Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Beraat eden 17 bin KHK’lı görevine iade edilmiyor

Mahkemelerde beraat eden 17 bin KHK’lının göreve iade edilmemesiyle ilgili Meclis’te gerilim çıktı. Terör propagandası suçlamaları ile dini yorumlar havada uçuştu.

İyi Parti Konya milletvekili Fahrettin Yokuş, beraat eden 17 bin KHK’lının, kamudaki görevlerine iade edilmediğini söyledi. Uygulamanın, zulmün boyutunu göstermesi bakımından önemine işaret etti. Mecliste tartışma yaşandı.

KORKU CUMHURİYETİ DÜZENİ KURULDU

İyi Partili Fahrettin Yokuş, AKP Hükûmetinin OHAL’in arkasına sığınarak Anayasa’yı ve yasaları çiğnediğini ifade etti. “657 sayılı Yasa’yı paspas yaptı. Ülkede ve kamuda korku cumhuriyeti düzeni kurdu. KHK nedeniyle on binlerce çalışanı yargısız infaza tabi tuttu. Bugün 17 bini aşkın beraat etmiş kamu görevlisinin işlerine iadeleri yapılmıyor. Zulüm boyutlarını göstermesi bakımından bu, sizin için önemli bir sonuçtur” dedi.

PROPAGANDA YAPMAKLA SUÇLANDI

Yokuş’un sözlerine AKP’lilerden tepki geldi. Grup Başkanvekili Cahit Özkan, “OHAL’le ilgili alınan kararlar Fetö’yle mücadele bağlamında alınan kararlar. Her defasında OHAL’le ilgili kararları itibarsızlaştırıp âdeta Fetö’nün propagandasını yapma gayretlerini de kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

O OKULLARDA OKUYAN BİRİ BAKAN, BİRİ CEZAEVİNDE

Özkan’a cevap, İyi Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu’ndan geldi. Ağıralioğlu, hukukun herkese eşit olması gerektiğini belirtti. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı işaret ederek, ” ‘Benim o okullarda okuduğuma bakmayın, ben şerefli bir annenin, babanın evladıyım.’ diyen bir vatan, millet evladı bakan. Aynı kriterler içerisinde bir vatan, millet evladı da hapiste olabilir. Hukuk işte bu keyfîliği ortadan kaldırmak içindir.” dedi.

ZENGİN HIRSIZI AFFEDEN KAVİMLER HELAK OLDU

Ağıralioğlu şunları söyledi: “Efendimiz kendilerine affedilmesi için, şöhretli olan birinin hırsızlığı için müracaatta bulunan ve ısrar eden ashabına şöyle demiştir; ‘Sizden önceki kavimlerin helak olmasının sebebi şudur: Onlar içlerinden şöhretli, itibarlı, güçlü, zengin olanlar hırsızlık etti mi onları affeder, kabahat etti mi onları affeder; garip gureba, fakir fukara kabahat etti mi onları cezalandırırlardı. O yüzden Allah o kavimlerin tamamını yerle bir etti.’ Ondan sonra o meşhur, hepimizin ağzına pelesenk olan sözü ifade buyurdular: Peygamber kızı Fatıma olsa…”

BAKANA DA GARİBANA DA EŞİT OLMALI

Hukukun bakan ile garibanı, en güçlü ile en zayıfı eşitleme mekanizması olduğunu belirten Ağıralioğlu, “Yani kural tanımlanır, tanımlanan kural suçsa herkese, bakana da, garibana da eşittir. Şimdi, Türkiye’de mekanizmanın keyfîliğinden kastettiğimiz şey şudur: Sayın Cumhurbaşkanının OHAL’le ilgili hassasiyetlerini, eskiden söylediği cümleleri, kaldırırken hangi saiklerle söylediğini bir okuyun, ‘Biz kaldırırken mutlaka kaldırdığımızda hikmet vardır. Biz getirdiğimizde de bir hikmet vardır.’ Bu yaptığınız siyasetinizin şu üslubuna nezaret ediyor: İstediğiniz yere oku atıp, okun düştüğü yerin üstünü daireyi alıp üstüne “12” yazarak isabet etmiş olmuyorsunuz, vurmuş olmuyorsunuz” dedi

