Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Yerel seçimde savaş ekonomi üzerinden ilerliyor

Muhalefet partisi liderleri seçim kampanyalarını ekonomik kriz üzerine oturttular.  Muhalif liderlerin söylemleri de Hükumetin karşı hamlesi de ekonomi üzerine

BOLD

VATANDAŞIN CEBİNDEN ÇIKANLAR ANLATILIYOR

2018 yılı ekonomik anlamda zor bir yıl oldu. Ancak ekonomistlere göre 2019 yılında Türkiye’yi daha büyük riskler bekliyor. Hükumet 31 Mart yerel seçimlerine giderken, yaşanan ekonomik krizin vatandaşa yansımasını en aza indirmeye çalışılıyor. Elektrik faturasında yüzde 10 indirim ya da köprü cezalarının affı gibi adımlar geldi ilk etapta Hükumet kanadından. Muhalefet ise vatandaşın cebinden çıkanları anlatıyor. İşte muhalefet partisi liderlerinin ekonomiye yönelik eleştirilerinden bazıları:

HER ÇOCUK 4 BİN 320 DOLAR BORÇLA DOĞUYOR

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: “2002’de doğan her çocuk 1963 dolar borçla doğuyordu. Bugün 4 bin 320 dolar borçla doğuyor. Vatandaşın kredi kartı borcu 68 milyar liraya çıktı. Vatandaşların çektiği kredi borcu ise 187 milyar TL. Hükumet ne yaptı icra dairelerinin sayısını artırdı. 20 milyon icra dosyası oluştu. 7 kez mali af çıkarıldı. Vatandaş devlete olan borcunu ödeyemiyor. Dünyanın en pahalı benzinini kullanan ikinci ülkeyiz. 1987 yılında 14. büyük ekonomiydik. Şimdi 17. büyük ekonomiyiz. Neden geriye gidiyoruz?”

GELİR DAĞILIMINDA EN ADALETSİZ 5 ÜLKEDEN BİRİ

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli: “Her yerde giderek artan bir yoksulluk var. Ama bu iktidarı dinlediğinizde sanırsınız ki dünyanın en iyi ve adaletli ekonomisine sahip. Hayır, dünyanın en adaletsiz ekonomisine sahip. Dünya’da gelir dağılımı en adaletsiz 5 ülkeden biri bu ülke. Çünkü yolsuzluktan besleniyorlar. Çünkü ekonomideki bu adaletsizlik, sarayın şatafatın göstergesi. Sarayda şatafat arttıkça, yandaşlar zengin oldukça, ülkenin kaynakları betona gömüldükçe, halk yoksul, insanlar perişan ve açlık giderek artıyor.”

DAMATLA ÇÖZERİZ DİYORLAR

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener: “Vatandaşın asıl derdi ekonomi. Belediye otobüslerinde gösterilen kartlarda her gün en az 10 kişinin bilet parası olmuyor. İnsanlar otobüs kartlarına 5 lira yükleme yapamıyor. Evlere gelen elektrik doğalgaz faturalarına bakın. Her gün asgari ücretle çalışan 4 bin kişi işten çıkarılıyor. O kadar büyük firmalar işten çıkarıyor ki. Bütün partiler bir araya gelelim krizi çözelim diyoruz. Biz damatla çözeriz diyorlar.”

EKONOMİDE İŞLER İYİ GİTMİYOR

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu: “Hükümet durmadan 100 günde bir Eylem Planı hazırlıyor. Bu eylem planları ülke sorunlarını çözecek planlar değil. Bu planlar yapılıyor işsizlik artıyor. Bu planlar yapılıyor enflasyon artıyor. Bu planlar yapılıyor borcumuz yükseliyor. Bu planlar sorunları çözmüyor. Göçü durdurmuyor. Ekim ayında üretim düştü. İşsizlik arttı. Devlet şimdi borçları vermek için borç tahvilleri ihraç etmeye başladı. 11. Kalkınma Programı hala yok”

BOLD ÖZEL

“Çocuklarımının gözyaşlarının vebalini kim ödeyecek?”

