Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Aile şirketi mi yönetiyorsun?

Gazeteci Uğur Mumcu'nun katledilişinin 26'ncı yılı anılıyor. Etkinliklere katılan CHP lideri Kılıçdaroğlu devletin katilleri bulamamasını sert sözlerle eleştirdi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, devletin istihbarat birimlerinin katilleri bulmak yerine, bir partinin adaylarının belirlenmesinde görev almasını eleştirdi. Kılıçdaroğlu, “Bir istihbarat devleti mi burası, bir aile şirketi mi yönetiyoruz.” dedi.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uğur Mumcu’nun katledilişinin 26. yıl dönümünde, Ankara’da düzenlenen anma etkinliklerine katıldı. Basın mensuplarına açıklama yapan Kılıçdaroğlu, MİT ve emniyet istihbaratın Uğur Mumcu, Necip Hablemitoğlu, Gaffar Okkan, İsmail Cem’in katillerini bulamamasını eleştirdi.

İSTİHBARAT KATİLLERİ BULMALI 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Biz belediye başkan adaylarını belirlerken, Milli İstihbarat Teşkilatından, emniyetin istihbaratından bilgi alıyoruz.” ifadelerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Eğer siz bu devleti adaletle yöneteceksiniz, o istihbarat örgütlerini katillerin yakalanması için seferber etmeniz gerekirdi.” dedi.

BAŞKAN ADAYI SORGULAMAK MİT’İN GÖREVİ Mİ?

Mumcu’nun katillerini 26 yıldır ellerini kollarını sallaya sallaya gezdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “İstihbarat, kalemini eğmeyen, bükmeyen insanların katillerinin yakalanması için seferber edilmeliydi. Bir siyasi partinin belediye başkan adaylarının şu veya bu şekilde sorgulanması devletin önemli kurumlarının görevi midir?” diye sordu.

BİR AİLE ŞİRKETİ Mİ YÖNETİYORUZ?

“Biz nasıl bir Türkiye’de, nasıl bir devlette yaşıyoruz?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Bir istihbarat devleti mi burası, bir aile şirketi mi yönetiyoruz? Bugün İsmail Cem’in, Gaffar Okkan’ın da ölüm yıl dönümleri. Onları da saygıyla, rahmetle anıyoruz. Necip Hablemitoğlu, hâlâ katilleri bulunmadı ve sormak istiyorum neden bunların katilleri bulunmuyor?” dedi.

BİZLERİN TELEFONLARI SAAT SAAT İZLENİRKEN!

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: “Bizlerin telefonları saat saat izlenirken, bu katiller neden ellerini kollarını sallayarak Türkiye’de geziyorlar? Ben bunları söylemek zorundayım. Ben bunları söylemezsem, ülkeme ve vatandaşıma karşı görevimi yerine getirmemiş olurum. Benim bu ülkeye karşı sorumluluğum var. Bu ülke adaletle yönetilmeli, bu ülke barış ve demokrasi içinde yönetilmeli. Biz bunları istiyoruz.”

O ZAMAN HANEDANLIK OLUR

Bütün siyasal partilerin adaletle, hukuk içinde davranması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Devlet dediğiniz kurum, bir siyasal partinin egemenliğinde olamaz. O zaman hanedanlık olur. Ne zamandan beri Türkiye hanedanlıkla yönetilme konusunda bir karar aldı? Ama baskı ve zulümle böyle bir sürecin içine Türkiye sokulmuş vaziyette. Buna direneceğiz. Sessiz durmayacağız ve konuşacağız.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, “Bu akıl Türkiye’yi felakete sürüklüyor”

Politika

Vatandaş canından bezdi AKP vahameti kavrayamadı! Zaten hak edilmeyen zenginlik yaşadık

Ekonomik krizi anlatan AKP’li Serkan Bayram, iki arabası olan teke düşünce eleştirildiklerini söyledi. Yaşadığı yokluğu anlatan bir moto-kurye ise, “Şurada bir yerde araba çarpsın bana, öleyim ‘Niye öldüm, dur yaşayacaktım’ demem” dedi.

BOLD – AKP’li Binali Yıldırımla birlikte İstanbul Tuzla’da esnaf ve sanayicilerle buluşan AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, konuşmasında ekonomik krize dikkat çekti. Sokağın bir numaralı gündeminin ekonomik kriz olduğunu söyleyen Bayram’ın verdiği örnek ise tepki topladı.

2 ARABASI OLAN TEKE DÜŞÜNCE

FOX TV’de yer alan bir habere göre, kısa zamanda Türkiye’de ciddi büyüme yaşandığını söyleyen Bayram, “Biz hak etmediğimiz bir zenginlik yaşadık belki. İki arabası olan bir arabaya düşünce sıkıntıya düştük babında eleştiriler alıyoruz” dedi.

