Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Çarşı-pazarın enflasyonu yüzde 55

Gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 55’e ulaştı. Sadece sebze fiyatları ocakta yüzde 84 arttı.

Mutfakta yangın büyüyor. Gıda fiyatları ocakta bir önceki aya göre yüzde 15 arttı. Gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 55’e ulaştı. Sadece sebze fiyatları ocakta yüzde 84 arttı. TÜİK’in açıkladığı yüzde 25 gıda enflasyonunun “halkın enflasyonunu” yansıtmadığı bir kez daha ortaya çıktı.

BOLD- Gıda fiyatları ocak ayında tam anlamıyla tavan yaptı. Ocakta gıda harcamalarında bir önceki aya göre yüzde 14,75, geçen yılın ocak ayına göre ise yüzde 55,3 oranında artış gözlendi.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonun ar-ge birimi KAMUAR’ın, Ankara’da pazar ve marketlerden düzenli olarak derlediği fiyatları esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının ocak ayı sonuçları açıklandı. Buna göre dar ve sabit gelirliler üzerindeki gıda enflasyonu baskısı ağırlaşarak devam ediyor. Vatandaşın gıda satın alma gücü hızla azalıyor.

SEBZEDE BİR YILLIK ZAM ORANI YÜZDE 231

Gıda harcamaları bir önceki yılın aynı ayına göre (Ocak 2018)  yüzde 55,3 oranında arttı.

2019 yılı ocak ayı itibarıyla bir yılda ekmek, un, bulgur, makarna ve benzerlerinin fiyatlarında yüzde 32,7, et-balık fiyatlarında 15, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 27,7 oranında artış kaydedildi.

Bir önceki yılın aynı dönemine göre katı ve sıvı yağ fiyatları yüzde 17,8 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 163,5 oranında, sebze fiyatları ise yüzde 230,7 oranında artış gösterdi.

Bakliyat fiyatları yüzde 1,7  diğer gıda fiyatları ise yüzde 15 oranında arttı.

YOKSULUN 100 LİRASININ 31 LİRASI GIDAYA GİDİYOR

Tüketim harcamaları araştırmaları, en yoksul yüzde 10’luk kesimin harcadığı her 100 liranın 31 lirasını gıda için yaptığını gösteriyor. En zengin yüzde 10’luk kesimin 100 liralık harcaması içerisinde gıdanın aldığı payı ise 13 lirada kalıyor. Dolayısıyla gıda fiyatlarında yaşanan artış yoksulların bütçesini zenginlere göre çok daha derinden etkiliyor.

KAMUAR’ın araştırmasına göre Türkiye’deki aileler gıda için harcadıkları her 100 liranın 17,9 lirasını pirinç, ekmek, bulgur, buğday unu, makarna ve şehriye gibi ürünlere harcıyor.

Diğer ülkelere göre miktar olarak çok az tüketilmesine rağmen, dünyanın belki de en yüksek fiyatlarının geçerli olması sebebiyle et ve balık için yapılan harcamalar ise gıda harcamalarının yüzde 22,4’ünü oluşturuyor.

KAMUAR’ın araştırmsına göre yoksulların gıda bütçesinde ekmek ve tahıl ilk sırada.

YOKSULLAR DAHA ÇOK EKMEK TAHIL VE SEBZE ALIYOR

Süt, peynir, tereyağı ve diğer süt ürünleri ile yumurtanın gıda harcamaları içerisindeki payı ise yüzde 13,4’ü buluyor. Türkiye’de gıda için harcanan her 100 liranın 5,5 lirası tereyağı dışındaki yağlara, 10,8 lirası meyveye, 15,1 lirası sebzeye, 6,1 lirası şeker, reçel, bal gibi gıda ürünlerine, 3,1 lirası çay ve kahveye, 3,6 lirası alkolsüz içeceklere, 2,2 lirası ise diğer gıda maddelerine ayrılıyor.

Bu arada TÜİK’in araştırmalarına göre yoksullar gıda harcamalarının büyük bölümünü ekmek, tahıl ve sebzeye ayırırken, zenginlerin gıda harcamalarının büyük bölümünü et balık ve deniz ürünleri meydana getiriyor.

Türkiye’de başta hayvancılık olmak üzere tarım sektörünün üretimindeki artışın, talep artışının gerisinde kalması, bazı ürünlerde üretimin azalması, üreticiyle tüketici arasındaki zincirde yer alan aracıların yüksek kar oranları ve diğer nedenlerle gıda fiyatlarında yaşanan yükselişten en büyük zararı, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan yoksul kesimler görüyor.

