Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

İktisatçı Sönmez: Seçimden sonra sapıyla geri alacaklar

İktisatçı Mustafa Sönmez asgari ücretin zamlı hali ile de çalışanların mağduriyetini gidermeyeceğini söyledi.

İktisatçı Mustafa Sönmez, “Kaşığın ucuyla verdiklerini seçim sonrası uygulayacakları çok ağır kemer sıkma politikasıyla yine kaşığın sapıyla çıkaracaklar.” dedi.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu yaptığı son toplantının ardından 2019 yılı için asgari ücreti 2 bin 20 lira olarak açıkladı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ise asgari ücretin en az 2 bin 800 TL olması gerektiğini belirtmişti. Sönmez, beklentilerin altında açıklanan asgari ücret rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“BİR LÜTUF DEĞİL, YENİ ASGARİ ÜCRET BEKLENTİLERİN ALTINDA”

Belirlenen asgari ücretin ilk başlarda hakkaniyetli bir artış şeklinde görülse de beklentilerin altında açıklandığını dile getiren Sönmez, “Özelikle DİSK’in yaptığı tespitlerde alınan takdir rakamlarından hareketle asgari ücret 2 bin 800 TL bekleniyordu. Yani 800 TL eksiktir. Çünkü asgari ücret sadece bir işçinin değil, işçinin ve ailesinin geçimini karşılamak durumunda olan bir ücrettir. O nedenle belirlenen 2 bin 20 TL beklentilerin altında.

Günün şartlarında olması gerekenin altında bir karardır. Ama bunu ortalıkta büyük bir lütuf gibi pazarlayacaklar. İşte bin 600 TL’den 2 bin 20 TL’ye çıkardık, 420 TL zam yaptık, işte yüzde 26 oranında zam yaptık gibi. ‘Enflasyonun üstünde bir zam yaptık’ diyerek bunu bir propaganda malzemesi olarak kullanacaklar. Nitekim Türk-İş her zaman yaptığı gibi bunu yeterli bir artış olarak ilan edecek ve bunun pazarlanması işçilere yapılmış bir lütufmuş gibi gösterilecektir.” diye konuştu.

“İLK DEFA İŞE ALINACAKLARIN VERGİSİ DEVLETTEN”

Asgari ücretin açıklamasının ardından Tayyip Erdoğan’ın “Önümüzdeki dönemde istihdam teşviklerine devam edeceğiz. 2019 ve 2020 yıllarında ilk defa işe alınacakların vergi giderlerini devlet üstlenecek.” sözlerini değerlendiren Sönmez, “Bu söylem bundan sonraki işçi vergi giderlerinin hazineden karşılanacağı anlamına geliyor. Bu işverene bir jesttir. İşverenin işini kolaylaştıran bir durumdur.” değerlendirmesinde bulundu.

Zamlı asgari ücret 2018 rakamından 74 dolar daha az

“SEÇİM ŞEKERLERİ VERİYORLAR”

Yaklaşan yerel seçimlere de dikkati çeken Sönmez, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “AKP önümüzdeki yerel seçimlerde endişelidir. Çünkü yapılan tüm anketlerde seçmen, Türkiye’nin en büyük sorununun ekonomi olduğunu söylüyor. Dolaysıyla geçim problemi, pahalılık, işsizlik var, bundan dolayı seçmenlerin bir öfkesi var. Bundan dolayı bu öfkelerini 31 Mart 2019’da sandığa yansıtabilirler. İktidarın oyları düşebilir ki kriz dönemlerinde bunun örnekleri hep görülmüştür.”

“İşte asgari ücretin artışını bir propaganda olarak kullanacaklar.” diyen Sönmez, “Yani kaşığın ucu ile verdiklerini seçim sonrası uygulayacakları çok ağır bir kemer sıkma politikası ile yine kaşığın sapı ile çıkaracaklar.” dedi.

Ekonomi

Vatandaş dolarını satmıyor

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ‘dolarları satın’ dedikçe vatandaş dolar almaya devam ediyor. Erdoğan’ın ilk çağrısından bu yana vatandaşlar 95,6 milyar dolar aldı.

BOLD – Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk olarak 2 Aralık 2016 tarihinde Dolar/TL kuru 3,51 seviyesindeyken “Dolarlarınızı bozdurun TL ve altına yatırın” çağrısı yaptı. Erdoğan’ın ‘bozdurun’ çağrısına rağmen 1 dolar 4,73 TL’ye fırladı. Erdoğan’ın döviz kuruna sözlü müdahalesini yaptığında vatandaşların bankalardaki döviz miktarı 137 milyar dolardı. 26 Şubat 2021 tarihi itibariyle yurtiçi yerleşiklerin bankalardaki döviz miktarı 232 milyar 676 milyon dolara yükseldi. Bozdurun çağrısını dinlemeyen vatandaşlar 95,6 milyar dolar aldı.

