Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Gerçek işsiz sayısı 6,3 milyon

Türkiye'de gerçek işsizlik yüzde 19. Geçen hafta Şanlıurfa'da işsizler stadyuma sığmamıştı. (Fotoğraf: DHA)

Türkiye’de gerçek işsizlik oranının yüzde 19,3, gerçek işsiz saysının da 6 milyon 337 bin kişi olduğu ortaya çıktı. Üstelik bu veriler. TÜİK’in açıkladığı son iş gücü bülteninde yer aldı.

BOLD- Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2018 yılı ekim ayı işsizlik oranı yüzde yüzde 11,6. İşsiz sayısı ise 3 milyon 788 bin kişi. Oysa TÜİK’in açıkladığı ancak gözden kaçan bir istatistik daha var. O da, “iş gücüne dahil olmayanların nedenlerine göre” dağılımı araştırması.

İŞ ARAMAYANI İŞSİZ SAYMIYOR!

O araştırmada, iş gücüne dahil olmayan nüfus 28 milyon 183 bin kişi olarak görülüyor. Bunların içinde de TÜİK, “iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar” başlığı ile bir veri paylaşıyor. O veriye göre, “iş aramayan ama iş bulursa çalışmaya hazır olanların” sayısı tam 2 milyon 64 bin kişi.

Kısacası TÜİK, çalışmak isteyen ama çeşitli sebeplerden dolayı iş aramaktan vazgeçmiş işsizleri, işsiz kabul etmiyor. Bu sayı da eklendiğinde gerçek işsizlik oranı yüzde 19,3’e ulaşıyor. İşsiz sayısı da 6 milyon 337 bin kişiye yükseliyor.

TÜİK’e göre işsiz olup İşkur’a kayıt yaptırmayanlar, çalışmaya hazır olsa bile işsiz sayılmıyor.

TÜİK’in açıkladığı işsizlik verileri sosyal medyada da gündem oldu. Açıklanan işsizlik rakamlarını değerlendiren ekonomistler, işsizlik fonu ile bankaların desteklenmesini de eleştirdi.

İŞSİZLİK FONU NİYE BANKALARI DESTEKLİYOR?

Ekonomi yazarı Erkin Şahinöz, ekonominin daraldığı nisan 2018’den beri kayıtlı işsiz sayısındaki artışın 1 milyon 167 bin 781 kişi olduğunu belirtti.

Şahinöz, “Sadece Aralık ayındaki artış 212 bin 906 kişi. Biz ne yapıyoruz? İşsizlik Sigortası Fonu ile kamu bankalarını destekliyoruz. Batık futbolu ve betoncuyu yaşatmak için.” diyerek tepkisini dile getirdi.

ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA İŞSİZLİK ARTACAK

Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Veysel Ulusoy da resmi ve gerçek işsizlik oranları arasındaki farka işaret etti.

Gerçek işsizlik oranının yüzde 19 olduğunu savunan Prof Ulusoy, iddiasını şöyle temellendirdi: “Resmi verilere göre 2 milyon 64 bin kişi iş olursa hemen çalışabileceklerini belirtmişler. Ama anket sorusunun içeriğinden dolayı bunlar işsiz sayılmıyor. Ama gerçekte işsizler bunlar. Bu grup katıldığında işsizlik oranı yaklaşık yüzde 19.”

Prof Ulusoy, işgücüne katılma oranı (diğer adıyla emek arzı) artarken, istihdam oranının azaldığına da işaret ederek, “Bu durum önümüzdeki aylarda işsizliğin daha da artacağının işareti.” dedi.

SURİYELİLER İLE AÇIKLANAMAZ

İktisatçı Murat Kubilay ise 2012 yılından beri işsizlikte artışın sürdüğünü belirterek, “Bu eğilim nüfus artışı veya Suriyelilerle açıklanamayacak düzeyde. Ekonomik dinamizmin yavaşlaması ana neden. Haliyle işsiz sayısında da büyük bir sıçrama var.” yorumunu yaptı.

En büyük sorunun gençlerde olduğunu kaydeden Kubilay, “15-24 yaş grubundaki işsizlik oranı yüzde 22,3. Bu orana öğrenciler, stajyerler ve bir şekilde ev kadını olmayı seçmiş kişiler dahil değil, bunlar da yaklaşık 6,5 milyon.” dedi.

