Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

HDP Eş Başkanı Temelli’den Erdoğan’a: Sana ‘diktatör’ diyeceğiz

Partisinin TBMM grubuna hitap eden HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli gündemdeki konulara dair değerlendirmelerde bulundu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, toplumun Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarına verdiği desteğin bedelini adaletsizlikle ödediğini belirtti.

Bugün partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı’nda konuşan Temelli, gündemdeki konulara dair değerlendirmelerde bulundu.

TEMELLİ: TÜRKİYE EMEK CEHENNEMİNE ÇEVRİLDİ

Sözlerine, “Bu ülke bir emek cehennemine çevrilmiştir.” diyerek başlayan Temelli, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) işçilerinin yaşadığı mağduriyete değindi.

Temelli, “Ücret gaspı konusunda bir araştırma başlattık. En kısa zamanda bunun sonuçlarını paylaşacağız. Türkiye’de çalışan insanların ücreti gasp ediliyor.” dedi.

AKP’nin iktidarda olmasının bedelini bütün toplumun adaletsizlikle ödediğini belirten Temelli, sözlerine şöyle devam etti:

“ERDOĞAN KORKUYOR”

“En son Lice Katliamı davasının sanığı ödüllendirildi. 2 bin HDP’li gözaltına alındı. Ayda ortalama 180 kişi gözaltına alınıyor. Her sabah kalkalım, belli sayıda HDP’liyi gözaltına alalım.

Her ay ortalama 500 kişiye Erdoğan’a hakaretten dava açılıyor. Çok alıngan. Çünkü korkuyor. 2 bin 500’ün üzerinde imza verilen barış bildirisi yine Erdoğan’ın talimatıyla cezalandırılıyor. Cizre bir hakikattir diyen Şebnem Korur Fincancı cezalandırıldı.

“BARIŞ İSTEYENE ZULÜM, IŞİD’LİYE MÜKAFAT”

Özgürlük ve demokrasi platformları olması gereken üniversitede şair Ahmet Telli saldırıya maruz kalıyor. Korkmuyoruz, baş eğmeyeceğiz, mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. İşte Türkiye’de adalet meselesinin fotoğrafı budur.

Tam da hocalarımızın ceza aldığı günde, Habur Sınır Kapısı’nda teslim olan ‘mavi kategori’de yer alan IŞİD’li adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Barış isteyene, demokrasi isteyene zulüm, IŞİD’liye mükafat.

Maraş Valiliği katliamın yıl dönümünde yapılacak bütün etkinlikleri yasakladı. Adaletsizlikte süreklilik esastır. Adaletsizlik sürüyor. Bir başka hukuksuzluk (Selahattin) Demirtaş hakkında verilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararının uygulanmaması oldu. AİHM kararı bekletilirken yüksek yargı alelacele karar verdi.

“TECRİT TÜM DEMOKRASİ KANALLARINI TIKIYOR”

Türkiye bugün ya tecrit ya demokrasi ikilemindedir. Demokrasi demek bu tecrit anlayışının yıkılması demektir. Gelin bu tecrite karşı yan yana gelelim. Bu konu sadece Kürt meselesine dair değil. Bu tecrit demokrasi yolundaki bütün kanalları tıkamaktadır.

Gelin bu tecrite son verin. Bu zorbalığı bitirin. Bu gün sevgili Leyla Güven’in açlık grevindeki 48. günü. Leyla Güven onurumuzdur. 48 gündür bu ülkeye çağrı yapıyoruz. Diyoruz ki; Bu hakikatin sesine kulak verin. Ama maalesef hala bu konuda Türkiye muhalefeti, toplumsal muhalefet duymuyor, görmüyor.

“SANA DİKTATÖR DİYECEĞİZ”

Türkiye’de 200’ü aşkın gazeteci tutuklu. O yetmedi sıra sanatçılara geldi. Müjdat Gezen ve Metin Akpınar, görüşleri nedeniyle savcının karşısına çıkarıldı. Bu ülkede haberler de tutuklu. Aladağ yangını, işçilerin isyanı, Gebze’de viyadükte yaşananlar, şüpheli asker ölümleri, Ankara’daki tren kazası…

Bunların hepsi yasaklı. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hata Milletvekili Barış Atay’ın ‘Diktatör’ isimli oyunu yasaklandı. Diktatörlüğe dair her şeyi yapıyor ama diktatör denmesin istiyor. Ne diyeceğiz sana demokrasi havarisi misin? Sen diktatörlük heveslisisin. Biz de sana ‘diktatör’ diyeceğiz.

“UNUTURSAK KALBİMİZ KURUSUN”

Bir kaç gün sonra 34 kişinin öldüğü Roboski’nin yıl dönümü. Kürt oldukları için öldüler. Failler cezalandırılmadı ama Roboski’nin hesabını soranlar tutuklandı. Roboski anıtı yıkıldı. Roboski davasını takip eden Tahir Elçi katledildi. Bunun da hesabını soracağız. Ferhat Encü’nün dediği gibi; Unutursak kalbimiz kurusun.

