Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Almanya’nın yılda 260 bin göçmen işçiye ihtiyacı var

Bertelsmann Vakfı'nın araştırmasına göre Alman iş piyasası yılda en az 260 bin göçmen işçiye ihtiyaç duyuyor.

Bertelsmann Vakfı’nın araştırmasına göre Alman iş piyasası yılda en az 260 bin göçmen işçiye ihtiyaç duyuyor. Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler bu açığın ancak 114 bin kişilik kısmını kapatabiliyor. 146 bin kişilik açığın AB üyesi olmayan ülkelerden kapatılması gerekiyor.

BOLD- Almanya’da “göçmen” işçiye yönelik ihtiyaç giderek artıyor. Alman Bertelsmann Vakfı tarafından yapılan araştırmaya göre Almanya’nın 2060 yılına kadar her yıl en az 260 bin kalifiye işgücüne ihtiyacı bulunuyor.

“AÇIK SADECE AB ÜLKELERİ İLE KAPANMAZ”

Araştırma gitgide yaşlanan Alman toplumunda kalifiye işgücü açığının yalnızca AB ülkelerinden gelecek kişilerle kapanmayacağını gösteriyor. Araştırmaya göre 114 bin kişilik kalifiye işgücü açığının AB ülkelerinden, 146 binlik kısmının ise AB üyesi olmayan ülkelerden karşılanması gerekiyor.

ALMANYA’YA AB DIŞINDAN ÇOK AZ GÖÇ VAR

DW Türkçe’nin haberine göre, Bertelsmann Vakfı yönetim kurulu üyelerinden Jörg Dräger, Almanya’ya, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerden hâlâ çok az göç olduğuna işaret etti. Dräger, göç yasasının en hızlı şekilde yürürlüğe girmesi gerektiğini vurguladı.

Sadece bir yasa çıkartılmasının yeterli olmadığını söyleyen Dräger, “Göç ve uyum tüm toplumu kapsayan vazifelerdir.” açıklamasında bulundu. Dräger ayrıca en büyük açığın orta seviye kalifiye işgücünde görüldüğünü ve çıkartılacak yasanın özellikle bu kesimi kapsamasının doğru olacağını sözlerine ekledi.

BREXIT SONRASI GÖÇ ARTABİLİR

Bertelsmann Vakfı’nın “göç ve dijitalleşme” konulu araştırması Coburg Üniversitesi ile İş Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü tarafından ortak yapıldı. Araştırmacılar Almanya’da yaşayan işgücü potansiyelini ölçmek için doğum oranındaki artış, kadınların çalışma hayatına daha fazla dâhil olması, emeklilik yaşının 70’e çıkartılması gibi farklı senaryolar üzerinde durdu.

Senaryoların gerçekleşmesi halinde dahi Almanya’da işgücü açığının dışarıdan göç alınmadan kapanmayacağı tahmin ediliyor. Bilim insanları İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması (Brexit) sonrasında Almanya’ya göçün ise artmasını öngörüyor.

Almanya 1,2 milyon göçmen alacak: İşte mesleklerin tam listesi

Dünya

Putin’den tehdit: Kışkırtıcı eylem düzenleyenler hiç olmadıkları kadar pişman olacak

Rus parlamentosunun alt ve üst kanadına seslenen Vladimir Putin, “Rusya’ya karşı kışkırtıcı eylem düzenleyenler hiç olmadıkları kadar çok pişman olacak” dedi. Rusya’nın Ukrayna sınırındaki yığınağının da 2014’teki sayıyı geçtiği belirtiliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ise, Putin’le yüzyüze görüşme teklifinde bulundu.

BOLD – Donbas krizi nedeniyle tansiyonun yükseldiği Ukrayna konusunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, tehdit gibi açıklamalar yaptı.

Rus parlamentosunun alt ve üst kanadı üyeleri ile diğer siyasilerin katıldığı yıllık Federal Meclis toplantısında konuşan Putin, “Rusya’ya karşı herhangi bir kışkırtıcı eylem düzenleyenler, uzun süredir hiçbir şeyden pişman olmadıkları kadar pişman olacaklar” dedi.

