Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Diktatörler ve sonları

Mutlak güç mutlaka yozlaşır. Çünkü gücün doğasında yozlaşmak vardır. Bir ülkede güç ne zaman tek elde toplanmışsa orada insanlık tarihine utanç tablosu olarak geçecek sahneler yaşanmıştır.

Çünkü güce tapınmak tuzlu su içmek gibidir. İçtikçe susar, susadıkça içer güç sahibi. Diktatörler, kaçınılmaz sonlarına dörtnala koşan talihsizlerdir. Tarih bunun örnekleriyle doludur.


HİTLER

Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (NSDAP)’nin kurucusu ve başkanıydı. Kendisinin tezgahladığı sonradan anlaşılan Reichstag yangınını kullanarak Almanya’nın başına geçince muhaliflerini öldürerek veya hapse tıkarak ortadan kaldırdı.

Sonra 6 milyon Yahudi’nin katledildiği Yahudi Soykırımı’nı ve on milyonlarca insanın hayatını kaybettiği İkinci Dünya Savaşı’nı başlattı. Sovyet ordusu Berlin’e girince, yeni evlendiği Eva Braun ile birlikte intihar etti.

Braun, siyanür kapsülünü ısırarak saniyeler içinde öldü. Hitler ise önce siyanür kapsülünü ısırdı, ardından aynı anda silahıyla kendisini kafasından vurarak öldü.


BENİTO MUSSOLİNİ

Avrupa’nın ilk faşist lideri olan Benito Mussolini, İtalya’nın başına 1922 yılında geçti. Faşist parti dışındaki partileri kapatmak, gazetelere sansür uygulamak, sendikaları yasa dışı ilan etmek gibi pek çok faşizan politikaya imza attı.

Adolf Hitler ile müttefik olan faşist diktatör, 400 bin insanın ölümünden sorumluydu. Büyük Roma İmparatorluğu’nu yeniden canlandıracağını iddia ediyordu. Cephelerdeki ve iç siyasetteki başarısızlıklarıyla başlayan çöküşünün ardından 25 Nisan 1945’te komünist partizanlar tarafından yakalandı.

28 Nisan’da metresi Clara Petacci ile birlikte kurşuna dizilerek öldürüldü. Ertesi gün Mussolini’nin, sevgilisinin ve birkaç yandaşının cesedi Milano’da Loreto Meydanı’ndaki Esso benzin istasyonunun çatısından baş aşağı sallandırıldı.


NİKOLAY ÇAVUŞESKU

1965’te Romanya’nın başına geçen Nikolay Çavuşesku, düşünce ve ifade özgürlüğüne karşı savaş açtı. Kendisi servet içinde yüzüp oldukça lüks bir hayat yaşarken, halkı yiyecek ekmek bulmakta bile zorlanıyordu.

1989’da başlayan barışçıl gösteriler sırasında eylemcilerin üzerine ateş açılmasıyla olaylar daha da büyüdü ve ordunun da dahil olduğu bir ihtilale dönüştü. Kaçmaya çalışan Nikolay Çavuşesku ve eşi Elena Çavuşesku, 25 Aralık 1989’da yargılanarak kurşuna dizildiler.

ALFREDO STROSSNER

1954 ve 1989 yılları arasında Paraguay’ı yöneten askeri diktatör. Latin Amerika’da 20. yüzyılın en uzun süren diktatörlüğünü kurmuştur. 4 Mayıs 1954’te Başkan Federico Chavez’i devirdi. Ardından yalnızca kendisinin aday olduğu bir seçimle devlet başkanlığına geldi.

Bir yandan kırsal kesimdeki yoksullar ile kent işçilerinin huzursuzluğunu yatıştırmaya çalışırken, bir yandan da büyük toprak sahiplerinin ve iş insanlarının çıkarlarını kolladı.

Meclisi ve mahkemeleri yandaşlarıyla doldurdu. Altı kez art arda başkan seçilmesini meşrulaştırmak için 1967 ve 1977’de anayasayı iki kez değiştirildi.

Rejim karşıtlarına ağır baskılar uyguladı. Şubat 1989’da bir askeri darbeyle yönetimden uzaklaştırıldı. Darbeden sonra on yedi buçuk yıl sürgünde yaşayacağı Brezilya’ya kaçtı. Ölümünden önce ülkesine dönmek istedi ama hükümet izin vermedi.