MERKEZ’İN 2019 ENFLASYON TAHMİNİ GERÇEKÇİ DEĞİL

Merkez Bankası, 2019 yılının ilk enflasyon raporunda, gıda enflasyonu tahminleri de yaptı. Merkez Bankası raporunda , 2018’de işlenmemiş gıda enflasyonunun yüzde 27,1 gibi yüksek bir seviyede gerçekleştiğini vurgulayarak, “Bu çerçevede 2019 ve 2020 gıda enflasyonu tahminleri sırasıyla yüzde 13 ve yüzde 10 olarak korunmuştur.” denildi.

Tarım Yazarı Ali Ekber Ertürk, Merkez Bankası’nın geçmişte olduğu gibi bu yıl da gıda enflasyonuyla ilgili çok iyimser tahminler yaptığını belirterek, “2019’da nasıl yüzde 13’e düşecek? 2020’de nasıl yüzde 10 olacak? Buna yönelik hiçbir önlem yok. Politika yok. Dolayısıyla geçmiş dönem raporlarında olduğu gibi bu hedef de tutmayacak. Merkez Bankası’nın enflasyon tahmini gerçekçi değil.” ifadesini kullandı.

Ispanak 7, patlıcan 15, biber 20 lira, vatandaş gramla alıyor

Ekonomi

Sürücülere Deli Dumrul anketi: Kaç lira olursa köprüden geçersiniz?

Geçiş garantili köprü ve otoyollar için Hazine’den çıkan para katlanarak artıyor. Şoförlerle görüşmeye hazırlanan Ulaştırma Bakanlığı ise AKP’ye yakın müteahhitlerin yaptığı köprü ve otoyolları kullanılmasını isteyecek.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta övündüğü köprü ve otoyollardaki devlet garantisi sebebiyle geçen de geçmeyen de para ödüyor. Devlet, bu projeleri üstlenen işletmelere, dolar ve euro üzerinden araç geçiş garantisi veriyor. Araç geçişleri, garanti sınırının altında kalması durumunda aradaki farkı devlet ödüyor. Devlet, söz konusu projelere her yıl garanti kapsamında milyarlarca lira akıtıyor.

BELLİ SAATLERDE İNDİRİM MODELİ

Habertürk’ün haberine göre Ulaştırma Bakanlığı, garanti ödemeleri azaltmak amacıyla bir çalışma başlattı. Bu çalışma kamuoyunda, “mega” olarak adlandırılan köprü ve otoyollarda, talebi ve araç trafiğini artırmayı hedefliyor. Özel sektörün işlettiği otoyollarda, “elastik” adı verilen bir ücret modeli üzerinde duruluyor. Model, geçiş ücretinin var olan talebi artıracak veya yeni talep yaratacak biçimde ayarlanmasına ve geçiş ücretlerinin indirilmesine dayanıyor.

Bu amaçla Ulaştırma Bakanlığı personeli sürücülerle ya da vatandaşlarla, hangi ücret düzeyinde bu projeleri daha çok kullanacakları ya da kullanmaya başlayacakları yönünde anket çalışmaları yapacak. Danışman firmanın yürüteceği çalışma sonrasında geçiş ücretlerinin yeniden ayarlanması gündeme gelecek.

GEÇSEN DE ÖDE, GEÇMESEN DE

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu, Osmangazi Köprüsü ile Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu, Avrasya Tüneli, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu, Ankara-Niğde Otoyolu yap-işlet-devret modeliyle inşa edildi. Bu projelerin ihalesi genel olarak dünyanın en çok kamu ihalesi alan Cengiz, Kolin, Limak, Kalyon ve MNG şirketlerine veriliyor.

Deli Dumrul vergisini aratmayan köprü ve otoyollara devlet dolar kuru üzerinden para ödüyor. Geçmeyen araç başına 83 milyon vatandaşın cebinden AKP’ye yakın patronlara para kesiliyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü için iş yapan konsorsiyuma Hazine’den 2019 yılında vatandaşın cebinden ödenen para 3 milyar 50 milyon lirayı buldu. Bu sene ilk 6 ay için 1 milyar 750 milyon TL ödendi.

Osman Gazi Köprüsü için ise 4.5 yılda toplam 5 milyar 834 milyon TL ödeme yapıldı. Bu sene ilk 6 ay için 1 milyar 750 milyon TL ödendi.

