Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Uluslararası Yargıçlar Birliği: Bylock, Whatsapp gibi bir uygulama

Uluslararası Yargıçlar Birliği: Bylock da Whatsapp gibi bir uygulama

Uluslararası dört büyük yargı kurumunun başkanlarının ortak imzasını taşıyan mektupta, Bylock’un Whatsapp ve benzeri iletişim uygulamalarından biri olduğu belirtildi.

Uluslararası Yargıçlar Birliği (IAJ), Türkiye’de tutuklanan yargı mensupları, insan hakları ihlalleri ve yargı bağımsızlığının yokedilmesiyle ilgili bir mektup yayınladı.

İHLALLER TEK TEK SIRALANDI

Avrupa İdari Yargıçlar Birliği (AEAJ) Başkanı Edith Zeller, Avrupa Yargıçlar Birliği (EAJ) Başkanı José Igreja Matos, Yargıçlar için Yargıçlar Başkanı Tamara Trotman, Demokratik ve Özgür Avrupa İçin Yargıçlar Birliği (MEDEL) Başkanı Filipe César Marques’in imzaladığı açık mektupta, yapılan ihlaller tek tek sıralandı.

YARSAV BAŞKANI MURAT ASLAN’A ÖZEL VURGU

YARSAV Başkanı Murat Aslan’ın tutuklu olarak yargılanmasına geniş yer ayrılan mektupta, Aslan’ın 2017 yılında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından Václav Havel İnsan Hakları ödülü ile onurlandırılan saygın bir yargı mensubu olduğuna değinildi.

Aslan’ın cezaevinden eşine yazdığı mektuba dahi Cumhurbaşkanı’na hakaret davası açıldığı belirtilen mektupta, Aslan’a yapılan suçlamaların anlamsızlığına dikkat çekildi.

BYLOCK, WHATSAPP GİBİ BİR UYGULAMA

Murat Aslan’ın Bylock kullanmayla suçlandığı belirtilen mektupta, Bylock’un Whatsapp ya da diğer iletişim programlarına benzer bir uygulama olduğu vurgulanarak, şu ifadeler kullanıldı:

“Dosyada Murat Arslan’ın ByLock isimli programı kullanması örgüt üyeliğine delil olarak gösterilmiştir. Ancak bu programa (“whatsapp” ya da diğer iletişim programlarına benzer bir uygulama olarak) ilişkin kanıtsal değeri hakkında şu ana kadar bir değerlendirme yapılmadığı gibi, içeriğine yönelikte tam bir araştırma yapılmamıştır.”

Mektupta, iktidarın ekonomik refah ya da stratejik faydalar uğruna ağır insan hakları ihlallerinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.

İŞTE O MEKTUBUN TAM HALİ

Saygıdeğer bayanlar ve baylar,

2018 İnsan Hakları Günü vesilesiyle Türkiye’de Bağımsız bir yargıyı amaç edinen platform olarak, Türkiye’de temel insan haklarının ihlal edildiğini açık bir şekilde vurgulamaktayız. Binlerce hakimin Türkiye’de keyfi bir şekilde tutuklanması bağımsız yargının yok edildiğinin en somut halidir. Daha önce birçok kez vurgulanan bu hususu aşağıdaki örnek açık bir şekilde ortaya koymaktadır:

Murat Arslan Türkiye’de hakim olarak görev yapıyordu ve aynı zamanda Hakimler ve Savcılar Birliği (YARSAV) başkanı idi. Murat Arslan 2016 yılı Ekim ayında tutuklandı ve halen tutukluluk hali devam etmektedir. Kendisi 2017 yılında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından Václav Havel İnsan Hakları ödülü ile onurlandırıldı.

Murat Arslan’a FETÖ/PDY terör örgütünün üyesi olmak ve bu örgüte yardım etmek suçlamasının yöneltildiği mahkeme süreci 2017 yılının Kasım ayında başladı.

Cumhuriyet Savcısı hazırladığı iddianamede, FETÖ/PDY terör örgütünün Devletin temel kurumlarına sızmayı amaçladığını, özellikle yargının hedef alındığını, bu amaç doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Birliğine de (YARSAV) sızma girişiminde bulunulduğunu, bu hedefi gerçekleştirmede Murat Arslan’ın aktif rol aldığına yönelik iddialara yer vermiştir.

Murat Arslan aleyhindeki suçlamada, Fetullah Gülen’in takipçilerinden biri olmasına karşın bunu gizlediği, hatta Fethullah Gülen’i hedef alan ifadelerinin dahi olduğunu, bu anlamda kolayca satın alınabilecek bir kişi olduğu ileri sürülmüştür.

