Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Siyasette 1989 sendromu

Mart ayında yapılacak yerel seçimlerle ilgili 1989 sendromundan sözediliyor. Turgut Özal’ı yıkan o seçimlerde olanlar, muhalefet için bir umut ancak şartlar aynı mı?

BOLD

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçimlerle ilgili ‘umutsuzluğu’ doğru bulmadığını belirtti. 1989 yerel seçimlerini hatırlatarak, AKP seçmeninin kulak çekeceğini söyledi. Akşener’in sözleri 1989 seçim atmosferini akıllara getirdi.

ÖZAL TEK BAŞINA İKTİDARDA

Yıl 1989, Başbakanlık koltuğunda merhum Turgut Özal oturuyor. Özal’ın Anavatan Partisi tek başına iktidarda. 26 Mart tarihinde yerel seçimler, ardından da 31 Ekim tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. Muhalefette ise Süleyman Demirel’in Doğruyol Partisi ile Erdal İnönü’nün Sosyal Demokrat Halkçı Partisi var. Seçim atmosferi bugüne benzerlik gösteriyor.

ANAP 3. PARTİ KONUMUNA DÜŞÜYOR

26 Mart tarihinde önüne sandık konulan vatandaşın tercihlerinde büyük değişim yaşanıyor. Anavatan Partisi için neredeyse hezimet diye nitelenebilecek bir sonuç çıkıyor sandıktan. Ana muhalefet partisi SHP İstanbul, Ankara, İzmir dahil 39 ilde belediye başkanlığını almayı başarıyor. DYP ise 16 ilde belediye başkanı çıkarıyor.

Refah Partisi 5 ili alıyor. ANAP ile Milliyetçi Çalışma Partisi de 3’er ille yetiniyor. Tunceli’de seçimi bağımsız aday kazanıyor.

ONURSUZCA İNDİRME TARTIŞMASI

Yerel seçimin ardından Kenan Evrenin 7 yıllık süresi dolduğu için Cumhurbaşkanlığı seçim atmosferine giriliyor. Muhalefet Özal’ın seçilmesine şiddetle karşı çıkıyor. Süleyman Demirel’in, “Özal Çankaya’ya çıkarsa indirmek boynumuzun borcu olsun” diyor. Deniz Baykal da o dönem Demirel’in adaylığı için seçilirse ‘onursuzca indiririz’ ifadesini kullanıyor.

SHP VE DYP BOYKOT ETTİ

Muhalefetin tutumuna rağmen Özal 17 Ekim 1989 tarihinde adaylığını açıkladı. Özal’ın ardından yine ANAP’tan parti içi muhalefetin önemli isimlerinden Fethi Çelikbaş’ta Cumhurbaşkanlığı için aday oldu. 1989 Cumhurbaşkanlığı seçimleri, aynı partiden iki aday arasında gerçekleşirken, hem DYP hem de SHP’nin boykot ettiği seçimlerin üçüncü turunda salt çoğunluğu almayı başaran Özal, oylamaya katılan 285 milletvekilinden 263’ünün oylarını alarak 31 Ekim 1989 tarihinde Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı oldu.

ANAP’TA ÇÖKÜŞ SÜRECİ BAŞLADI

Turgut Özal’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle parti oy kaybetme sürecine girdi. Özal’ın desteği ile Anavatan’ın başına Yıldırım Akbulut getirildi. Akbulut-Özal ihtilafı, parti içi tartışmalara yol açtı. Özellikle Körfez Savaşı sırasında bu ihtilaf had safhaya ulaştı. Akbulut hükûmetine karşı parti içinde Özal’a yakın isimlerin başını çektiği bir muhalefet oluştu. Bu muhalefetin desteğini alan Mesut Yılmaz, 6 Haziran 1991’deki kongrede 3. genel başkan seçildi.

YILMAZ’LA PARTİ İYİCE YIPRANDI

Anavatan genel başkanlığı koltuğuna oturan Yılmaz’la parti iyice yıprandı. Liderliğinin ilk döneminde sadece liberal kanadı merkeze almakla yetinen Mesut Yılmaz, Özal fikrinin de tasfiyesi demekti. Resimleri genel merkez duvarlarından indirilen Özal’ın fikirleri de temsilcileriyle birlikte kapı önüne konuldu. Turgut Özal, Mesut Yılmaz’dan hep ‘hata’ diye bahsedecekti. Özal, 17 Nisan 1993 günü hayata gözlerini yumdu.

YÜZDE 5 İLE BARAJ ALTI KALDI

1991’de yüzde 21 oy alan parti, dört dönem Mesut Yılmaz başkanlığında girdiği seçimlerde âdeta eridi. Yılmaz’ın 28 Şubat dönemindeki konjonktürel hataları ile ANAP, Özal çizgisinden hayli uzaklaştı. Nitekim, Yılmaz’ın liderliğinde girilen 3 Kasım 2002 seçimlerinde parti, tarihinde ilk kez yüzde 5 oy alarak baraj altında kaldı.

