Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

‘Hızlı trenin ilk seferine binenler test nesnesi olacak’

TCDD 9 kişinin yaşamını yitirdiği yüksek hızlı tren kazasının ardından kılavuz trenleri kaldırdı.

Devlet Demiryolları (TCDD) hızlı trenle kafa kafaya çarpışan kılavuz tren uygulamasını iptal etti. Sabah yola çıkan ilk tren klavuz tren olacak. Sendika, “İnsanları test nesnesi yapıyorlar, skandal.” dedi.

TCDD Genel Müdürlüğü, Ankara’da 13 Aralık’ta 3’ü makinist 9 kişinin hayatını kaybettiği, 47 kişinin yaralandığı yüksek hızlı tren kazasının ardından söz konusu hattaki kılavuz trenleri kaldırdı.

‘Önlem’ olarak getirilen uygulamaya göre, ilk sefer yapan ve yüzlerce yolcu taşıyan hızlı tren ‘kılavuzluk’ yapacak.

11 Aralık’ta Ankara’da hızlı tren kazasında 9 kişi hayatını kaybetti.

KLAVUZ TREN ÇALIŞMAYACAK

Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) ve TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, BTS Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyerek, uygulamanın risklerine dikkati çekti ve çözüm önerilerini sundu.

BTS ve TMMOB yetkililerinin verdiği bilgiye göre, yeni düzenlemede Ankara YHT Gar-Esenkent-Ankara YHT Gar arasında kılavuz treni artık çalışmayacak. Bunun yerine Ankara Gar’dan çıkan ilk tren, Sincan’a kadar azami 50 km/saat hızla, Sincan’dan Esenkent’e kadar azami 160 km/saat hızla, Esenkent’ten sonra ise izin verilen hızda seyredecek.

Esenkent-Ankara YHT Gar arasında ilk tren ise Esenkent-Sincan arası azami 160 km/saat hızla, Sincan’dan Ankara YHT Gar’a kadar azami 50 km/saat hızla seyredecek. İlk trenden sonraki trenler normal hızında, yani 110 km/saat hızla gidecek.

Kılavuz lokomotif ile YHT lokomotifi kafa kafaya çarpıştı.

37 KM’LİK HATTA SİNYALİZASYON YOK

Ankara’dan Sincan’a kadar olan hat ile Sincan’dan Esenkent’e kadar olan hattın 12 kilometresinde sinyalizasyon sistemi bulunmuyor. Bu, toplam 37 km’lik hat anlamına geliyor.

Konya, İstanbul ve Eskişehir hatlarında günlük toplam 1500’den fazla yolcu taşınıyor.

“İNSANLAR TEST NESNESİ YERİNE KONUYOR”

Söz konusu uygulamanın yeni facialara yol açabileceği uyarısında bulunan BTS MYK üyesi Ahmet Eroğlu, şunları söyledi:

“Bu yolculu olarak hareket edecek ilk trenin kılavuz tren olarak çalıştırılacağının bir kabulüdür. İnsanları test nesnesi yerine koyan böylesi bir işletme mantığını kabul etmek mümkün değildir. Ayrıca düzenlemede Ankara-Sincan arasında işleyecek ilk trenin hızına 50 km/saat bir kısıtlama getirilmekte ancak ilk tren sonrasında işleyecek trenler için daha önce varolan hızlar kısıtlanmamaktadır. Bu durum hattın facia öncesi koşullar altında tekrar işletilmeye çalışılmasından başka bir anlam taşımamaktadır.”

Hızlı tren kazasının meydana geldiği hatta sinyalizasyon sisteminin olmadığı ortaya çıktı.

“TAMAMLANMAYAN HAT SİYASİ RANT UĞRUNA AÇILDI”

9 kişinin yaşamını yitirdiği, 92 kişinin yaralandığı 13 Aralık’taki kazanın, yapım çalışması tamamlanmadan siyasi rant uğruna hattın işletmeye açılması ve sinyalizasyon sisteminin olmamasından kaynaklandığına işaret eden Eroğlu, yetki sahibi olanların verdikleri kararların sorumluluğunu almayarak, üç demiryolu çalışanının tutuklandığını söyledi.