VATANDAŞ GÜVENMİYOR

AKP lideri, 26 Mayıs 2018 tarihinde ikinci kez döviz bozdurun çağrısı yaptı. Ancak vatandaş yine dolar almayı sürdürdü. 27 Aralık 2019 tarihinde bu rakam 192 milyar 999 milyon 119 bin dolara çıktı. 2020 yılında ise doların rekor üstüne rekor kırması üzerine 1 dolar 8,50 TL’ye kadar çıktı. Erdoğan, 16 Aralık 2020 tarihinde de ‘dolarınızı bozdurun’ talebinde bulundu. Ancak Türkiye ekonomisine ve TL’ye güvenmeyen vatandaşlar dolar almayı sürdürdü. Geçen yılın sonunda 236 milyar dolara kadar çıkan vatandaşlar ve şirketlerin döviz mevduatı 2 aydır bir azalıyor bir artıyor.

TERS DOLARİZASYON OLMUYOR

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz alım ihaleleri için beklediği vatandaşların döviz satışı 26 Şubat haftasında da olmadı. Analistlerin ters dolarizasyon ismi verdikleri vatandaşın dolar bozdurması sınırlı kaldı. 234 milyar 734 milyon dolar olan yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatı 232 milyar 676 milyon dolara geldi. Ancak yaşanan gerilemenin tamamı şirket hesaplardan yapılan döviz satışlarından kaynakladı. Şirket hesaplarında 2 milyar 54 milyon dolarlık düşüş yaşandı. Bireysel hesaplardaki azalma sadece 4 milyon dolarda kaldı.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

590 bin kişinin doğalgazı kesildi

Türkiye’de pandemi nedeniyle milyonlarca kişi işinden olurken halk, ekmeğini bile yazdırarak almaya başladı. İktidara yakın şirketlerin işlettiği doğalgaz dağıtım firmaları ise borcunu ödeyemeyen 590 bin aboneye acımadı.

BOLD – Koronavirüs salgını sonrası artan ekonomik kriz nedeniyle işsiz kalan veya geliri azalan vatandaşların sayısı hızla artarken, birçoğu faturalarını bile ödeyemez hale geldi. Geçen yılın 9 ayında ülke genelinde 590 bin abonenin doğalgazı, borcundan dolayı kesildi.

BOTAŞ GENEL MÜDÜRÜ: TÜRKİYE’DE GAZ UCUZ

Sözcü’den Veli Toprak’ın haberine göre yılbaşından bu yana doğalgaza 3 kez zam gelirken, Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) Genel Müdürü Burhan Özcan ise Türkiye’de doğalgazın ucuz olduğunu savundu. TBMM KİT Komisyonu’nda konuşan Özcan, “Ankara’da bir metreküp doğalgaz 2.13 lira. Londra’da 4.2, Sofya’da 5.06, Almanya’da 6.06, Roma’da 7.7 ve Amsterdam’da ise 10.13 lira” dedi ve doğalgazın birçok ülkeye kıyasla daha ucuz olduğunu vurguladı. Özcan, geçen yıl konutlarda ve sanayi doğalgazında hiç fiyat artışı yapılmadığını söyledi.

CHP’Lİ SERTEL’DEN “MAAŞLARLA KIYASLAYIN” TEPKİSİ

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel ise bu sözlere asgari ücret ile cevap verdi ve “Almanya’da asgari ücretli, bir aylık maaşıyla 2 bin 354 metreküp doğalgaz alabiliyor, bizde ise bunun yarısı ve 1.326 metreküp alabiliyor. Bizim bir asgari ücretlimiz İngiliz’in asgari ücretlisinin dörtte 1’i kadar doğalgaz alabiliyor. Maaşlarla kıyaslayın, doğalgaz fiyatları çok yüksek” açıklamasını yaptı.

BU YIL ZAM YÜZDE 3’Ü GEÇTİ

BOTAŞ Genel Müdürü Özcan, geçen yıl konutlarda ve sanayi doğalgazında hiç fiyat artışı yapılmadığını söylese de BOTAŞ’ın son yayınladığı tarife tablosuna göre, mart ayından geçerli olmak üzere doğalgaza yüzde 1 oranında zam yapıldı. Ocak ve şubat aylarında da BOTAŞ doğalgaza yüzde 1’er zam yapmıştı. Böylece yeni yılda yapılan zam oranı yüzde 3’ü geçti.

