Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Venezuela Türkiye’ye altın gönderip, karşılığında makarna ve süt tozu alıyor

Venezuela'da çıkarılan altının önemli bölümü işlenmemiş olarak Türkiye'ye gönderiliyor ve karşılığında temel gıda maddeleri alınıyor. Bunların başında makarna ve süt tozu geliyor.

Ekonomisi derin bir krize giren Venezuela, “altın” üzerinden çıkış yolu arıyor. Ülkede çıkarılan altının önemli bölümü işlenmemiş olarak Türkiye’ye gönderiliyor ve karşılığında temel gıda maddeleri alınıyor. Bunların başında makarna ve süt tozu geliyor.

BOLD- Reuters haber ajansı, uluslararası yaptırımlarla ekonomisi derin bir krize giren Venezuela’nın altın ticaretini inceledi. Ajansa göre, altının önemli bölümü işlenmemiş olarak Türkiye’ye gönderiliyor ve karşılığında temel gıda maddeleri alınıyor. Bu gıda maddelerinin başında ise Venezuela’nın çok ihtiyaç duyduğu makarna ve süt tozu geliyor.

Onlarca kişiyle görüşerek hazırlanan Reuters dosyasında, Venezuela’da ekonomideki çöküşle 300 bin civarında kişinin ülkenin derme çatma altın madenlerinde çalışmaya başladığı, çıkarılan işlenmemiş altınların ülke dışına gönderilmesi yoluyla uluslararası yaptırımların aşıldığı belirtiliyor.

900 MİLYON DOLARLIK ALTIN GÖNDERDİ

Venezuela bu yolla 2018 yılı içinde Türkiye’ye 900 milyon dolar değerinde işlenmemiş altın gönderdi.

Venezuela ile Türkiye arasındaki ticaret sadece 2018’de 8 kat artmış durumda.

2016 yılının aralık ayında Venezuela, Caracas ile İstanbul arasında Türk Hava Yolları’nın aktarmasız sefer yapacağını açıkladı.

HAVAYOLUYLA 36 MİLYON DOLARLIK ALTIN GELDİ

Reuters, iki ülke arasındaki yolcu trafiğinin düşüklüğü düşünüldüğünde bunun sürpriz bir karar olarak yorumlandığını belirtiyor.

Ticari veriler incelendiğinde bu uçakların yolcu dışında şeyler de taşıdığı görüldü.

Reuters ajansına göre, 2018 yılının 1 Ocak tarihinde, yani Devlet Başkanı Maduro’nun Türkiye ziyaretinden sadece bir kaç hafta sonra Venezuela Merkez Bankası Türkiye’ye hava yoluyla 36 milyon dolarlık altın gönderdi.

Türkiye’deki resmi ticaret rakamlarına göre 2018 yılı boyunca bu yolla Venezuela’dan Türkiye’ye gönderilen altın tutarı 900 milyon doları buldu.

Venezuela’dan iki üst düzey yetkilinin Reuters’a yaptığı açıklamaya göre Venezuela merkez bankası elindeki işlenmemiş altını rafine edilmek üzere Türkiye’ye yolluyor, sonra bu altın karşılığında devlet kalkınma bankası Bandes Türkiye’den makarna, süt tozu gibi temel ihtiyaç maddeleri satın alıyordu.

TİCARETE ARACILIK EDEN TÜRK ŞİRKETLERİ

Türkiye’de altın piyasasında çalışan bir kaynak, bir Venezuelalı diplomat ve iki üst düzey Venezuela yetkilisinin verdiği bilgilere göre, bu altının alıcıları arasında İstanbul Altın Rafinerisi (IGR) ve Sardes Kıymetli Madenler adlı şirket de var.

IAR CEO’su Aysen Esen şirketin Venezuela ile altın alışverişinde bulunduğu yolundaki iddiaları reddediyor. Yaptığı yazılı açıklamada Esen geçen Nisan ayında İstanbul’da Venezuelalı ve Türk yetkililerle uluslararası kurallara uyum konusunda görüşlerini bildirmek üzere bir araya geldiğini kaydetti.