Politika

Devlet Bahçeli’nin Meclis kürsüsünde ‘pasta’ ile imtihanı

Askıda ekmek kampanyasına yönelik eleştirilere cevap veren Devlet Bahçeli, prompter metninin dışına çıkınca kürsüde dili dolandı. Milletvekillerinin desteğiyle ‘pasta’ sözcüğünü dile getirebilen Bahçeli, “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözüne atıfta bulundu.

BOLD – MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuştu. Geçen haftalarda öncüsü olduğu askıda ekmek kampanyasına yönelik eleştirilere cevap veren Bahçeli, prompter metninin dışına çıktı. Eski Fransa Kraliçesi Marie Antoinette’nin “Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler” sözüne atıfta bulunmak istedi. Bahçeli, kullanacağı sözleri unutunca, ön sıralarda bulunan milletvekillerinden yardım aldı.

ABD’deki başkanlık seçimlerine de değinen Bahçeli, “Biden’ın iktidarı devirme açıklaması son derece uyanık olmamızı gerektirmektedir” dedi. Cumhurbaşkanlığı sistemini savunan Bahçeli, grup toplantısında şunları söyledi:

BUNLARIN AHI GİTMİŞ VAHI KALMIŞTIR

Güçlendirilmiş Parlamenter sistem amaçlayanların ne istedikleri ortadadır. Ne CHP, ne HDP, ne de İYİ Parti aziz Türk milletine bir gelecek vaat edemeyecektir. Bunların ahı gitmiş, vahı kalmıştır. Cumhur İttifakı 7 düvele direnmektedir. Zillet siyaseti ise vurgun yemiş, bu masalın sonuna karmaşık ihtilaflarla gelmiştir. Ha TKP, ha HDP, ha CHP… Bunlar arasında ne fark vardır? Türkiye’yi sokakta teslim almayı hedefleyen, terörist Demirtaş’ı aynı üslupla öven bunlar değil midir? Birlikte anayasa yazmaya hazırlanan bunlar değil midir? HDP’yi MHP’ye tercih edecek kadar zıvanadan çıkan bunlar değil midir?

HELE BİR SOKAĞA ÇIKSINLAR

Siyaseti sokağa havale edenlerin sonu meçhuldür. Biden’ın iktidarı devirme açıklaması son derece uyanık olmamızı gerektirmektedir. Bazı alçak kalem sahipleri ve yorumcuları ateşle oynamaktadır. Sözde Kürt meselesi şeffaf bir şekilde çözülmeliymiş. Hele bir çıksınlar da sokağa görsünler dünyanın kaç bucak olacağını. Türkiye Cumhuriyeti sokakta bulunmadı, sokakta bırakılmayacak, sokak serserilerine teslim edilmeyecektir.

ASKIDA EKMEK

Biz ekmek dedikçe, ekmeksizler saldırıyor. Meğer ekmeğe düşman kesilmişler. Zilletin yüksek voltajına çarpılanlara sesleniyorum; ne de olsa ekmek derdiniz yok, işleriniz tıkırınızda. Salgın döneminde bütün ekonomiler sallanırken, haksız şekilde Türkiye’yi kötü göstermeye girişecek kadar millet muhalifisiniz. Askıda ekmek vardır ama sokakta adım atacak yeriniz yoktur. Ekmeğe de vatana da sahip çıkacağız. Vatandaşlarımızın çorbası kaynayacaktır. Aç ve açıkta kim varsa bizim meselemizdir. Aşımız paylaşacağız, ekmeğimizi bölüşeceğiz.

