Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Kürt partileri yerel seçime HDP çatısı altında girecek

Kürt partileri yerel seçim itifakı yaparak seçimlere Halkların Demokratik Partisi (HDP) çatısı altında girme kararı aldı. Karar, HDP eş genel başkanları Sezai Temelli ve Pervin Buldan’ın katıldığı toplantıda kamuoyuna açıklandı. Ortak deklerasyon okundu.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, bu ittifakla Kürt halkının ulusal birliği için tarihsel bir adım atıldığını belirtti.

Buldan, “Bu oldukça önemli ve değerli bir aşamadır. Halkımızın bizden beklentisi de budur. Bu ittifakın seçimlerle sınırlı kalmaması, Kürt halkının tüm siyasal bileşenlerinin ulusal birliği geliştirmesi çok önemlidir.” dedi.

DEMİRTAŞ: ZULÜM PARTİSİNİ TERK EDİN

Edirne Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş da toplantıya bir mesaj gönderdi. Demirtaş’ın mesajını HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ okudu.

Demirtaş mesajında, “İttifakı önemsiyorum. Kalıcı bir ittifaka dönüşmesini temenni ediyorum. Herkes bu ittifaka destek vermeli. Özellikle AKP’de yer alan Kürtlere çağrı yapıyorum. Zulüm partisini terkedin, bu ittifakın içinde yer alın.” ifadelerine yer verdi.

İTTİFAKA 8 KÜRT PARTİSİ KATILIYOR

HDP, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Devrimci Demokratik Kürt Derneği (DDKD), Kürdistan İslami Hareketi (AZADÎ), İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA), Partîya Komunîsta Kurdistan (KKP), Platforma Demokrata Kurdistan (PDK), Partîya Demokrata Kurdistanê (Türkiye PDK-T) yerel seçimde güç birliği yapma kararı aldı.

ORTAK DEKLARASYON AÇIKLANDI

Belediye seçimlerine yönelik HDP ile Kürdistani Parti ve hareketlerin ittifak açıklaması:

Yerel seçimler, genel olarak yerel iktidar ve demokrasinin temel birimleri olmaları nedeniyle biz Kürtler için zaten önemliydi. 31 Mart 2019 özelinde ise yerel seçimler aşağıdaki belli başlı nedenlerle daha fazla önem kazandı.

BAŞKANLIK SİSTEMİ, MECLİSİN İŞLEVSİZLEŞTİRİLMESİ

I.Başkanlık sistemine geçişle birlikte Meclis’in işlevsizleştirilmesi nedeniyle Yerel yönetimlerin öneminin daha artmış olmasından;

II.İktidarıyla, muhalefetiyle, tekçi sistem partilerinin, halkımıza yönelik geliştirdikleri planlı algı operasyonu ile zihinlerde “sandığa gitsem de gitmesem de fark etmiyor, nasıl olsa kayyum atanacak” algısı yaratılarak halkı siyasetten ve sandıktan soğutmaya yönelik sürdürülen politikalarla Kürt siyasetinin ve halkımızın hedef alınıyor olmasından;

BAHÇELİ’NİN AŞİRETLERİ DEVREYE SOKALIM ÇAĞRISI

III.MHP ve lideri Bahçeli’nin, Yerel Seçimlerde Kürtlere yönelik; “Eğer Kayyım yerlerini tekrar alırlarsa bazı talepleri derinleşecek. Bu da Türkiye’yi başka bir noktaya doğru götürür. Bunun önlenmesi için de aşiretleri devreye sokalım” şeklinde dile getirdiği Kürt kaybetmesi üzerine kurulan politikada ısrar ediliyor olmasından;

TEK ADAM REJİMİ ENDİŞESİ

IV.Başkanlık sistemine geçişle giderek artan, tek adam rejimine dönüşmeye başlayan AKP iktidarının, demokratik meşru seçim sürecinde halkların iradesiyle aşılabilmesi için Kürdistanigeniş yerel seçim ittifakının yaratılmasının kendini dayatıyor olmasından hareketle;