Dosyada Murat Arslan’ın ByLock isimli programı kullanması örgüt üyeliğine delil olarak gösterilmiştir. Ancak bu programa (“whatsapp” ya da diğer iletişim programlarına benzer bir uygulama olarak) ilişkin kanıtsal değeri hakkında şu ana kadar bir değerlendirme yapılmadığı gibi, içeriğine yönelikte tam bir araştırma yapılmamıştır.

Dosyada kamu tanığı olarak gösterilen kişilerden biri Murat Arslan aleyhine olan ifadesini değiştirmiş, talimat yolu ile beyanlarına başvurulan iki tanığa ilişkin olarak savunma tarafına kimlikleri hakkında bilgi verilmediği gibi, savunmanın tanıklara ilişkin soru sorma ya da araştırma yapılmasına yönelik talepleri de dikkate alınmamıştır. Arslan hakkındaki yargılama halen devam etmekte olup, bir sonraki celse 2019 yılı Ocak ayına ertelenmiştir.

Murat Arslan hakkında bir başka soruşturmada Cumhurbaşkanına hakaret iddiası ile başlatılmıştır. Soruşturma Murat Arslan’ın tutuklu olduğu dönemde cezaevi aracılığı ile eşine gönderdiği kişisel mektubun (!) incelenmesi sonucu elde edilmiş delil üzerine inşa edilmiştir.

YARSAV bağımsız bir mesleki bir birlik olarak Avrupa çapında ve Uluslar arası boyutta yargısal kurumlar tarafından tanınan Türkiye’deki tek yargısal örgüttür.

Murat Arslan bu derneğin başkanı olarak yaşamını yargının bağımsızlığını korumaya adamış ve Türkiye’de yargının 2014 yılında tamamen yürütmenin kontrolü altına girdiğini vurgulamıştır.

Başkan olarak bu açıklaması Murat Arslan’ı darbe girişiminden çok önce Türkiye’de mevcut idari rejimin muhalifi durumuna getirmiştir.

Şu çok açıktır ki, eğer bir ülkede yargı tam bağımsız değil yahut gerçek bir baskı altında ise, bu durumda hukuk devleti ilkesinin işletilmesini sağlama yükümlülüğü tamamen bireylerin kendi çabalarına bırakılmış demektir.

Benzer durum demokrasisi politik çalkantı altında bulunan yönetimler bakımından da aynıdır. Belirtilen bu hususlar uluslar arası birer standart olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bağımsız yargısal bir örgütlenmenin (YARSAV) başkanı olarak sadece Murat Arslan değil, bir çok Türk hakim de görevleri bağlamında temel hakların –yargısal bağışıklık- sağlanmasını savundu ve uzun yıllardan beri Türk politikacılarının Türk yargısı üzerinde sürekli artarak devam eden baskılarına karşı direnç gösterdiler.

Bağımsız yargısal bir örgütlenmenin (YARSAV) başkanı olarak sadece Murat Arslan değil, diğer bir çok Türk hakim de mesleklerinden ihraç edildi ve uluslar arası hiçbir standart gözetilmeksizin tutuklu olarak yargılamaları sürdürülmektedir.

2018 yılı İnsan Hakları Gününde, Türkiye’de bağımsız yargıyı esas alan bir platform olarak bir kez daha Evrensel İnsan Haklarına ilişkin temel yükümlülüklerin Türk Devletince tanınmadığını ve dahası ihlal edildiğini belirtmek zorundayız.

Keyfi tutuklama ve gözaltılar kadar, bağımsız ve tarafsız olması gereken mahkemelerce adil yargılama ilkelerinin gereklerinin yerine getirilmemesi süreklilik arzeden bir başka gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Platform olarak biz Türkiye’yi bir çok kez sözü verilen vazgeçilmez evrensel değerlerin ve evrensel insan haklarına ilişkin temel standartların yeniden hayata geçirilmesi için çağrıda bulunmaktayız.
Önceden taahhüt edilen ekonomik refah ya da stratejik faydalar uğruna ağır insan hakları ihlallerine platform olarak itiraz ediyoruz.
Platform olarak, tüm hükümet liderlerini ve parlamentoları, Türkiye’yi, hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etme ve temel insan haklarına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirme konusunda destek vermeye çağırıyoruz.

Edith Zeller
Avrupa İdari Yargıçlar Birliği (AEAJ) Başkanı.
José Igreja Matos
Avrupa Yargıçlar Birliği (EAJ) Başkanı.
Tamara Trotman
Yargıçlar için Yargıçlar Başkanı.
Filipe César Marques
Demokratik ve Özgür Avrupa İçin Yargıçlar Birliği (MEDEL) Başkanı.