MACRON SİYASİ ŞİZOFREN

Fransa’da sergilenen ambargolar derinden yaralamaktadır. İslam’ı yeniden yapılandıracaklarını söyleyen Fransa Cumhurbaşkanı taşeronluğa soyunmuştur. Akli melekelerini kaybetmiş, mesele yapacak başka işi yok mudur? Bu siyasi şizofren hangi hakla İslam’ı yapılandırmaktan bahsetmiştir. Bütün insanlığın kurtuluşu İslam’dan geçer. Dinin sahibi Allah’tır, Macron’un sahibi kimdir? İnanıyorum ki Macron’un düşeceği günler yakındır.

ABD’YE KUŞKUMUZ YOĞUNLAŞTI

Hatay’ın İskenderun ilçesinde dün akşam meydana gelen menfur olay olukça düşündürücüdür. Anlaşılmaktadır ki kokuşmuş bedenine bomba saran hain kendini patlatmıştır. ABD Büyükelçiliği’nin vatandaşlarına yönelik güvenlik uyarısından sonra bu terör olayının çıkması kuşkularımızı yoğunlaştırmıştır. ABD Büyükelçiliği sahip olduğu bilgileri Türkiye ile paylaşmadıysa büyük bir skandala imza atmıştır. Nezaketsiz ve art niyetli durum söz konusudur.”

Namlunun ucundaki KHK’lının polisten isteği: Çocuk uyanmasın lütfen!

Okumaya devam et

Politika

Ali Babacan’dan Berat Albayrak’a ‘bakkal çırağı’ eleştirisi

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ekonomi yönetimini eleştirdi. “Ekonomide öyle hatalar yapılıyor ki bırakın uzun yıllar iş hayatında olmayı, ortaokul ve lise yıllarında bir bakkalın yanında iki aylık çıraklık yapanlar bu hataları yapmaz” dedi.

BOLD – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Karar TV’de yükselen dolar kuru ve ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

GAZIN PİYASAYA ETKİSİ SIFIR

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘müjde’ diye açıkladığı Karadeniz’deki doğalgaz keşfi için de Babacan “Hem bir ülke hem de bir bakan kurtarılmaya çalışılıyor. Ama piyasaya etkisi sıfır. Çünkü 120 milyar doları harcamışsınız, 120 milyar dolarlık gaz bulsanız kim güvenir” ifadelerini kullandı.

BAKKAL ÇIRAĞI YAPMAZ

İnşaat sektörünün büyük rantı nedeniyle çok cazip bir hale geldiğini, sanayicinin bile üretmekten ziyade inşaata yatırım yapmaya başladığını kaydeden Babacan “Döviz kaynakları, inşaat sektörüne aktarıldı. Fakat inşaat çok az döviz getirisi sağlar. Bu işin çok basit bir mantığı var. Döviz kaynakları yine döviz getirisi yatırımlara ayrılmalıydı. Ekonomiyi yönetenler, öyle hatalar yapıyor ki iki aylık bir bakkal çırağı bunların yaptığı hatayı yapmaz” dedi.

S-400 AÇIKLAMASI: KAYBET-KAYBET

ABD ile Türkiye ilişkilerini bozan S-400 savunma sistemleriyle ilgili de konuşan Babacan, şöyle konuştu: “ABD yıllarca bize Patriot vermedi. Bunun üzerine şahsi bir inatlaşma ile S-400’ler alındı. Fakat S-400’ler kurulamadı bile çünkü yaptırımlardan korkuldu. F-35 projesi de sonlandırılırdı ki bu hava savunmasında bizim için ciddi zafiyet oluşturacak. Hem kullanılmayan S-400’le milyar dolarlar verdik hem de F-35’ten çıktığımız için milyarlarca dolar zarar ettik. Kaybet-kaybet yani…”

İHALELER ÜÇ BEŞ ŞİRKETE VERİLİYOR

Kamu ihalelerinde pek çok yanlış işler yapıldığını kaydeden Babacan, şunları dile getirdi: “Şu anda kamu ihaleleri açık yapılmıyor. Belirli 2-3 şirket var, bunlardan ihale için sadece teklif isteniyor. O teklifler de zaten hazırlanmadan önce arka odalarda ya da başka ofislerde nasıl yapılacağı düzenlenmiş oluyor. Artık öyle kamu ihaleleri için yarış falan yok ortada. Büyük projelerde yok böyle bir şey.”