RUSYA’DAN RAKİPLERİNE: KIRMIZI ÇİZGİYİ GEÇMEYİN

“Genelde ülke olarak hep birlikte ölçülü ve mütevazı bir şekilde davranıyoruz, çoğu zaman düşmanca davranışlara ve hakaretlere yanıt vermiyoruz. Kimse bizim iyi niyetimizi zayıflık olarak görmesin” diyen Putin, “Hiç kimsenin, Rusya’nın kırmızı çizgilerini geçme fikrine kapılmamasını umuyoruz.” ifadesini kullandı.

Putin, “Bazı ülkeler için Rusya’yı her şey için suçlamak bir tür spor haline geldi” diyerek, üste kapalı AB ve ABD’ye göndermede bulundu.

RUSYA’NIN UKRAYNA SINIRINDAKİ YIĞINAĞI 2014’Ü GEÇTİ

ABD yönetimi ise Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri manevraları ile ilgili endişelerini dile getirmeyi sürdürüyor. Amerikalı yetkililer Moskova’yı bölgeye, 7 yıl önce Kırım’ın ilhakında yığdığından daha fazla asker konuşlandırmakla suçluyor.

ABD Savunma Bakanlığı sözcüsü John Kirby gazetecilere yaptığı açıklamada, sınırdaki Rus askerlerinin sayısının Kırım’ın ilhakında bölgeye gönderilen Rus askerlerinin sayısından ‘kesinlikle daha fazla’ olduğunu söyledi ve bunun ‘ciddi anlamda endişe verici’ olduğuna dikkat çekti.

AB Dış İlişkiler Yüksek Komiseri Josep Borrell de Pazartesi günü yaptığı açıklamada Rusya’nın Ukrayna ve çevresinde 150 bin askeri bulunduğunu ve bu yığınağın şu ana kadar bölgede görülen en büyük askeri yığınak olduğunu söylemişti.

ABD’nin Avrupa Kuvvetleri ve NATO Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Tod Wolters da geçen hafta Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu’ndaki konuşmasında, Ukrayna sınırındaki “Rus ikmal hatlarındaki hareketliliğin düşüşe geçtiğini ve Rusya’nın gelecek bir ya da bir buçuk hafta içinde hücuma geçme riskinin “düşük ile orta düzey arasında” olduğunu söylemişti.

ZELENSKİ’DEN PUTİN’E DONBAS’TA BULUŞMA ÇAĞRISI

Bu arada Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Başkanlık sitesinden yayınlanan bir video ile Rus lider Putin’e seslendi ve iki ülke arasındaki sorunları görüşmek için toplantı teklif etti.

Zelenski, “Sayın Putin, daha ileri gitmeye ve sizi savaşın devam ettiği Ukrayna’nın Donbas bölgesinin herhangi bir noktasında buluşmaya davet etmeye hazırım” dedi.

İki ülke arasında çıkacak olası bir çatışmada milyonlarca kişinin hayatını riske atacağı uyarısı yapan Zelenski, “Rusya başkanı bir kez ‘eğer savaş kaçınılmazsa ilk saldıran ol’ dedi. Fakat bana göre, bütün liderler, gerçek bir savaş ve milyonlarca yaşam söz konusu olunca savaşın kaçınılmaz olmadığını anlamalı” ifadelerini kulandı.

UKRAYNA ASKERİ HAZIRLIKLARINI ARTTIRDI

Rusya’nın sınırına on binlerce asker yığdığı Ukrayna ise ‘özel dönemlerde’ orduya yedek asker çağırmayı sağlayan bir yasa çıkardı.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin onayladığı yasa, seferberlik ilanı olmaksızın savaş tecrübesi olan askerlerden hizmet alınmasını sağlayacak.

Yasa, 30 Mart’ta Ukrayna Parlamentosunda 450 milletvekilinden 256’sının oyuyla kabul edilmişti.

DONBAS KRİZİ

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Komçak, 30 Mart’ta Mecliste yaptığı konuşmada, Rusya’nın tatbikat bahanesiyle Ukrayna sınırları yakınlarına askeri sevkiyat yaptığını belirtmişti.

Ukrayna’nın doğusunda yer alan Donbas bölgesindeki (Donetsk ve Luhansk şehirleri) krizin çözümüne ilişkin Rusya, Ukrayna ve AGİT’ten oluşan Üçlü Temas Grubu, 27 Temmuz 2020’den itibaren kapsamlı ateşkes kararı almıştı.