Esen açıklamasında, Türkiye hükümetine, Venezuela ile çalışmanın “önde gelen kurumlar ve devlet açısından doğru olmayacağını” anlattığını söylüyor.

Reuters ajansı, Venezuela ile altın ticareti konusunda adı geçen diğer şirket Sardes Kıymetli Madenler’in İstanbul’daki ofisinden kimsenin sorularını cevaplamadığını bildirdi.

Bloomberg haber ajansı ise Ocak 2018’de Venezuela’dan 41 milyon dolarlık altın alımıyla ticari faaliyetlerine başlayan Sardes’in, 1 milyon dolar sermayeyle kurulmuş bir şirket olmasına karşın firmanın 900 milyon dolarlık altın ticaretine aracılık yaptığı ifade ediliyor.

TÜRK MALLARI VENEZUELA’DA

Venezuela altınları Türkiye’ye girerken, Türkiye’den gönderilen temel tüketim maddeleri de Venezuela halkının sofralarında yerini alıyor.

2018 yılı Aralık ayı başlarında Reuters ajansının elde ettiği liman kayıtlarına göre göre Caracas yakınlarındaki La Guaira’ya süt tozu yüklü 54 konteyner ulaştı.

İstanbul merkezli Mulberry Proje Yatırım deniz nakliyat şirketi, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde 2018 yılı eylül ayında yer alan bilgilere göre, Venezuela’nın devlet madencilik şirketi Minerven ile geçen yıl bir ortaklık anlaşması imzalayan Marilyns Proje Yatırım şirketi ile aynı adresi paylaşıyorlar.

Reuters, adı geçen şirketlerin konuyla ilgili soruları cevaplamadıklarını da ekliyor.

Reuters Venezuela hükümeti altına değerini iyice kaybetmiş olan parasıyla ödeme yapıyor

VENEZUELA’NIN ALTIN PROJESİ

Devlet Başkanı Nicolas Maduro hükümetinin altın projesiyle ekonomisini ayakta tuttuğu bir süredir bütün ayrıntılarıyla olmasa bile biliniyor.

Temel ihraç ürünü olan petrol sektörü ABD yaptırımlarıyla kilitlenen, dışardan borçlanamayan Venezuela’da madencilik sektörü de kamulaştırmalar sonrası silinmiş gibiydi.

Ama Maduro hükümeti altını bol topraklarda derme çatma madenlerden altın çıkaranlara hiç bir kurala ve kaideye bağlı olmadan parlak bir gelecek vadetti.

Venezuela’da halk ilkel yöntemlerle altın arıyor.

KAZMA KÜREĞİ ALAN ALTINA KOŞUYOR

Reuters’ın haberine göre, yağmur ormanlarında şimdi eline küreğini eleğini alan yüz binlerce yoksul en kötü şartlarda, hastalıklarla boğuşarak altın çıkarmaya çalışıyor.

Sıtma gibi hastalıkların yanısıra, bu bölgede soygun ve cinayetlerin de yaygın olduğu söyleniyor.

Maduro hükümeti 2016 yılından bu yana alabildiği bütün altını alıyor. Venezuela merkez bankasının verilerine göre iki yıl içinde 17 ton altın alınmış. Bunun tahmini değeri 650 milyon dolar.

Bu insanlara Merkez Bankası’nın sürekli para basması sebebiyle değeri çok düşen paralarla ödeme yapılıyor.

Ama bu altınlar Merkez Bankası kasalarında çok uzun süre kalmıyor. Venezuela Merkez Bankası’nın altın stoku son 75 yılın en düşük düzeyinde.

MADURO ALTINI NAKİT GİBİ KULLANIYOR

Maduro hükümeti hem yeni gelen ham altınları hem de daha önceden elindeki stokları hızla satarak faturalarını ödemeye çalışıyor ve ülkede fena halde ihtiyaç bulunan temel ihtiyaç maddelerini dışarıdan satın almak için altını nakit gibi kullanıyor.

Üst düzey iki Venezela yetkilisine göre bugünlerde en büyük alıcısı da Türkiye.

