaş medyaya bakarsanız AKP’nin İstanbul adayı kesinlikle Binali Yıldırım.
Ben o kadar emin değilim.
MHP’ye “jest” yapılacak iller hariç bütün adaylar açıklandığı halde ve adı bilinmesine rağmen İstanbul’un hâlâ açıklanmaması bu konuyla ilgili sorun olduğunun işaretidir.
Bütçe görüşmelerinin devam ediyor olmasının ve açıklamanın bütçe görüşmeleri bittikten sonra yapılacağının söylenmesi, bana inandırıcı gelmiyor.
Çünkü artık yeni sistemde ne hükümet ne de parlamento yok.
Meclis’te bütçenin görüşülmesinin siyaseten hiçbir önemi yok.
Binali Yıldırım’ın bütçe görüşmeleriyle ilgisi ise hiç yok.
Meclis Başkanı o kadar.
Bütçe görüşmelerinde başkanlık kürsüsünde bile oturmuyor ki.
Haydi “eskiden bütçeyi hazırlayan hükümetin başkanı, bütçesini sunar sonra da eleştirileri yanıtlardı” diyelim.
Yeni sistemde bu da yok.
Saray hazırladığı bütçeyi Meclis’e gönderiyor, şu anki Meclis de sanki bütçeyi görüşmüş gibi yapıp onaylıyor, ki zaten onaylamasa bile sorun yok, eski bütçeyle devam edilebiliyor.
Demek ki Yıldırım’ın adının açıklanması için bütçe görüşmelerini öne sürmek sadece bir bahanedir.
Bu adaylık konusunda yaygın bir inanış da Binali Yıldırım’ın seçilmesi halinde yaşanacak “protokol krizinin nasıl aşılacağının henüz bilinmediği” yönünde.
Ankara kulislerinde bu konunun aslında hallolduğu da söyleniyor.
Sadece Yıldırım’a özel bir yeni düzenleme yapılacağı ve böylelikle içişleri bakanı ile valinin “üst amir” olma durumunun aşılacağı söyleniyor.
Bunu da “çok makul” bulanlar var.
Oysa konu o kadar “iyi niyetli” mi kuşkuluyum.
Çünkü kişiye özel çıkarılan bir uygulama anayasa gereği bir süre sonra “eşitliği bozduğu” gerekçesiyle diğer büyük şehirlerde de uygulanmaya başlanabilir.
Bu sonuç üstü kapalı bir “eyaletler sisteminin” ilk adımı olacaktır.
Zaten Avrupa Birliği’nin “yerel yönetimlerin güçlendirilmesi” kararını imzalamış bir ülke olarak bu “bir belediyeye yönelik ayrıcalık” giderek sirayet edecek ve sistem kendiliğinden “özerklik aşamasına” kadar bile çıkarılabilecektir.
Şu anda hiçbir şey sızmıyor ama HDP ile gizliden gizliye görüşmeler yapılıp yapılmadığını bilmiyoruz.
Oslo’da liberal maskeli “yetmez amaç evetçiler”in şimdilik HDP tarafından inkar edilse de aslında “HDP’yi uysallaştırmak ve AKP ile ortak bir zemin arayışına itmek” için yapıldığını anlamamak mümkün değil.
Bunun üstüne bir de Meclis’te torba yasaya konulan “Cumhurbaşkanı istediği belediyelere istediği maddi kaynağı aktarabilir” kanunu eklenince hazırlanan plan bence kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Politika

Cumhur İttifakındaki ‘Ekmek’ kavgasına Akşener yorumu: Küçük ortağın bundan haberi var mı sayın Erdoğan?

Bahçeli’nin ‘Askıda ekmek’ kampanyası için, “Bugün Türkiye’de evine ekmek götüremeyen diye bir şey var mı?” diyen Erdoğan’a Meral Akşener’den yanıt geldi.

BOLD – MHP Lideri Devlet Bahçeli, geçtiğimiz günlerde imkanı olanları, dar gelirlilere yardım için ‘Askıda Ekmek’ kampanyasına davet etti. Partisinin Malatya il kongresi sonrası bir grup esnafın, “Eve ekmek götüremiyoruz” serzenişiyle karşılaşan Erdoğan, ekonomik durumlarını abartmakla suçladı.

Bugün de gazetecilerin, Bahçeli’nin kampanyasını hatırlatması üzerine Erdoğan: “Bugün Türkiye’de evine ekmek götüremeyen diye bir şey var mı? OECD ve IMF ölçeklerine göre en iyi konumda olan ülkeyiz” diye konuştu.

İttifaktaki ‘Ekmek’ çatlağı muhalefetin de gündeminde İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener sosyal medya hesabından hem Bahçeli’ye hem de Erdoğan’a gönderme yaptı. Erdoğan’ın sözlerini alıntılayan Akşener: “Peki, ‘Askıda Ekmek Kampanyası’ başlatan küçük ortağının, bundan haberi var mı Sayın Erdoğan?” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’a göre karikatürün hedefinde kendisi değil İslam var!