GAZ BULUYORUZ AMA FİYAT ARTIYOR

CHP Trabzon Milletvekili Ahmet Kaya da doğalgaza her ay zam yapılmaya başlandığını ifade etti. Millet canıyla uğraşırken bu kadar zammın vicdanları sızlattığını vurgulayan Kaya, “Karadeniz’de doğalgaz bulundu, doğalgaz fiyatları arttı. Dolar çıkıyor, doğalgaz artıyor, dolar düşüyor yine doğalgaz fiyatları artıyor. 100 metrekare bir evin aylık doğalgaz faturası 400 liradan aşağı gelmiyor. Biz neden dünyanın en pahalı doğalgazını kullanıyoruz?” dedi.

 

AKP’nin dış politikasının maliyeti: Savunma sanayii ambargolarla eziliyor

Okumaya devam et

Ekonomi

Geçmediği yolun parasını ödeyen halk şimdi yapımını da üstlenecek

Yolcu garantisi verilen otoyol, demiryolu projeleri için Saray’ın müteahhitleri yurt dışından kredi bulamadı. AKP ise bu müteahhitlerin ‘yap-işlet-devret’ borçlarının Hazine tarafından üstlenilmesi için kanun teklifi hazırladı. Projeler için yandaş müteahhitlerin ceplerinden para çıkmayacak.

BOLD – Deli Dumrul projeleri olarak nitelendirilen hazine garantili yap-işlet-devret (YİD) projelerini yapacak şirketlere yabancı kreditörler güvenip borç vermiyor. AKP Hükumeti ise bu borcu da halkın sırtına yüklemeye hazırlanıyor.

DAHA ÖNCE 17.2 MİLYAR DOLARLIK KISMINI HAZİNE ÜSTLENDİ

AKP milletvekilleri, geçen yıl pandemiye rağmen yapılan ve isimleri “maskeli ihaleler”e çıkan 50 milyar lirayı aşkın otoyol ve tren yolu ihalelerini kazanan şirketlerin yurt dışından bulacakları kredi borçlarını halkın üstlenmesi için yeni bir yasa teklif hazırlayıp TBMM’ye sundu. Yasa çıkarsa, bugüne kadar birçok şirketin 17.2 milyar dolarlık borcunu üstlenmek zorunda bırakılan Hazine’ye 50 milyar liranın üzerinde yeni borç yükü binecek.

TÜM BORÇ HAZİNE TARAFINDAN ÜSTLENİLECEK

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre AKP Milletvekili Ahmet Kılıç imzasını taşıyan Kanun Teklifi, geçen yıl Ulaştırma Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün herkese açmadan ‘davet’ usulüyle gerçekleştirdiği otoyol ve tren yolu ihalelerini alan şirketlerin yurt dışından buldukları borcun Hazine tarafından üstlenilmesini öngörüyor. YİD projelerini yapan şirketlerin döviz kredilerine Hazine ‘garanti’ veriyor olmasına rağmen şirketler garantiyi yeterli bulmayıp borcun direkt Hazine tarafından üstlenilmesini de istiyor.

YANDAŞLARA BORÇ PARA VEREN OLMADI

Yasa teklifinin gerekçesinde, geçen yıl yapılan ihaleleri kazanan firmaların yurt dışından kredi arayışına gittikleri, ancak yabancı kreditörlerin ‘geri alamayız’ endişesiyle firmalara borç para vermediği bir anlamda itiraf edilirken, güvensizlik pandemiye yüklenmeye çalışıldı.

BORÇ SARAYIN MÜTEAHHİTLERİNİN

Hazine’ye yeni yük getirecek düzenlemeden, toplamda 44 milyar lirayı aşan Rönesans’ın iki, Kalyon ve ERG İnşaat’ın birer projesinin yararlandırılacağı, diğer projelerle birlikte tutarın 50 milyar lirayı geçebileceği belirtiliyor. Geçen yıl yapılan ihalelerle Rönesans Kuzey Marmara Otoyolu’nun “Nakkaş-Başakşehir” kesimini 8.4 milyar lirayla; Mersin -Adana- Osmaniye- Gaziantep Yüksek Standartlı Demiryolu İnşaatı ihalesini de 6.8 milyar lirayla kazanmıştı. ERG İnşaat 2.2 milyar Euro’yla (yaklaşık 20 milyar TL) Ankara-İzmir Hızlı Tren, Kalyon da 9.5 milyar lirayla Bandırma- Bursa- Yenişehir- Osmaneli Demiryolu Hattı ihalesini kazanmıştı.

AKP’nin dış politikasının maliyeti: Savunma sanayii ambargolarla eziliyor

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0