Okumaya devam et

Ekonomi

İşten çıkarma yasağı uzatıldı: Milyonlarca işçi çalışıyormuş gibi gözükecek

Koronavirüs salgını nedeniyle işverenin çalışanını işten çıkarma yasağı iki ay daha uzatıldı. Yasak nedeniyle milyonlarca işçi çalışıyormuş gibi gözükecek. Bu nedenle TÜİK’in açıkladığı işsizlik verileri düşük çıkacak.

BOLD – Cumhurbaşkanı Kararı ile işverenin çalışanını işten çıkarma yasağı, 17 Mart’tan itibaren iki ay daha uzatıldı. Hükumetin “istihdamı korumak için” uyguladığı Karar Resmi Gazete’de yayımlandı.

17 MAYIS’A KADAR İŞTEN ÇIKARMA YOK

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, 4857 sayılı İş Kanunu’nda işçilerin iş akitlerinin feshedilmesinin önüne geçilmesine yönelik düzenlemeyi içeren geçici 10’uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen sürelerin, 17 Mart’tan itibaren 2 ay daha uzatılması düzenlendi.

16 NİSAN 2020’DEN BERİ YÜRÜRLÜKTE

İş Kanunu’na 16 Nisan 2020’de eklenen geçici madde ile iş veya hizmet sözleşmelerinin, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi, iş yerinin faaliyetinin sona ermesi, işin sona ermesi halleri dışında, 3 ay süreyle işveren tarafından feshedilmesi yasaklanmıştı. Ayrıca geçici maddede işverene, çalışanlarını 3 aylığına ücretsiz izne ayırmasına ilişkin düzenlemeye de yer verilmişti.

MİLYONLARCA İŞÇİ ÇALIŞIYORMUŞ GİBİ GÖZÜKECEK

Hükumet koronavirüs salgını nedeniyle patronlara işçilerini çıkarmamaları için teşvik sunuyor. Milyonlarca işçi asgari ücretin yarısı kadar bir ücretle geçimini sağlamaya çalışırken, işten çıkarılmayanlar sayesinde işsizlik verileri de azalmış oluyor.

PATRONLARA İŞÇİLERİN PARASINDAN 20 MİLYAR TEŞVİK VERİLDİ

Patronlara geçen yıl 16 Nisan’dan beri işçilerin İşsizlik Sigortası’ndaki parasından 20 milyar liranın üzerinde teşvik verildi. Patronlar hem nakdi destek, kısa çalışma ödeneği gibi yardımlar sayesinde işçilere ücretli izin vermek gibi sorumluluklardan kurtarıldı. İŞKUR verilerine göre Nisan 2020-Ocak 2021 tarihleri arasında 2 milyon 471 bin 134 işçiye, 8 milyar 265 milyon 914 bin 51 TL nakdi destek ödemesi yapıldı.

8 Mart’ta 4 kadın 4 hikaye

Okumaya devam et

Ekonomi

Hakan Atilla Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü’nü bıraktı

Halkbank davası nedeniyle 28 ay hapis yatan Hakan Atilla, ABD ile Türkiye arasındaki gerilimi gidermek için Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü görevinden istifa etti.

BOLD – Hakan Atilla, Borsa İstanbul A.Ş’deki genel müdürlük görevinden istifa etti. Borsa İstanbul’dan yapılan açıklamada şöyle denildi: “Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Sn. Mehmet Hakan Atilla’nın kendi isteğiyle 08.03.2021 tarihinden itibaren Genel Müdürlük görevinden istifa etmesi nedeniyle, 08.03.2021 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile istifası kabul edilmiştir. Borsamız kararı, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığına bildirilmiştir.”

ABD’de Halkbank davası sebebiyle 28 ay hapis yattıktan sonra Türkiye’ye döndüğünde Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü’ne getirilen Hakan Atilla’nın bu ay sonunda istifa edeceği iddia edilmişti. Hakan Atilla, iddiaya ilişkin yaptığı ilk açıklamada izne ayrıldığını doğruladı. “İddialara cevap vermek anlamlı değil o yönde bir karar alırsam borsa resmî bilgilendirme yapar elbette” dedi.

Financial Times gazetesinden Ayla Jean Yackley imzalı haberde, Atilla’nın istifa iddiası, “Türkiye ile ABD arasındaki anlaşmazlığı gidermek için sembolik bir jest olabilir” şeklinde yorumlanmıştı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0