16 Ağustos 2006’da öldü.


SADDAM HÜSEYİN

Irak Cumhurbaşkanı (1973-2003). 1970’li yıllardan itibaren devleti kademe kademe ele geçirmeye başladı. Bu dönemde Irak nüfusunun yalnızca beşte birini oluşturmalarına rağmen Sünni Araplar pek çok kilit yönetim kademesine getirildi.

Hükümeti devirmeye çalışan veya bağımsızlık çabasına girişen Şiiler ve Kürtlere karşı pek çok kez sindirme girişiminde bulundu. Bu süreçlerde 5 bin kişinin öldüğü Halepçe Katliamı’nda olduğu gibi kimyasal silahlara da başvurdu. 2003 yılında, ABD ve Britanya öncülüğündeki koalisyon güçleri Irak’ı işgal etti.

Harekâtın başlamasından üç hafta sonra, 9 Nisan 2003 tarihinde başkent Bağdat’ın koalisyon güçlerinin eline geçmesiyle Saddam Hüseyin iktidarı sona erdi, kısa süre sonra da Baas Partisi yasaklandı. Yaklaşık sekiz ay sonra saklandığı sığınakta yakalanan Hüseyin daha sonra yargılandı.

5 Kasım 2006’da, idam cezasına mahkûm edildiğinde yaklaşık 2 milyon insanın ölümünden sorumluydu. 30 Aralık 2006’da asılarak idam edildi.


MUAMMER KADDAFİ

1969’da yaptığı darbe ile Libya’nın başına geçti. 2011 yılında başlayan iç savaşa kadar da ülkeyi yönetti. Petrol zengini ülke, komşularına nazaran daha zengin görünse de kendinden başka hiç kimseye iktidar şansı tanımayan Kaddafi’nin yasakları ve kısıtlamalarıyla boğuşmak zorunda kaldı.

Muhalifleri bastırmada sık sık şiddete başvurdu. Son olarak 2011 yılında başlayan iç savaşla devrildi ve isyancılar tarafından linç edilerek öldürüldü.


MOBUTU SESE SEKO

32 yıl boyunca (1965–1997) o zamanki adıyla Zaire günümüzdeki adıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin devlet başkanlığını yapmıştır. Yönetim süresi boyunca yanlış politikalarla zengin yeraltı kaynakları olan ülkeyi fakirleştirmiştir.

Aynı zamanda demir yumrukla yönettiği ülkede aykırı seslere karşı da tolerans göstermemiştir. Kendisini sürekli ilahi bir güç olarak gösteriyor, bu şekilde tasvir ettiriyordu. 16 Mayıs 1997’de Kinşasa’yı ele geçiren muhalif gruplar 32 yıllık Mobutu iktidarını devirdiler. Devrilen Mobutu sürgün olarak önce geçici olarak Togo’ya ardından Fas’a gitti.

7 Eylül 1997’de sürgündeyken prostat kanserinden hayatını yitirdi ve Fas’ta defnedildi.


POL POT

Kızıl Kmerler adlı radikal komünist hareket ile verdiği gerilla savaşı sonucu Kamboçya yönetimini ele geçirdi ve 1975-1979 yılları arasında yönetti. Kentlerde yaşayan milyonlarca insanı zor kullanarak köylere yerleştirerek çiftliklerde ve pirinç tarlalarında çalıştırdı.

Yaklaşık 1,5 milyon insanın çekiç, balta ve kürekle öldürme emri verdi. İktidarda olduğu süre içinde 7 milyonluk Kamboçya nüfusunun 3 milyon 300 binini katletti. 1979’da devrilince Kamboçya’nın ormanlık bölgelerine kaçtı ve burada gerilla hareketine devam etti.

1997’de tekrar başkenti ele geçirmeye çalıştı ancak başarısız oldu. Bunun üzerine yandaşlarınca ömür boyu ev hapsine mahkum edildi. 1998’de kimi iddialara göre kalp krizi nedeniyle, Kızıl Kmerler’in iddialarına göre ise intihar ederek öldü.


İDİ AMİN

1971-1979 arasında devlet başkanlığı yapmış olan Ugandalı asker diktatör. İdi Amin’in yönetimi sırasında politik baskı ve etnik ayrımcılığın yanı sıra insan hakları ihlalleri gözlemlendi.