NİYE ÖLDÜM DEMEM

Bir sokak röportajında kendisine uzatılan mikrofona konuşan moto-kurye yaşadığı yokluğa isyan etti. Para kazanabilmek için 14 saat çalıştığını bu yüzden de sosyal hayatı olmadığını söyleyen vatandaş, “Eve gidiyorum yatıyorum. Kalkıyorum işe geliyorum. Annemin babamın yüzünü göremiyorum. Bir gayem yok. Şurada bir yerde araba çarpsın bana. Öleyim ‘Niye öldüm, dur yaşayacaktım’ demem” diye konuştu.

AKP onlara ne güveniyor ne toz konduruyor

 

Okumaya devam et

Analiz

Tayyip Eroğan’ın sır görüşmeleri

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, yarın Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşecek. Görüşmede Erdoğan tercüman dahi bulundurmayacak. Diplomaside “olağan dışı” olarak nitelendirilen bu durum Erdoğan’ın daha önce baş başa yaptığı sır görüşmeleri akıllara getirdi. 

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, teamüllerin aksine hareket ederek yarın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile tercümansız bir görüşme gerçekleştirecek. Rusya bu konuda bir açıklama yapmazsa Erdoğan’ın verdiği tavizler öğrenilemeden kendisiyle birlikte mezara gidecek. Bu durum Erdoğan’ın daha önce yaptığı baş başa görüşmeleri akıllara getirdi. İşte Erdoğan’ın sır görüşmeleri…

“KİMSEYİ YANIMIZA ALMADAN”

Online BM Genel Kurulu için geçen hafta kalabalık bir heyetle gittiği ABD’de Başkan Jeo Biden ile görüşme imkanı bulamayan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, rotayı Rusya’ya çevirdi. Erdoğan yarın Putin ile Soçi’de görüşecek. Görüşmede Rus tercüman dışında kimse yer almayacak. Teamüllere aykırı olan bu durumla ilgili Erdoğan ABD dönüşü, “29 Eylül’de nasip olursa Sayın Putin’le Soçi’de yapacağımız ikili görüşme gerçekten önem arz ediyor. Heyetler arası görüşme yok, Sayın Putin’le sadece ikili görüşme yapacağız. Bu tabi sadece İdlib’i içeren bir görüşme olmayacak. Aynı zamanda Türkiye-Rusya ikili ilişkilerini ve Suriye’deki durumu masaya yatıracağız. Suriye’de nereye geldiğimizi, bundan sonraki süreçte de nereye geleceğimizi kendileriyle konuşacağız. Kimseyi üçüncü bir şahıs olarak yanımıza almadan bu görüşmeyi yaparken orada tabi Türkiye-Rusya ilişkilerinde önemli bir karara da varacağız” dedi.

BAYKAL’LA GÖRÜŞMESİ SONRASI BAŞBAKAN OLDU

AKP’nin kurulmasının ardından 2002’de Anayasa Mahkemesi, Erdoğan’ın TCK’nın 312. maddesinden mahkum olduğu gerekçesiyle “milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olmadığını” belirterek parti kurucusu olamayacağını hükme bağladı. YSK da Anayasa’nın milletvekili seçilme yeterliliğini düzenleyen 76. maddesinde yer alan “ideolojik ve anarşik eylemlere katılma” hükmünü gerekçe göstererek Erdoğan’ın adaylığını kabul etmedi. 2002 seçimlerinin ardından İstanbul’da boğazda dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile sır bir görüşmesi gerçekleştiren Erdoğan’ın bu görüşme sonrasında Siirt’ten milletvekili seçilmesinin yolu açıldı.

BÜYÜKANIT GÖRÜŞME İÇERİĞİNİ MEZARA GÖTÜRDÜ

TSK’nın 25’inci Genelkurmay Başkanı olarak görev yapan Yaşar Büyükanıt, 2007 yılı 27 Nisan’daki e muhtıranın ardından 5 Mayıs 2007 tarihinde İstanbul Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde o dönem başbakanlık koltuğunda oturan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la 135 dakika süren bir görüşme yaptı. Türk siyasi tarihine geçen bu görüşmenin içeriğine dair Erdoğan, “Büyükanıt açıklarsa ben de açıklarım” demiş, Yaşar Büyükanıt da “Benimle mezara gidecek” yanıtı vermişti. 21 Kasım 2019 tarihinde vefat eden Büyükanıt, görüşmenin içeriğini kendisi ile birlikte mezara götürdü.

