Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

İşsizlik Fonu işçiden kesip patrona veriyor

Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, kasımda işsizlik fonundan işsize 500 milyon lira, işverene ise 1 milyar 200 milyon lira ödendiğini açıkladı.

İşsiz kalan çalışanlara destek için kurulan ve çalışanların maaşlarından yapılan kesintilerle oluşturulan İşsizlik Sigortası Fonu’nun, işçiden çok patrona çalıştığı ortaya çıktı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, kasımda işsizlik fonundan işsize 500 milyon lira, işverene ise 1 milyar 200 milyon lira ödendiğini açıkladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, “İşsizlik Fonu” giderlerinin neredeyse yarısının işverenlere yönelik teşvik ve desteklerden oluştuğunu belirterek, “Fon işsizlere cimri, işverenlere cömert. Geçen kasım ayında fondan işsize 500 milyon, işverene ise 1 milyar 200 milyon TL ödendi.” dedi.

SADECE DÖRTTE BİRİ İŞSİZE GİDİYOR

Erdoğdu, işsizlere yapılan işsizlik ödeneği harcamalarının, fon giderlerinin sadece yüzde 24,9’u olduğunu vurgulayarak, işverene teşvik ve desteklerin süresi 54 ayken, işsizlik maaşı süreleri ödenen prim sayısına göre 6 ile 10 ay arasında değiştiğini ifade etti.

İŞSİZLERİN YÜZDE 14 MAAŞ ALABİLDİ

Cumhuriyet’in haberine göre, Erdoğdu son üç ayda işsizlik sigortasından yararlanan kişi sayısının 524 bine çıktığını, artışa karşın işsizlerin yalnızca yüzde 14’ünün işsizlik ödeneğinden yararlanabildiğini belirtti. Erdoğdu, fon giderlerinin yüzde 45,2’sinin işverenlere yönelik teşvik ve desteklerden oluştuğunu söyledi.

İŞKUR İŞVEREN DESTEĞİNİ YAYINLAMIYOR

İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işverenlere, altı farklı kalemde teşvik ve destek sağlandığını anlatan Erdoğdu,  İŞKUR’un işverenlere yönelik teşvik ve desteklere ilişkin istatistik yayımlamadığına dikkat çekti.

Fon kapsamında işverenlere sunulan teşvik ve desteklerin süresinin, işsizlik ödeneğinden daha uzun olduğunu vurgulayan Erdoğdu, şöyle devam etti:

“Bazı teşvikler için bir sınır yok. Konu işçiler olunca, fona yaptıkları katkı ne olursa olsun, alacakları işsizlik ödeneğinin miktarı asgari ücretin brüt tutarının yüzde 80’ini geçemiyor. Bu kapsamda asgari ücretle çalışan bir işçi 658 TL, 5 bin TL ücretle çalışan bir işçi ise en fazla 1611 TL işsizlik ödeneği alabiliyor. Buna karşılık işverenlere fondan aktarılan teşvik ve desteklerin tutarı işçi başına 3 bin 120 TL’ye kadar çıkabiliyor. Kriz ortamında işsizlerin fondan yararlanma koşulları esnetilmeli ve fondan ödeme alma süreleri uzatılmalı.”

Fitch: Türkiye’de işsizlik arttı, büyüme yavaşladı

Ekonomi

Liyakatsiz bürokrat 18 yılda halkın 4.5 milyar lirasını yedi

AKP iktidarı döneminde liyakatsiz atamalar sonrasında kamu görevlilerinin yol açtığı zarar katlanarak artıyor. Kadrolaşmanın kamuda oluşturduğu 18 yıllık toplam zarar 4.5 milyar TL.

BOLD – AKP iktidarları döneminde liyakatsizlik, torpille anılan kamu bürokrasinin yol açtığı zararlar 4.5 milyar lirayı geçti. Kamu kuruluşlarının başına eski milletvekilleri, AKP adayları ve güreşçileri atayan AKP’nin bürokratlarının kamuda yol açtıkları zarar giderek artıyor. Bürokratların yol açtığı zarar 2002’de 9 milyon TL iken bu rakam 2020’de 216 milyon TL’ye çıktı. 18 yıllık toplam zarar 4 milyar 446 milyon TL oldu.

