Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Binali Yıldırım: Basınsız da olmuyor, bazen basınla da olmuyor

TBMM Başkanı ve AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Binali Yıldırım, "Basınsız da olmuyor" dedi.

TBMM Başkanı ve AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Binali Yıldırım, “Basın deyip geçmeyelim. Basınsız da olmuyor, bazen basınla da olmuyor” dedi.

Bu yıl 9’uncusu verilen “İbrahim Keresteci Basın Ödülleri” töreninde konuşan Yıldırım, bu ülke için gayret eden gazetecilerin ödüllendirildiğini iddia etti.

Yıldırım, “Muallim Naci’nin güzel bir sözü var. ‘Marifet iltifata tabidir, alıcısı olmayan meta zayidir’ diyor. Dolayısıyla başarılar, iltifatla olur. İyi başarıları beraberinde getirir. Millet olarak tenkitte çok cömert ama taltifte maalesef o kadar çok cömert değiliz. Bunu iyi bilmemiz lazım. Bugün aynı zamanda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’dür. Bütün gazetecilerimizin bugününü tebrik ediyorum” diye konuştu.

Yıldırım, şöyle devam etti:

“Basın deyip geçmeyelim. Basınsız da olmuyor, bazen basınla da olmuyor. Siyasetçi olarak bunu bilen birisiyim ve basınla çok muhabbeti olmuş, tatlı, biraz da buruk hatıraları olan birisi olarak söylüyorum. Meslek hayatları boyunca, çok okunan ya da günümüzün dijital tabiriyle çok tıklanan haber, araştırma, makale ve mülakata daha nice yıllar imza atmalarını diliyorum.”

“BASINDA MUAZZAM BİR DEĞİŞİM YAŞANIYOR”

Erdal İnönü’nün, “Gazetecilerde başkalarıyla ilgili bir haber gördüğümde hemen inanıyorum. Kendimle ilgili bir haber gördüğümde hiç inanmıyorum” sözünü anımsatan Yıldırım, “Başkalarıyla ilgili bir haberi okuyan kişi ‘Vay namussuz’ der geçer ama siz işin öznesisiniz, işin konususunuz. Dolayısıyla iftira ve hakaretin olup olmadığını en iyi bilen sizsiniz” dedi.

“Her şeyde olduğu gibi basında da muazzam bir değişim yaşanıyor” diyen Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

“Okuyucu yerine, artık takipçi diye bir tabir çıktı. Eskiden gazete bayiliği iyi bir işti. 15 yıl önce 3 milyon gazete okunuyordu. Bugün de 3 milyon kişi gazete okuyor. Türkiye’de iletişimde büyük bir değişim yaşanıyor. Türkiye’nin internet geçmişi çok uzun değil. 1994’ten beri internet var. 2002 yılına geldiğimizde geniş bant internet diye bir şey yoktu. Sürekli aktif olan 10 milyon internet sayfamız var.”

Daha sonra aralarında Posta Gazetesi’nden Nedim Şener’in de olduğu kişilere ödül verildi.

İBRAHİM KERESTECİ KİMDİR?

1968 Rize-Ardeşen doğumlu olan İbrahim Keresteci, Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. 1993 yılından itibaren belediyecilik hayatına Bağcılar Belediyesi’nde başlayan Keresteci, 10 yıl süresince belediyenin çeşitli kademelerinde yöneticilik yaptı.

2003 yılından itibaren Memur-Sen’e bağlı Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası’nda Genel Eğitim Sekreterliği ve Genel Sekreterlik görevlerinde bulunan İbrahim Keresteci, sivil toplum ve yerel yönetim çalışmalarıyla gündemde oldu.

Bakırköy İmam-Hatip mezunlarından ve AKP Sultangazi belediye başkan aday adaylarından olan Keresteci, Çorum ve Amasya illerinde Sendikal çalışmaları yürütmek için Çorum’a giderken, 2010 yılında Mecitözü’nde aracının takla atması sonucu kaza geçirmiş, 14 gün komada kaldıktan sonra hayatını kaybetmişti.

Gündem

Tahir Elçi’nin öldürülmesine ilişkin dava başladı: Mahkeme ailenin talebini reddetti

tahir elçi

Tahir Elçi’nin 2015’te Dört Ayaklı Minare önünde öldürülmesine ilişkin 5 yıl sonra açılan davada 3’ü polis memuru 4 sanığın yargılanmasına başlandı. Elçi ailesinin avukatları, sanıkların duruşmada hazır edilmesi talebinde bulundu. Mahkeme, talebi reddetti.

BOLD – Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 5 yıl önce Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin Dört Ayaklı Minare önünde yapılan basın açıklaması sırasında öldürülmesine ilişkin 3’ü polis memuru 4 şüphelinin yargılandığı dava başladı.

Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan polis memurları S.T, F.T. ve M.S. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Türkan Elçi ve avukatlar salonda hazır bulundu. Başsavcılığın hazırladığı belirtilen listede yer alan İHA, Demirören Haber Ajansı, AA ve DW çalışanları dışında duruşma salonuna gazeteci alınmadı. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma öncesi yoğun güvenlik önlemleri alındı. Adliye girişi polis bariyerleriyle çevrilirken, çok sayıda TOMA, çevik kuvvet otobüsü ve zırhlı araç sevk edildi. Duruşmayı, farklı bölgelerden gelen baro başkanları ve avukatlar, CHP ve HDP’li bazı milletvekilleri, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile basın mensupları takip ediyor.

Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi de duruşmaya katıldı.

MAHKEME TALEPLERİ REDDETTİ

Duruşmada, Tahir Elçi ailesinin avukatları sanıkların duruşmada hazır edilmesi talebinde bulundu. Sanıklar ise SEGBİS aracılığıyla ifade vermek istediklerini belirtti. Mahkeme, verilen 10 dakika aranın ardından sanıkların duruşmada hazır edilmesine ilişkin talebin reddine karar verdi.

Bunun üzerine Tahir Elçi’nin avukatlarından Özkan Yücel, sanıkların kimlik tespitlerinin hakim huzurunda yapılmadığı, görüntüdeki kişilerin sanıklar olup olmadığının bilinmediği gerekçesiyle yargılama yapılamayacağını söyleyip taleplerinde ısrar etti. Mahkeme başkanı bir sonraki duruşmada talimat mahkemelerine müşteki avukatların katılabileceğini söyledi. Müşteki avukatları ise taleplerinde ısrar ederek bu koşullarda duruşmanın devam edemeyeceğini söylediler.

DURUŞMA REDDİ HAKİM TALEBİ NEDENİYLE ERTELENDİ

Duruşmada söz alan Türkan Elçi, 5 yıldır bu davayı beklediğini belirterek, duygu ve düşüncelerini söylemek istediğini belirtti. Elçi, “Ben bugün buraya gelirken adalete güvenim vardı. Adalete güvenim var. Bana 1 dakika ayırarak bu satırları okursanız, benim düşüncemi anlayacaksınız” dedi. Mahkeme Başkanı Türkan Elçi’nin talebini, sanıkların savunmasının alınması ardından dinleyeceğini söyledi. Türkan Elçi bunu kabul etmediğini belirtti. Türkan Elçi’yi uyaran mahkeme başkanı, aksi halde salondan çıkarılacağını söyledi. Avukat Mehmet Emin Aktar, her talebi reddettiğini, tarafsızlığını yitirdiğini belirterek, reddi hakim talebinde bulundu.  Elçi ailesinin avukatları tarafından sunulan reddi hakim talebi karşısında, Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi duruşmayı 3 Mart 2021 tarihine erteledi..

TAHİR ELÇİ DAVASI

Tahir Elçi, Sur’da yaşanan çatışmalar sırasında tarihi eserlerin zarar gördüğüne dikkat çekmek için, Diyarbakır Barosu üyesi avukatlarla Dört Ayaklı Minare önünde basın açıklaması yaptı. Aynı saatlerde Balıkçılarbaşı semtinde iki polisi öldürmekle suçlanan ve PKK’lı oldukları belirtilen Mahsum Gürkan ve Uğur Yakışır da açıklamanın yapıldığı sokağa girdi. Bu kişilerle polis arasında çıkan çatışmada, Elçi bir kurşunla ensesinden vurularak öldürüldü. Aynı gün olay yeri incelemesi yapmak için bölgeye giden ve aralarında dönemin Başsavcısı Ramazan Solmaz’ın da bulunduğu heyet saldırıya uğradı, üç polis yaralandı. Bu nedenle ilk gün delillerin toplanamadığı açıklandı. İki gün sonra olay yerine giden keşif heyetine yine ateş açıldı. Yarıda kesilen keşif çalışması ancak dört ay sonra yapılabildi. Bu sürede delillerin büyük kısmı kayboldu, Elçi’yi vuran merminin çekirdeği de bulunamadı. Toplanan 23 parça delilin incelenmesi ile hazırlanan bilirkişi raporunda “Elçi’nin nasıl vurulduğunun tıbben ve fizikin bilinemeyeceği” açıklandı.  Diyarbakır Barosu, olay yerinde çekilen video görüntülerini Londra Üniversitesi Adli Mimarlık Bölümü’ne gönderdi. Burada hazırlanan raporda, Elçi’yi öldüren kurşunun Yıkık Kaya Sokak’ta ateş eden üç polisten birinin silahından çıktığı ve bu polislerden birinin ‘kesin fail’ olduğu belirtildi. Rapor soruşturma savcısına sunuldu, ancak işlem yapılmadı. Diyarbakır’a atanan Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz’un göreve başlamasının ardından Elçi’nin öldürülmesiyle ilgili Londra’da hazırlanan raporda olası fail olarak tespit edilen üç polis hakkında dava açıldı.

