Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Medyada kriz: Altyazı dergisi Ocak 2019 sayısını yayımlayamadı

17 yıldır aralıksız yayınlanan efsane dergi, Ocak sayısını basamayacağını açıkladı. Medyadaki kriz bunun çok ötesinde. İşte tüm yönleriyle krize sürüklenen medya sektörü.

BOLD– Türkiye’nin en köklü sinema dergisi Altyazı, 2019 yılı ocak sayısını basamayacağını duyurdu.

17 yılı aşkın süredir aralıksız yayınlanan dergi, konuyla ilgili yaptığı duyuruda, sonraki aylarda dergiyi yayınlayabilmek için çabalarına devam ettiklerini belirtti.

Altyazı, sinema sanatına ilişkin haber ve yorumların matbu dergide yayınlanması yanında, sanatın bu dalıyla ilgili konferanslar, seminerler ve pek çok diğer etkinlik yapan önemli bir sanat grubu.

BASILAMAYAN GAZETELER VAR

Ekonomik kriz önce yerel medyayı vurmuş ve bazı gazeteler hafta sonları basılmayacaklarını açıklamışlardı.

Ardından ulusal gazeteler de sayfa sayılarını azaltma, ekleri kapatma ve personel çıkartma yoluna gittiler. Yeni Şafak sadece geçen hafta 40 kişinin işine son verdi. Habertürk basılı gazeteyi kapattı.

Demirören Grubu da Vatan gazetes’ni kapattı. Dünya gazetesi ise sayfa sayısını 24’ten 12’ye indirdi, ilave baskıları kapattı. Dünya’da 4 aydır maaşlar da aksıyor.

Yerelde yayın yapan 300’e yakın gazete ve matbaa, kağıdı karşılayacak bütçeye sahip olmadığı için kapandı. 11’e yakın yayınevi faaliyetlerine son verdi.

DİZİLER YAYINLANMIYOR

Bir diğer kriz haberi de dizi sektöründen geldi. Büyük televizyon kanallarının tamamı anlaşarak ocak ayında dizi yayınlamama kararı aldılar.

Gerekçe ise özel sektörün reklam vermeyi kesmesi nedeniyle, gelirlerin giderleri karşılamaması. Sadece TRT zarar etse de dizileri yayınlayacağını duyurdu.

Kriz sebebiyle NTV Spor kanalını kapatan Doğuş Yayın Grubu şimdi de müzik klipleri yayınlayan Kral TV’yi kapatmaya hazırlanıyor.

SİNEMA FİLMLERİ VİZYONA GİRMEDİ

Sineme sektöründe ise yapımcılar ile salon sahipleri arasında gerilim yaşanıyor. Salon sahipleri maliyetlerin yükseldiğinden, yapımcılar ise zarara sürüklendiklerinden şikâyetçi.

Bu sebeple Cem Yılmaz, Yılmaz  Erdoğan, Şahan Gökbakar gibi isimlerin hazır olan filmleri vizyondan çekildi.

Medya

Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar’ın SBK kavgası: Mezarıma gelmeyeceksin!

Gazeteciler Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar Sezgin Baran Korkmaz konusunda canlı yayında kavga etti. Uğur Dündar, TELE 1’in Korkmaz’ın finanse ettiğini ima eden Özdil’e “karşıma çıkarsan çok fena yaparım” dedi.

BOLD – Sözcü gazetesi yazarları Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar canlı yayında Sezgin Baran Korkmaz yüzünden kavga etti.

Özdil’in sosyal medyadan Sezgin Baran Korkmaz’la ilgili yaptığı TELE 1 imalı paylaşım, yayında olan Uğur Dündar’ı çileden çıkardı.

Uğur Dündar’ı hedefe koyan Özdil, “Dürüst ve güvenilir (!) araştırmacı gazetecilerin SBK (Sezgin Baran Korkmaz) aşına su katmak istemem ama, SBK’nın kafakola aldığı gazetecilerin listesi ABD’de açılan davanın iddianamesinde yazıyor… Kimlere televizyon kanalı kurdurdukları bile orada yazıyor! SBK’nın kafakola aldığı gazetecileri, kime hangi televizyonu kurdurduklarını biliyorum ama söylemem demedim, aksine açık açık söylüyorum, ABD’deki iddianamede yazıyor… Dürüst ve güvenilir (!) araştırmacı gazeteciler niye bu mevzudan hiç bahsetmiyor diye soruyorum?” ifadelerini kullandı.

YAZIKLAR OLSUN!

Özdil’in alaycı ifadeleri ve TELE 1 imasına usta gazeteci canlı yayında cevap verdi. Dündar, kendisini en yakından tanıyan isimlerden birinin Özdil olduğunu ifade ederek, “Biri bana Yılmaz Özdil’i sorsa ‘Yılmaz pis bir işe bulaşmaz’ derim… Yılmaz’a da yazıklar olsun… Bitti benim için artık. Çok namuslu bir iş yapmışız, tebrik etmesi gerekirken imalı çamur. Yazıklar olsun. Yılmaz’ın bu açıklamayı yapması Benim hayatımda yediğim en ağır hançerlerden biridir. Benim cenazeme gelmeyeceksin, utan yazıklar olsun, yerin dibine gir karşıma çıkarsan çok fena yaparım.” dedi.