İNSAN HATASINI ORTADAN KALDIRAN SİNYALİZASYON…

Eroğlu, özellikle yüksek yoğunluk ve hızlardaki demiryolu hatlarında insan hatasını ortadan kaldıran sinyalizasyon sisteminin olması gerektiğini vurguladı.

“İnsan hayatını birebir ilgilendiren ve can güvenliğinin öncelikli olarak göz önüne alınması gereken bu konular siyasi rant uğruna siyasete alet edilmemelidir.” diyen Eroğlu, demiryolu ulaşım politikalarının kamusal anlayışla yeniden yapılandırılması, elektrifikasyon ve sinyalizasyon gereksinimlerinin karşılanması ve teknik gereklilikleri tamamlanmadan hatların trafiğe açılmaması gerektiğini kaydetti.

“YOLCULAR TEST NESNESİ DEĞİLDİR”

İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkanı Selim Tulumtaş da yeni düzenlemeye ilişkin, “Hem yolcuları test malzemesi gibi kullanmak hem de sonraki trenleri eski hızda seyrettirmek kabul edilebilir değil.” dedi.

“SİYASİ ŞOVLARDAN ÖDÜN VERMENİZ GEREK”

Başkentray projesinde sinyalizasyon sisteminin ihaleye dahil olduğunu ve sistemin tamamlanması için firmaya 1 yıllık süre verildiğini kaydeden Tulumtaş, “2019’un sonuna kadar süre var. Sinyalizasyonsuz bir şekilde treni işletmek istiyorsanız bazı şeylerden ödün vermeniz lazım. Yaptığınız şovlardan ödün vermeniz lazım. Özellikle sinyalizasyonsuz bölgede bu trenleri daha düşük hızla çalıştırmak gerekir. Bundan vazgeçilmemesinin sebebini siyasi baskıya bağlıyorum. Böylesi bir kabul daha önce yapılan şovları gölgeleyecek bir uygulama olacaktır.” dedi.

SORUMLULUK ÜÇ PERSONELE YIKILDI

BTS Ankara Şube Başkanı İsmail Özdemir ise sorumluluğun üç personele yıkılmasına tepki gösterdi.

Rant amaçlı politikaların faturasının ağır olduğunu belirten Özdemir, Ankara Garı’nın trenlerin manevra ihtiyacına yanıt vermediğini kaydetti.

KAYNAK: ARTI GERÇEK

Gündem

Altaylı’dan Fırat’a zor soru: “Çakma demek için niye yıllarca bekledin”

Emine Erdoğan’ın kullandığı ünlü Fransız markası Hermes çantanın imitasyon olduğunu yazan gazeteci Hande Fırat’a bir tepki de Fatih Altaylı’dan geldi.

BOLD – Pahalı çantalarıyla sürekli gündeme gelen Emine Erdoğan ve kullandığı Hermes çanta, Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransız mallarını boykot çağrısı sonrası sonrası yeniden gündeme gelmişti. İktidara yakınlığıyla tanınan Hürriyet gazetesi yazarı Hande Fırat, bugünkü yazısında Emine Erdoğan’ın çantasının imitasyon olduğunu yazdı. Çantanın gerçek değil çakma olduğunu ilk kez köşesine taşıyan Hande Fırat’a Habertürk yazarı Fatih Altaylı “Hanımefendi o çantaların çakma olduğunu yazmak için niye yıllarca bekledi!” diye sordu.

Altaylı’nın yazısı şu şekilde:

“Hürriyet Ankara Temsilcisi Hande Fırat, Cumhurbaşkanımızın eşinin kullandığı Fransız markalı çantaların “çakma” olduğunu yazmış. Yani Türkiye’de üretilen sahte çantalar. Çanta uzmanı değilim. Çakma mıdır, değil midir anlamam! Ama merak ettiğin şudur: Hande Fırat hanımefendi o çantaların çakma olduğunu yazmak için niye yıllarca bekledi! Ya da daha önce “Bu çantalar çakma” deseydi ne olurdu acaba!”