15 gün önce tutuklanıp Afyonkarahisar Cezaevine gönderilen 3 çocuk sahibi Saniye Biçer, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerelioğlu’na mektup göndererek haklarından neden mahrum edildiğini sordu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD  ÖZEL

Eşi cezaevinde olan Saniye Biçer, 4 yıldır babaya hasret olan çocuklarının annesiz de bırakılmasına isyan etti. Tutuksuz yargılanma talebinin neden dikkate alınmadığını belirten Biçer, 7. ve 8. sınıfa giden iki çocuğunun ve 6 yaşındaki kızının gözyaşlarının vebalini kim ödeyecek diye sordu.

Mayıs 2017’de gözaltına alınan ve denetimli serbestlikle bırakılan Biçer, üç yıldır karakola gidip imza atıyor, cemaat soruşturmaları kapsamında tutuksuz yargılanıyordu. Biçer, 13 Ekim 2020’de görülen ikinci mahkemesinde tutuklanıp Afyonkarahisar Cezaevine gönderildi. Aynı dosyada bulunan ve 13 yıl 6 hapis cezasına çarptırılan eşi ise 4 yıldır Afyon Dinar Cezaevinde tutuklu.

“AİLE BÜTÜNLÜĞÜMÜZ KALMADI, PARAMPARÇA OLDUK”

Hepsi eğitim çağındaki çocuklarına Kocaeli Derince’de yaşayan dede ve babaannelerinin baktığını ifade eden Saniye Biçer, “Aile bütünlüğümüz kalmadı. Paramparça olduk. Ailem çocukları hem anneye hem babaya getiremezler. Yol uzunluğu, maddi manevi külfet. Pandemiden dolayı iki kişi alıyorlar görüş için. Hangi birini kime götürecekler. Babaya hasret 4 yıldan sonra anneye de hasret bırakıldılar. Çocuklarımın bu gözyaşlarını vebalini kim ödeyecek?” dedi.

“NEDEN HAKLARIMIZDAN MAHRUM BIRAKILIYORUZ”

Pandemi nedeniyle online eğitimlere katılmak zorunda kalan çocuklarının bu sürecinin de çok zorlu geçtiğini belirten Biçer, evlerinde bilgisayar ve internet bağlantısı imkanı olmadığını söyledi. Anne ve babasının çocukların hem bakımıyla hem de eğitimiyle ilgilenmediklerini aktardı.

Hak etmedikleri ve işlemedikleri suçlar nedeniyle cezaevine konulduklarını söyleyen Saniye Biçer, bir de ‘ev hapsi ve tutuksuz yargılanma gibi haklarından’ mahrum bırakıldıklarını da ifade etti. Biçer, “Eşi tutuklu ve 3 çocuklu bir anneyi tutuksuz yargılarken ne oldu da tutuklu yargılama kararı verildi. Bu karar sadece anneyi değil, ardındaki 5-6 kişiyi de cezalandırmaktır. Telafisi zor ve imkansız yaralara sebebiyet vermektedir.” diye yazdı.

“SİZ VEKİLLERİMİZ BİZE YARDIMCI OLUNUZ”

5 Kasım 2020’de üçüncü mahkemesinin görüleceğini altını çizen Saniye Biçer, tutuksuz yargılanma talebinin dikkate alınmasını umduğunu söyledi. Biçer mektubunu şöyle tamamladı:

“Umarım sesimi duyurabilirim. Lütfen sesimi duyun ve bana yardımcı olun. Bu çocuklar bu vatanın evladı değil mi? Psikolojisi alt üst olmuş, eğitim hayatı baltalanmış birey olmasınlar. Aksi takdirde toplum olarak acısını çekeriz. Sağlıklı ruh yapısına sahip, meslek sahibi ve eğitimli bireyler olmaları için siz vekillerimiz bize yardımcı olunuz.”