Sakarya’da bir baba Kürtçe konuştuğu için oğluyla öldürüldü. Bu insanlar Kürt oldukları için öldürüldü. Cevap budur. Evet Kürdüz. Bu suçların ortaya çıkmasının nedeni bireysel değildir. Bunun nedeni bu iktidarın sürdürdüğü Kürt düşmanlığıdır.

“ROJAVA’DA İNŞA EDİLEN UMUDU ÖLDÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Son gelen raporlara göre hâlâ Suriye’de 13 bin IŞİD’li var. Öyle olmasa geçtiğimiz hafta hala hava operasyonları sürdürülmezdi. Oradaki bütün dış güçler Suriye’den geri çekilsin. Türkiye dahil.

Ancak oradaki IŞİD temizlenmelidir. Suriye’de siyasi çözümün önü açılmalıdır. Bunun formülü Suriye halklarının bir araya gelerek ortak çözümü yaratmasıdır.

Çözümsüzlüğünüzü Rojava’ya da taşımayın. Bize düşen bu siyasi çözüme destek vermektir. Rojava neden bu kadar hedefte? Neden Rojava’yı düşmanlaştırıyorlar? Rojava Suriye içinde öyle herhangi bir yer değil. Rojava Ortadoğu’da inşa edilmek istenen rejime en güçlü itirazın yükseldiği, başka bir yaşam umudunun hayata geçirildiği yerdir.

SEN NEREDEN BİLECEKSİN, KAFANI SARAYDAN ÇIKARMIYORSUN Kİ”

Bu bütçe halkın tek bir derdine derman üretmiyor. Sadece işsizlik, yoksulluk ve silah üretiyor. Emeklilikte yaşa takılanların sorunlarını, işsizin sorunlarını çözelim dedik; ‘Hayır’ dediler. Paraların önemli kısmını yine saraya gönderdiler.

Vergisini ödemeyenlere af getirdiler, yine ödemediler, yine af getiriyorlar. İşsizlik fonundan 500 milyon lirayı işsizler kullandı, 1 milyar lirayı patronlara ucuz kredi olarak verdiler. Bu yöntemle ekonomi içinden çıkılmaz bir noktaya geldi.

Büyüme çok iyiymiş. Baş bürokrat bize hala elindeki metni okuyor, büyüme iyi diyor. Ülke enflasyona sürüklenirken, esnaf iflası yok, sorun yok diyor. Sen nereden bileceksin, sen kafanı saraydan çıkarıyor musun?

“BU YOLSUZLUKLARIN HESABINI SORACAĞIZ”

Asgari ücret açıklandı. Açıklanan rakam sorunun süreceğini gösterdi. Dolar bazında asgari ücret geçen sene daha yüksekti. Asgari ücret arttı ama satın alma gücü düştü.

Bakan çıkmış çocuk başına 45 lira yardımı iyi bir şeymiş gibi anlatıyor bir de. Asgari ücretin açıklandığı bugünler aynı zamanda 17/25 Aralık 2013’ün de yıl dönümü. Fakat ne oldu? Kovuşturmaya yer olmadığı kararı çıkardılar. Bu konuyu da unutmadık. Adalet bu ülkeye geri döndüğünde bu yolsuzlukların hesabını soracağız.

“BU ZİHNİYET ÜLKEYİ UÇURUMA SÜRÜKLÜYOR”

Tüm ittifak güçlerimizle çalışacağız. İnsanlar AKP’ye mahkum olmasın diye çalışacağız. Ulaştırma Bakanı sinyalizasyon şart değil diyor. 3. havalimanı yazlık havalimanı.

Yağmur yağınca uçak inemiyor. Milyarlarca lirayı orada betona gömdüler. Yandaşlarını zengin ettiler, halkın hesap sormasını zulümle engellediler. Bu zihniyet bu ülkeyi uçuruma sürüklemeye devam ediyor.”

HDP: AKP-MHP ittifakı Kürt fobisi ve düşmanlığı üzerinden siyaset yapıyor

Gündem

Türkiye’deki İhvan mensupları Mısır’a iade endişesi yaşıyor

Türkiye’nin Mısır’la giderek yaklaşması, Türkiye’de yaşayan 8 bin İhvan hareketi mensubunu endişelendiriyor. İhvan mensupları, 2019’da Türkiye’nin iade ettiği ve idam edilen genç gibi Mısır’a iade edilme endişesi yaşıyor.  

BOLD – Mısır ile yeniden normalleşmeye başlayan Türkiye, Abdülfettah es‑Sisi aleyhine yayın yapan İhvan-ı Müslimin hareketine bağlı Al Sharq, Mekameleen TV ve Watan adlı üç kanaldan eleştirilerini yumuşatmasını istemişti.