TELE 1’deki yayın sürerken Özdil, “SBK iddianamesinde yazılanları sordum, TELE 1’de değerli ağabeyim Uğur Dündar’la Tuncay Mollaveisoğlu beni eleştiriyor, sormayayım o halde…” ifadelerini kullandı.

NASIL GİTTİ ELİN!

Özdile cevap veren Uğur Dündar, “Açık açık yazacaksın, sen benim ne kadar namuslu olduğumu bilen 2-3 kişiden birisin, sen nasıl ima yollu da olsa çamur atmaya yeltenirsin… Kötü kalpli. Nedenini de biliyorum, İsmail Saymaz’a takmış… Nasıl gitti elin o tweete, nasıl yazabildin onları” diye konuştu.

Dündar, Özdil’in kendisine “değerli ağabeyim” diye mesaj attığını da hatırlatarak, “Değerli ağabeyim deme sen artık değersiz Yılmaz’sın” dedi.

7/24 müzik hariç her şeyi çalıyorlar

 

Okumaya devam et

Medya

Sezgin Baran Korkmaz açıkladı: Veyis Ateş 10 milyon euro istedi

Hakkında karapara aklama soruşturması bulunan Sezgin Baran Korkmaz, sunucu Veyis Ateş’in kendisinden arabuluculuk karşılığı 10 milyon euro istediğini doğruladı. Ateş kendisine koruma tahsis edildiğini ifade ederken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile 1999’dan beri tanıştığını açıkladı.

BOLD – Halk TV’de İsmail Saymaz’ın sorularını yanıtlayan Veyis Ateş, Sezgin Baran Korkmaz ile Temmuz 2020’de, Bodrum’da bir arkadaşının teknesinde tatildeyken tanıştığını söyledi. Ateş, 10 milyon euro istemediğini öne sürerken, canlı yayına bağlanan Korkmaz, 10 milyon euro iddiasını doğruladı.

TEKNEYİ DE TATİLİ DE KABUL ETMEDİ

Habertürk’le yolları ayrılan Ateş, kendisi hakkındaki iddialarla ilgili “Sezgin Baran Korkmaz’la ben Temmuz 2020’de, 20’leri olabilir, meşhur Paramount Otel’e davetli olarak gittim. Ben zaten Bodrum’da tatildeydim. Arkadaşımın teknesindeydim. Ben o tekneye bindikten, İstanbul’a döndükten sonra orada çekildiğim bir fotoğrafı attım, Instagram’a koydum. Bizim aramızda geçen diyalogla, benim bir teknem yok. Benim arkadaşlarımın teknesi. Paramount Otel’e Cihan Ekşioğlu beni davet etti. Bir defa gittim. Ya cuma ya da cumartesi pazar akşamı, para ödemedim, davetli olarak gittim. Bu ve benzer otellere davetli olarak zaten gittim” dedi.

“10 MİLYON EURO İSTEMEDİM”

Korkmaz’dan 10 milyon euro istediği iddiasıyla ilgili Ateş, “Bu konuşma bana ait değil. Böyle bir talep aramızda geçmedi” dedi. Saymaz’ın “Ben bu konuşmayı dinledim” demesi sonrası “10 milyon euro istemiş miyim, böyle bir kayıt var mı, ben kendi ellerimle götüreyim. Benim 7 aydan beri çıkmayan sesim, çıkmayan konuşmam, neresi önü, neresi arkası bilmediğim bir konuşma. Ben 10 milyon euro istemedim, böyle bir konuşmayı yapmadım” dedi.

KORKMAZ’DAN “İSTEDİ” İDDİASI

Ateş’in açıklaması sonrası canlı yayına bağlanan Korkmaz, Veyis Ateş’in avukatı aracılığıyla irtibat kurduğunu ve aracılık için kendisinden 10 milyon euro talep ettiğini öne sürdü. Yayına ikinci kez bağlanan Korkmaz, iddiayı yineleyerek “Veyis Ateş 10 milyon euro istedi ama ben vermedim” dedi. Korkmaz, “Bende kayıt olduğunu düşünmediği için başkalarını ona doğru çekmeye çalıştığı için ben Selivay’a dinlettim. Sevilay yönetimine söyleyecekti, bu adalet önünde hesap verene kadar konuşmayacaktım. Yalan söylüyor, gözümün içine baka baka yalan söylüyor. Benden kimin için para istediğini onun açıklaması lazım” dedi.

ATEŞ: PEKER’LE SOHBET ETTİK

Veyis Ateş, organize suç örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan Sedat Peker hakkında da açıklamalarda bulundu. Ateş, Peker ile beraber sohbet ettiklerini belirterek, “Sedat Peker’le 2016-2017 yılı olabilir Kuruçeşme’de bir mekanda 4-5 kişi oturduk, yemek yedik, sohbet ettik. Ne siyaset konuştuk, ne iş konuştuk. Hayatımızda bir defa orada tanıştık. Ne bir selam aldık, ne bir selam gönderdik” dedi.