MERAL AKŞENER’İN AÇIKLAMALARI

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçimde Anap’ın bu hikayesinin arka planıyla konuşuyor ve seçmende umutsuzluk nedeniyle sandığa gitmeme eğilimi olduğu yönündeki değerlendirmelerin hatırlatılması üzerine tepki gösteriyor:

“Bu tembellik be kardeşim. Niye değişmesin? Referandumda değişti. Referandumda hepimiz farklı farklı çalıştık ve sonuç itibariyle İstanbul’dan, Ankara’dan hayır çıktı 17 büyükşehirden hayır çıktı. Bu basit bir şey mi? Bütün illerin de merkez ilçelerde hayıra yüksek oyları çıktı. Referandum esnasında yolda yöntem değiştirildi, (mühürsüz oy) o değiştirilmeye tavır konulamadı. Ben doğru bulmuyorum, sürekli hilenin hurdanın söylenmesini. İnsan unsuru, 25 yıldır ben bu ülkede aktif politika yapıyorum, insan unsuru. Sandık başındaki müşahidiniz, sizi temsil eden kişi orayı boş bırakırsanız olur, sandıklar açıldığında boş olursa, hileler orada olur. 1989’da olduğu gibi bir kulak çekme yapacak seçmen ve bunu AK Parti seçmeni yapacak.”

Politika

“128 milyar dolar nerede?” afişi Meclis’te dalgalandı

CHP’nin AKP iktidarını zora sokan “128 milyar dolar nerede?” afişi Meclis’te dalgalandı. CHP’li Mahmut Tanal, söz konusu afişi Meclis’in penceresine astı. Tanal, afişi indirmek için gelen itfaiyeye de küçük bir sürpriz yaptı.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, TBMM’ye “128 milyar dolar nerede?” afişi astı. İtfaiye ekipleri pankartı indirmek için Meclis’e geldi. Pankartı polis ya da itfaiyenin müdahale etmesine izin vermemek için kesen Tanal, itfaiye aracının uzaklaşmasının ardından pankartı yeniden astı.

Tanal, şunları söyledi: “İtfaiye kesip alacaktı. Rahmetli Süleyman Demirel diyordu ki: ‘Ben şapkamı kaptırmam’. Ben de pankartı mı kaptırmam. Onlar gittikten sonra ben bir daha asacağım. İtfaiye gelecek gidecek asacağım. Akşamları toplayacağım. Sabahları da asacağım. Cevap verene kadar. 128 milyar dolar ne zaman bozuldu, hangi kurdan bozuldu, kimler satın aldı, bu para nerede harcandı. Bunları Meclis Başkanı açıklama sözü verirse ben bu pankartı bir daha asmam.”

ODASI HAZİNE’NİN TAM KARŞISINDA

CHP’nin Merkez Bankası rezervlerinin harcanmasıyla ilgili iktidara yönelttiği “128 milyar dolar nerede?” sorusunun yer aldığı afişi Meclis’te dalgalandıran Mahmut Tanal, yaptığı eylem sonrasın Halk TV’ye konuştu. Tanal, ”Bu 128 milyar doları ne yaptılar? Gençler için mi harcadılar? İşsizliği bitirmek için ne yaptılar? Ben bir parlamento üyesiyim. Bu paraya ne olduğunu sormaya hakkım var” diye konuştu.

Odasının Maliye ve Hazine Bakanlığının tam karşısında olduğunu söyleyen Tanal, ”Ben bakanlığa bu paranın akıbetini sordum, bana cevap vermediler” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda çalışan yetkililerin ve bakanın, binaya girerken pankartı görüp, akıbetini açıklamasını umduğunu söyleyen Tanal, ”Vatandaş olarak bunu sormak benim hakkım” diye konuştu.

NE OLMUŞTU?

CHP yönetimi, 128 milyar doların akıbetini sormak için astığı afişler, ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ gerekçesiyle toplatılmasına başta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm il ve ilçe yönetimi tepki göstermişti. Kılıçdaroğlu, Parti Meclis Toplantısını, “128 milyar dolar nerede?” pankartı eşliğinde yapmış, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, pankartın il ve ilçe başkanlıklarına yeniden asılacağını söylemişti. CHP yöneticileri, kampanyayı sosyal medyaya taşıdı. Profil resimlerini ‘128’ yazan görselle değiştiren CHP’liler, 128 milyar doların akıbetini soracaklarını belirtti.