MÜSLÜMAN KARDEŞLER ENDİŞELİ

Türkiye’nin “İhvan” jestine Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, “Jestlerini takdir ediyoruz” diyerek karşılık verirken, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Mısır Türkiye’den bir heyeti davet etti. Mayıs başında bir heyet Mısır’a gidecek” diye karşılık verdi. Türkiye’nin Mısır ile giderek yakınlaşması, Sisi yönetimi tarafından terörist olarak nitelendirilen İhvan-ı Müslimin hareketini endişelendirmeye başladı.

2019’DA İADE EDİLEN GENÇ İDAM EDİLDİ

Mısır’da büyük baskıya maruz kalarak aileleriyle birlikte Türkiye’ye sığınan İhvan’a mensup 8 bin kişi bulunuyor. Mısır’la Türkiye’nin yakınlaşmasıyla sınır dışı edilme korkusu yaşayan İhvan’a mensup gençler, 2019’da Mısır’a iade edilen ve idam cezasına çarptırılan Muhammed Abdulhazım gibi bir sonla karşılaşmaktan korkuyor.

 

Cezaevinde kanser olan KHK’lı mühendis Abdülazim Özdemir hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Gündem

Uygurlara yapılanları görmezden gelen Erbaş’tan İsrail’e tepki

Çin’in Uygurlara yönelik yaptığı insan hakları ihlalleri ile ilgili sessizliğini sürdüren Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İsrail’in Gazze saldırısına tepki gösterdi. Erbaş, Ramazan ayının ümmetin birliğine ve Özgür Kudüs’e vesile olmasını diledi.

BOLD – Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, işgalci İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve Filistin halkına yönelik baskıcı uygulamalarına tepki gösterdi.

İBADET ÖZGÜRLÜĞÜ ENGELLENMEKTE

Sosyal medya hesaplarından açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Filistinli Müslümanların bu Ramazan’da da İsrail’in zulümleriyle karşı kaldıklarını dile getirerek, “Mescid-i Aksa’ya ve Filistinli kardeşlerimizin yerleşim yerlerine yönelik saldırılar düzenleyen ve sivil saldırganları teşvik edercesine onları koruma girişiminde bulunan İsrail, diğer yandan türlü bahaneler ve baskılarla Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girişine kısıtlama getirerek ibadet özgürlüğünü engellemektedir.” dedi.

BU ZORBALIKLARA BİR AN ÖNCE SON VERMELİ

Başkan Erbaş, işgalci İsrail’in abluka altındaki Gazze’ye Ramazan ayında da saldırılar düzenlediğini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “İnsanlığı, vicdanı, ahlakı, uluslararası hukuku hiçe sayan gözü dönmüş bu barbar zihniyet tüm zorbalıklarına bir an önce son vermelidir. Allah’ın rahmetinin yeryüzünü kuşattığı bu Ramazan ikliminde kalplerimiz ve dualarımız her daim Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistinli kardeşlerimizledir. Bu Ramazan ayının ümmetin birliğine ve Özgür Kudüs’te buluşabilmemize vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Yüce Rabbimiz, bizlerden inayetini esirgemesin.”

 

Enes Kanter 30’ncu double-double’ını yaptı: Galibiyeti yazar Aslı Erdoğan’a adadı

Okumaya devam et

Gündem

Kamu Denetçiliği Kurumu: KHK ile kapatılan okula ödenen ücretin iadesi yapılmalı

Kamu Denetçiliği Kurumu, KHK ile kapatılan okullara ödenen ücretlere ilişkin emsal bir karar aldı. Ombudsman, bir velinin başvurusu üzerine, kapatılan okula ödenen ücretin iade edilmesine karar verdi.

BOLD – OHAL sürecinde KHK ile kapatılan Hizmet Hareketine yakın okullara ödenen ücretlerin iadesiyle ilgili örnek bir karar verildi. Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), bir velinin kapatılan okula yaptığı peşin ücretin ödenmesi gerektiği yönünde tavsiye kararı aldı.

Birgün’ün haberine göre KDK’ye başvuran veli, iki çocuğunun kayıtlı olduğu Denizli’deki okulun 15 Temmuz’un ardından kapatıldığını, kapatılmadan önce okul ücretini peşin ödediğini kaydetti. Okula toplamda 10 bin 85 TL ödediğini belirten veli, ücret iadesine ilişkin Denizli Valiliği’ne yaptığı başvurunun, “Kesin dönem tespiti yapılamadığı” gerekçesiyle reddedildiğini ifade etti.

Veli, valiliğin talebini reddetmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurdu. Dilekçede, alamadığı hizmet için ödediği ücretin iadesi talebinde bulunuldu. Velinin başvurusunu inceleyen Kamu Başdenetçisi, alacak talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Mevzuatta belirtilen şartları taşıması halinde” velinin alacak ve istihkak taleplerinin karşılanmasına yönelik Denizli Valiliği’ne tavsiyede bulunulmasına karar verildi.

Adalet Bakanlığından kalabalık koğuş itirafı: Ön görülemeyen tutuklamalar…

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0