Okumaya devam et

Politika

Canan Kaftancıoğlu İstanbul Valiliğinin 29 Ekim törenini kimin yüzünden terk etti?

Gazeteci Nevşin Mengü, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun İstanbul Valiliğinin düzenlediği töreni Erdoğan’ın siyasi propaganda içeren mesajı yüzünden terk ettiğini duyurdu.

BOLD – Koronavirüs yüzünden İçişleri Bakanlığı 81 ilde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerine kısıtlama getirdi. Bakanlık, Valilik ve kaymakamlıkların izni dışında herhangi bir törenin yapılmasını yasakladı. Bu kapsamda, İstanbul Valiliği Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde bir tören düzenledi. Törene CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da katıldı. Fakat Kaftancıoğlu AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajı okunduğu sırada tören alanını terk etti.

PROPAGANDA İÇEREN MESAJ YÜZÜNDEN

Gazeteci Nevşin Mengü, Kaftancıoğlu’nun töreni terk etmesinin sebebini sosyal medya hesabından açıkladı. Mengü mesajında şu ifadeleri kullandı: “Canan Kaftancıoğlu İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen Cumhuriyet Bayramı çelenk bırakma törenini terk etti. Kaftancıoğlu’nun ekibi töreni terk etme nedeninin, törende Erdoğan’a ait siyasi propaganda mesajının okunması olduğunu söyledi”

İşkenceden sorumlu devlet görevlileri için delil avı başladı

Okumaya devam et

Politika

Kılıçdaroğlu’nun koruması Çubuk’taki saldırıyla ilgili jandarmayı suçladı

Kemal Kılıçdaroğlu’nun şehit cenazesinde uğradığı yumruklu saldırıda ihmali bulunduğu gerekçesiyle yargılanan emekli Emniyet Müdürü Koray Aslan, olayın koruma ekibine yıkılmak istendiğini söyledi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yumruklu saldırı olayından sonra İçişleri Bakanlığınca başlatılan idari soruşturma çerçevesinde ifade veren Koray Aslan, savunmasında jandarmayı suçladı.

Hakkında önce ceza istenmeyen, sonrasında ise Emniyet Genel Müdürlüğü’nün talebi doğrultusunda ikinci rapor düzenlenerek ceza talebinde bulunulan Aslan’ın savunmasında CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Çubuk’a bağlı Akkuzu Köyü’ne gidişiyle ilgili Emniyet’e bilgi verildiğini, bilgiyi veren memurun hangi saatte hangi numarayı aradığı bilgisinin de mevcut olduğunu kaydetti.

T24’ün haberine göre Emniyet Genel Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığına verdiği savunmasında Aslan, iki müfettişin hakkında üç günlüğe kadar maaş kesim cezasını kabul etmediğini söyledi. Aynı müfettişlerin 17.07.2019 tarihli disiplin soruşturma raporunda tarafına “cezaya mahal yoktur” şeklinde görüş belirttiğini belirten Aslan, “Geçen bu beş aylık sürede hangi yeni delillere istinaden beş ay önceki raporların tam tersine rapor düzenlendiğini ve eğer yeni delil elde edilmişse bu yeni delillerin tarafımla paylaşılmasını talep ediyorum” dedi.

ANKARA EMNİYETİ’NE HABER VERİLDİ

Aslan, ifadesinde şehit cenazesinde görevli jandarmanın ihmaline dikkat çekti. Aslan şunları kaydetti: “Bu süreçte yeni bir delil elde edilmemişse hazırlanan bu raporun nasıl değiştiğiyle ilgili de bilgi verilmesini istiyorum. Jandarma bölgesinden polis nezaretinde çıkmamıza rağmen jandarmaya tek bir söz söylemeden olayları koruma ekibine yıkmaya çalışmak hangi vicdana sığar? Bahsi geçen olayla ilgili “haber verilmedi” suçlamalarına maruz kalıyoruz. Ama herkes biliyor ki Ankara Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğü Nöbetçi Amirliğine haber verildi. Konuyla ilgili, haber veren memurun hangi numarayı saat kaçta aradığına ilişkin bilgiler kayıtlara geçmiştir. Sayın Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, bana ceza istenmeyen ilk raporu siz geri göndermiştiniz. Eğer bu istenilen cezayı da az bulursanız, istediğiniz cezayı verebilirsiniz. Ama unutmayın ki hukuk bir gün size de lazım olabilir. Geçenlerde bir yerde okuduğum bir cümleyi sizinle paylaşmak istiyorum: “İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır. En mükemmel adalet size vicdandır. Bu haksız ve hukuksuz istenilen cezayı kabul etmiyorum. İtiraz ediyorum. Hakkımı her platformda sonuna kadar arayacağım. Çünkü Peygamber Efendimizin hadisinde söylediği gibi “Haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır.”

15 Temmuz Ahırı’ndaki kursiyer teğmenler beraat etti

Okumaya devam et

Popular