Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Türkiye’de haftada iki ekmek çöpe atılıyor

Türkiye'de ekmek israfı bir türlü önlenemiyor. Vatandaş haftada iki ekmeği çöpe atıyor.

Türkiye İsraf Araştırması’na göre, haftada ortalama 2 ekmek israf edilirken, vatandaşların cep telefonu değiştirme sıklığı ortalama 3,7 yıl oldu. Vatandaşın otomobil değiştirme sıklığı ise 8 yıl ve üzerinde.

BOLD- “Türkiye İsraf Araştırması” sonuçları açıklandı. Araştırma, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, bir araştırma şirketi ve Hacettepe Üniversitesi akademisyenleri iş birliğiyle 26 ilde 2 bin 209 tüketici ile yapılan anket verilerine dayanılarak hazırlandı.

Araştırma kapsamına giren bireyler, çoğunluğu 18-29 yaş aralığında, 1.405 ve 3 bin lira gelir grubunda, evli ve ücretli çalışanlardan oluştu. Araştırma, aylık ortalama hane giderleri, konut, otomobil ve eşya sahipliği, bireylerin israf algısı, gıda, ekmek, giyim tüketim davranışı ve israfı, geri dönüşüm kavramının toplumdaki yeri, bireylerin tasarruf, birikim ve borçlanma davranışları gibi pek çok başlıkta önemli tespitler içeriyor.

HAFTADA BİR GIDA ALIŞVERİŞİ YAPILIYOR

Gıda tüketim davranışları ve israfına ilişkin sonuçlara göre, bireylerin çoğu haftada bir gıda alışverişi yaparken, alışverişte en fazla marketler ve ardından pazarlar kullanılıyor. Türk halkının geleneksel yapısı ve alışkanlıklarına paralel olarak hanelerin büyük çoğunluğu evinde yemek pişiriyor.

2017 araştırma sonuçları dikkate alındığında bitirilemeden çöpe atılan yemek miktarında artış olduğu tespit edilirken, gıdaların tüketilmeden çöpe atıldığını belirtenlerin oranı yüzde 22,8 oldu. Bunun nedenleri gıdanın bozulması ve tüketilmemesi olarak kayıtlara geçti.

Türkiye’de ekmek israfı bir türlü önlenemiyor.

HAFTADA 2 EKMEK ÇÖPE GİDİYOR

Araştırma sonuçlarına göre yıllardır devam eden ekmek israfının bir türlü önlenemediği ortaya çıktı. Türkiye’de aileler bir haftada ortalama 2 ekmeği çöpe atıyor.

Araştırmaya katılanların, bireysel günlük ekmek tüketim miktarı ortalama yaklaşık 0,78 adet olarak tespit edildi. Satın aldığı ekmeği tüketemeden çöpe attığını ifade eden bireylerin oranı ise yüzde 11,7 olarak belirlendi.

En sık cep telefonu değiştirenler gençler.

ORTALAMA 3,7 YILDA BİR CEP TELEFONU DEĞİŞTİRİLİYOR

Cep telefonu olan bireylerin neredeyse tamamı akıllı telefon kullanırken, ortalama 3,7 yılda bir cep telefonu değiştiriliyor. Cep telefonu değiştirme nedenleri arasında öncelikle bozulma ve piyasaya çıkan yeni modele sahip olma isteği gösterildi.

Genç yaştaki bireylerin daha ileri yaş gruptakilere göre daha sık cep telefonu değiştirdikleri görüldü. Otomobil değiştirme sıklığı 8 yıl ve üzeri olarak belirledi.

Katılımcıların büyük bölümü ekonomik olduğu gerekçesiyle ulaşım aracı olarak toplu taşıma araçlarını kullanırken, ortak araç kullanımı çok düşük seviyelerde kaldı. Bir önceki yılın sonuçları ile karşılaştırıldığında otomobil sahibi olanların oranı yüzde 27,3’den yüzde 31,1’e yükseldi.

Türk halkı tasarruf için altından vazgeçmiyor.

TASARRUFTA TERCİH MEVDUATTAN ALTINA KAYDI

Son 1 yılda aylık gelirinin bir bölümünü biriktirerek finansal tasarruf yapanların oranı 2017’de yüzde 13,6 iken, 2018 yılında yüzde 38,1’e yükseldi.

2017 yılı araştırmasına katılan bireylerin çoğu tasarruflarını banka mevduatında değerlendirirken 2018 yılı araştırmasına katılanların büyük bölümü tasarruf aracı olarak tercihini altından yana kullandı.

Araştırma sonuçlarına göre, bireylerin yüzde 72,2’si yerli malı kullanımının israfı önlemeye ve tasarrufa katkı sağlamaya olumlu etkisi olduğunu düşündüğünü belirtti.

“Tasarruf” Saray’a uğramıyor

Ekonomi

Gelişen ülkeler arasında en çok Türkiye’nin döviz rezervleri azaldı

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), Kovid-19 salgını döneminde Türkiye ile benzer parasal önlemler uygulayan gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının döviz rezervlerinde, Türkiye’deki kadar önemli bir düşüş görülmediğini açıkladı.

BOLD – Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) yaptığı çalışmaya göre, koronavirüs pandemisi döneminde Türkiye ile benzer parasal önlemler uygulayan gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının döviz rezervlerinde, Türkiye’deki kadar önemli bir düşüş görülmedi.

Çalışmada ekonomiyi desteklemek için kur müdahalesinde bulunan gelişmekte olan ülkeler arasında Çekya, Endonezya, Kolombiya ve Türkiye yer aldı. Türkiye bu ülkeler arasında en fazla rezerv kaybına uğrayan ülke oldu.