SAYIŞTAY ZARARI ORTAYA KOYDU

BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre Meclis adına kamu idarelerinin gelir ve giderleri ile mallarının kullanımını denetleyen ve denetimler sonucu ortaya çıkan mevzuata aykırı işlemlerle ilgili hesap yargılaması yapan Sayıştay’ın hükme bağladığı zarar tutarı giderek büyüyor. Sayıştay denetçilerinin yaptığı tespitlerin raporlara sansürlenerek alındığı ilk raporlarla Meclis’e sunulanlar arasında farklar olduğu iddialarına karşın kamu görevlilerinin yol açtıkları zararlar gizlenemiyor.

KAMU ZARARININ NEDENİ OTOYOL PROJELERİ

Yapılan yargılamalar sonucu hükme bağlanan zararın büyüklüğü milyarlarca liraya ulaştı. 18 yılda kesinleşen ve sorumlularından tazminine karar verilen 4.5 milyar TL’nin döviz cinsinden ifade edilenleri yap işlet devret modeli ile yapılan otoyol projeleri nedeniyle ortaya çıktı. Sayıştay’ın sekiz dairesi, “Sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak” görevi çerçevesinde tespit edilen zararları tazmin edilmek üzere karara bağlandı. Çok sayıda dosya da savcılıklara iletildi.

30 ADET ZAFER HAVALİMANI YAPILABİLİRDİ

AKP iktidarında oluşan 4.5 milyar liralık kamu zararı ile bir adet Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 7 adet Ovit Dağı Tüneli, 4 adet şehir hastanesi, yolcu garantisi verilen ancak garantinin yüzde 5’i bile karşılanamayan Zafer Havalimanı’ndan 30 adet, AKP’nin her fırsatta gündeme getirdiği duble yollardan bin 500 kilometre yapmak mümkündü.

AİHM’den Cemaat davalarının seyrini değiştirecek hamle

Okumaya devam et

Ekonomi

Küresel gıda krizi büyüyor: Türkiye’de açlık kapıda!

8 aydır aralıksız artan küresel gıda fiyatları, bir ayda yüzde 4,3 yükseldi. Kriz, hem gıda fiyatlarının artması hem de doların yükselmesi nedeniyle katlandı. Gıda fiyatlarındaki böylesi artış Türkiye’de açlık krizine neden olabilir.

BOLD – Türkiye’de enflasyon artan gıda fiyatları sonrası her geçen ay yükseliyor. Buna dünyada 8 aydır sürekli artan gıda fiyatları da eklenince uzmanlar bu durumun açlık krizine neden olmasından endişeleniyor.

KITLIK İNSANLARI ETKİLEYECEK

FAO gıda fiyat endeksi sadece ocak ayındaki 30 günde yüzde 4,3 oranında arttı. Gıda fiyatlarındaki artış 8 aydır aralıksız devam ediyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’ye bağlı Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Murat Kapıkıran imzasıyla yayımlanan raporda bu duruma vurgu yapılıyor ve 2021’de kıtlık tehdidinin daha fazla insanı etkileyeceğinin altı çiziliyor. Kapıkıran’ın raporunda dünya ve Türkiye’de tarım ürünleri fiyat artışı ve açlık krizi beklentisine dikkat çekiliyor.

SON 7 YILDAKİ EN BÜYÜK ARTIŞ

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) gıda fiyat endeksi sadece ocak ayında yani 30 günde yüzde 4,3 artış gösterdi. Fiyatlardaki yukarı yönlü hareket 8 aydır kesintisiz devam ediyor. Ocak ayındaki fiyat artışı ise 2014 Temmuz ayından bu yana görülen en ciddi artış. FAO’nun hububat fiyat endeksi yine sadece ocak ayında yüzde 7,1’lik artış yaşadı. FAO Şeker fiyat endeksi; Ocak ayında Aralık 2020’ye göre yüzde 8,1 yükseldi. Gıda fiyatlarındaki artışın nedeni kuraklık ve pandemi.