BÜYÜK İNSAFSIZLIK

Gençlerin işsizlik ve özgürlük sorunu olduğunu belirten Babacan, “Liseli gençler yanımıza gelip, ‘Başımıza iş gelir diye sosyal medya kullanmaya korkuyoruz’ diyorlar. Bu memleketi bu duruma düşürmek büyük insafsızlık” değerlendirmesi yaptı.

BEYİNLERİNDEN GEÇEN YÜZDE KAÇI ŞAHSİ MESELE

Yeni Ekonomik Programda Devlet Malzeme Ofisiyle ilgili değişikliğin yer aldığını belirten Babacan, büyük projelerin hepsinin “istisna maddesiyle” yürüdüğünü ifade etti. Babacan, şunları söyledi:

“Normalde açık ihale yapılması lazım. Önceden belirlenmiş üç şirkete ‘teklifi yaz gönder’ deniliyor. Zaten arka odalarda düzenlenmiş durumda. Kamuda ihale, yarışma kalmadı. Yeni Ekonomik Program’ın yapısal reformlar kısmında başka hiçbir dert yokmuş gibi, ‘Devlet Malzeme Ofisi (DMO) uluslararası çapta devletin merkezi satın alma birimi haline getirilecektir’ yazmışlar. Çünkü DMO’nun kanununda diyor ki, ‘yaptığı bütün alımlar ihale yasasından istisnadır’. DMO satın alırken hiçbir şeye tabi değil. Kamu ihale yasasından tamamen istisna. İstedikleri malı, istedikleri fiyattan, istedikleri yerden alacaklar. Bütün devlete dağıtımı oradan yapacaklar. Bunu ikinci önemli reform maddesi olarak yazıyorlar. Bu kadar olmaz. Beyinlerinden geçen işlerin yüzde kaçı memleket meselesi, yüzde kaçı şahsi mesele?”

AKP döneminin hukukçularını veterinerler yetiştiriyor

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’dan boykot çağrısı: Fransız markalarını satın almayın

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası açılış programında yaptığı konuşmada “Sakın Fransız markalarını satın almayın” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Sarayında gerçekleştirilen Mevlid-i Nebi Haftası açılış programında konuşan Erdoğan, Fransız mallarının alınmaması çağrısında bulundu. Erdoğan, “Nasıl ki Fransa’da Türk markalı mal zatın alınmayın diyorsa ben de şimdi buradan milletime sesleniyorum. Sakın Fransız markalarını satın almayın” ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“Salgın dalgalar halinde yayılmaya devam ediyor. Vakitlice aldığımız tedbirler sayesinde diğer ülkelere göre krizi daha hafif geçiriyoruz. Bizim dinimizde Hıristiyan olmak suç değildir, Musevi’ye de sahip çıkıyoruz, ama gelin Fransa’da bir zulüm varsa gelin oradaki Müslümanlara da sahip çıkalım diye buradan dünya liderlerine sesleniyorum. Gün geçmiyor ki Müslümanların inanç hürriyetini kısıtlayan uygulamayla karşılaşmayalım. Kur’an-ı Kerim’i hedef alan alçaklıkla muhatap olmuyoruz. Fransa’nın akli noktada kontrole muhtaç liderinin teşvikiyle bu saldırılar yapılmaya başlandı. Demokrasiyi kimseye bırakmayan batılı devlette, Müslümanlara yönelik saldırılar sıradan hale gelmiştir. Irkçı terörizm… Buradan sesleniyorum, siz faşistsiniz, siz Nazi’nin zincir halkalarısınız.”

Esnafın “Eve ekmek götüremiyoruz” feryadı Erdoğan’a ‘Abartılı’ geldi: Al bu keyif çayını iç!

Okumaya devam et

Popular