Bölgede sözde bağımsızlığını ilan eden Rusya yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında 2014’ten bu yana süren çatışmalarda, 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Ukrayna Gerilimi: Rus savaş gemileri Karadeniz’de tatbikatta, ABD Büyükelçisi ülkesine dönüyor

Okumaya devam et

Dünya

Rusya, Türk TIR’lara geçişi yavaşlattı: Gürcistan sınırında 75 km’lik kuyruk oluştu

Ukrayna sorunu nedeniyle Moskova’yla gerilen ilişkiler turizmin ardından bu kez Türk TIR şoförlerini vurdu. Rusya’dan Gürcistan’a geçmek isteyen binlerce Türk TIR sürücüsü, haftalardır sınırda bekletiliyor. İki ülke arasındaki Vladikavkaz Sınır Kapısı’nda bekleyen araçların oluşturduğu kuyruk 75 km’yi aştı.

BOLD – Rusya’nın Gürcistan sınırındaki Vladikavkaz Gümrük Kapısı’nda mahsur kalan Türk TIR’ların yaşadığı sıkıntı drama dönüştü. Rusya’nın geçişleri yavaşlatması nedeniyle 5 günde 4 kilometre yol alamadıklarını söyleyen sürücüler, yiyecek içecek sıkıntısı çektiklerini; temizlik ve mazot ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını dile getiriyor.

4 BİNE YAKIN TIR, RUS SINIRINI AŞAMIYOR

Rusya’dan Gürcistan’a geçmek isteyen binlerce Türk TIR’ı haftalardır sınırda bekletiliyor. İki ülke arasındaki Vladikavkaz Sınır Kapısı’nda bekleyen araçların oluşturduğu kuyruk 75 km’yi aştı. 4 bine yakın TIR, yaklaşık bir aydır Rus sınırını aşamıyor.

Pandemi öncesi Orta Asya ülkelerine karayolu ihracat taşımalarının yüzde 90’ı İran üzerinden yapılıyordu. Ancak Türkmenistan’ın kapıları kapatması bu rotayı engelledi. Bu nedenle Türk taşımacılar Gürcistan üzerinden Azerbaycan’a geçip oradan Kazakistan’a gidiyor. Ancak Azerbaycan, araç başına 500 dolardan fazla ek ücret aldığı için nakliyeciler çoğunlukla Gürcistan-Rusya-Kazakistan üzerinden Orta Asya’ya geçmeyi tercih ediyor. Ticaret yollarının birleştiği Rusya’nın Vladikavkaz Sınır Kapısı’ndan sonra kontrol Rus polislerin eline geçiyor.

RUS, ERMENİ VE GÜRCÜ ŞOFÖRLER GEÇERKEN, TÜRK ŞOFÖRLER BEKLİYOR

Türk şoförlerin geldiği istikametten günde en fazla 30 aracın geçmesine izin verilirken, Rus, Ermeni ve Gürcü şoförlerin kullandığı yoldan gelen araçlardan günde 500’e kadar geçiş izni veriliyor. Bölgede yaşayan Çeçen, Dağıstanlı ve İnguş Müslümanlar Türk şoförlere su ve gıda yardımında bulunuyor. Özellikle Ramazan’ın başlamasıyla oruç tutan şoförlere sahurda su ve yemek getirenler var.

TÜRKİYE RUSYA İLİŞKİLERİ UKRAYNA NEDENİYLE GERGİN

Türkiye’nin Ukrayna ile yakın askeri ilişkileri ve Kiev yönetimine silahlı ve silahsız insansız hava araçları (SİHA-İHA) satışı Moskova’yı rahatsız ediyor.

Rus Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, geçtiğimiz hafta bu konuda Türkiye’yi uyarmış, bu uyarıda saatler sonra Rusya artan koronavrüs vakalarını gerekçe gösterek Türkiye’ye uçuşları 15 Nisan’dan 1 Haziran’a kadar kısıtlama kararı almıştı.

Rus basınında Türk turizmine büyük darbe vuran kararın Türkiye’nin Ukrayna sorunundaki tavrı ile direkt bağlantılı olduğu yönünde yorumlar çıkmıştı.