Okumaya devam et

Gündem

İzmir’de 6.8’lik deprem: Yıkılan binalardan ilk görüntüler

İzmir 6.8 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Bazı binalar yıkılırken afet ekipleri hemen harekete geçti. Ölü ya da yaralılarla ilgili henüz bilgi verilmedi.

BOLD – AFAD, merkez üssü Ege Denizi’nin İzmir Seferihisar açıkları olan 6.6 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı. Sarsıntı İstanbul ve Bursa dahil tüm Marmara’da hissedildi. Kandilli Rasathanesi depremin büyüklüğünün 6.8 olduğunu duyurdu.

Deprem İzmir’in yanı sıra Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Çanakkale, Bursa, İstanbul, Uşak, Kütahya, Bursa, Yalova, Tekirdağ ve Edirne’de de hissedildi. Depremle birlikte vatandaşlar yakınlarına bilgi vermek isteyince, operatörlerde yoğunluk oluştu. Hastaneler, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri, alarm durumuna geçti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tunç Soyer, sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Soyer, şu ifadeleri kullandı: “Az önce yaşanan deprem nedeniyle tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Can ve mal kaybının olmamasını umut ediyorum. Gelişmeleri takip ediyoruz. Afet ekiplerimiz hazır.”

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Seferihisar açıkları Ege Denizi’nde 14.51’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin ardından, saat 15.01 itibarıyla büyüklükleri 4,1 ila 4,8 arasında değişen 6 artçı sarsıntı yaşandı.

Okumaya devam et

Gündem

5 ayrı suçtan 13 yıl 10 ay hapsi istenen Halil Sezai’ye tahliye

İstanbul Tuzla’da 67 yaşındaki Hüseyin Merç’i darp ettiği iddiasıyla hakkında 5 ayrı suçtan 13 yıl 10 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu sanık Halil Sezai Paracıkoğlu için tahliye kararı verildi.

BOLD – Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Halil Sezai Paracıkoğlu Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) bağlandı. Duruşmaya müşteki Hüseyin Meriç ile taraf avukatları katıldı. Duruşmaya dışarıdan kimse alınmadı. Savunmasını yapan Halil Sezai tahliyesini talep etti. Mahkeme, ünlü sanatçının tahliyesine karar verdi.

NE OLMUŞTU?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan iddianamede, 15 Eylül 2020 tarihinde saat 08.30 sıralarında Tuzla’da şüpheli Halil Sezai ile müşteki Hüseyin Meriç arasında tartışma yaşandığı belirtildi.

İddianamede müşteki Hüseyin Meriç’in ifadesine atfen, Halil Sezai’nin elinde odun ile müştekinin ikamet ettiği konuta girerek, “Seni öldürmeye geldim” diyerek tehdit ettiği, müştekiye vurduğu, bunun üzerine koşarak evin dışına çıktığı iddia edildi.

Halil Sezai’nin müştekinin evine girdiği yönündeki iddiayı kabul etmediği kaydedilen iddianamede, “Olay günü taraflar arasında gürültü yapma meselesi yüzünden tartışma yaşandığı, bu tartışma esnasında şüpheli Halil Sezai’nin müşteki Hüseyin Meriç’e hitaben elinde bulunan yaklaşık 30 santimlik odun parçası ile tehdit ettiği, küfür ve hakaret ettiği, odun parçası, tekme ve yumruk ile yaraladığı, müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı” kaydedildi.

Halil Sezai’nin Hüseyin Meriç’e ait konuta izinsiz bir şekilde, meşru olmayan bir amaç için girdiği, burada kaldığı, ikametin kapısında kapalı konumda bulunan sinekliğe zarar verdiği, Hüseyin Meriç’in dışarıya çıkması üzerine kendisinin de bir süre sonra dışarıya çıktığı kaydedilen iddianamede, şüphelinin, “Alenen hakaret”, “Konut dokunulmazlığını ihlal”, “Silahla kasten yaralama”, “Silahla tehdit” ve “Mala zarar verme” suçlarından 3 yıl 7 ay 15 günden 13 yıl 10 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması isteniyor.

Okumaya devam et

Popular