Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Binlerce şoförü mağdur eden köprü cezalarına af geliyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı (TBMM) Binali Yıldırım, İstanbul’da binlerce ticari araç sahibini mağdur eden köprü geçiş cezalarına ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.

Ev adreslerine, astronomik miktarlarda köprü geçiş cezası gelen vatandaşlar, TBMM Başkanı Binali Yıldırım ile görüştü. Yıldırım’ın, İstanbul Büyükşehir belediye başkan adaylığı kesinleşmesinden hemen sonra gerçekleşen buluşmada, vatandaşlar mağduriyetlerini anlatarak, Binali Yıldırım’dan yardım istedi.

YILDIRIM: BU İŞİ KÖKTEN ÇÖZECEĞİZ

Görüşme sonrası açıklama yapan Yıldırım, ulaştırma bakanlığının yeni düzenleme yapması gerektiğini kaydetti. Yıldırım, “İlk işim bu konuyla ilgili inşallah bir düzeltici işlem yapacağım. 6001 sayılı karayolları kanununa geçici bir madde koyarak bu işi kökten çözeceğiz.” dedi.

BÜTÜN CEZALAR AFFEDİLECEK

Binali Yıldırım cezaların yazıldığı günden düzenlemenin Meclis’ten geçtiği güne kadar olan bütün cezaların affedileceğini vurgulayarak, “İlk işimiz bu, ikincisi dava açılmışsa bu davaların düşmesi söz konusu olacak. Cezalar ödenmişse o paralar da geri ödenecek.” açıklamasını yaptı.

KÖPRÜLERDE NE YAŞANMIŞTI?

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün (üçüncü köprü) devreye girmesiyle belli ölçülere uymayan ticari araçların, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kullanmaları yasaklanmıştı. Bu yasağın farkında olmayan bazı vatandaşların ev adreslerine 900 liradan 15 bin liraya kadar varan oranlarda astronomik miktarda para cezaları gelmişti.

Cezaları protesto eden vatandaşlar farklı tarihlerde köprülerde protesto eylemleri yapmıştı.

FATİH KÖPRÜSÜNÜ HANGİ ARAÇLAR KULLANAMIYOR?

Buna göre, dingil mesafesi 3,19 metreden fazla olan, panelvan olarak adlandırılan araçların Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kullanmaları yasak. Geçiş yapanların cezası ise 915 lira.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) 02.11.2016 tarih ve 2016/8 1 sayılı kararı ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kullanan 2., 3., 4. ve 5. Sınıf araçlar ile kimyasal madde taşıyan araçların, açılış tarihinden itibaren Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü kullanması gerekiyor.

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göreyse Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden sadece 1. sınıf araçlar, yolcu servis araçları, toplu taşıma araçları ile Karayolları Genel Müdürlüğü’nden izinli kamu kurum ve kuruluşların resmi plakalı araçları geçebiliyor.

Bu arada dingil mesafesi standartların üzerinde olan İETT ve Halk Otobüsleri, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kullanabilmek için, Karayolları Genel Müdürlüğü’nden yıllık izin alıyor.

Gündem

TTB’den Sağlık Bakanlığı genelgesine tepki: Kabul edilemez

Türk Tabipleri Birliği (TTB), koronavirüs salgını nedeniyle sağlık çalışanlarının atama, izin, emeklilik ve istifa taleplerinin kabul edilmeyeceğinin bildirilmesinin ardından bir açıklama yaptı.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca imzalı 81 il valiliğine gönderilen genelgeyle sağlık çalışanlarının, özel durumlar hariç izin, atama, istifa ve emeklilik hakları askıya alındı. Sosyal medyada gündem olan karar, insanlık dışı yorumlarına neden oldu.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), koronavirüs salgını nedeniyle sağlık çalışanlarının haklarının ellerinden alınmasının ardından bir açıklama yaptı.

Açıklamada sağlık çalışanlarının düzenli teste tabi tutulmadan canlarının tehlikeye atıldığının altı çizilerek şu ifadeler kullanıldı: “Pandeminin 8. ayında Kovid-19 Meslek Hastalığı Sayılmazken, Sağlıkçılara düzenli test yapılmazken; Sağlık Çalışanlarının izin ve istifalarının engellenmesi kabul edilemez.”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın imzası ile 81 ilin valiliğine gönderilen genelgede koronavirüs salgını sürecinde kamu sağlık hizmetinin etkin ve kesintisiz şekilde sürmesi gerekçesiyle yapılan düzenlemeler kamuoyuyla paylaşıldı. Bakanlık, koronavirüs salgını nedeniyle sağlık çalışanlarının istifalarının kabul edilmeyeceğini açıkladı, malulen emeklilikler dışında emeklilik işlemleri de askıya aldığını duyurdu. Öte yandan evlilik, ölüm, analık, hastalık ve refakat gibi yasal mazeret izinleri hariç Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında çalışan bütün personelin ikinci bir emre kadar yıllık izinleri durduruldu.