Uluslararası gözlemciler ve insan hakları gruplarının tahminlerine göre, 100 bin ila 500 bin insan İdi Amin’in yönetimde olduğu dönemde öldürüldü. Ekim 1978’de Tanzanya tarafından desteklenen Uganda Ulusal Kurtuluş Ordusu adlı gerillaların saldırıları başladı.

13 Nisan 1979’da isyancı gerillalar başkent Kampala’ya ulaşmadan önce, ülke dışına kaçtı. İdi Amin, hayatının geri kalanında Uganda’ya dönmesine izin vermesi için Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni’ye yalvardı ancak devrik diktatöre izin verilmedi.

Amin, 16 Ağustos 2003 tarihinde Cidde’de, hastanede öldü ve Cidde Ruwais Mezarlığı’na gömüldü.

Gündem

Silahlanan AKP’li gençlik hazır, Erdoğan’dan emir bekliyor

AKP Diyarbakır Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Vedat Demirtaş, Montrö Anlaşması’na ilişkin bildiri yayımlayan emekli amiraller hakkında yaptığı sosyal medya paylaşımında çok sayıda silah gösterip “Bekliyoruz” dedi.

BOLD- AKP Diyarbakır Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Vedat Demirtaş, Twitter hesabından Kalaşnikof tüfeklerin yer aldığı fotoğraf paylaşarak “Emekli amiraller bekliyoruz” yazdı.

Vedat Demirtaş’ın Twitter hesabından paylaştığı fotoğrafta, araç içerisinde 3 adet kalaşnikof, iki adet tabancı ve bir adet taarruz tüfeği ve çok sayıda taarruz dürbünleri görülüyor. Demirtaş paylaşımında, “Emekli amiraller bekliyoruz. Hodri meydan. Destanlar bizim işimiz” diye yazdı. Daha sonra paylaşımını kaldıran Demirtaş, Twitter hesabını da kapattı.

Bu neyin hazırlığı: 2023 öncesi son bin yılın hesaplaşması olacak!

 

Okumaya devam et

Gündem

Ankara Emniyeti’nde vali ve kaymakamlara işkence iddiası

Son yıllarda işkence iddialarının merkezinde yer alan Ankara Emniyeti’nden yeni işkence iddiaları gündeme geldi. Ankara merkezli 22 ilde geçen hafta düzenlenen operasyonla haklarında gözaltı kararı verilen 37 eski mülkiye amirine Ankara Emniyet’inde işkence yapıldığı iddia edildi.

BOLD – Ankara Emniyet’inde 8 gündür gözaltında olan ve aralarında eski kaymakam ve valilerin de bulunduğu mülkü amirlerinin gözleri bağlı olarak bekletildiği belirtildi. İfadesi alınan mülki amirlerden bir kısmının serbest bırakıldığı öğrenildi. Mülki amirlerden bazıları için 3. gözaltı uzatma süresi istendiği aktarılıyor. Yaşananları Twitter hesabından gündeme getiren HDP eski milletvekili Mehmet Ali aslan, baroları göreve çağırdı.

8 NİSAN’DA GÖZALTINA ALINDILAR

8 Nisan’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın cemaat soruşturmaları kapsamında Ankara merkezli 22 ilde 37 eski mülkiye amiri hakkında gözaltı kararı verilmişti. İsimler arasında 8 ilin eski vali yardımcısı ile 19 eski ilçe kaymakamı bulunuyordu. Listede yer alan ve işkenceye maruz kalan bazı isimler şöyle: Eski Bitlis Vali yardımcısı Kemal Karahan, eski Bayburt Vali yardımcısı Halit Benek, eski Pütürge Kaymakamı Barbaros Akbulak, eski Kars Vali yardımcısı Selçuk Haskiriş, eski Van Vali yardımcısı Ahmet Başbaydar, eski Ordu Vali yardımcısı Ahmet Akın Varıcıer, eski Muş Vali yardımcısı İdris Akça ile eski Erzincan Vali yardımcısı Mehmet Fatih Kara.