KÜRTLER KAZANSIN FORMÜLÜ

a.İmzası bulunan parti ve hareketlerimiz, Yerel Seçimlerde Kürdistani Seçim İttifakını oluşturduğunu ve seçimlere HDP çatısı altında katılacaklarını ilan eder.

b.Halkımızın iradesini yeniden gasp etmede ısrar eden Cumhur İttifakı’nın, “Kürde kaybettir, kaybet” formülüne karşı, “Kürdistani seçim ittifakı; halkımız kazansın, ittifakımız kazansın, biz Kürtler kazanalım” formülüyle hareket eder, Yerel Seçimlerde daha etkin sonuçları almayı hedefler.

“KÜSME LÜKSÜMÜZ YOK, İTTİFAK YAPIYORUZ”

c.Kürdistani Yerel Seçim ittifakıyla Kürdistan’daki sivil demokratik siyasetin yeniden canlanmasına katkı da bulunmak için daha fazla çaba harcayacağız. Ve önemlisi halkımızın ulusal değer ve kazanımlarına yönelik saldırıları, birlikte sivil demokratik zeminde göğüsleyeceğiz.

d.Yerel seçim ittifakı ile parti ve hareketlerimiz ve esas olarak da halkımız arasında ulusal demokratik işbirliği kültürünün geliştirilmesine katkıda bulunmak ve “Kürt partileri aralarında ittifak yaratamaz” anlayışını, halkımızın özlemleri doğrultusunda şimdilik Yerel Seçimlerle sınırlı da olsa aşmak istiyoruz. Cumhur ittifakı (AKP-MHP), parti çıkarları adına, “küsme lüksümüz yok ittifak yapıyoruz” diyor ve anlaşıyorsa; Kürt parti ve hareketlerimiz olarak biz de ayrılıklarımızı geri çekip ortak paydalar üzerinde Yerel Seçimlerde ortaklaştığımızı ilan ediyoruz.

ANA DİLDE EĞİTİM TALEBİ

e.Önemlisi, en belirleyici paydamız, halkımızın yaşamsal acil ulusal talebi olan ana dilde eğitim-öğretim başta olmak üzere halkımızın demokratik talepleri ile ilgili olarak belediyelerde ulusal demokratik duruş kadar; yerelde halkımıza hizmet götürmek üzerinden hareket edeceğiz.

“MUHALEFETLE İTTİFAK ARAYIŞIMIZ SÜRECEK”

f.Yerel seçimlere ayrı katılmak isteyen Kürdistani partilerimizin kararlarını demokratik bir hak olarak görüp iradelerine saygı duyduğumuzu, bununla birlikte yukarıda özetlediğimiz özgün koşullar nedeniyle tüm partilerimizin 31 Mart seçimlerinde tek bir seçim ittifakı altında seçimlere katılmalarının tarihi öneminden hareketle son ana kadar diğer partilerimizle de ittifak arayış ve çağrımızı sürdüreceğiz.

g.Türkiye’de HDP’nin en geniş demokrasi güçleriyle yerel seçim ittifakı kurmasını çok önemsediğimizi ifade etmek istiyoruz.

HDP’li Ayhan Bilgen: Ahmet kazanırsa zafer, Mehmet kazanırsa ihanet!

Politika

Selahattin Demirtaş: Daha cesur olmanın vakti çoktan geldi de geçiyor

Gara operasyonu sonrası kaleme aldığı yazısında AKP iktidarının işine gelmediği için barışa yanaşmadığını belirten Selahattin Demirtaş, barış yanlılarının aktif tutum alması gerektiğini söyledi.

BOLD – Edirne F Tipi Cezaevi’nde yaklaşık 4,5 yıldır tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ‘Barış’ temalı yeni yazısı Medyascope’da yayınlandı.