“3 YILDIR KORUMAM VAR”

İçişleri Bakanlığı’nın kendisine koruma ve araç tahsis ettiği iddiasıyla ilgili konuşan Ateş, “Devlet bana Mercedes tahsis etmedi. Benim korumam var. 3 yıldır. Ekrana çıkıyorum, Afrin, Cerablus, El Bab, Azez’e gidip döndüğümde” ifadelerini kullandı.

 

Ülkücü Hareket yine gündemde: Avrupa ülkelerinde bakış nasıl? Kimler yasakladı?

Okumaya devam et

Medya

Medyanın yüzünü kızartanlar Saray’a göre hâlâ gazeteci

Organize suç örgütü Sedat Peker’le görüntüleri ortaya çıkan, iş insanlarından rüşvet isteyen gazeteciler gündemdeki yerini koruyor. 15 Temmuz gerekçesiyle binlerce gazetecinin basın kartını iptal eden Saray’a bağlı Fahrettin Altun’un başında olduğu İletişim Başkanlığı ise skandalları izlemekle yetiniyor.

BOLD – Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in kendisiyle irtibatlı olduklarını ifa ettiği Özışık kardeşlerin ardından medyadaki kirli ilişkiler birbiri ardı sıra dökülmeye başladı. Çok sayıda gazetecinin adı bu skandallara karışırken, bu isimlere basın kartı veren Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ise kartların iptali konusunda bir açıklama yapmıyor.

BASIN KARTLARININ İPTAL EDİLMESİ GEREKİYOR

Sedat Peker’in açıklamaları sonrasında kirli ilişkileri ortaya çıkan Hadi Özışık, Süleyman Özışık, Veyis Ateş artık ekranlarda görünmüyor. İsimleri gündeme gelen Fatih Tezcan, Cem Küçük, Tahir Sarıkaya ise işlerine devam ediyor. Veyis Ateş’le birlikte gündeme gelen iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’dan para aldığı iddia edilen 12 gazetecinin ise isimleri açıklanmadı. Medya dünyasında yaşanan bu skandalları ise Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı izlemekle yetiniyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla basın kartı yönetmeliğinde yapılan değişikliğe göre bu kişilerin basın kartlarının “derhal” iptal edilmesi gerekiyor.

BİR GECEDE BİNLERCE GAZETECİNİN BASIN KARTLARI İPTAL EDİLDİ

Tek adam rejiminin inşası için organize edilen 15 Temmuz sonrasında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a muhalefet eden binlerce gazetecinin basın kartları bir gecede iptal edildi. 2019’a kadar geçen üç yıllık süreçte Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 2 bin 397 gazetecinin sarı basın kartı iptal edildi. Sonrasında yapılan renk değişikliği bahanesiyle de basın kartı almayı hak eden 997 gazeteciye çeşitli gerekçelerle kartları verilmedi. Bunlar arasında sürekli basın kartı taşımaya hak kazanan isimler de bulunuyordu.

CEMİYET VE KONSEY TEMİZ ELLER HAREKATI İSTEDİ

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, medya dünyasının yüzünü kızartan olaylarla ilgili gazetecilere çağrıda bulundu. Bilgin, “Ne yazık ki bugünlerde gazetecilik mesleğimiz adına yüzümüzü kızartacak şekilde medya sektöründe ‘gazeteci’ kisvesi altında görev alan isimler ile ilgili iddialar kamuoyuna yansıyor. Kuşkusuz yüzümüz, gazetecilik mesleğini halkın yararına değil, gün geçtikçe yoksullaşmasına neden olan çarpık çıkar yumağına alet edenlere duyduğumuz öfkeden kızarmaktadır. Mesleğimiz yaşadığı saygınlık krizinden yine tüm bunları sorgulayan meslektaşlarımız eliyle çıkacaktır” dedi. Basın Konseyi de yaptığı açıklama ile Türkiye’de Temiz Eller Hareketi acilen başlatılması gerektiğinin altını çizdi.

174 GAZETECİ CEZAEVLERİNDE

Suç örgütleriyle ilişkileri ortaya çıkan gazeteciler kollanırken Gazeteciler Cemiyeti raporuna göre Türkiye’de 37’si hükümlü ve 26’sı tutuklu olmak üzere 63 gazeteci cezaevlerinde bulunuyor. jailedjournos.com isimli site ise kendi imkanları ile ulaştığı tutuklu gazeteci sayısını 146 olarak açıkladı. International Journalists Association’ın (Uluslararası Gazeteciler Derneği) verilerine göre Türkiye’de gazetecilik faaliyetlerinden dolayı tutuklu bulunan 174 kişi bulunuyor. Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Örgütü, 2021 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre 2002 yılında basın özgürlüğünde 99’uncu sırada bulunan Türkiye, AKP iktidarında 55 sıra birden gerileyerek 2020 yılında 154. sırada yer aldı.

Biden’la görüşen Erdoğan’dan yeni ‘ittifak’ hamleleri

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0