BOLD ÖZEL

Bir aylık hamile akademisyen Emel Top Bayraktar tutuklandı

Hamile bir kadın daha tutuklandı. Bingöl Üniversitesinde çalışan ve hamile olduğunu yeni öğrenen Emel Top Bayraktar tutuklanıp cezaevine gönderildi.

BOLD ÖZEL – Üç yıldır Bingöl Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışan Emel Top Bayraktar (29) 8 Nisan’da tutuklanıp Bingöl M Tipi Cezaevine gönderildi. 7 Nisan’da gözaltına alınan Bayraktar bir gece nezarethanede kaldıktan sonra ertesi gün tutuklandığı öğrenildi.

HAMİLE OLDUĞUNU YENİ ÖĞRENDİ

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Emel Top Bayraktar’ın, kendileriyle ilgilendiğini söyleyen üniversite öğrencilerinin ifadeleri ve Bylock kullandığı iddiasıyla tutuklandığı belirtildi. Hamile olduğunu kendisi de yeni öğrenen Bayraktar’ın, elinde resmi bir rapor olmadığı için SEGBİS ile bağlandığı Manisa 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde hamileliğini söylemedi.

İfadesinde, üniversiteyi çok zorluklarla okuduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bu suçlamalar beni ziyadesiyle üzmektedir. Vatanımı, milletimi çok seviyorum. İhanet etmeyi kendime ve kimseye yakıştıramıyorum.” dedi.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AKP’nin aldığı devlet yardımı çok ödediği vergi az 

Anayasa Mahkemesi, partilerin 2017 yılı kesin hesap defterlerini inceledi. İnceleme sonucunda ilginç detaylar ortaya çıktı. Vatandaşın vergilerinden en çok Hazine yardımı alan AKP’nin, MHP’den az vergi ödediği ortaya çıktı.

BOLD ÖZEL – Vatandaşın ve şirketlerin ödediği vergilere sürekli zam yapan AKP Hükumeti’nin ödediği vergi ‘devede kulak kaldı.’ Resmi Gazetede yayımlanan Siyasi Parti Mali Denetim Kararları AKP’nin gelir gider rakamlarını ortaya koydu.

Anayasa Mahkemesinin incelediği AKP’nin 2017 yılı kesin hesap çizelgesine göre iktidar partisine 119 milyon 170 bin 658 lira devlet yardımı yapıldı. Bunun karşılığında AKP, devlete ödenen kesin vergi rakamı açıklanmadı. Vergi, sigorta, noter ve mahkeme gideri kalemlerinin toplamında 256 bin 409 lira gider yazıldı.

HAZİNE’DEN ALIP AKP’LİLERE AKTARIYOR

186 milyon 338 bin 126 liraya ulaşan AKP gelirlerinin 119 milyon 170 bin 658 lirası halkın vergilerinden aktarılan Hazine yardımından oluştu. Başka bir deyişle AKP gelirlerinin yüzde 64’ü devlet yardımlarından sağlandı. Partinin 196 milyon 459 bin 669 lira giderlerinin 256 bin 409 lirası vergi, sigorta, noter ve mahkeme giderlerinden oluştu. Bu giderlerin sadece 0,1’inin vergiye gittiğini gösterdi. Aslan payı ise lüks arabada kokain çekerken görüntülenen Kürşat Ayvatoğlu gibi büro elamanlarına gitti. AKP personele 22 milyon 861 bin 206 lira ödedi.

HAZİNE YARDIMI ALMAYAN DEMOKRAT PARTİ

Yine 2017 yılında MHP ise 28 milyon 653 bin 663 lira Hazine yardımı aldı. Bunun karşılığında 442 bin 229 lira vergi, sigorta, noter ve mahkeme gideri ödedi. Baraj altında kaldığı için Hazine yardımı alamayan Demokrat Parti ise 2017 yılında 13 bin 269 lira vergi ödedi. 25 Ekim 2017 tarihinde kurulan İyi Parti ise 59 lira vergi ödedi.

İRFAN FİDAN İMZASI DA VAR

AKP’nin 2017 gelir giderlerinin denk olduğu kararına varan Anayasa Mahkemesi kararında Başkan Zühtü Arslan ve üyelerin imzası yer aldı. Kararda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önce Yargıtay’a ardından AYM’ye atadığı İrfan Fidan’ın da imzası bulunuyor. CHP ve HDP’nin incelemeleri tamamlanmadığı için Resmi Gazetede yayımlandı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AİHM’den AKP Hükumeti’ne kalabalık cezaevi sorgusu: 7 ay tuvalet önünde tutuklu yattı mı?