İDDİANAMEDEN

İddianamede yakalama kararı bulunan Uğur Yakışır hakkında “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak”, 2 polis memurunu “kasten öldürmek” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile Elçi’yi “olası kastla öldürmek” suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar, polis memuru S.T’yi “öldürmeye teşebbüs” suçundan 20 yıla kadar, “mala zarar vermek” ve “ruhsatsız silah bulundurma, taşıma veya satın alma” suçundan da 1 yıl 4 aydan 5 yıla kadar hapis, polis memurları M.S, F.T. ve S.T. hakkında da “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan her biri hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Oğlu ile karantina hücresinde kalan anneden mektup var

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’de hafta sonu sokağa çıkma yasağı geri gelebilir

Türkiye’de koronavirüs salgınına yönelik sert kısıtlamalar getirilebilir. Hafta sonu sokağa çıkma yasağı, restoranların belirli saatlerde kapatılması, gençlere ve 65 yaş üstüne karantina uygulaması gündemde.

BOLD – Reuters’ın Türkiyeli yetkililere dayandırdığı habere göre, yükselen koronavirüs vakalarını durdurmak adına bazı kısıtlamaları yeniden uygulamaya konulabilir.

Bu önlemler arasında genç ve yaşlılar için evde kalma kısıtlamaları da dahil olmak üzere, geçmiş dönemde hafta sonları uygulanan sokağa çıkma yasakları yer alıyor.

Adının gizli tutulması kaydıyla Reuters’a konuşan üst düzey bir yetkili, Türkiye’deki toplam Kovid-19 vaka sayısının, hükumetin günlük çetelesinde bildirilenin yaklaşık 5 katı olduğunu belirtti.

Türkiye’nin günlük yeni semptomatik koronavirüs vakalarının pazartesi günü 2 bin 26’ya yükselmesinin ardından Reuters’a konuşan yetkili, kabinenin bu konu üzerine çalıştığını aktardı. “Süreç birkaç hafta boyunca izlendikten sonra yeni tedbirler uygulanabilir” dedi.

Aynı kaynak, bu ayın başında okulların kısmen yeniden açılmasının etkisi değerlendirildikten sonra resmin daha net hale geleceğini sözlerine ekledi.

Bir başka yetkili ise Ankara’da son zamanlarda yaşanan hızlı artışın bir miktar yavaşladığını, ancak salgının İstanbul’da hız kazandığını, “tam kilitlenme” gibi sert tedbirlerin gündemde olmadığını belirtti.

Reuters’a açıklama yapan yetkililere göre gündemdeki önlemler şunlar:

  • Restoranların ve tesislerin belirli saatlerde kapatılması.
  • Gençlerin ve 65 yaş üstünün dışarı çıkabileceği sabit saatlerin belirlenmesi
  • Hafta sonu karantinası

Okumaya devam et

Gündem

Akşam 22.00’den sonra içki satışına 320 bin lira ceza

AKP, Saat 22.00’den sonra alkollü içki satışına yasak getiren yasa değişikliğini TBMM’de kabul etti. Düzenlemeye göre 22.00’den sonra içki satanlara 320 bin liraya kadar para cezası verilecek.

BOLD – Alkollü içki satışını düzenleyen ve belirli bir saatten sonra yasaklayan kanun teklifi Meclis’te kabul edildi. Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin kabul edilen maddelerine göre, alkollü içkileri otomatik satış makineleriyle satan, oyun makineleri veya farklı yöntemlerle oyun ve bahse konu edenler ile basın, yayın yoluyla tüketicilere satan, postayla satışını yapanlara 20 binden 100 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.

Saat 22.00 ila 06.00 arasında alkollü içki satışı yasağına aykırı hareket edenlere 65 binden 320 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak. Alkollü içkileri 18 yaşını doldurmamış bireylere satan veya sunanlar ile 22.00-06.00 saatlerinde perakende olarak satanların, bu fiilin işlenmesinden sonraki 5 yıl içinde üçüncü defa söz konusu yasağı ihlal etmeleri halinde, Tarım ve Orman Bakanlığı’nca tüm perakende alkollü içki ve açık alkollü içki satış belgeleri iptal edilecek. Bu kişilere 2 yıl süreyle söz konusu belgenin yenisi verilemeyecek.

TÜİK’in enflasyonu 4 kat düşürdüğü ortaya çıktı

Okumaya devam et

Popular