ABD DIŞİŞLERİ BAKANI İLE REKOR GÖRÜŞME

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teamüllere aykırı yaptığı görüşmelerden biri de ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile 15 Şubat 2018’de gerçekleştirdiği, 3 saat 15 dakika süren ve çevirmen bile alınmayan görüşmesi. Ortadoğu ziyaretinin son durağı olan Türkiye’ye gelen ABD Dışişleri Bakanı Tillerson, Erdoğan ile 3 saat 15 dakika görüştü. Ortak ya da tek taraflı bir resmi açıklama yapılmazken, çevirmen bile alınmayan görüşmede Çavuşoğlu konuşmaları tercüme etti. 3 saat 15 dakika süren görüşme Türkiye ile ABD arasında yapılan en uzun görüşme olarak kayıtlara geçti. Uluslar arası medya çevirmen alınmamasını olağan dışı olarak nitelendirdi.

Dünyanın bildiğini inkar Erdoğan’ı kurtarır mı?

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan yine kendine muhalif

Yargıtay’ın yeni hizmet binasının açılışında fiziksel dönüşümün önemine değinen Erdoğan, hakim ve savcıların atandığı törende modern, ihtişamlı binaların adaleti tesis edemeyeceğini söyledi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen 4. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni’nde konuştu. Törende bin 8 adli yargı hakimi ve cumhuriyet savcısı ile 7 idari yargı hakimi ataması yapıldı.

Erdoğan, konuşmasında hakim ve savcılara tavsiyede de bulunarak, “Adaleti sağlamanın ölçüsü sosyal medyada atıp tutan gerçek niyeti ve kimliği meçhul kalabalıkların tutumu değil kanundur, nizamdır, maşeri vicdandır. Vicdanınız ile kararlarınız arasına hiçbir maddi değerin girmesine müsaade etmeyin” dedi.

Konuşmasının devamında bağımsız yargının önemine dikkat çeken Erdoğan, “Sadece modern ve ihtişamlı binalar yapmakla adaletin tesis edilmeyeceği gerçektir. Adalet terazisindeki mizanın bozulmaması için temel şart, güçlü, tarafsız, bağımsız ve uluslararası normları özümsemiş bir hukuk sisteminin varlığıdır. Türk hukuk sisteminin en önemli açmazı, neredeyse her 10 yılda bir anti demokratik bir müdahaleye maruz kalmış olmasıdır” diye konuştu.

MERDİVEN ALTI YARGI

Öte yandan Erdoğan, Yargıtay binası açılışında yargı binalarının fiziksel dönüşümünün önemine değindi. Fiziki dönüşümün Yargıtay’ın verdiği hizmetlere değer ve fark katacağına inandığını söyleyen Erdoğan, “Temeli 2018 Mart’ında atılan ve 191 dönümlük bir alan üzerinde kurulan bu bina, 422 bin metrekareyi aşkın kapalı alana sahiptir. Toplam 10 bloktan oluşan Yargıtay binamız, dairelerin, üyelerin, tetkik hakimlerinin, çalışanların ve ilgili tüm kesimlerin ihtiyaçlarını karşılayacak kapasiteye, donanıma, teknolojiye sahiptir. Gerçekten merdiven altında yargı, adalet ne hallerde olduğunu bildiğimiz için buralardan adalet camiasının kurtulması için bu adımı atmamız gerekir dedik. Sadece Yargıtay değil, önce Danıştay’ı arkadan Anayasa Mahkemesi’ni de bitirdik. AYM’den sonra da şimdi de komşu olarak Yargıtay’ı bitirmenin mutluluğu içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

HAK İHLALLERİ HIZ KESMİYOR

Yargının uzun süredir tartışma konusu olduğu Türkiye’de hak ihlalleri hız kesmeden devam ediyor. İfade özgürlüğü üzerindeki sınırlamalardan uzun tutukluluğa, işkenceden cezasızlığa kadar birçok hak ihlali ülkenin rutini haline geldi. Anayasa Mahkemesi (AYM) yakın zamanda 2 işkence olayında polisleri suç buldu ve mağdurlara tazminat ödenmesine hükmetti.

AİHM’İN TÜRKİYE KARARLARI

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’de yüzbinlerce insanı ilgilendiren Yargıtay’ın Bylock kararlarının hak ihlallerine neden olduğunu tespit etti. İhraç bir polis memurunun başvurusu üzerine dosyayı incelemeye alan AİHM’in kararı, Türk yargısının uluslararası hukuk normlarıyla uyuşmayan karalarını gözler önüne serdi.

Büyükler umut için pedal çevirdi, çocuklar Ahmet Burhan için tohum ekti

Okumaya devam et

Popular

Shares