Gündem

AKP’li Bostancı’nın oğlu genç yaşta genel müdür yapıldı

Kamuda AKP’li atamaları tam gaz devam ediyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararıyla AKP Grup Başkanı Naci Bostancı’nın oğlu Afşin Burak Bostancı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürlüğü’ne atandı.

BOLD – Kamuda akraba atamaları hız kesmeden devam ediyor. Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlara göre AKP Grup Başkanı Naci Bostancı’nın oğlu genel müdür yapıldı.

AKP’Lİ NACİ BOSTANCI’NIN OĞLU

Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarından AKP Grup Başkanı Naci Bostancı’nın oğlu Afşin Burak Bostancı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürlüğü’ne atandı. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararında şu ifadeler yer aldı: “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında açık bulunan Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürlüğüne 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3’üncü maddeleri gereğince Afşın Burak Bostancı atanmıştır.”

2019’DAN BERİ NÜKLEER DÜZENLEME KURULU ÜYESİYDİ

Uzun süredir İbrahim Halil Dere’nin vekaleten yürüttüğü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürlüğü görevine atanan Afşin Burak Bostancı, 2019 yılının Şubat ayından bu yana Nükleer Düzenleme Kurumu Kurul üyesi olarak görev yapıyordu. “Nükleer enerji sektöründeki faaliyetler ile radyasyonla ilgili tesis ve faaliyetleri düzenlemek ve denetlemek” amacıyla kurulan kuruma genç Bostancı’nın atanması tepki toplamıştı.

 

Ticaret Bakanı Pekcan’ı görevden aldı yerine Mehmet Muş’u atadı

Okumaya devam et

Gündem

Hizmet Hareketi mensuplarına sahur operasyonu: 30 gözaltı

AKP iktidarı, kutsal Ramazan ayında da Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik operasyonlarına ara vermeden devam ediyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı polisler, 34 kişinin kalabileceği 33 adrese, sahur vaktinde eş zamanlı baskınlar yaptı. Operasyonlarda 30 kişi gözaltına alındı. 

BOLD – İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM ve İstihbarat Şube ekiplerince hizmet hareketine yönelik gece yarısı operasyon düzenlendi. 33 adrese yapılan operasyonlarda aranan 34 kişiden 30’u gözaltına alındı.

GECE YARISI OPERASYON YAPTILAR

Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM ve İstihbarat Şube ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde, cemaat soruşturmaları/kovuşturmaları kapsamında firari olduğu öne sürülen kişilerin adresleri belirlendi. 33 adrese, gece saat 00:00 sıralarında eş zamanlı baskınlar operasyon gerçekleştirildi.

30 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Yapılan baskınlarda 30 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Baskınlarda bulunamayan kişiler ise aranıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen 30 kişinin ifadeleri alınıyor.

Ticaret Bakanı Pekcan’ı görevden aldı yerine Mehmet Muş’u atadı

Okumaya devam et

Gündem

Nerde lan atlar!

TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın Meclis’te çekilen öfkeli bir fotoğrafı, kayıp atlarla ilgili hesap soran bir  paylaşımda kullanılınca sosyal medyada viral oldu.

BOLD – İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB), MHP’li Hatay Dörtyol Belediyesine hibe ettiği ve güvenlik amacıyla çip de taktığı 50 at kayıplara karıştı.

KRT televizyonu muhabiri Çağdaş Ulus, Dörtyol’daki dere kenarlarında kesik at başları bulunduğuna ilişkin canlı yayında bilgi paylaştı.

Olayın ardından partisinden istifa ettiğini açıklayan Belediye Başkanı Fadıl Keskin atların sucuk yapıldığı iddialarını da yalanladı.

KAYMAKAMLIK SORUŞTURUYOR

Keskin açıklamasının devamında: “İnsanların attan sucuk yapmaya ihtiyacı yok. Atları teslim ettiğimiz kişi atları elinden kaçırdı. Kaymakamlık da bunu soruşturuyor” ifadelerini kullandı.

Açıklamalar kamuoyunu tatmin etmedi. Sosyal medyada konuyla ilgili pek çok paylaşım yapıldı. Yapılan paylaşımlarda atların akıbetinin bir an önce ortaya çıkarılması istendi.

Öte yandan sosyal medyada esprili bir paylaşım viral oldu. Milletvekillerinin kavga ettiği bir ana ilişkin çekilen fotoğrafın kullanıldığı paylaşım yüzlerce beğeni aldı. TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın AKP sıralarına yönelik tepkisinin yer aldığı fotoğraf “Nerde lan atlar” notuyla paylaşıldı.

https://mobile.twitter.com/ataegemenc/status/1384457062923472905

Erdoğan bu durumda ne kadar sertleşecek

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0