Cezaevinde kaleme aldığı yazısında ‘Barış ve birlikte yaşam dışında seçeneğimiz yok’ diyen Demirtaş Gara operasyonu için: “Yaşanan trajedi, barışın ne kadar önemli ve hayati olduğunu hepimize acı bir şekilde hatırlattı” ifadelerini kullandı.

ANALAR EVLATLARINI AĞAÇTAN TOPLAMIYOR

Oy kaygısı güden AKP iktidarının koltuk için yapmayacağı çılgınlığın olmadığını söyleyen Demirtaş: “Ancak siyaset kurumunun ve devletin, bu akıl tutulmasına tümden teslim olmaması gerekiyor. Bunca yıkımın ortasında, barış umutlarını diri tutacak samimi ve ciddi bir iradenin ortaya konulmasına ihtiyaç var. Analar, babalar evlatlarını ağaçtan toplamıyorlar. Türk’üyle, Kürt’üyle halen canımızdan can gidiyor, kahroluyoruz. Silahı ve şiddeti çözüm yöntemi olarak görmek yerine demokratik siyaseti esas almamız gerekir. Demokratik siyasetten vazgeçilemez. Sorumluluk sahibi siyasetçiler kesin ve kalıcı çözümün altyapısını, zaman kaybetmeden oluşturmak zorundadır” dedi.

BARIŞ İÇİN DAHA CESUR OLMANIN VAKTİ GELDİ

AKP’nin işine gelmediği için barış arayışında olmadığını belirten Demirtaş: “Durum böyledir diye ölümlere sessiz kalmak, ölümleri seyretmek de insanlığımızdan kaybettirir. Evlatlarımız için, acı çeken ana babalarımızın hatırı için, birlikte yaşam iradesinin daha fazla yara almaması için, demokratik ve barışçıl bir çözüme fırsat sağlayabilmek için muhalefete büyük bir sorumluluk düşüyor. Bugüne kadar ana muhalefetten tüm muhalefet partilerine değin çözüm için isabetli birçok açıklama yapıldı. Fakat bu açıklamalarla paralel olarak ne yazık ki somut adımlar atılamadı. Acılar, ölümler sür git devam mı edecek yoksa barış için herkes elini somut adımlar atarak taşın altına koyacak mı? Kanımca, barışımız için daha cesur olmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor. Bu doğrultuda somut politikalar üretmek için daha fazla geç kalınmamalı. Barış yanlısı tüm çevreler gecikmeksizin bir araya gelerek ortak akılla siyasi bir çözüm projesi üretmeli ve bunu topluma açıklamalıdır” diye konuştu.

BARIŞ UMUDU BÜYÜTÜLMELİ

Demirtaş yazısını şöyle sürdürdü: “Türkiye, barışı iç dinamikleriyle sağlayabilecek yeterliliktedir. İktidar bunu yapmıyorsa bile, bugüne kadar açıklamalarıyla, yayınladıkları rapor ve bildirilerle barışı sağlamaya niyetleri olduğunu dillendiren muhalefet, somut adım ve politikalar üreterek de bunu yapabileceğini, silahların Türkiye’nin gündeminden tümden çıkarılabileceğini ve yönetimi seçimle devralır almaz çözüm projesini somut adımlarla hayata geçirebileceğini cesaretle ortaya koymalıdır. Barışı savunan tüm çevreler ve geniş toplum kesimleri de bu iradeyi sahiplenmeli, barış umudunu büyütmelidir.

HDP başta olmak üzere tüm demokrasi güçleri ülkenin iç barışı için daha fazla inisiyatif almalı ve toplumu bu kaostan, umutsuzluktan çıkaracak somut bir yol haritasını ortaya koymalıdır. HDP’nin bu konuda ciddi çabaları var ancak HDP yönetimi, siyaset biçimi ve dilini de bu amaçlara uygun şekilde düzenlemelidir. Böyle bir ortamda HDP’yi kapatmayı ve dokunulmazlıkları kaldırmayı tartışmanın barışa katkısı olmayacağı açıktır. Ucuz siyasi hesaplar uğruna bir kez daha bu hataya düşülmeyeceğini umuyorum.