ABD BU TİCARETİ ENGELLEMEYE ÇALIŞIYOR

Diğer yandan ise ABD Maduro’nun elindeki altınları kullanmasını engellemek için yaptırımlara başvuruyor.

Trump yönetimi bu kapsamda İngiltere’ye de Venezuela’nın İngiltere Merkez Bankası’na koyduğu 1,2 milyar dolarlık altın stokunu dondurması için baskı yapıyor.

ABD yetkilileri yakınlarda Abu Dabi merkezli bir yatırım firmasını Venezuela ile altın alışverişi konusunda uyardı ve Venezuela altınıyla ilgilenebilecek diğer potansiyel yabancı şirketlere de yaptırım tehditleri savurdu.

Donald Trump 1 Kasım 2018 itibarıyla imzaladığı başkanlık kararnamesiyle Amerikan vatandaşları ve kurumlarının Venezuela’dan altın almasını yasakladı.

Venezuela muhalefeti: Maduro Türkiye’ye izinsiz altın sattı

Dünya

Türkiye’den Avrupa’ya giden göçmen sayısı yüzde 70 azaldı

Alman Die Welt gazetesi, 2020 yılında Türkiye’den Avrupa’ya yasa dışı yollarla gelen göçmenlerin sayısının azaldığını bildirdi. Habere göre, göçmen sayısında bir önceki yıla kıyasla yüzde 70 azalma meydana geldi.

BOLD – Gazetenin AB Komisyonu ve Avrupa Dış İlişkiler Servisi’nin durum raporuna dayandırdığı haberine göre, Türkiye’den Avrupa Birliği (AB) topraklarına yasa dışı yollarla geçiş yapan göçmenlerin sayısı 2020 yılının ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla azaldı.

Haberde, “Türkiye’den 2020 yılında gelenlerin sayısı 14 bin 579 oldu” ifadelerine yer verildi. Bu veriler doğrultusunda, geçen yıla oranla azalma yüzde 70 dolayında oldu. Habere göre, 11 bin 92 kişi Yunanistan, 2 bin 334 kişi İtalya, 35 kişi Bulgaristan, 289 kişi de tekne ile doğrudan Kıbrıs’a giderek AB topraklarına ayak bastı. Bu sayının, 2015 yılından bu yana en düşük seviyede olduğu ifade edildi.

AB Sınır Koruma Ajansı Frontex de Ocak-Eylül ayları arasında Doğu Akdeniz rotasını kullanarak AB’ye giriş yapan göçmenlerin sayısında belirgin bir azalma olduğunu bildirmişti. Ajans, Ekim ayı ortasına kadar geçen yıla kıyasla dörtte üç oranında daha az göçmenin AB’ye giriş yaptığını duyurmuştu.

Avrupa Birliği, Frontex ve Yunanistan’dan ‘geri itmelerle’ ilgili soruşturma istedi

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye ve Yunanistan’dan karşılıklı iyi niyet adımı

Türkiye ve Yunanistan, birbirlerinin milli bayramlarına denk gelen 28 ve 29 Ekim tarihleri için ilan ettikleri deniz seyir bildirimlerini (NAVTEX) iptal kararı aldı.

BOLD – Buna göre Yunanistan 29 Ekim, Türkiye ise 28 Ekim’i kapsayacak şekilde ilan ettikleri bildirimleri geri çekti. Kararın, NATO karargahında yapılan koordinasyon ve çalışmanın ardından alındığı bildirildi.

Türkiye ayıca Akdeniz’de daha önce planlanan atışlı eğitimlere ilişkin ilan ettiği NAVTEX’i de bir defaya mahsus olmak geri çektiğini bildirildi.

NAVTEX’ler konusunun Perşembe ve Cuma günleri düzenlenen NATO savunma bakanları toplantısında da gündeme geldiği ve iki ülke savunma bakanlarının bildirimleri iptal etme konusunda uzlaştığı bildirildi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de Cuma günü yaptığı açıklamada iki ülkenin birbirinin milli bayramına denk gelen 28 ve 29 Ekim tarihlerinde ilan ettikleri askeri talimleri iptal edeceklerini belirterek bunu “Kaza ve olay yaşanma riskini azaltmaya yardımcı olacak, doğru yönde atılmış adımlar” olarak nitelendirmişti.