“22 gün hücrede tutuldum, eşim cezaevinde kovid oldu, yavrum benimle konuşmuyor”

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“22 gün hücrede tutuldum, eşim cezaevinde kovid oldu, yavrum benimle konuşmuyor”

290 gündür kızını göremediğini söyleyen tutuklu Hülya Bayden ailece yaşadıkları mağduriyetlerinin giderilmesi için milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan yardım istedi.

BOLD ÖZEL – Eşiyle birlikte tutuklanan ve Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevine gönderilen Hülya Bayden, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup göndererek cezaevinde koronavirüs kapan eşini ve psikolojisi bozulan kızını anlattı.

“PSİKOLOJİM ALT ÜST”

Bir kız evladı sahibi Bayden çifti 10 ay önce tutuklandı. Mehmet Yasin Bayden Bitlis, Hülya Bayden Bakırköy Cezaevine gönderildi. Kovid-19 tedbirleri kapsamında 22 gün karantina hücresinde kalmak zorunda kalan Hülya Bayden, karantinadan çıkınca eşinin cezaevinde koronavirüse yakalandığını öğrendiğini söyledi.

Bir taraftan evlat hasreti çeken bir yandan da eşinin sağlığından endişe eden Bayden, kendisinin de ilaç kullanmaya başladığını belirtti ve “Bu sıkıntılar psikolojimi alt üst etti. Vücut direncimin düşmesine yol açtı.” dedi.

“KIZIM ONU ALMAK İSTEMEDİĞİMİ SANIYOR”

10 aydır kızına sarılamadığını vurgulayan Bayden, “10 aydır 3 yaşındaki kızına sarılamamış, sadece geçen hafta kapalı görüşte camın arkasından görmüş bir anne olarak yazıyorum. Kızım onu almak istemediğimi sanıyor, konuşmadı bana küsmüş, çocuğa salgını nasıl anlatsam ki? Eşim de tutuklu.” diye yazdı. 

Mağduriyetinin giderilmesini ve bu zorlu korona günlerinde kızının yanında olmak istediğini belirten Bayden, 290 gündür çocuğuna hasret acılı bir anne olarak yardım istedi.

Hülya Bayden’in kızı.

Astım hastası Antalya Cezaevinde koronavirüs kaptı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Astım hastası Antalya Cezaevinde koronavirüs kaptı

İki yıldır tutuklu astım hastası Ender İleriye’ye koronavirüs teşhisi konuldu. Bir aydır sıcak suyun verilmediği Antalya L Tipi Cezaevinde birçok insanın hasta olduğu belirtiliyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL 

İki yıldır Antalya L Tipi Kapalı Cezaevinde kalan astım, şeker ve kalp hastası Ender İleriye, cezaevinde koronavirüs kaptı. 35 kişilik C10 koğuşunda kalan İleriye, üç gün önce bayılınca Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine kaldırıldı. İlk yapılan testi negatif çıkan İleriye’nin ciğer filminden şüphelenen doktorlar, dün ikinci test yaptı. Pozitif çıkan Ender İleriye şu anda hastanede tedavi görüyor.

“İKİ KİŞİ KOĞUŞA BAYILDI, BİR AYDIR SOĞUK DUŞ ALIYORLAR”

Antalya L Tipi Cezaevinde bir aydır sıcak suyun akmadığını belirten Ender İleriye’nin kardeşi Ahmet İleriye, “C10 koğuşundaki herkes şu anda hasta ve bu hastalıklarını soğuk duş almaya bağlamışlar. Bir hafta önce koğuşta iki kişi bayılmış. Abim de bunlardan biri. Abim 35 kişilik koğuşta kalıyordu. Çoğunda hastalık belirtisi var. Telefon ahizesi yoluyla diğer mahkumlara da virüs geçebilir” dedi. Cezaevi yönetiminin vakaları gizlediği de iddia ediliyor.

Antalya’da bir vakıfta çalışan Ender İleriye Cemaat soruşturmaları kapsamında Ekim 2018’de tutuklandı. 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan İleriye’nin dosyası Yargıtay tarafından onaylandı.

Okumaya devam et

Popular