Rabia unutuldu: AKP, Meclis’te Türkiye-Mısır dostluk grubu kurulması için teklif verdi

Okumaya devam et

Dünya

İnsan Hakları İzleme Örgütü: Uygur bölgesinde insanlığa karşı suç işleniyor

İnsan Hakları İzleme Örgütü yeni hazırladığı raporda Çin’in Sincan’da Uygurlara yaptığı muamelenin ‘insanlığa karşı suç’ olduğunu belirtti. Örgüt, Birleşmiş Milletler’e araştırma komisyonu kurma çağrısı yaptı.

BOLD – İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Stanford Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin hazırladığı ortak araştırma raporunda, Çin’in Uygurlara ve Sincan Özerk Bölgesi’ndeki diğer Müslümanlara yaptığı muamelenin insanlığa karşı suç olduğu kaydedildi.

Araştırma daha önce yayınlanan incelemelere, medyada yer alan haberlere, hükümet belgeleri ve Çin’den gelen diğer verilere dayanarak hazırlandı. Raporun sonuç kısmında, Pekin’in azınlık kültürüne karşı sistematik olarak, kitlesel hapsetme, işkence ve baskı uyguladığı sonucuna varıldı.

Rapor, Çin Hükümeti’ni insan öldürme, işkence, alıkoyma, bireysel özgürlüklerden mahrum bırakma, cinsel şiddet, fiziksel ve psikolojik eziyet, belli bir etnik/dini azınlığa yönelik işkence ve zorla kaybolma gibi Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nün 7’nci maddesinde listelenen hemen hemen tüm suçları işlemekten sorumlu tutuyor.

“ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALI”

Raporun yazarları, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’ne bölgede bir araştırma komisyonu kurma çağrısı yaptı. Raporda “Bu araştırma komisyonu gerçekleri tespit etme, faillerin kimliklerini ortaya koyma ve yaptıklarından sorumlu tutulmalarına ilişkin önerilerde bulunma yetkisine sahip olmalı” denildi. Söz konusu komisyonun uluslararası insani devletler hukuku ve insanlığa karşı suç, etnik ve dini azınlık hakları ve toplumsal cinsiyet alanında alanında uzmanlaşmış ve tanınmış kişilerden oluşturulması gerektiği belirtildi.

Raporda, Sincan’da olan bitenle ilgili güncel veriler de paylaşıldı. Buna göre 2017 yılından bu yana, bu amaçla oluşturulan 300 ila 400 tesiste yaklaşık bir milyon kişinin alıkonduğu belirtildi. Resmi istatistiklere göre, 2017 yılında Çin’de yapılan tutuklamaların yüzde 21’i ülke nüfusunun sadece yüzde 1,5’inin yaşadığı Sincan’da gerçekleşti.

BÖLGEDEKİ CAMİLERİN 3’TE İKİSİNE ZARAR VERİLDİ

Yapılan araştırmada Sincan bölgesinde yetkililerin çeşitli yöntemler kullanarak bölgedeki camilerin üçte ikisine zarar verdikleri öğrenildi. Rapora göre bölgede görevlilerin gözetleme amacıyla yaptığı eylemler, zorla azınlıkların evlerinde geceyi geçirme, aile üyelerinden DNA örnekleri, parmak izleri ve kan örnekleri alınması gibi uygulamaları kapsıyor. Rapor ayrıca, zorla çalıştırma ve çocukların ailelerinden zorla ayırılması gibi uygulamaları da belgeliyor.

ABD, KANADA VE HOLLANDA ‘SOYKIRIM’ DEDİ

Çin’in özellikle Müslüman Uygur Türklerine karşı uyguladığı insan hakları ihlalleri uluslararası saygınlığa sahip insan hakları kuruluşları ve BM’ye bağlı kuruluşlar tarafından defalarca raporlaştırıldı.

ABD’de Donald Trump yönetimi ve Biden yönetimi Çin’in Uygulara karşı politikalarını ‘soykırım’ olarak tanımladı. Kanada ve Hollanda parlamentoları da bu yönde karar aldılar.

ABD ve Avrupa Birliği dahil çok sayıda ülke Çin’e karşı yaptırım kararları aldılar.

Rabia unutuldu: AKP, Meclis’te Türkiye-Mısır dostluk grubu kurulması için teklif verdi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0