Bizim de savunduğumuz ve ana muhalefetten tutun, meclis içindeki ve dışındaki muhalefet partilerine kadar birçok kesimin belirttiği gibi, barış ve birlikte yaşam dışında seçeneğimiz yoktur. Sorunlarımızı siyasetle, konuşarak çözmek zorundayız. Artık bu çatışmalar, bu savaş bitmelidir. Bunu da hiçbir dış baskı olmadan kendimiz başarmalıyız. Orta Doğu’ya yönelik dış müdahale ve hesapların önüne geçebilmenin yolu da içeride ve dışarıda Kürt halkıyla yeni bir stratejik birliği sağlamakla mümkün olur. Başarısız olmuş çözüm süreçlerinden yola çıkarak siyasi çözüm arayışlarından vazgeçmek doğru olmaz.”

KALICI BARIŞA VE ÇÖZÜME ODAKLANILMALI

Barışın demokrasi ve ekonomi ile doğrudan bağlantılı olduğuna vurgu yapan Demirtaş: “Orta Doğu’da dengeler her gün sarsılıp yer yerinden oynarken bizim Türkiye’de tabulara ve anlamsız korkulara dayalı siyasetle hiçbir soruna çözüm bulamayacağımızı artık kavramamız gerekiyor. Kini, öfkeyi, intikam duygularını büyütmeden, el ele vererek kalıcı barışa ve çözüme odaklanmak en doğrusudur. Kürt sorununu kavgayla değil, demokrasiyi büyüterek çözebileceğimizi bugüne kadar sayısız açıklamayla dile getiren HDP dahil olmak üzere tüm muhalefet, bunu artık somut adımlarla tüm dünyaya göstermekle sorumludur.

Bunun için daha fazla acının yaşanmasını beklemeyelim. Herkes bulunduğu yerden samimiyetle destek olur, bu yangına bir damla su taşırsa her türlü zorluğun üstesinden beraberce gelebiliriz. Unutmayalım ki demokrasi, ekonomi ve barış konuları birbiriyle doğrudan bağlantılıdır ve birlikte ele alınmalıdır. Muhalefet de bunu çeşitli zamanlarda açıklamalarıyla vurgulamakta ama maalesef bununla paralel somut politikalar oluşturmada aynı istikrar görülmemektedir. Bu konuda, HDP dahil tüm muhalefetin somut adımlar atması zorunluluk haline gelmiştir.”

BARIŞ YANLILARI AKTİF TUTUM ALMALI

Barış yanlılarının aktif tutum alması gerektiğini aktaran Demirtaş: “Her türlü spekülasyonun önüne geçmek için şunu da açıklıkla ifade etmem gerekir ki, ben bugün için yeni bir çözüm sürecinden söz etmiyorum. Öncelikle, siyasette yeni bir çözüm anlayışı ile dilinin geliştirilmesi ve somutlaştırılması gerektiğine dikkat çekmek istiyorum. Bunu hep birlikte sağlayabilirsek emin olun gerisi çok da zor değil!

Meseleyi “kınama, mesafe koyma” kısır tartışmasının ötesine taşıyarak şiddeti ve silahı tamamıyla sonlandıracak güçlü bir inisiyatif için herkese ve hepimize sorumluluk düşüyor.

Yazımın başında belirttiğim gibi, silahı ve şiddeti çözüm yöntemi olarak görmek yerine demokratik siyaseti esas almamız gerekir. Bu zaten evrensel demokratik standartlarda şiddete karşı konulmuş mesafedir. Gittikçe ağırlaşan yoksulluğun, pandemi nedeniyle hayatımızı kısıtlayan sağlık sorunlarının ve derinleşmiş kutuplaşmanın ortasında barışı konuşmanın bile kolay olamadığının farkındayım. Fakat can yakıcı meselelerimizi de konuşmadan hiçbir sorunumuza kalıcı çözüm bulamayız. Bu nedenle her şeye rağmen artık barış umutlarını büyütme zamanıdır. Biz barış isteyenler, buna hazırız” ifadelerini kullandı.