AİHM, Türkiye’de aşırı kalabalık ve kötü şartlardaki cezaevlerinde hak ihlaline yol açıldığı gerekçesiyle açılan 87 davada AKP hükumetinden savunma istedi. Hükumetin, tutukluların yerde yatırılması, hijyen sorunu, havalandırma eksikliği, sınırlı sıcak su ve aileden uzak cezaevlerine nakil gibi soruları cevaplamasını istedi.

BOLD ÖZEL – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’deki cezaevlerinde kötü şartlar nedeniyle insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz kalan 87 tutuklu ve hükümlünün açtığı davada AKP hükumetinden savunma istedi.

Osman Kacır ve diğer 56 kişinin hak ihlali iddiasıyla açtığı davaları 16 Mart 2021’de AKP hükumetine tebliğ eden AİHM, cezaevlerinin durumuyla ilgili soruların yanıtlanmasını istedi. AİHM’in araştırdığı konuların başında, aşırı kalabalık cezaevleri geliyor. Hükumetin savunmasının ardından başvurular Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesinde yer alan işkence ve insanlık dışı muamele ile özel hayat ve aile hayatına saygı maddelerinin ihlali kapsamında yargılama konusu edilecek.

TUVALET ÖNÜNDE YERDE YATAK

AİHM, 15 Temmuz’un ardından tutuklanan ve İzmir Menemen Cezaevinde yedi ay boyunca dönüşümlü olarak yerde şilte üzerinde yattığını beyan eden bir başvurucunun yaşadıklarını hükumete sordu. Ayrıca Kocaeli T Tipi Cezaevinde kalan bir başvurucunun ise tuvaletlerin önünde dönüşümlü şekilde yerde şilte üzerinde yattıkları, tuvaletler için 45 dakika kuyrukta kaldıkları iddialarını hükumetin cevaplamasını istedi.

SINIRLI SICAK SU

AİHM bu kapsamda çok kişilik koğuşlara yerleştirilen mahpusların sayısını, hijyen ve havalandırma eksikliği iddiasını, yerde yatak, başvuranların tutukluluk koşullarının, özellikle kişisel alanlarının olup olmadığı, sıcak su, sınırlı sayıda tuvalet, haftada üç defaya mahsus sınırlı çöp toplama gibi iddiaları hükumetin yanıtlamasını istedi.

CEZAEVLERİNİN KAPASİTESİ VE TUTUKLU SAYILARI

AİHM’nin cezaevlerinin durumuyla ilgili hükumete sorduğu sorulardan bazıları şöyle:

  • Başvuranların tutulduğu cezaevlerinin süresi, yüzeyi ve kapasitesi ve buralardaki tutukluların sayısı
  • Koğuşlardaki pencerelerin tanımı, boyutları ve sayısı ve tutukluların bunları açma imkanı
  • Erişime izin verilen açık alan yüzeyi ve günlük zaman çerçevesi
  • Birimlerdeki tuvalet ve duş sayısı
  • Tuvalet ve duşlara erişim ve sıcak su mevcudiyeti ile ilgili sınırlamalar
  • Tesislerin temizliği, çöplerin haftalık toplama sıklığı ve temizlik malzemelerinin / ürünlerinin tutukluların kullanımına sunulmasına ilişkin yönetmelik;
  • Başvuranların gözaltına alınması sırasında izin verilen sosyal / kültürel / sportif faaliyetlerin kategorisi ve sayısı.
AİLEDEN UZAK CEZAEVİNE NAKİL

Türkiye’de aileleri ya da ikametlerinden çok uzak cezaevlerine gönderilen tutuklu ve hükümlülerin açtığı 30 davada da AİHM Türk hükumetinden savunma istedi. Mehmet Subaşı ve 30 tutuklu-hükümlünün açtığı davada Türk hükumetinden savunma isteyen AİHM, cezaevi yönetiminin kararları ile okula giden çocuklarıyla ziyaret gününde ya da telefonla görüşememeleriyle ilgili başvuruları özel hayat ve aile hayatına saygı haklarının ihlali kapsamında değerlendiriyor.

AİHM bu başvurularda da AKP hükumetine şu soruları yöneltti:

  • Başvuranların aile hayatına saygı hakkına bir müdahale oldu mu?
  • Ailelerinin ikamet yerlerinden uzaktaki cezaevlerinde tutuldular mı?

Af Örgütü’ne göre Türkiye’de en acil ihtiyaç yargı bağımsızlığı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0