LİSTEDE 20 ESKİ KAYMAKAM VAR

Gözaltı kararı verilen ve tümü daha önceden görevden alınan kaymakamlar arasında Çankırı Eldivan Kaymakamı Sinan İnaltekin, Tunceli Mazgirt Kaymakamı Muhammet Ali Çatalbaş, Karabük Eskipazar Kaymakamı Murat Irgatoğlu, Erzincan Çayırlı ilçe Kaymakamı Ömer Büyükergene, Denizli Bekilli Kaymakamı Mehmet Yıldız, Iğdır Aralık İlçe Kaymakamı Hayri Zorlu, Ağrı Diyadin İlçe Kaymakamı Hasan Doğan, Siirt Baykan Kaymakamı Cuma Çotu, Zonguldak Gökcebey Kaymakamı Bünyamin Bilgin, Tunceli Hozat İlçe Kaymakamı Bekir Demir, Van Çaldıran Kaymakamı Adem Can, Elazığ Keban Kaymakamı Adnan Karaosmanoğlu, Ankara Güdül Kaymakamı Fatih Arıkoğlu, Diyarbakır Dicle Kaymakamı Halil İbrahim Demirçin, Van Gürpınar Kaymakamı Fatih Sayar, Bursa Harmancık Kaymakamı Hakan Engin ile Karaman Kazımkarabekir Kaymakamı Hakan Gönen’in olduğu öğrenildi. Bilecik Pazaryeri Kaymakamı Vekili Kadir Apaydın, Afyonkarahisar Sinanpaşa İlçe Kaymakam Vekili Ahmet Yıldırım ile Kaymakam adayları Hakan Kaya, Ahmet Akyürek, Yaşar Murat Karagül, Mübarek Ağitoğlu hakkında da gözaltı kararı olduğu öğrenildi.

 

ABD’ye gönderilen Fethullah Gülen dosyasında neler var?

Okumaya devam et

Gündem

Şova dönüşen bedava patates dağıtımı tepki çekti

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla, üreticinin elinde kalan patateslerin yoksullara dağıtımının şovla yapılması AKP’lileri bile isyan ettirdi. AKP MKYK Üyesi Şamil Tayyar, “Bir çuval patatesle poz vermek, neyin nesi?” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla, Tarım Bakanlığı’na bağlı Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından üreticiden temin edilen patates ve soğanların dağıtımı şova döndü. Türk Bayrağı asılmış patates taşıyan TIR’lardan yapılan ücretsiz patates dağıtımının şova dönüştürülmesine her kesimden tepki yağdı.

VARLIK KUYRUKLARI OLUŞMASIN DİYE KAMYONDAN DAĞITILIYOR

İyi Partili Lütfü Türkkan “İşlerin iyi olduğu ülkelerde Cumhurbaşkanı; ‘satılmayan patates ve soğanı fakire fukaraya, dağıtıyoruz’ cümlesini kurmaz. Çünkü işlerin iyi gittiği ülkelerde vatandaş patatesi kendisi alabilir” ifadelerini kullandı. İyi Partili İbrahim Özkan da “Depolardaki filizlenmeye ramak kala dar gelirlilere dağıtılacak patates ve soğanların dağıtım törenindeler! Çadırlarda ‘Varlık’ kuyrukları oluşmasın diye kamyon kasasından dağıtım yapıyorlar” dedi.

AKP’Lİ TAYYAR DA İSYAN ETTİ

CHP Parti Meclisi Üyesi Eren Erdem, görüntü ve fotoğrafların tükenmişliğin simgesi olduğunu söyledi. Erdem, “Sizin yardımlaşma anlayışınız bu mu? Halkımızı bir çuval patatese muhtaç hale getirip, sonra patates verirken şov yapmak. Tükenmişliğin özeti” dedi. AKP MKYK Üyesi Şamil Tayyar da, “Bir hadsiz çıkıp bu insani tavrı şovuna malzeme yapıyor. Bir çuval patatesle poz vermek, neyin nesi? Yapmamız gereken çok iş var, çook!” dedi.

ALBAYRAK’I TARIM BAKANI YAPSIN PATATES REZERVLERİNİ DE ERİTSİN

Önce aç ve yoksul bırakılıp, ardından patates soğan dağıtılmasını süper fikir olarak değerlendiren birçok sosyal medya kullanıcısı ise şu yorumları yaptı: “3 ay önce uzaya gitmekten bahseden iktidar bugün patates-soğan dağıtıyor. Devlet görevlileri utanmadan patates çuvallarıyla fotoğraf çektiriyorlar. 1.3 milyon ton patates depoda çürüyor. Acilen Berat Albayrak’ı Tarım Bakanı yapın. Patates rezervini de eritsin. Patates utandı, soğan utandı ama bunlar utanmadı… Erdoğan’a Mercedes, ümmetine patates.”

 

Aşı yaptırmayanlar için ikna ekibi kuruluyor: Sert tedbirler yolda

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0