Okumaya devam et

Politika

Aşı yaptırmayanlar için ikna ekibi kuruluyor: Sert tedbirler yolda

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, vatandaşları aşı yaptırmaya ikna etmek amacıyla evlere yönelik aşılama ekipleri oluşturacaklarını açıkladı. Tedbirler etkili olmazsa Ramazan’dan sonra daha sertleşeceklerinin sinyalini verdi.

BOLD – Ramazan ayına yönelik iki haftalık kısmi kısıtlama kararlarıyla ilgili konuşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Haziran sonuna kadar 40 yaş üstü herkesi aşılamayı hedefliyoruz” dedi. Hürriyet’e konuşan Koca, şu anda Sinovac, BioNTech ve Sputnik dahil aşı diplomasisini hızlandırdıklarını belirtti. “Toplumsal bağışıklığı arttırmak amacıyla yerli aşı çalışmalarında da son aşamaya geldik. Alınan tedbirlerle birlikte haziran ayında vaka ve ölüm sayılarında gözle görülür gerileme bekliyoruz” diye konuştu. Koca şöyle devam etti:

  • Şayet tedbirlere rağmen düşüş olmazsa haziranda daha sert tedbirler almak zorunda kalırız.
  • Yerli aşıda faz-3 çalışmalarına geçiyoruz.
  • İki ya da üç hafta sonra bu süreci de bitirmiş olacağız.
  • Eylül ayında da aşılamaya başlarız.
  • Nazal aşıda da en fazla üç haftalık süreç var önümüzde.
  • Sağlık çalışanlarının yüzde 14’ü, 65 yaş üstünün yüzde 23.6’sı halen aşı yaptırmadı.
  • Randevusuna gitmeyenler nedeniyle aşılar çöpe gitmedi.
  • Aşı yaptırmayanların ikna edilmesi ve aşı olmalarını sağlamak için ikna ekibi kuracağız.
  • Aile hekimleri öncülüğünde aşı hakkı olup da aşısını yaptırmayanların evlerine gidilerek, aşı olmaları konusunda tavsiyede bulunacağız, teşvik edeceğiz.
  • Böylece aşılarını yaptırmayanların neden aşı olmadıklarını öğreneceğiz.

Okumaya devam et

Politika

Cumhurbaşkanlığı YİK üyesi Yıldırım Akbulut hayatını kaybetti

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde bir süredir tedavi gören YİK üyesi, TBMM eski başkanı ve eski başbakanlardan Yıldırım Akbulut 86 yaşında hayatını kaybetti.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi (YİK), TBMM eski başkanı ve eski başbakanlardan Yıldırım Akbulut, hayatını kaybetti. 86 yaşındaki Akbulut, bir süredir Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi görüyordu.

Akbulut için AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başta olmak üzere birçok siyasetçi taziye mesajı paylaştı.

ERDOĞAN’DAN TAZİYE MESAJI

Erdoğan, hayatını kaybeden Akbulut için paylaştığı mesajında: “Eski Başbakan ve TBMM Başkanımız, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi, değerli devlet adamı Yıldırım Akbulut’un vefatı bizleri derinden üzdü. Merhum Yıldırım Bey’e Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun” ifadelerini kullandı.

YILDIRIM AKBULUT KİMDİR

15 Kasım 1935’te Erzincan’da doğan Yıldırım Akbulut, 1989–1991 yılları arasında Başbakanlık ve Anavatan Partisi Genel Başkanlığı görevi yaptı. Akbulut, 1987–1989 ve 1999–2000 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevini üstlendi.

Babası PTT memuru olan Akbulut ilkokulu Eskişehir’de, ortaokulu Samsun’da, liseyi ise Erzican’da okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitiren Akbulut bir süre serbest avukatlık yaptı.

Adalet Partisi Erzincan İl Başkanlığı da yapan Akbulut Mayıs 1983’te Anavatan Partisinin (ANAP) kurucuları arasında yer aldı. Akbulut, 1983 Genel Seçimlerinde ANAP Erzincan milletvekili olarak Meclis’e girdi. 26 Ekim 1984 – 6 Eylül 1987 tarihleri arasında Turgut Özal tarafından kurulan 45. Hükumette İçişleri Bakanı olarak yer aldı. 1987 Genel Seçimlerinde tekrar ANAP Erzincan milletvekili olarak Meclis’e girdi ve 1987 yılında yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı seçiminin üçüncü turunda 431 üyeden 250’sinin oyuyla TBMM Başkanı seçildi ve bu görevini 9 Kasım 1989 tarihine kadar sürdürdü.

Turgut Özal’ın 1989 Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin ardından aynı yıl Akbulut başkanlığında 47. Hükumet kuruldu. 17 Kasım 1989’daki ANAP 1. Olağanüstü Kongresi’nde Turgut Özal’dan boşalan Genel Başkanlık koltuğuna Akbulut oturdu.

4 maaşlı ‘hiç’: İbrahim Kalın kimdir

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0