Bu dönemde herhangi bir kur müdahalesinde bulunmayan Meksika’da rezerv artarken Güney Afrika’nın rezervleri neredeyse sabit tutuldu.

TÜRKİYE’NİN REZERVLERİ GERİLEDİ, BİRÇOK ÜLKENİNKİ ARTTI

IMF verileri üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Türkiye’nin swaplar dahil net döviz rezervleri Mart 2020’den Şubat 2021’e kadar 21,7 milyar dolar gerilerken, salgın döneminde Türkiye gibi kur müdahalesinde bulunan Çekya Merkez Bankası’nın rezervleri 15,8 milyar dolar artış gösterdi.

Endonezya Merkez Bankası da salgın döneminde kur müdahalesinde bulunmasına rağmen swaplar dahil net döviz rezervlerini 17,3 milyar dolar artırdı. Kolombiya Merkez Bankası da bu dönemde döviz rezervlerini 2,3 milyar dolar yükseltirken Meksika Merkez Bankası rezervlerine 16,8 milyar dolar ekledi.

Orantısal olarak bakıldığında ise aynı dönemde Meksika Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 9,6; Endonezya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 16,4; Çekya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 10,8 ve Kolombiya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 4,3 artış gösterdi.

TÜRKİYE’NİN REZERVLERİ YÜZDE 58,6 GERİLEDİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervleri ise bu dönemde yüzde 58,6 geriledi. TCMB’nin en güncel açıkladığı 9 Nisan haftası verisinde ise swaplar dahil net rezervler 9,9 milyar dolar seviyesinde bulunurken, swaplar hariç rezerv eksi 49,1 milyar dolar seviyesinde.

TÜRK LİRASI EN ÇOK DEĞER KAYBEDEN İKİNCİ PARA BİRİMİ

Gelişen ülke para birimleri arasında salgın döneminde en fazla değer kaybeden para birimi yüzde 32,9 düşüş ile Arjantin pesosu olurken ikinci sırada yüzde 23,4 ile Türk Lirası geliyor.

Merkez’in rezervleri 2 yıl önce kaldırılan maddeyle eritildi

Okumaya devam et

Ekonomi

Hazine ve Maliye Bakanlığı Tokat Turhal’ı satışa çıkardı!

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Tokat Turhal ilçesini satışa çıkardı. Turhal’da devlete ait 9 bin metre kareye yakın tam 22 arazi özelleştirilecek.

BOLD – Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 30 araziyi satış kararı Resmi Gazetede yayımlandı. Karara göre AKP, özelleştirmede yeni bir aşamaya geçti. Hazine arazilerini tek tek satan AKP hükumeti toplu satış dönemini başlattı.

YATIRIMCILARA DUYURU

Hazine ve Maliye Bakanlığı ihaleye çıkarılan taşınmazları Resmi Gazetede listeledi. Ankara’da iki, Erzurum’daki iki arsanın yanı sıra İstanbul, Kayseri  Afyonkarahisar ve Kahramanmaraş’ta devlete ait araziler özelleştirilecek.

‘Yatırımcılara Duyuru’ başlığıyla yayımlanan listede 30 arsanın 22’sinin Tokat Turhal’da olması dikkat çekti. Buna göre Turhal’daki devlet arazilerinin büyük bölümü özelleştirilecek. Tokat Turhal’da satışa çıkarılan 22 arsanın büyüklüğü 8 bin 682 metre kareyi buluyor.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

O gecenin Türkiye’ye maliyeti 531 milyar TL

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 19 Mart’ı 20 Mart’a bağlayan gece aldığı kararların Türkiye’ye maliyeti hesaplandı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Merkez Bankası Başkanı’nın bir gece görevden alınması, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması Türkiye’ye 531 milyar TL’ye mal oldu” dedi.

BOLD – Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın istifasının ardından Türkiye ekonomisinin düzelme eğilimine geçtiğini söyleyen Babacan, “Bakan ortadan kayboldu ertesi gün piyasalar düzeldi, faizde düşüş, kurda düşüş oldu. Boş koltuk bile ülkeye kazandırdı.” diye konuştu.

YANLIŞ İMZANIN SONUCU

Merkez 128 milyar doların Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Resmi Gazete kararlarını değerlendiren Babacan, “Merkez Bankası Başkanı’nın bir gece görevden alınması, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması Türkiye’ye 531 milyar TL’ye mal oldu. Özel sektörle kamunun borcuna bakıyoruz. Döviz cinsinden borç sıçradı mı? Bir gece atılan yanlış imzanın sonucu. Bu kadar çabuk bozulabiliyorsa. Hazine ve Maliye Bakanı’nın boş koltuğu bile piyasaya yarıyorsa demek ki kural bazlı çalışmaya başladığında çok hızlı değişir” ifadelerini kullandı.

VATANDAŞLAR PARASINI YURT DIŞINDA TUTUYOR

Türkiye’nin her şeye rağmen çok büyük potansiyeli bulunduğunu kaydeden Babacan, “Bugün bankalarda kiralık kasa bulmak zor. Vatandaşlarımız bodrum kata inip kiralık kasaya yatırıyorlar. Üst kata vezneye gitmiyorlar. Kiralık kasadaki değerler eksi birden vezneye yatsa ülke nefes alır. Vatandaşlarımızın yastık altında ve yurt dışında tuttuğu çok ciddi kaynaklar var. Öz sermaye ve kredi alma gücünü birleştirirseniz Türkiye’nin kaynak sorunu olmaz” bilgisi verdi.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0