Numan Kurtulmuş kimdir: Firavunlaştığını söylediği Tayyip Erdoğan’ın yerine mi geçecek?

Okumaya devam et

Politika

Teoman Sancar’dan kaset savunması: Çıkarsa tek tek cevap vereceğim

Kaset iddialarıyla CHP’den istifa eden Denizli Milletvekili Teoman Sancar, Melih Gökçek’in sosyal medya mesajlarını gündeme getirdi. Sancar, “Bir kaset falan ortaya çıkarsa, medyanın karşısına çıkıp tek tek cevap vereceğim” dedi.

BOLD – CHP’den istifa eden Denizli Milletvekili Teoman Sancar kendisine kaset komplosu kurulduğunu iddia etti. “Kaset var diye, baskı oluşturuldu.” diyen Sancar, kasetin ortaya çıkarılmasıyla ilgili gerekli yerlere şikayette bulunduğunu söyledi.

AKP’LİLER KASEDİ İZLEDİ Mİ?

CHP’den istifa eden Denizli Milletvekili Haşim Teoman Sancar’ın istifasında AKP’li Melih Gökçek’in sosyal medya mesajları gündeme geldi. Gökçek, istifayı “sizi kutluyorum” yazarak etiketledi. Daha sonra bu yazısını silerek, “Sancar’ın istifası onurlu bir istifa değil. Nedeni duyulduğunda yer yerinden oynayacak. CHP bu olayın altından kalkamaz” yazdı. AKP’ye yakın Fatih Tezcan ve Mücahit Birinci gibi isimler sosyal medyadan Sancar’a ait kaseti izlediklerini iddia ettikleri paylaşımlar yaptı.

“KASET VAR DİYE BASKI OLUŞTURULDU”

Milletvekili Sancar, Gökçek’in paylaşımı ve ardından sosyal medyada dolaşan iddialarla ilgili Şifre Haber Genel Yayın Yönetmeni Bülent Öztürk’e konuştu. Sancar, “Sizin aktardığınız tecavüz, İstanbul Ataşehir, Bodrum Kuşadası üçgeni yolsuzluk iddiaları… Eşcinsellik iddiaları… Bunların hepsini duydum, takip ediyorum. Danışmanımın adını, ahlaksızca ve adi bir şekilde karıştırıyorlar, iftira atıyorlar” dedi.

“NE OLDU DA BU İŞLERİN İÇİNDEN MELİH GÖKÇEK ÇIKTI?”

Gökçek’in sosyal medya mesajlarına atıf yapan Sancar, “Ne oldu da Melih Gökçek çıktı bu işlerin içinden, kendini ortaya attı… Bunu insanlar biraz düşünmeli. Kaset var diye baskı oluşturuldu… Gerekli yerlere şikayetimi yaptım… Her türlü iftiraya, ayrı ayrı belgeleriyle cevap vereceğim… Komplo var, bu komployu bozacak olan da benim” diye konuştu.

Sancar, “Bir kaset falan ortaya çıkarsa, çıktığında da tüm bu ahlaksızca saldırılara karşı, en kısa zaman içinde öyle yazılı açıklama yaparak da değil, medyanın karşısına çıkıp tek tek cevap vereceğim” ifadesi kullandı.

Okumaya devam et

Politika

Numan Kurtulmuş kimdir: Firavunlaştığını söylediği Tayyip Erdoğan’ın yerine mi geçecek?

HAS Parti Genel Başkanı olduğu dönemde Tayyip Erdoğan’ı Firavunlaşmak, Karunlaşmak, Belamlaşmak ve Yezitleşmek ile eleştiren Numan Kurtulmuş’un adı, 2012 yılında katıldığı AKP’nin Genel başkanlığı için geçiyor.