Türkiye ve Yunanistan, olası askeri gerilimlerin tırmanmasını önlemek amacıyla NATO’nun girişimiyle askeri teknik görüşmeler yürütüyor. “Ayrıştırma Usullerinin” ele alındığı toplantılarda iki taraf arasında acil durum telefon hattı oluşturulması kararlaştırılmıştı.

Türkiye, Cumhuriyet’in 1923 yılında ilan edildiği 29 Ekim gününü Cumhuriyet Bayramı olarak kutlarken 28 Ekim de Yunanistan’da resmi bayram.

Yunanistan, 28 Ekim 1940’ta İtalya lideri Benito Mussollini’nin ultimatomuna Yunanca “ohi” yani “hayır” demesinin 80’inci yıl dönümünü anacak. Yunanistan Ohi Bayramı olarak anılan bu günde Almanya, İtalya ve müttefiklerinden oluşan Mihver Kuvvetleri’nin ülkesinden geçerek ilerleme talebini reddetmiş ve İtalya Yunanistan’ı işgal etmişti.

Avrupa Birliği, Frontex ve Yunanistan’dan ‘geri itmelerle’ ilgili soruşturma istedi

Okumaya devam et

Dünya

Fransa’da boykot çağrılarına karşı hükumete destek

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un açıklamalarının ardından Fransa’ya yönelik İslam dünyasından yükselen boykot çağrılarına karşı ülkedeki iş dünyası ve sivil toplum hükumete destek açıklamaları yaptı. Fransa İslam Konseyi de “Ülkenizin çıkarlarını düşünün” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasındaki gerilim ve Türkiye ile birçok Arap ülkesinde Fransız ürünlerine boykot çağrısı Fransa’nın başlıca gündem maddesi oldu.

Fransız işverenler derneği “Hükümetin yanındayız” dedi, Fransa Ticaret Bakanı da Türkiye’nin boykot çağrılarına karşı ‘misilleme olmayacağını’ ifade etti.

“ŞANTAJLARA BOYUN EĞMEK SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

Fransız Girişimciler Hareketi (Medef) Başkanı Geoffroy Roux de Bezieux, boykot çağrılarıyla ilgili “Şantajlara boyun eğmek söz konusu bile değildir” dedi.

Fransa’da 1946’da kurulan Medef’e 750 binden fazla şirket üye ve birlik Fransa’nın en köklü girişimciler hareketlerinden biri olarak görülüyor.

Bezieux ‘Cumhuriyetçi değerlere sahip çıkılması’ gerektiğini belirtip “Öyle bir an gelir ki, prensipleri, işlerimizi geliştirme imkanlarının önünde tutmamız gerekir. Bizler, Fransız hükümeti ile tamamen dayanışma içindeyiz ve firmalara bu şantaja direnmeleri ve maalesef bu boykotu şimdilik sineye çekmeleri çağrısında bulunuyorum” diye konuştu.

Fransa’ya boykot çağrılarına ‘Orta Doğu kaynaklı ürünlere de boykotla karşılık verilip verilmeyeceği’ sorusuna ise Bezieux “Aptallığa aptallıkla karşılık vermeyelim. Neresi olursa olsun boykot etmek söz konusu değildir. Mesele, cumhuriyetçi değerlere sahip çıkmaktır” dedi.

“TÜRKİYE’YE MİSİLLEME YOK”

Fransa Ticaret Bakanı Franck Riester de Türkiye’nin boykot çağrılarına karşılık ‘Türkiye’ye misilleme olmayacağını’ söyledi.

Riester, Türk ürünlerine yönelik boykotun gündemlerinde olmadığını ifade ederek, “Bugün Türkler’in yaptığı gibi yapmayacağız.” diye konuştu.

Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Agnes von der Mühll, yazılı açıklamasında, Arap ülkelerinde Fransız ürünlerinin boykot edilmesine yönelik çağrılar ve eylemlerin durdurulmasını talep etmişti.

Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği de Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın Pazar günü yaptığı açıklamayı paylaşıp Twitter hesabından “Fransız ürünlerine karşı yapılan boykot çağrıları, Fransa’nın vicdan özgürlüğünden, ifade özgürlüğünden, din özgürlüğünden ve her türlü nefret çağrısını reddetmekten yana savunduğu pozisyonları saptırmaktadır” dedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa’yla son aylarda Doğu Akdeniz ve Libya’da yaşanan gerilime değinerek “Nasıl Fransa’da Türk markalı mal satın almayın deniyorsa ben de şimdi milletime sesleniyorum. Sakın Fransız markalarını satın almayın” demişti.

Fransız ürünlerinin boykot edilmesi çağrıları yapanlar arasında Türkiye’nin yanı sıra Ürdün, Yemen, Kuveyt, Katar’daki birlikler var.

“BOYKOT ÇAĞRILARI KABUL EDİLEMEZ”

Fransa Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire de Türkiye ve Ortadoğu’da Fransız mallarına yapılan boykot çağrılarını kınayarak zarar gören şirketlere destek sağlama sözü verdi.

Fransız meclisinde yaptığı konuşmada boykot uygulamalarının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Le Maire, “Fransa kimseye saldırmıyor, kimseyi hedef almıyor. Fransa sadece kendi değerlerini ve özgürlüklerini koruyor,” sözlerini kullandı.

FRANSA İSLAM KONSEYİ: ÜLKENİZİN ÇIKARLARINI DÜŞÜNÜN

Fransa İslam Konseyi (CFCM) Başkanı Mohammed Moussaoui de Fransa’daki Müslümanlara seslenip boykot kampanyası karşısında ‘ülkelerinin çıkarını korumaları’ çağrısında bulundu.

Moussaoui, boykot çağrılarının ‘bölünme’ yaratacağını ve ‘geri tepecek bir adım’ olabileceğini söyledi.

Moussaoui, “Fransa büyük bir ülke, Müslüman vatandaşlar zulüm görmüyor, özgürce camilerini inşa edebiliyor, inançlarını özgürce yaşayabiliyorlar” dedi.

İRAN’DAN FRANSA’YA TEPKİ

İran, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron başta olmak üzere Fransız yetkililerin Hazreti Muhammed’i hedef alan karikatürlerin yayınlanmasını savunmaları ve İslam karşıtı açıklamaları nedeniyle Fransa’nın Tahran’daki maslahatgüzarını, Dışişleri Bakanlığına çağırdı.

İran Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Fransız makamların Hazreti Muhammed’e yönelik karikatürlerin yayımlanmasını ısrarla savunmalarının kınandığı belirtildi.

ARAP ÜLKELERİNDE BOYKOT

Ürdün, Kuveyt, Yemen ve Katar’daki bazı süpermarketlerde Fransız saç bakım ve güzellik ürünleri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Muhammed Peygamber’in karikatürlerinin gösterilmesi hakkını savunması sonrası raflardan kaldırıldı. Bangladeş’te de Fransa’nın tutumu geniş katılımlı gösterilerle protesto edildi.

Kuveyt’te Tüketici İşbirliği Dernekleri Birliği, Fransız ürünlerinin boykot edilmesi çağrısı yaptı.

Suudi Arabistan’da Fransız market zinciri Carrefour’un boykot edilmesine dair bir etiket Pazar günü sosyal medyada en popüler ikinci etiket oldu.

Mısır’da da bazı siyasetçiler Fransız ürünlerine yönelik boykot kampanyası başlattı.

Libya, Suriye ve Gazze Şeridi’nde benzer protestolar görüldü.

Macron, bu protestolar üzerine sosyal medya hesabından “Asla boyun eğmeyeceğiz” paylaşımı yaparken Fransız Dışişleri Bakanlığı, “radikal bir azınlığın” yaptığı boykot çağrılarının “hiçbir dayanağı olmadığını” açıklamasında bulunmuştu.

Guardian: Tartışmayı sürdürmek Erdoğan’ın da Macron’un da işine geliyor

Okumaya devam et

Popular