Sağlık çalışanlarına atama, istifa, izin ve emeklilik yasaklandı

 

Okumaya devam et

Gündem

Sağlık çalışanlarına atama, istifa, izin ve emeklilik yasaklandı

Sağlık Bakanından yayınlanan genelge ile malulen ve yaş haddinden emekli olanlar dışında, sağlık çalışanına atama, emeklilik, istifa ve izin hakkı kullandırılmayacağı duyuruldu.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın imzalı 81 il valiliğine gönderilen genelgede koronavirüs salgını sürecinde kamu sağlık hizmetinin etkin ve kesintisiz şekilde sürmesi için yapılan düzenlemeler bildirildi. Buna göre; merkez taşra teşkilatında görevli bütün personelin, her ne sebeple olursa olsun bu süreçte görevinden çekilme (istifa) talebi kabul edilmeyecek. Yaş haddinden emekli olacaklar ile malulen emekli olacakların ayrılışları yapılarak kapsam dışındakilere yönelik emeklilik işlemi tesis edilmeyecek. Sağlık hizmetinde görevli sağlık işçilerinin, re’sen emeklilik işlemleri ile malulen emeklilik işlemleri yapılıp işten ayrılmaları sağlanacak, bunun haricinde ayrılmak isteyenlere müsaade edilmeyecek.

ATAMALAR DURDURULDU

Eşinin emekliye ayrılmasından kaynaklı atama, öğrenim durumuna dayalı atama, alt ve üst hizmet bölgelerine atama ile karşılıklı yer değiştirme ve engelli durumundan yapılacak atamalar ikinci bir duyuruya kadar durduruldu. Sağlık tesislerinde görevdeyken başka kamu kurum ve kuruluşlarına atama talep edip de ataması yapılan personelin, ayrılışı yapılmayacak. Başka kamu kurum ve kuruluşlarına atama talep eden personele bu süreçte muvafakat verilmeyecek. Kamu hizmetinde ihtiyaç duyulan durumlarda Bakanlık tarafından zorunlu olarak iller arası geçici görevlendirilen personelin derhal ayrılışının yapılarak görevlendirildiği yere gitmesi sağlanacak.

YILLIK İZİNLER ASKIDA

Bakanlık, merkez ve taşra teşkilatında çalışan bütün personelin ikinci bir emre kadar yıllık izinlerini durdurdu. Evlilik, ölüm, analık, hastalık ve refakat gibi yasal mazeret izinleri uygulamadan hariç tutuldu. Yıllık iznini kullanmakta olan personel ise mezkur izinlerini kullanmaya devam edecek. Çalışan eşlerin her ikisinin de Sağlık Bakanlığı çalışanı olması halinde, kamu sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğine yönelik gerekli tedbirleri alınması kaydıyla okul öncesi ve ilköğretimde çocuğu bulunan çalışanların yıllık izin talepleri, kadın çalışana öncelik verilmek kaydıyla kurum amirlerince değerlendirilerek hizmeti aksatmayacak şekilde planlama yapılacak.

ÜCRETSİZ İZİN DE KALDIRILDI

Radyoaktif ışınlarla çalışan personele verilmekle yükümlü olunan bir aylık sağlık izni kurum amirlerinin uygun göreceği zamanda kullandırılacak. Personele kurum amirlerince takdir edilmek kaydıyla idari izin verilmesine devam edilecek. Doğum sonrası analık iznine müteakip alınan ücretsiz izinler ve talep edilen ücretsiz izinler ile sendikalarda yönetici pozisyonundan dolayı ücretsiz izin talep edenlerin talepleri karşılanacak, bunlar dışındaki personele ücretsiz izin verilmeyecek. Daha önce yürürlüğe konulan ‘Kovid- 19 Kapsamında Kamu Çalışanlarına Yönelik Tedbirler’ konulu genelgenin uygulanmasına devam edilirken, hamile personele hamileliğinin 24’üncü haftasından 32’inci haftasına kadar izin verilmesi uygulamasına devam edilecek.

NE DE OLSA SAĞLIKÇININ HAKKI ÖDENMEZ

Yayınlanan genelge sağlık çalışanlarının tepkisini çekti. Sağlık Bakanlığının kararı sosyal medyada kısa sürede ‘Sağlık çalışanının canı yok mu’ etiketiyle gündemin ilk sırasına yerleşti. Yusuf Şahin adlı sağlık çalışanı en az alımın pandemi döneminde alındığını söyleyerek, “Atama sözü ver atama yapma, en az bütçeyi Sağlık Bakanlığı alsın, ek ödemelerini yatırma, motivasyonunu yerle bir et sonra da sağlık çalışanının tüm haklarını elinden al. Ne de olsa sağlıkçının hakkı ödenemez lafı var” diyerek tepkisini dile getirdi.

Yeni Zelanda Başbakanı Ardern pandemiyle mücadeleye destek için maaşını indirdi

Okumaya devam et

Gündem

ABD Konsolosluğundaki Cemaat davasında karar

Cemaat soruşturmaları kapsamında yargılanan ABD İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Nazmi Mete Cantürk, 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

BOLD – İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada sanık ABD İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Nazmi Mete Cantürk ve birlikte yargılandığı ailesi hazır bulundu. Cantürk yaptığı savunmada, “Türkçe olimpiyatlarına katılmadım, Bylock kullanmadım, Zaman gazetesi için yapılan protestolara katılmadım, Fethullah Gülen ile hiçbir zaman görüşmedim, kendisiyle tanışmadım. Hakkındaki suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı. Aynı davada yargılanan Cantürk’ün eşi Sevim Cantürk ve kızı Kevser İrem Cantürk de aynı savunmayı yaparak beraatlerini istedi.

Savunmalar sonrası verilen aranın ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Sanıklar Kevser İrem ve Sevim Cantürk’ün delil yetersizliğinden beraatine karar veren mahkeme, Nazmi Mete Cantürk hakkında ise, “Bilerek ve isteyerek yardım” suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası verdi.

1 dolardan tutuklanan ABD Konsolosluk çalışanına tahliye

 

Okumaya devam et

Popular