BOLD – Tek cümlelik anayasa için “adaleti” öneren ve daha önce AKP’yi “Adaletsiz Kalkınma Partisi” diye eleştiren AKP Başkanvekili Numan Kurtulmuş’un adı genel başkanlık için geçiyor. Erdoğan, onay verirse Kurtulmuş daha önce Firanvun diye eleştirdiği Erdoğan’ın yerine geçecek.

“ADALETSİZ KALKINMA PARTİSİ”

HAS Parti Genel Başkanı iken AKP’yi Adaletsiz Kalkınma Partisi olarak eleştiren Kurtulmuş, “Adalet ve Kalkınma Partisi, ‘biz Türkiye’de kalkınmayı sağladık’ diyor ya. (Onların) adını Adaletsiz Kalkınma Partisi diyelim ve bundan sonra öyle kullanalım” dedi.

ERDOĞAN’A FİRAVUN, KARUN, BELAM İTHAMI

Harun gibi gelip Karun gibi gitmeye asla müsaade etmeyeceklerini belirten HAS Partili Kurtulmuş, “Firavunlaşmayacağız, Karunlaşmayacağız, belamlaşmayacağız. İnin şu kibir kulelerinden aşağı” dedi.

AKP ABD’NİN MANDASI

AKP’nin, Amerika’nın mandası olduğunu öne süren Kurtulmuş, “Ranta bulaşan siyaset biter. Müslümanlık iddiasında olanlar 2 şeye çok dikkat etmeli: Parayı nereden kazandılar, parayı nasıl harcadılar. Bu kadar insanın fakirlik çektiği ortamda şaşaalı, lüks içinde yaşanması doğru değil…” dedi.

ARKADAŞLARI, ŞOFÖRÜNDEN BAŞKA KİMSE VEKİL OLAMAYACAK

Erdoğan’ın çaycısından şoförüne kadar herkesi vekil yapmasını eleştiren Kurtulmuş, “2023’te başbakanın (Tayip Erdoğan) çocukluk arkadaşı, askerlik arkadaşı, mahalleden arkadaşı, belediyeden arkadaşı ve şoförlerinden başka hiç kimsenin milletvekili olamadığını göreceğiz” dedi.

ERDOĞAN’IN KALBİ ALİ, DİLİ MUAVİYE DİYOR

Kurtulmuş, “İsrail en büyük zaferini AKP sayesinde kazandı. Birleşmiş Milletlerin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunda İsrail’in nükleer kapasitesi var mı, yok mu oylamasında Türk delegasyonu çekimser kaldı. Geçtiğimiz sene 2010 Mayısında da Türkiye İsrail’in OECD üyeliğini onayladı, veto ettiğimiz takdirde üye olması mümkün değildi. Daha önce bir çok ülke veto etmişti. Otel lobisinde değil, Birleşmiş Milletlerde, OECD salonlarında ‘one minute’ demek marifettir. Sayın Başbakanın kalbi Ali diyor, dili Muaviye söylüyor” dedi.

KURTULMUŞ’UN 2023 ÖNGÖRÜSÜ TUTTU

Erdoğan’ın en büyük hedeflerinden 2023’ü eleştiren Kurtulmuş, “2023’te bu vizyonları tutarsa Başbakan’ın (Tayip Erdoğan) Uganda Cumhurbaşkanına ‘one minute’ dediğini duyacağız. 2023’te zenginlerin yaşadığı sitelerin etrafında dilenen yoksullara, polisin biber gazıyla müdahale ettiği haberlerini okuyacağız. 2023’te her öğrencilerin başında 10 polisle birlikte, üniversite sınavlarının yapıldığına şahit olacağız. 2023’te kahvehanelerde yaşlılara yer kalmadığını çünkü bütün kahvehanelerin genç işsiz, üniversite mezunlarıyla dolu olduğunu göreceksiniz” dedi.

5 aydır karantina hücresinde tutulan Miktad öğretmen siroz oldu

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0