DÜNYA GIDA PROGRAMI DİREKTÖRÜNDEN KITLIK UYARISI

Dünya Gıda Programı’nın (WFP) icra direktörü ve aynı zamanda Nobel Barış Ödülü sahibi David Beasley, 2021’in 2020’den daha kötü olacağı uyarısını yaparak, “2021’de korkunç boyutta kıtlık olacak” diyor ve Dünya liderleri para ve teşvik paketleri sağladıkları için kıtlık salgınını 2020’de engelleyebildiklerini ancak salgın nedeniyle özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerin ekonomilerinin kötüye gittiğini vurguluyor.

TÜRKİYE KITLIĞI KATMERLİ YAŞAYACAK

AKP iktidarı döneminde tarımda ithalatçı konuma gerileyen Türkiye, küresel gıda fiyatlarından çok daha fazla etkileniyor. Bunun en açık örneği ayçiçeği fiyatlarında yaşandı. FAO verilerine göre hububat fiyatlarının yukarı yönlü hareketinin en önemli nedeni ayçiçeği fiyatlarındaki artış. Aynı dönemde Türkiye’de de dış ticarete bağımlı olarak ayçiçeği fiyatlarında artış yaşanıyor. Küresel gıda fiyatları dolar karşısında da artıyor. Doların da Türk Lirası karşısında güçlenmesi sonrası Türkiye, gıda sorununu katmerli yaşıyor.

AİHM’den Cemaat davalarının seyrini değiştirecek hamle

Okumaya devam et

Ekonomi

Vatandaş dolarını satmıyor

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ‘dolarları satın’ dedikçe vatandaş dolar almaya devam ediyor. Erdoğan’ın ilk çağrısından bu yana vatandaşlar 95,6 milyar dolar aldı.

BOLD – Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk olarak 2 Aralık 2016 tarihinde Dolar/TL kuru 3,51 seviyesindeyken “Dolarlarınızı bozdurun TL ve altına yatırın” çağrısı yaptı. Erdoğan’ın ‘bozdurun’ çağrısına rağmen 1 dolar 4,73 TL’ye fırladı. Erdoğan’ın döviz kuruna sözlü müdahalesini yaptığında vatandaşların bankalardaki döviz miktarı 137 milyar dolardı. 26 Şubat 2021 tarihi itibariyle yurtiçi yerleşiklerin bankalardaki döviz miktarı 232 milyar 676 milyon dolara yükseldi. Bozdurun çağrısını dinlemeyen vatandaşlar 95,6 milyar dolar aldı.

VATANDAŞ GÜVENMİYOR

AKP lideri, 26 Mayıs 2018 tarihinde ikinci kez döviz bozdurun çağrısı yaptı. Ancak vatandaş yine dolar almayı sürdürdü. 27 Aralık 2019 tarihinde bu rakam 192 milyar 999 milyon 119 bin dolara çıktı. 2020 yılında ise doların rekor üstüne rekor kırması üzerine 1 dolar 8,50 TL’ye kadar çıktı. Erdoğan, 16 Aralık 2020 tarihinde de ‘dolarınızı bozdurun’ talebinde bulundu. Ancak Türkiye ekonomisine ve TL’ye güvenmeyen vatandaşlar dolar almayı sürdürdü. Geçen yılın sonunda 236 milyar dolara kadar çıkan vatandaşlar ve şirketlerin döviz mevduatı 2 aydır bir azalıyor bir artıyor.

TERS DOLARİZASYON OLMUYOR

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz alım ihaleleri için beklediği vatandaşların döviz satışı 26 Şubat haftasında da olmadı. Analistlerin ters dolarizasyon ismi verdikleri vatandaşın dolar bozdurması sınırlı kaldı. 234 milyar 734 milyon dolar olan yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatı 232 milyar 676 milyon dolara geldi. Ancak yaşanan gerilemenin tamamı şirket hesaplardan yapılan döviz satışlarından kaynakladı. Şirket hesaplarında 2 milyar 54 milyon dolarlık düşüş yaşandı. Bireysel hesaplardaki azalma sadece 4 milyon dolarda kaldı.

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0